19 Haziran 2019

Deve Kuşu Yumurtası


Merhaba sevgili dostlarım nasılsınız? Dilerim iyisinizdir. Biz de iyiyiz. Seminerin ilk haftasını yarıladık.
Önümüzdeki hafta Cuma günü sona erecek. Sonra da inşallah tatilimiz başlayacak.
Bu deve kuşu yumurtasını annemin benim de çok sevdiğim arkadaşı Silvia yapmış. Çok ta güzel olmuş.
İçi de çok güzel görünüyor. Malzemeleri yazdım. Nasıl yapacağınızı siz sevgili dostlarım bilirsiniz.

Malzemeler Beyaz Muhallebi İçin: 1 çay bardağı toz şeker 1 çay bardağı nişasta 6 çay bardağı tam yağlı süt 1 paket vanilin İç Kısmı İçin: 1 çay bardağı toz şeker 1 çay bardağı nişasta 4 çay bardağı portakal suyu ya da kayısı suyu 2 çay bardağı mandalinanın suyu Üzeri İçin: 1 su bardağı hindistan cevizi ya da antep fıstığı

İçinin sarısı için hazır meyve suyu kullanırsanız şeker eklemek gerekmez.

Sevgili dostlarım bugünlük benden bu kadar, yeniden görüşünceye dek sevgiyle kalın!


10 Haziran 2019

Blogum 13 Yaşında


Merhaba sevgili dostlarım bugün blogum 13 yaşına girdi. Çok mutluyum. Geçen sene Pazar günü de seminer vardı. Döndüğümde bilgisayarımı açmıştım. Ama blogumun 12. yılı aklımdan çıkmıştı. Sonradan anımsayınca çok çok üzülmüştüm. Ama olan olmuştu. Neyse ki bu kez Cumartesi'den  beri aklımdaydı. Kendime sık sık hatırlattım veee bu yıl blogumun doğum gününü unutmadım. Siz dostlarımla birlikte nice yıllar geçirmek dileğiyle. Yeniden görüşmek dileğiyle dostça kalın!

29 Mayıs 2019

Enfess Güllaç


Merhaba sevgili dostlarım, nasılsınız? Dilerim çok iyisinizdir. Biz de çok iyiyiz. Ben 9 günlük bayram tatilini sonra da yaz tatilini iple çekiyorum. İnşallah yaz tatili yapabilirim. Çünkü daha önce hiç okula gitmeyen çocuklara yaz tatilinde eğitim verilecekmiş. MEB'in sayfasında okumuştum. Diğer öğretmen arkadaşlar tatil yaparken biz çalışmayız umarım. Yoksa bize çok büyük haksızlık olur. Biz ne ara dinleneceğiz? Bir ay tatil de bana yetmez. Bakalım ne olacak? Buna takmış durumdayım, daralıyorum.
Annem, ben çok özleyince hatırımı kırmadı ve güllaç yaptı. Servis yaparken çilekle süsledi. Enfess görünüyor.
Tarife geçiyorum
300 gr güllaç
4 su bard. toz şeker
2 litre süt
1 çorba kaşığı gül suyu
200 gr ceviz
Çilek

Yapılışı: Süt kaynatıılır, ılıtılır. Güllacın her katına süt dökülür. Ortasına ceviz konur. Sonra yine her kata süt dökülür. Soğumaya bırakılır. Buzdolabına konur. Servisten önce çilekle süslenir. Afiyet olsun.





25 Mayıs 2019

Aşkın Kırk Kuralı


Elif Şafak’ın yayıncılığımızda bir fenomen olan, 1 milyona yakın satan romanı Aşk’ın en çok sevilen, en çok paylaşılan bölümü AŞKIN KIRK KURALI kitap oldu...
Ella ve Aziz’in aşkını, Mevlânâ ve Şems’in yoldaşlığını güzel ve büyülü bir çerçeve gibi saran AŞKIN KIRK KURALI, Şafak’ın aşk, tasavvuf ve anlam arayışı üzerine kaleme aldığı bir metin. Kitapta bu kırk kurala Aşk kitabında yer alan, aşka dair en güzel cümleler de eşlik ediyor. 
Bu kitap için özel olarak yazdığı Sunuş yazısında Elif Şafak “Uçsuz bucaksız bir deryadır tasavvuf” diyor… “kiminin elinde bir kepçe, kiminin elinde bir çay kaşığı… herkes kendi yüreğinin kabı kadar çeker o denizden… hoşça bakın zatınıza…”
(Tanıtım Bülteninden)

