27 Aralık 2014

Mutlu Yıllar


Sevgili dostlarım merhaba, nasılsınız? Dilerim çok iyisinizdir. Ben de çok çok iyiyim. Çünkü yeni yılda İstanbul'da olacağım, ailece birarada olacağız. Bu yüzden benden mutlusu yok.
Dün okulda yeni yıl partimiz vardı. Çok güzel ve yoğun bir gün geçirdik.
Ben, yeniden yazabilir miyim bilemiyorum. Bu nedenle siz sevgili dostlarımın yeni yılını şimdiden kutlamak istedim. Yeni yılınız kutlu olsun. Sağlık, mutluluk, umut, neşe peşinizi bırakmasın, her şey gönlünüzce olsun sevgili dostlarım. Hepinize kucak dolusu sevgiler!

Profesör ve Hizmetçi


Japonya'nın en çok övgü toplayan yazarlarından Yoko Ogawa'dan içleri ısıtan, duygusal bir roman… Zeki bir matematikçi olan Profesör, yıllar önce ciddi bir trafik kazası geçirir. Bu yüzden kısa süreli belleği sadece son seksen dakikayı kaydedebilir. Profesör, ona bakmakla yükümlü genç bir bakıcı ve küçük oğlundan başka hiç kimseyle iletişim kuramamaktadır. Seksen dakikadan öncesini hatırlayamayan Profesör her sabah bakıcısıyla yeniden tanışır ve her seferinde aralarında naif bir ilişki filizlenir. 

Profesör kahvaltıda ne yediğini hatırlamıyor olsa da söz konusu matematiksel denklemler olduğunda beyni mucizevî bir şekilde çalışmaktadır. Bu denklemler Profesör'ün Kök ismini verdiği, bakıcının on yaşındaki oğlu ile kadına şiirsel ve korunaklı bir dünyanın kapılarını açmaktadır. Bu sıra dışı evde, üç kayıp ruh arasında soyut sayılardan daha da gizemli bir duygusal bağ kurulur.Sayıların sihirli dünyasının karakterlerin trajedileriyle kesiştiği bu roman, farklı bir tat sunmakla kalmayıp bizlere büyük yalnızlıkların büyük umutlara gebe dünyasından güzel ve dokunaklı bir parça sunuyor. 

"Son derece özgün. Çok sevimli. Bir o kadar da dokunaklı." 
-Paul Auster-

"Yoko Ogawa insan psikolojisinin en ince noktalarını, zarif ve dokunaklı anlatımıyla ifade ediyor." 
-Kenzabur? ?e-

"Profesör ve Hizmetçi başından sonuna mükemmel bir roman… Kazuo Ishiguro ve Kenzabur? ?e'nin romanlarındaki sıcaklığı ve bağı, Haruki Murakami'nin mizahını bu kitapta bulabilirsiniz. Üç hayat, bir üçgenin köşeleri gibi birbirine bağlanıyor. "
-Susan Salter Reynolds-

"Ogawa'nın kurgusu, sizi olduğunuzdan daha eğlenceli gösteren bir ayna gibi… Alışılagelmiş cevapları eğip büküyor, sonra yan yana diziyor. Haruki Murakami gibi, bir kültürün hikâyesini hedef alıyor ve sonra bunu sizin zihninize kancalıyor. Halüsinasyon gibi, iğneli ve merak uyandıran anlatımı aklınıza takılıp kalacak. "
- The Washington Post Book World -

"Bu tatlı, melankolik roman mükemmel olmayanın özündeki güzelliği çekip çıkaran Japon estetiğini yansıtıyor…" 
-Amanda Heller-
(Tanıtım Bülteninden)

Hayallerin Kadar Yakın


Yüreğindeki ışığı kaybetmeyenlerin hikâyesi...

1950'lerin Tennessee'si... Kasaba halkı tarafından kız kurusu olarak görülen Ivorie Walker, anne ve babasının ölümlerinin ardından büyük bir yalnızlığa gömülür. Her ne kadar bağımsız görünmeye çalışsa da hayatı boyunca tek başına kalmaktan korkmaktadır.

