
Bayram şekerimiz nasıl, pek bi şeker değil mi maaşallah!
Cimcime'nin hastalığı süresince çok üzülmüştüm. Çarşamba akşamı doktoruna götürdüğümde,Bülent Bey,kızımın karaciğer yetmezliğine bağlı olarak hepatite yakalandığını, her şeye hazır olmam gerektiğini belirttiğinde yine inanamadım. Kahroldum. Kızımla vedalaştım ve çıktım. Onu, tedavi için kliniğe bırakıp ta olabilecek her şeyi öğrendiğimde her an, her gün bin defa öldüm!
Perşembe günü durumunu öğrendim, Cuma günü ziyare gitmeye niyetlendim. Öldüğünü öğrendim. Benim için asıl yas süreci o zaman başladı.
Ertesi günü, direncim düştü, bağışıklık sistemim çöktü,soğuk algınlığına yakalandım.
Halsizlik, çöküntü, içimde kocaman bir boşluk duygusu! Evime bile dönmek istemedim. Aytül'de kalmak istiyorum. Bu arada Cimcime'nin gömüldüğü yeri de öğrenmek, kızımı ziyaret etmek istiyorum.
Aytül, manevi desteğe gereksinimim olduğunu anlayınca kliniğe giderken bana eşlik etti.
Bülent Bey, benim halimi gördü, teselli etmeye çalıştı, başarılı oldu! Candan ilgilendi.
Yeniden kedi almak istediğimi belirttim, ne zaman almanın uygun olduğunu sorduğumda hemen alabileceğimi belirtti. Aytül'ü de bu konuda ikna etti.
Çünkü Bülent Bey'e göre evde kedi, köpek besleyen insanlar biricik dostları öldüğünde kocaman bir boşluk duygusuna kapılırlar,yokluğunda çok acı çekerlermiş. Bu yüzden hemen yeniden bir bebiş almak gerekirmiş!

Bülent Bey, "yukarıya çık, seç, beğendiğini al" dedi. Aytül de seçimimde yardımcı oldu! Doktorumuz, Aytül'ün seçtiği kedinin çok iyi huylu olduğunu söyledi, kişiliği muhteşemmiş, çok uysal, usluymuş! Ben de çok sevdim. Ben, yine beyaz ama masmavi gözlü bir kedi beğenmiştim, mantarı varmış, doktorumuz, bulaşacağı için vermedi.
Bebişimiz, yıkandı, önlem amaçlı iğnesi yapıldı. Biraz bakıma muhtaçmış, önemli bir sorunu yok, Bülent Bey, tedavisini yapmış, ev ortamı iyi geldi bile. Cimcime'nin ruhu da huzura kavuşurmuş böylece. Doktorumuz, bunu söyleyerek içimi rahatlattı!
Çökmüş bir halde kliniğe gitmiştim, Bülent Bey sayesinde gözlerim ışıldayarak çıktım. Bülent Bey de çok mutlu oldu Aytül de!
Bülent Bey'e, minnettarım! O, bence dünyanın en iyi veteriner hekimi, dostu! Bana o kadar çok destek oldu ki anlatamam! Allah ondan yüz bin defa razı olsun!
Bir kez daha "Allah,onu, ailesine, hastalarına, dostlarına bağışlasın" diye dua etmekten kendimi alamıyorum doğrusu!
Bir insanın, dostuna, doktoruna koşulsuz, en ufak şüphe taşımadan güvenmesi muhteşem bir şey! Dilerim herkes bu ayrıcalığı yaşar!
Aytül de, bir jest yaptı, oğluşumuzun kumunu ve doktorumuzun önerdiği mamayı aldı.
Onun da manevi desteği büyük, annemi ikna etti. Dün,kedişimle birlikte Aytül'e gittik, birlikte kaldık. "Miii miii" diye sesler çıkarıyor! Gece hep mırladı, birlikte yattık. Bir ara, şu kedinin bir düğmesi olsa da basıp mırlamasını kessem diye düşünmedim değil hani! Hatta dayanamayıp içimden "kapan düğme kapan" diye diledim. Hah, dedim tamam kedinin adı Düğme olsun, Aytül beğenmedi.
Gece gezinti yapmış beyefendi. Bağırmış, Aytül'ü uyandırmış, ben, uzun saatler uykusuz kalınca sızıp kalmışım! Bir bebeğe sahip olmak dünyanın en güzel şeyi! Büyüse de hep bebek olarak kalıyor!Şu anda da kucağımda uyuyor! Pek bi şeker!
Hani her çocuğun kişiliği farklıdır ya Cimcime'nin de,Yumak'ın da kişiliği birbirinden çok farklı. Cimcime'yi asla unutmayacağım! Onun yeri ayrı. Yumak'ın yeri ayrı (adını annem koydu).
Not: Cimcime'yi ziyaret edemedim, yerini gösterecek kişi yoktu, başka zaman artık!