On Dakika Otuz Sekiz Saniye


Adı Leyla’ydı. İstanbul’un en eski genelevlerini barındıran o meşum sokakta yer alan gülkurusu renkli evde bilinen adıyla Tekila Leyla. Öyle derdi ona arkadaşları, ahbapları ve müşterileri. Öyle derdi ona beş kadim dostu. Hiç istemezdi Leyla kendisinden geçmiş zaman diliminde söz edilmesini. Ama işte kalbi daha az evvel susmuş, soluk alış verişi ise hepten kesilmişti. Şehrin kenarlarında bir çöp kutusuna bırakılmıştı cansız bedeni. Gene de henüz durmamıştı beyni. Çalışıyordu hâlâ. Tastamam on dakika otuz sekiz saniye boyunca…
(Tanıtım Bülteninden)

22 Mayıs 2019

Her Şey Zihinde Başlar



%100 Düşünce Gücü” Kitabının Yazarı
Bütün değişimlerin temeli, içinizden 
gelen yeni seçimlerle atılır. Her şeyin başladığı yer zihninizdir: düşüncelerinizin, hayallerinizin, başarabileceklerinizin…
Zihniniz, hayatınızın merkezidir, bu yüzden zihninizi kontrol etmeyi başardığınızda hayatınızı kontrol etmeyi de başarırsınız.
Bu kitap size, inancın gücüyle zihninizi olumsuz ve yıkıcı düşüncelerden arındırıp, olumlu ve yapıcı düşüncelerle doldurarak zihinsel ve bedensel olarak yeni bir insan olmanın mümkün olduğunu gösterecek.
Sizi kısıtlayan ve zihninize zincir vuran düşünceleri nasıl yok edeceğinizi öğrendiğinizde önünüzde yepyeni bir hayatın kapıları açılacak.
Unutmayın ki bilincinizi değiştirirseniz dünyanızı değiştirirsiniz.
Her şey mümkün, yeter ki inanın.

(Tanıtım Bülteninden)

Büyük Yalnızlık


ALASKA, 1974. 
DEĞİŞKEN. ACIMASIZ. VAHŞİ.
VE BU SOĞUK, ISSIZ TOPRAKLARDA 
HAYATTA KALMA MÜCADELESİ VEREN BİR AİLE…

Vietnam Savaşı’nda esir düşen Ernt Allbright eve bambaşka bir adam olarak, tutarsız bir karakterle geri dönmüştür. Girdiği hiçbir işte dikiş tutturamayınca ani bir karar alır: Ailesiyle birlikte kuzeye, Alaska’ya taşınacak, medeniyetten uzak yaşayacaktır.
On üç yaşındaki Leni, anne ve babasının tutku dolu, fırtınalı ilişkisinin gelgitleriyle hırpalansa da yeni bir hayat kuracakları o uzak toprakların onlara iyi geleceğine inanır. Tek hayali, ait olduğunu hissedebileceği bir yuvadır. Annesi Cora ise sevdiği adam için her şeyi yapmaya, onun peşinden bilinmezliğe bile gitmeye hazırdır.
Başlarda Alaska, dualarının gerçek olması gibidir. Ancak kış yüzünü göstermeye başlarken her yer karanlığa gömülür ve Ernt’ün daha da bozulan psikolojisiyle birlikte Allbright ailesi sarsılmaya başlar. Artık kulübelerinin dışındaki tehlikeler, içerideki tehlikenin yanında sönük kalmaktadır. Gecelerin on sekiz saat sürdüğü karlar altındaki bu ıssız dünyada Leni ve annesi gerçeğin farkına varır: Yalnızdırlar ve onları kurtaracak kimse yoktur, kendilerinden başka…

Büyük Yalnızlık, aşkın saflığına olduğu kadar karanlık yüzüne de dikkat çekiyor ve bizi bir anne ile evladı arasındaki bağı hiçbir gücün koparamayacağına ikna ediyor. 

Kristin Hannah'ın kitabı çıkar da alınmaz mı? Daha geçen gün beş tane kitap ısmarladım. Bir daha ki aya alırım artık. Kristin Hannah kitaplarına da bakmıştım ama gözümden kaçmış herhalde. Görsem alırdım, üzüldüm doğrusu. Belirttiğim  gibi bir daha ki aya alırım artık. 

20 Mayıs 2019

Depresyonu Yenebilirsiniz


                                                            Bazen, hayat daha zordur.
Yakanıza yapışan bir el, sizi durmadan sarsarak ne kadar çaresiz, umutsuz, tükenmiş ve yorgun olduğunuzu hatırlatır durur. Bazen, zihninizi dolduran soruların cevapları sizde yoktur. “Neden? Acaba? Keşke…” ile başlayan cümleleriniz çoktur; oysa hepsi gerçekleri örten birer buluttur.

Bazen ihtiyaç duyduğunuz yardım, düşündüğünüz kadar uzakta değil, göremediğiniz ama aslında size en yakın yoldur.

İçinde, son elli yıldır bilim adamlarının deneysel olarak kanıtladığı yöntemlerin ve uygulamalarının yer aldığı bu kitap, size o yolu sunuyor.

Çünkü çaresizliğinizin ve yapamadıklarınızın en büyük sebebi, aslında bilmedikleriniz.