Bir gün bahçesini mahveden kirli suratlı, sıska bir çocukla karşılaşır ve bu çocuğu bir türlü aklından çıkaramaz. Onu, başkasının bahçesinden bir şeyler çalıp yemeye itecek çaresizliğin nedenini, yaşadığı tepelerde neler çektiğini merak eder. 

Bu çocuk kimdir? Tepelerde ne işi vardır? Nereden gelmiştir? 
Ve en önemlisi, Ivorie onu kurtaracak bir şey yapabilecek midir? Sorularına cevap bulmak için her şeyi göze alan Ivorie, sırların gömülü kalmasını tercih edenlerle dolu kasabasında büyük bir fırtınaya yol açmak üzeredir. Ivorie ve küçük çocuk acaba bu fırtınaya rağmen ayakta kalabilecekler midir? 

"Bir kadının yaralı küçük bir çocuğu kurtarmak için duyduğu sevginin, adanmışlığın ve gösterdiği cesaretin hikâyesi… Donna VanLiere 1950'lerin güneyini, zamanın masumiyeti ve kötülüğü içinde inandırıcı bir şekilde yeniden yaratmış. Çok güzel bir hikâye…" 
-Kathleen Kent-

"Hayallerin Kadar Yakın, hiç alışılmadık bir şekilde birbirlerini kurtaran insanların muhteşem öyküsü. Bu kitapkalbinizi fethedecek."
-Jenna Blum-

"Hem iç acıtıcı hem de kurtarıcı, Hayallerin Kadar Yakın, sevgi gibi böylesine büyük bir gücün bir yaşamı nasıl değiştirdiğini gösteriyor."
-Katherine Howe-
(Tanıtım Bülteninden)

* Ön Sipariş Tarihi: 06/01/2015

Yıldızlar Sönünceye Dek


Öldüğümüzde, gökyüzündeki yıldızlardan biri oluruz ve ölmeden gerçek aşkı bulmuşsak eğer, o aşk için tekrar yeryüzüne ineriz; aşkımız sonuza dek sürsün diye...

New York'taki prestijli aile şirketinde genç bir avukat olan Bill, bütün eğitimini ve ailesinin beklentilerini bir kenara bırakıp hayallerinin peşinden gider. Karısı Jenny ise varını yoğunu modaya adamış bir stilisttir. Eşi Bill'le beraber olmak için eski yaşamını terk eder. Birbirlerini çok seven Bill ve Jenny, her ne olursa olsun aşklarının yaşayacağına inanır. 

Kırk yıl sonra...
Yayıncı olan Robert, büyük ses getirecek o eşsiz romanı aramaktadır. Gelen dosyalar arasında Lillibet'in dosyası dikkatini çeker. Fakat kitabı yayımlaması düşündüğü kadar kolay olmayacaktır. Diğer taraftan Lillibet de onu tanıyormuş gibi görünen bu adama karşı engelleyemediği bir çekim hisseder. 

Danielle Steel, Yıldızlar Sönünceye Dek'te gerçek aşkın sonsuza dek sürdüğünü ve eğer gerçekten seviyorsanız, asla o aşktan vazgeçmeyeceğinizi anlatıyor. İki ayrı zamanda yaşayan farklı iki çift üzerinden etkileyici, hatta zaman zaman sarsıcı bir üslupla ölümsüz aşkın öyküsünü dillendiriyor . 

"İki farklı aşk hikâyesi reenkarnatif bir yolculukta bir araya gelerek okurları 'ebediyen' sözcüğüne inandıracak çarpıcı, tutkulu, zamansız tek bir aşk hikâyesine dönüşüyor."
-Publishers Weekly-

"Çetrefilli engelleri aşan ve yıllara yayılan bu romantik hikâye spiritüel bir cazibeye sahip."
-Kirkus-

"Steel'in reenkarnasyon ve ölümsüz aşk hakkındaki iki bölümlük hikâyesi tam da romans severlerin beğenisine hitap ediyor."
-Booklist-
(Tanıtım Bülteninden)