Bu kitaptaki yöntemleri, sadece bir ay, ciddiyetle uygulamaya hazırsanız, alacağınız sonuçların hayatınıza getireceği güzelliklere ve iyiliğe de hazır olun!

Kendinize bir şans verin! İnanın! Depresyonu yenebilirsiniz!

Yuvana Hoşgeldin


Kitapları bütün dünyada onlarca dile çevrilen ve satış rekorları kıran New York Times çok satan yazarı Debbie Macomber, yürekleri ısıtacak yepyeni bir seriyle karşınızda!
Üç kız kardeş Cassie, Karen ve Nichole çocukken birbirlerine çok yakındır… ta ki vahim bir olay onları ayırana kadar. Liseden sonra Cassie, evlenmek için üniversite bursunu elinin tersiyle itip evden kaçarak anne babasının kalbini kırar. Cassie’nin babasının gözdesi olması, her şeyi daha da kötü hale getirir.
Cassie şimdi otuz bir yaşındadır ve kızıyla Seattle’da yaşamaktadır. Tek isteği, geçmişi geride bırakmaktır. Kâbus gibi bir evlilikten sonra kendi ayaklarının üstünde durmayı başarır ve zor da olsa hayatını düzene koyar. Ancak ne kadar çabalasa da kız kardeşleri onunla barışmak istemez.
Ne var ki Cassie bir gün Karen’dan bir mektup alır ve bunun aralarında yeniden bağ kurulması için bir şans olduğuna inanır. Zamanla affetmenin gücünün ve yeni başlangıçların pek çok ihtimali beraberinde getirdiğini fark edecektir.
"Cesur duruşuna rağmen, Cassie ailesi tarafından terk edilmesine incinmiş ve kızmıştı. Duke’le yaşadığı yıllarda, onu terk edecek cesareti bulduğu zaman ailesine güvenebileceği umuduna tutunmuştu. Bu hayali boşa çıkmıştı. Aptallık etmişti ve ailesinin gözünde yaptıkları affedilmezdi. Cassie iki yıldır Washington eyaletinde yaşıyordu ve iki kız kardeşinden biri ilk kez kendisiyle temas kuruyordu.
Mektup parmaklarını yakacak kadar sıcakmış gibi geliyordu. Cassie uzun zamandır bu ânı bekliyordu. Duke’le kaçtığında on sekiz yaşında ve hamileydi. Şimdi otuz bir yaşındaydı ve Cassie yaşının ötesinde olgunlaşmıştı."
(Tanıtım Bülteninden)
Debbie Macomber'in yeni çıkan kitabı olursa akan sular durur. Kitabı bugün D&R'dan ısmarladım. Elime geçmesini sabırsızlıkla bekliyorum.

4 Mayıs 2019

Kıymalı Poğaça


Merhaba sevgili dostlarım,  nasılsınız? Dilerim çok iyisinizdir. Biz de çok iyiyiz. Bugün siz dostlarıma güzel bir poğaça tarifi vereceğim. Malzemeleri yazıyorum.
100 gr erimiş tereyağ ya da margarin
1 su  bard. ılık süt
1/2 su bard. sıvıyağ
1 yemek kaşığı kuru maya
1 yemek kaşığı toz şeker
1 tatlı kaşığı tuz
2 yumurta (birinin sarısı üzerine)
Aldığı kadar un
300 gr kıyma
2 orta boy kuru soğan
tuz, karabiber, pulbiber
Yapılışı: Soğan ve kıyma kavrulur.Tuz, karabiber, pulbiber eklenir. Bir kenarda soğumaya bırakılır.
Poğaça malzemeleri büyükçe bir kaba konup karıştırılır ve hamur yoğrulur. İçine kıymalı harç konur, şekillendirilir. 180 C'de üzeri kızarana dek pişirilir.
Afiyetle yenir.
Sevgili dostlarım yeniden görüşünceye dek sevgiyle kalın.

16 Nisan 2019

Hayata Dön


Psikiyatrist Budayıcıoğlu'ndan roman tadında bir anlatı...
Hiç de güzel denemeyecek suskun mu suskun bir kız... O sustukça, terapistin tarihin mahrem yerlerinden bulup çıkardığı unutulmuş hikâyeler dökülüyor ortaya.
Genç firavun Tutankamon'un esrarı, Hitler ve Freud'un kişiliklerinde gücün analizi... 18. yüzyılda adına "Fısıltı Sanatı" dedikleri, evli kadınların yaşadığı aşk ilişkileri... Çariçe Katerina'nın çamaşırcılık ve hayat kadınlığından başlayan tılsımlı yazgısı... Eva Peron'un ve Prenses Süreyya'nın hüzünlü hayat hikâyeleri ve daha niceleri...
Derken suskunluk bozuluyor. Çirkin kızın hikâyesi başlıyor. Öyle bir hikâye ki acısıyla, dehşetiyle, hüznüyle her şeyi gölgede bırakıyor.
Çirkin genç kızın açıldıkça güzel bir prensese dönüşmesi... Psikanalizin sihirli değneğinin dokunduğu yerde ortaya çıkan bir başarı öyküsü.

*Bugün D&R'dan ısmarladığım ikinci kitap ta bu. Yine sabırsızlıkla elime geçmesini bekliyorum. 

Camdaki Kız


“Küçükken çekilen acıların ateşi kolay sönmüyor, kolay unutulmuyor ve izlerini hayatımız boyunca üstümüzde taşıyoruz.”
Aşk yakıyor
Ayrılık kavuruyor
Aldatılmaksa hep çok acıtıyor…
Bize çocukluk acılarını tekrar yaşatacak kişileri gözünden tanır, başkasına değil, ona âşık oluruz. Hayat onu kendi ellerimizle buldurur bize.
Kaderimiz aslında doğduğumuz evlerde yazılır. Yine o evlerde yaralanır, o yaralarla büyür, sonunda o yaraların bizi götürdüğü yere gideriz. Ancak mutluluk her zaman o yolda değildir…
“Bu kitapta her zamanki gibi gerçek bir yaşam hikâyesi anlatacağım sizlere. Hep lüks içinde yaşamış ama kaderi daha baştan kötü yazılmış Camdaki Kız ile bir varoş çocuğunun aşk hikâyesi bu.”
- Dr. Gülseren Budayıcıoğlu-
(Tanıtım Bülteninden)
* D&R'dan bu kitabı sipariş ettim, sabırsızlıkla elime geçmesini bekliyorum. İstanbullu Gelin'in senaristi Dr. Gülseren Budayıcıoğlu yazmış. Diziyi çok severek izlediğimizden yazarın kitaplarını da severek okuyacağımızı düşündüm.

10 Nisan 2019

Fark Et Düşün Hisset Yaşa


- Yaşamımızı anlamlı kılan şey nedir?
- Neden istek ve ideallerimize uygun bir yaşam süremiyoruz?
- Yaşam olaylarını çözümlerken nerede hata yapıyoruz?
- Duygularımız aslında nelere işaret eder?
- Üzüntü ve depresyonla nasıl başa çıkabiliriz?
- Panik bozukluğu, agorafobi, sosyal kaygı ve yaygın kaygı bozukluğu neden ortaya çıkar?
- Düşünce ve davranışlarımızı sağlıklı kılmanın yolu nedir?
- Yaşamımızı zorlaştıran temel bilişsel özellikler nelerdir?
- Beynimizin gelişimiyle ruhsal rahatsızlıklarımız arasında nasıl bir bağlantı var?
- Neleri değiştirebiliriz, neleri değiştiremeyiz?
- Duygu ve düşüncelerimizi nasıl takip etmeliyiz?
- İyi iletişimin özellikleri nelerdir ve iyi yaşama katkısı nedir?
- Bilişsel Davranışçı Terapi sorunlarımızı çözmemize nasıl yardımcı olur?
Türkiye’nin önde gelen bilişsel davranışçı terapistlerinden Prof. Dr. Hakan Türkçapar’ın tecrübeleri ve akademik birikimini bir araya getirerek kaleme aldığı Fark Et, Düşün, Hisset, Yaşa bu alanda Türkçe yazılan ilk bilimsel temelli “kendi kendine yardım” kitabı niteliğini taşıyor. Klinik rahatsızlık düzeyinde olmayan kimi sorunları kişinin kendi kendine aşmasına yardımcı olmayı hedefleyen bu çalışma, insan psikolojisine dair kimi bilgileri yaşamdaki karşılıklarıyla birlikte anlaşılır ve akıcı bir şekilde aktarıyor. “İyi yaşam”ın ancak bireyin istek ve ideallerine uygun şekilde hareket etmesiyle mümkün olabileceğine dikkat çekerken, duygu ve düşüncelerimizin asıl anlamlarını araştırarak yaşamımızda karşılaştığımız ruhsal problemleri aşmamıza yardımcı olacak bir yol haritası çıkarıyor. Türkçapar’ın Kendi Kendine Psikoterapi Rehberi istemediklerinize odaklanıp vakit kaybetmek yerine isteklerinize odaklanarak yaşamınızı anlamlı hale getirmenize kapı aralıyor.
“Prof. Dr. Hakan Türkçapar bizlere iyi yaşamın sırlarını bilimsel bilgilere dayalı bir şekilde sunuyor. Fark Et, Düşün, Hisset, Yaşa kişilerin yaşamlarında karşılaştıkları zorlukları Bilişsel Davranışçı Terapi ilkeleriyle kendi kendilerine çözümlemeleri için yol gösterici nitelikte… Hem akıcı diliyle hem sunduğu değerli bilgilerle daha olumlu ve anlamlı bir yaşam sürmelerine katkı sağlayacaktır. Kendisine bizlere kazandırdığı bu değerli kitap için teşekkürlerimi sunuyorum.”
-Dr. Emel D. Stroup
Dr. Türkçapar, Bilişsel Davranışçı Terapi alanında yalnızca ülkemizin değil, dünyanın önde gelenlerinden. Farklı psikoterapi ekollerinde olsak da bu son kitabında birtakım tanım farklılıklar dışında itiraz ettiğim hiçbir nokta yok.”
-Dr. Erol Göka
“Hakan Türkçapar, bize gidişatını belirleyen düşünce/duygu/davranış üçgeninin her aşamasında kendimize yöneltmemiz gereken soruları nasıl soracağımızı öğretiyor. Bu soruları kendimize sormak ve yanıtlarını verme cesareti göstermekse bize kalıyor. Bir psikoterapist ancak bu kadarını yapabilir. Danışanlarıma/hastalarıma tavsiye edebileceğim bu kitabı kaleme aldığı için Hakan Türkçapar'a teşekkürler…”
-Dr. Alper Hasanoğlu
“Ülkemizde bilişsel davranışçı terapi ekolünün önde gelen isimlerinden olan Türkçapar, otuz yıla yaklaşan mesleki bilgi ve deneyimlerini bir bilgelik süzgecinden geçirip damıtıyor ve bir hayat kılavuzu haline getiriyor. Prof. Dr. Türkçapar’ın bu harikulade eserini daha iyi ve anlamlı bir hayatı arzulayan herkese gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.”
-Prof. Dr. Kemal Sayar