* Ön Sipariş Tarihi: 07/01/2015

Mutlu Sonlar Bahçesi


Hiçbir kış sonsuza dek su?rmez; hiçbir bahar sırasını savmaz… Du?nyanın tu?m renkleri solup kayboldu, gözlerin olmayınca. Kahkahanın eşlik etmediği bir mu?ziğe katlanamıyorum. Kokunu taşımayan havayı zar zor soluyabiliyorum. Parlak gu?n ışığını yalanlayan sert ru?zgârlar esiyor şimdi bahçemde… Neredesin? Yaşadığı trajedinin ardından Elsa Montgomery bir inanç krizine girer. Doğduğu kasabaya geri dönen Elsa, bir aşevinde gönu?llu? olarak çalışmaya başlar. Muhtaç insanlar için yemekler hazırlarken yu?reği anlam arayışını su?rdu?ru?r. Elsa'nın mu?tevazılığına tezat oluşturan kız kardeşi Tamsin ise kocası yu?zu?nden sahip olduğu her şeyi kaybeder; umudu dışında… Hayata tutunmaya çalışan iki kız kardeşle birlikte, arkadaşlığın ve dayanışmanın kol gezdiği, umutların filizlendiği yemyeşil bir bahçede dolaşmaya; aşkı yeniden tatmaya; bereketli toprağın, gu?n ışığının yenileyici gu?cu?yle tanışmaya hazır olun… Barbara O'Neil, en önemli malzemeleri umut, aşk ve inanç olan mutlu sonlar tarifiyle hem damağınıza hem de yu?reğinize hitap edecek, içinizi ısıtacak. 

"Bu kitap sizi gu?lu?msetecek, ağlatacak, eski bir aşkın ya da sadece fırından yeni çıkmış taptaze bir parça ekmeğin hasretini çektirecek. Lezzet dolu her bir lokmasını sevdim."
-Jennie Shortridge, When She Flew kitabının yazarı

"Su?ru?kleyici… O'Neal'ın kararlı kadınlar, sevgiyle kurgulanmış karakterler ve gerçek duygularla yu?klu? romanı standart kadın romanlarından bir gömlek u?stu?n."
-Publishers Weekly
(Tanıtım Bülteninden)

Mevlana ve Şems'ten...


"Ne zaman bu şehre gelecek olsam, içimde bir heyecan duyarım.

Hz. Mevlânâ, düşünceleriyle benliğimi sarar. O çok büyük bir dahi, Müslümanlığı Türk ruhuna intibak ettiren ve çağları aşan büyük bir yenilikçidir."
-Mustafa Kemal Atatürk-

Bütün dünyada tanınan, okunan hayranlık duyulan; onun, "Bırakın beni güneş gibi dünyayı aydınlatayım," sözüne karşılık 'Doğudan doğan ikinci güneş' diye anılan Mevlânâ'nın ve onun yoldaşı, yareni Şems-i Tebrizî'nin eserlerinden özenle seçilmiş sözleri bu kitapta bulabilirsiniz.
(Tanıtım Bülteninden)

İmgenar Sokağı


"Mehtap Altan bu kez, başkalarını kendi öyküsel dili ve anlatımı içinden konuşturuyor. Özgün bir şair ve son derece yetkin bir konuşturucu olduğunu bilenler için bu şaşırtıcı değil. Çünkü şiirsel olanı tanıyan ve güzel söyleşen insanlar aynı zaman güzel söyler ve anlatırlar. İnsanoğlu kadar eski olan 'kıssa' (mesel/masal, hikaye, öykü…) dilinde Altan bize ne kadar incelikli, ne kadar içten ve ne güzel şeyler anlatıyor. Dili bir kanaviçe gibi, ince ince işlenmiş; dünyası saf, arı duru ve gizlice saran bir hüzünle gizemli…Eski(meyen) hayatın dedeleri, filmleri, sokakları, dervişsileri Altan'ın kaleminin dokuduğu kilimin nakışlarında nasıl da etkileyici biçimde beliriveriyor. Öykü dünyamız için bir kazanç olarak görmemizi gerektiren çok özelliği, güzelliği var Mehtap Altan'ın…

Fahri Tuna'nın 'imgeler kraliçesi' diye nitelediği, şiirle öykünün kesiştiği bir yerden konuşan bu şair-öykücünün kitabından çok tatlar alacağınızı, çok hüzünleneceğinizi, tanımadığınız, belki de tanıdığınızı sandığınız ama yakinen bilemediğiniz bir dünyaya seyahat edeceksiniz. İmgenar sokağı sizi bekliyor."
(Tanıtım Bülteninden)

* Ön Sipariş Tarihi: 05/01/2015

Aşk Engel Tanımaz


Sosyetenin en gözde iki bekârı aynı kadına âşık olduğunda, yalnızca biri onun kalbini kazanabilir...