(Tanıtım Bülteninden)

Fırın Makarna


Merhaba sevgili dostlarım nasılsınız? Dilerim çok iyisinizdir. Biz de iyiyiz. Bu aralar sıklıkla internetteyim. Uzaktan eğitim görüyorum. Aile danışmanlığı eğitimi. Zevkli konular işleniyor. İşin içinde aşina olduğum çocuk gelişimi de var, aileyle ilgili bilgiler de. Örneğin aile yapısında tay geldi sistemi de var. Kadın önceki evliliğinden olan çocuklarını sonraki evliliğinde yanında getiriyorsa bu ad veriliyormuş.  Biraz yoğunum anlayacağınız.
Bu ayın sonunda sınav var. İnşallah başarılı olabilirim. Sizde durumlar nedir? Neler yapıyorsunuz?
Annemden uzunca bir süredir fırın makarna yapmasını rica ediyordum. 10 yıldan daha uzun süredir yapmıyordu. En sonunda yaptı. Çok ta güzel oldu. Tarifi veriyorum.
Kalın makarna haşlanır. Kıyma soğan ile kavrulur.
2 su bard. yoğurt, bir yumurta, 1/2 çay bard. erimiş sıvıyağ karıştırılır. Borcama makarnanın yarısı konur. Üzerine yoğurtlu karışım dökülür. Kıyma konur. Tekrar makarna, üzerine yeniden yoğurtlu karışım dökülür. Orta ısıdaki fırında üzeri kızarana dek pişirilir.
Afiyetle yenir.

Sevgili dostlarım yeniden görüşünceye dek sevgiyle kalın!



6 Nisan 2019

Güzel Havalar


Beni bu güzel havalar mahvetti,
Böyle havada istifa ettim
Evkaftaki memuriyetimden.
Tütüne böyle havada alıştım,
Böyle havada aşık oldum;
Eve ekmekle tuz götürmeyi
Böyle havalarda unuttum;
Şiir yazma hastalığım
Hep böyle havalarda nüksetti;
Beni bu güzel havalar mahvetti.

*En sevdiğim mevsim ilkbahar. Ne güzel ki ilkbahar mevsimine girdik. Hava güzel, hayat güzel.
Yaz tatilini de iple çekiyorum. Yeniden görüşünceye dek sevgiyle kalın dostlarım. 

25 Mart 2019

Sevmeye Kendinden Başla


Günümüzde sağlam bir kişiliğe sahip olmak, çok enerjik olmak, geniş bir sosyal çevreye sahip olmak, birçok aktiviteye katılmak, dolu bir ajandaya sahip olmak ve bir gece boyunca eğlenebilecek kapasitede olmak prestijli bir durum olarak kabul edilir.
Bu ideal durumla kıyaslama yaptığınızda, kendinizde bir şeylerin yanlış gittiğini hissediyorsanız bu kitaptan yardım alabilirsiniz. Bu kitap, bazı alanlarda daha kırılgan olup başka alanlardaysa genelde kendilerinin bile farkında olmadıkları becerilere sahip olan aşırı duyarlı ve hassas ruhlu kişiler için yazılmıştır. Kitap aşırı duyarlı olmanın ne demek olduğunu, bu durumun nasıl deneyimlendiğini ve bunu hayatınızda olumlu yönde nasıl kullanabileceğinizi anlatıyor.
Kitapta şu konularla ilgili yönergeler bulabilirsiniz: Sınır koyma konusunda nasıl daha iyi olabileceğiniz ve doğuştan getirdiğiniz derinlik, yoğunluk hâlini nasıl en keyifli şekilde kullanabileceğiniz...
Ayrıca hassas bir doğaya sahipseniz kitapta size mutluluk ve huzur verecek uğraşlarla ilgili bir öneri listesi de bulabilirsiniz.