Ellis Kontu Anthony Keaton ve Baron Sebastian Thorne, çocukluklarından beri rekabet içindeydiler. Şimdi ise ikisi de gözlerini Leydi Gabrielle'e dikmişlerdi.

Gabby, Anthony'e güvendiği için aptal gibi hissetse de tüm gerçeği bilmiyordu. Bu sefer kalbini korumaya kararlı bir şekilde, sadık ve ruhuna dokunabilecek bir adam arıyordu.

Sebastian, Gabby'nin kalbini fethetmek için tek şansının bu olduğunu biliyordu. Ne de olsa, Gabrielle'in aradığı her şeye sahipti. Ama Anthony gerçek hislerini açıkladığında Gabby ikisi arasında nasıl bir seçim yapacaktı?
(Tanıtım Bülteninden)

16 Aralık 2014

Unutmanın Büyüsü


Gerçek mucize aklında değil kalbinin derinliklerindedir.Ailesiyle birlikte geçirdiği trafik kazasında başına aldığı darbeyle hafızasını kaybeden Gibby, bir unutup bir hatırladığı geçmişindeki bilinmeyenleri çözmeye girişir. Aklı karışmış,kelimelerini unutmuş, geçmişi silinmiş olsa da hayatını geri kazanmaya kararlıdır.

Hatırlamasına yardımcı olmak ve kendini kanıtlamak için gazete çıkarmaya başlayan Gibby'nin, masum başlayan bu macerası bir ceset bulmasıyla rayından çıkar. Gelgitli hafızasıyla bu cinayeti aydınlatmaya çalışan Gibby, başını türlü belalara sokarken aşk, arkadaşlık ve küçük mucizeler ona bu yolda eşlik edecektir.

"Lesley Kagen'in bu romanı diğerlerinden daha komik ve acı tatlı esintilerle dolu. Gibby'nin aklı başında olmasa da kocaman bir kalbi var."
-Publishers Weekly-

"Unutmanın Büyüsü sürprizlerle dolu, eğlenceli, sıra dışı bir kitap; güçlü karakterler ve dolu dolu aşk da cabası."
-Lansing City Pulse-

"Şeffaf, cüretkâr ve sımsıcak anlatımıyla Lesley Kagen, kitabın her sayfasında bizi yaratıcı hayal dünyasına çağırıyor."
-Tasha Alexander-
(Tanıtım Bülteninden)

Çirkin Güzel



Melike Çetinoğlu kilolu bir kadındır ve aynı zamanda kocasına delice aşıktır.Kocası tarafından da büyük bir aşkla sevildiğine inanmaktadır.

Ta ki bir iş adamının verdiği davette, aklının ucundan bile geçmeyecek bir gerçekle yüz yüze gelene dek...

Hayatının koca bir yalandan ibaret olduğunu öğrenmesi sonucu pembe gözlüklerinin arkasından baktığı dünyası bir anda kararmıştır.

Çareyi hem kocasından hem de alışık olduğu ortamdan tümüyle uzaklaşmakta bulur.

Bir yıl sonra tüm planlarını hayata geçirmiş bir şekilde geri döndüğünde ise artık kendine güveni tamdır.

Tek arzusu ise canını yakanın canını yakmaktır.

Çağrı Çetinoğlu ile görülecek son bir hesabı vardır.
(Tanıtım Bülteninden)

15 Aralık 2014

Aşk Çok Yakında


Annabelle'in bir türlü sonuca bağlayamadığı işleri, bozduğu nişanı yüzünden özel hayatı, hatta saçları bile darmadağınıktır! Ama bu durum değişmek üzeredir çünkü büyükannesinin çöpçatanlık işini devralmıştır. Tek yapması gereken şehrin en yakışıklı menajerini müşterisi yapıp kısa sürede en meşhur çöpçatan olmaktır.