(Tanıtım Bülteninden)
*Ben şu an'da bu kitabı okuyorum. Dikkatinizi vererek okumanız gerekli. 

24 Mart 2019

Enfes Poğaça


Merhaba sevgili dostlarım, nasılsınız? Dilerim çok iyisinizdir. Annem, Misi ve ben üçümüz de iyiyiz.
Bugün sizlerle enfess bir poğaça tarifi paylaşacağım. Tarife geçiyorum.

Malzemeler
250 gr margarin
1 çay bard. sıvı yağ
1  çay bard. yoğurt
1 paket kabartma tozu
2 yumurta (1'inin sarısı poğaçanın üzerine sürülecek)
Alabildiği kadar un
2 yemek kaşığı şeker
1 tatlı kaşığı tuz

Yapılışı: Margarin eritilir. Diğer malzemeler eklenir. Hamur kulak memesi yumuşaklığında olmalı.
İçine istediğiniz harcı koyabilirsiniz, biz patates koyduk.
180 C'de 30 dk. kadar pişirilir.  Ilınmaya bırakılır, afiyetle yenir.

* Annem bu poğaçanın lezzetine bayıldı.



11 Mart 2019

Bukre Kalp


Bir an...
Bir anda çatlar tohum. Sonra filiz yavaş yavaş toprağın altında yol alır hiç görmediği güneşe doğru.
Tohum, çiçek olacağını bilir mi acaba? Yoksa içinden gelen ses mi güneşin peşine düşürür onu? Toprağın altında, karanlığın zifirisinde, öldüğümüzde gömüldüğümüz yerde bir filiz güneşi arar, hayat bulmak için yukarıya çıkmayı arzular. Belki güneşi de bilmez, belki çiçek olmayı hayal bile edemez. Yalnızca bir sestir onu yücelten. Henüz sessizlikte duran, fakat tüm sesleri birdenbire susturuveren gizli ama kuvvetli bir ses... Tohumu çatlatan güç, içbükey bir sese dönüşür içinde.
Ve işte bir an...
Çatladığı an tohum ölmüştür artık. Ve filiz doğmuştur doğaya. Oysaki tohumdu önceden. Yasını tutmaz tohum olarak bildiği varlığının. Artık kendisinin dışındadır tamamen, yol alacaktır nereye gittiğini bilmeden. Mecburdur kendisini zorlayarak uzamaya güneşe doğru. Yoksa toprağın derinliklerinden hiç çıkamayacak, çürüyüp gidecektir. Ölüp gidecektir güneşi göremeden, birçokları gibi hiç yaşamadan gömülüp gidercesine...
Kimse görmez, kimse bilmez toprağın altında doğup yine orada ölenleri. Güneşten habersiz çürüyüp gidenleri.
Bebek yavaş yavaş büyür ana karnında. Sancıyla doğar. Yavaş yavaş büyür çocuklar düşe kalka, yavaş yavaş yaşlanır insan. Ama kaç yaşında olursa olsun bir anda ölür herkes. Ölüm bir anda keser nefesi.
Karabulutlar yavaş yavaş birbirinin içine geçer. Ama şimşek birden çakıverir. Bir an için aydınlatır gökyüzünü ve sönüp gider. Bir yıldız ansızın kayıp gider. Ardında kalırsa, sadece bir dilek kalır. İnsan sonsuzca yaşar kısacık ömrünü ama ölüm bir anda son verir sonsuzluğa. Yeni bir hayat başlar, başka bir sonsuzlukta. Ardında kalırsa, sadece bir dua kalır...

(Tanıtım Bülteninden)

5 Mart 2019

Anksiyete Terapisi



Anksiyete terapisi, panik atak, agorafobi ve sosyal fobiler gibi birçok anksiyete bozukluğunun klinik tedavisine yönelik kapsamlı ve güncel bir rehberdir. Alanlarındaki uzman kişiler tarafından yazılan Anksiyete terapisi, bir dizi etkili klinik teknik ve müdahale hakkında yararlı bilgiler sunmaktadır. Hem sağlık profesyonellerine hem de konuyla ilgili okuyucuya hitap eden kitapta, birçok vaka öyküsünün yanı sıra, ilacın rolü incelenmekte ve maruz kalma terapisi, bilişsel-davranışsal terapi, progresif relaksasyon ve psiko-dinamik psikoterapi gibi spesifik teknikler ele alınmaktadır. Yazarlar, bu tekniklerin pratikte nasıl işlediğinin açıkça anlaşılması için klinisyenlerler danışanlar arasındaki diyalog metinlerini de yazılarına dahil etmiştir.

Sıkıntı, bulantı, endişe, kaygı, dilimizde anksiyete karşılığı olarak kullanılan kelimelerdir. Hastalar bu durumu "kötü bir şey olacakmış hissi", "hoş olmayan bir endişe hali" ya da nedensiz bir korku" şeklinde ifade ederler. Psikiyatrik açıdan anksiyete, somatik belirtilerin de eşlik ettiği, normal dışı, nedensiz bir tedirginlik ve korku hali diye tanımlanabilir. Kişi huzursuzdur, kötü bir şey olacağından endişe etmektedir, ancak bu durumu açıklayacak nesnel bir tehlike ya da tehdit kaynağı gösterememektedir.

Şu an'da bu kitabı okuyorum. Anlayabilmek için çok dikkatli okumak gerekiyor.

Turunç Reçeli


Merhaba sevgili dostlarım, nasılsınız? Dilerim çok iyisinizdir. Biz iyiyiz. Bahçede biraz sorunlar vardı, bugün akşamüstü giderildi. Bugün yine bahçemizdeki turunç ağacından toplayıp annemin yaptığı reçel tarifini vereceğim. Tarif sevgili Tijen'den. "Tak Koluna Sepeti" adlı kitabından.
Tarifi veriyorum.
Malzemeler
7-8 turunç
3 su bard. su
4 su bard. toz şeker
4-5 karanfil
Yapılışı: Önce turunçların kabuklarını rendeleyecek, dışındaki acı kısmı atacaksınız. Sonra portakal soyar gibi dilimler halinde soyup kabukları kıvırarak ipe dizeceksiniz. Büyükçe bir kaba koyduğunuz suya atın. Üzerine de bir ağırlık koyup sabah akşam suyunu değiştirerek 2-3 gün suda bekletin.
Bu sürenin sonunda bir tencerede bolca su kaynatın, içine turunç dizilerini atın, 4-5 dk. kaynatıp süzün. Tencereye üç su bard. su, toz şeker ve karanfili koyup kaynatın. İçine turunç dizilerini atıp orta ısıda 20-30 dk. pişirdikten sonra 1/2 limonun suyunu ekleyin ve karıştırdıktan sonra ateşten alın.
Turunçları şerbetin  içinden çıkarıp bir tabağa alın ve soğumaya bırakın. Ellenecek kıvama geldiğinde iplerini çıkarıp ince şeritler halinde kesin, kavanozlara doldurun, üzerlerine de tencerede kalan şurubu pay edin. Reçeliniz soğuduktan sonra kavanozların kapaklarını kapayıp buzdolabında muhafaza edin.
Çok lezzetli bir reçel, afiyetle yiyin. Sevgili dostlarım yeniden görüşünceye dek dostça kalın.









10 Şubat 2019

Pembe Fili Düşünme


Pembe fili düşünmemem gerekiyor. Tamam, o zaman kocaman, gri bir balina düşünürüm. Pembe fili düşünme. Balinalardı değil mi su püskürten? O kadar zaman nefeslerini mi tutuyorlar, ne yapıyorlar? Pembe fili düşünme. Geçenlerde aldığım kitabı da düşünebilirim. Pembe fili düşünme. Çok heyecanlıyım başlamak için. Pembe fili düşünme. Pembe fili düşünmemem lazım. Acaba kaç defa düşündüm? Pembe fili düşünme.
Böyle de düşünmemem lazım galiba. Pembe fili düşünme. Pembe fili düşünme. Mini mini bir kuş donmuştu, pencereme konmuştu. Pembe fili düşünme. Of kaç dakika oldu acaba? Pembe fili düşünme. Dakika tutmayı unuttum galiba. Pembe fili düşünme. Pembe fili düşünme.  Acaba telefonum nerede? Kılıfı da pembe! La la la la. Pembe fili düşünme. Pembe fili düşünme.

(Tanıtım Bülteninden)
* Öğrendiğime göre öz şefkat ile ilgili çok güzel bir kitapmış, yazarı da psikologmuş. İnternetten sipariş verdim, gelecek. 




Mercimekli Köfte


Merhaba sevgili dostlarım, nasılsınız? Dilerim çok iyisinizdir. Annem, Misi ve ben üçümüz iyiyiz..
Bir hafta sonu tatilinin daha sonuna geldik. Erken uyanmaya alışamadım, strese giriyorum. Bu kez de çok daha erken uyanıp uykusuz kalıyorum.Her neyse annem hafta ortası mercimekli  köfte yaptı.
Şimdi onun tarifini sizlerle paylaşacağım.
Malzemeler: 
1 su bard. mercimek
1+ 1/2 su bard. çiğ köftelik bulgur
1+1/'2 çorba kaşığı salça
2 orta boy kuru soğan
1 çay bard sıvı yağ
Yeterince tuz, pul biber, kara biber, 1 tatlı kaşığı kimyon
Maydanoz, taze soğan

Yapılışı: 2 su bard. su ile mercimek haşlanır. Sonra bulgur mercimeğin içine konur, yarım saat bekletilir.
1 çay bard. sıvı yağda kuru soğan kavrulur, salça, baharatlar eklenir. Yeşillikler ince ince kıyılır. Harcın içine eklenir. İyice yoğrulur. Şekillendirilir, servis tabağına alınır, sızma yağ gezdirilir.
Afiyetle yenir.
Sevgili dostlarım yeniden görüşünceye dek sevgiyle kalın!













3 Şubat 2019

Turunç Şekerlemesi


Merhaba sevgili dostlarım, nasılsınız? Dilerim çok iyisinizdir. Biz de iyiyiz. Tatil bittiği için üzülüyorum açıkçası. Yaz tatilini iple çekiyorum.
Annem ile Ayşe geçen hafta bahçemizdeki turunç ağacından turunç topladılar. Ve annem  şekerleme yaptı,  lezzeti çok güzel oldu. İlk fırsatta reçelini yapacağız.Şimdi şekerlemenin tarifini veriyorum dostlarım.

Malzemeler
5 adet irice turunç
6 su bard. toz şeker
1 limon suyu

Yapılışı: Turunçları yıkayın, büyükçe bir tencerede bol suyla haşlayın. Su kaynadığında turunçları çıkartın, suyunu dökün. Yeniden bol suyla 5 dk boyunca haşlayın. Turunçları çıkartın, ve biraz soğuması için için bekletin. Haşlama suyunu dökün. Süzgece alarak soğuk sudan geçirmeniz bekleme süresini azaltacaktır. Soğuyan turunçları doğrama tahtası üzerinde yaklaşık 1 cm kalınlığında yuvarlak halkalar halinde dilimleyin. Bir kat turunç bir kat şeker koyarak tencereye dizin, 4-5 saat kadar ya da bir gece bekletin.
Tencereyi hafif ateşe oturtun, yavaş yavaş kaynatın. Kaynadıktan 8 dk. sonra limon suyunu ekleyin ve ateşten alın. Ilındığında kavanozlara alabilirsiniz. Afiyetle yiyin sevgili dostlarım. Yeniden görüşünceye dek dostça kalın!

23 Ocak 2019

Gör Beni


Bedenimin içindeki canı gör, sadece etimi değil.
Gözlerimin içindeki hayatı gör, sadece bakışımı değil.
Hissettiklerimi gör, sadece tepkilerimi değil.
eni gör.
Derinliğimde boğulmadan,
Sorularımda kaybolmadan, 
Korkularında yok olmadan,
Gör Beni.
Bir fısıltıya koydum kendimi.
Kalbine soruyorum yerimi:
Başarabilir misin beni görmeyi? 
Cesaretin yeter mi?
Topla cesaretini ve Gör Beni.
Birileri bizden fırtına bekliyor, 
onlara gökkuşağı vermeye hazır mısınız?

(Tanıtım Bülteninden)

20 Ocak 2019

Yeniden Buluşuyoruz















Sevgili dostlarım merhaba, nasılsınız? Yeniden sizlerle kavuştuğumuz için ben çok mutluyum.
Taşındık, yerleştik.İnternet için nakil işlemi yapılmıştı ama internet bağlanamamıştı, modem arızalanmış, birkaç gün önce arıza da giderildi. Ben, siz dostlarımla buluşabilmek tatile girmeyi bekledim. Evet ya sömestr tatiline de girdik. Bizde durumlar şimdilik böyle. Yerleştik ama işler bütünüyle bitmedi. İnşallah kısa sürede işler hallolacak. Sevgili dostlarım yeniden görüşünceye dek sevgiyle kalın.

5 Ocak 2019

Taşınma Hazırlıkları


Sevgili dostlarım merhaba, nasılsınız? Dilerim çok iyisinizdir. Biz de iyiyiz. Okuldan bir hafta izin aldım. Taşınma hazırlıklarımız başladı, toplanıyoruz. İnternet nakline başvurmadan önce siz dostlarımla kısa bir süreliğine vedalaşmak istedim. Şu an oturduğumuz eve taşındığımızda üç hafta kadar internetsiz kalmıştık. Şimdi o kadar uzun süre internetsiz kalmayız ama yine de belli olmaz.
Pazartesi ya da Salı günü nakil işlemi için başvuracağız, taşınmaktı, yerleşmekti derken sizlerle buluşmamız biraz zaman alacak.  Gelişim raporlarını önceden hazırladım, 1 Ocak'ta e-okul'a girdim.
Kafam rahat. Sevgili dostlarım yeniden görüşünceye dek dostça kalın!