Peki zengin, ateşli ve muhteşem spor menajeri Heath Champion neden bir çöpçatana ihtiyaç duymuştur? Özellikle de söz konusu çöpçatan Annabelle Granger gibi kızıl saçlı bir baş belasıysa. Annabelle eğlenceli ve ilgi çekicidir ama Heath mükemmel eşin peşindedir. Ve sıradışı bir eş için sıradışı bir çöpçatana ihtiyacı vardır!

Kısa süre içinde Şikago'daki herkesin kafasında aynı soru belirir: Kararlı çöpçatan, en iyi müşterisini memnun etmek için her şeyi yapacağına söz verdiğinde, gerçekten de her şeyi mi kastetmiştir? 
(Tanıtım Bülteninden)

Aşkım Sana Ait


Etrafındaki dostlarının çoğu evlilik hazırlıklarıyla meşgulken Amber, boşanma sonrası dönemi en az zararla atlatmaya çalışmaktadır. Hayatının kontrolünü elinden kaçırmış, yeni bir başlangıç yapmak için geç bile kalmıştır. Yeni bir işe başlayarak hayatında yepyeni bir sayfa açmak niyetindedir.Ünlü şef Oscar'ın mutfağında çalışmaya başlamak, atacağı ilk adım olacaktır ancak şefin, ağzı bozuk ve sinirli bir adam olduğunu öğrendiğinde iş işten geçmiştir.Bu mutfakta aşk, tutku ve çekişme bir arada…
(Tanıtım Bülteninden)

Melek Öpücüğü


Kaliforniya'da bir kıyı kasabası olan Melekler Koyu'nda anlatılan eski bir efsaneye göre, kendilerine ihtiyaç duyulduğunda eski bir gemi enkazından melekler ortaya çıkar ve iyilik kötülüğe karşı galip gelirmiş.

Ödüllü, en çok satanlar yazarı Barbara Freethy kalbinizi esir alacak bir serinin ilk kitabıyla okuyucularını büyülüyor.

Jenna Davies yedi yaşındaki bir çocukla birlikte Melekler Koyu'na sığınır. Taşıdığı tehlikeli sır ve kırık kalbi yüzünden sakin bir hayat sürmekten başka hiçbir şey istememektedir. Fakat genç bir kızın iskeleden atladığını görünce arkasından suya atlamakta hiç tereddüt etmez. Çaresiz kızın hayatını kurtarması Jenna'yı ilgi odağı yapar ve aniden kasabadaki herkes onun hikâyesini bilmek ister.

Korkunç bir olay her şeyi altüst edene dek başarılı bir muhabir olan Reid Tanner artık hayatına yeni bir yön vermeye çalışmaktadır. Ama Jenna'nın kim olduğunu ve ne sakladığını merak etmeden duramaz. Sorularına cevap ararken gerçeğe ulaşma tutkusu tehlikeleri de beraberinde getirir. Aşkın mucize olduğu söylense de Jenna'nın kollarının arasında güvende olmasını sağlayabilecek midir?


"Bu kitapta her şey var: Sevgi, kasaba hayatı ve okumayı bitirdikten sonra uzun süre aklınızdan çıkmayacak karakterler."
Debbie Macomber

"Dokunaklı, romantik ve merak uyandırıcı... Yetenekli yazar Barbara Freethy karşı konulmaz bir hikâye yaratmış."
Susan Wiggs

"Nora Roberts hayranları bu kitapta benzer bir hava yakalayacaklar."
Contra Costa Times

İç Rahatlığı


Merhaba sevgili dostlarım nasılsınız? Dilerim çok iyisinizdir. Ben de çok iyiyim. Bugün öğleye doğru annemi Akçay'a doğru yolcu ettim. Biliyorsunuz annem İstanbul'daki evimizi satmış, Akçay'dan ev almıştı. Ben, evi resimlerden görebildim. İnşallah sömestr tatilinde gidebileceğim.
Yeni yılda annemle Aytül ablamda buluşup o gece kalacağız. Ertesi gün ben Uzunköprü'ye döneceğim. Sonra annem 15 Ocak'ta gelecek, sömestr  tatiline girince beraber Akçay'a gideceğiz.
Dün annemle şunu konuştuk. Ben, artık yalnız yaşamaya alıştığımı söyledim. Annem de evimi, iş yerimi sevdiğim için böyle hissettiğimi belirtti. Ben de hak verdim. Oysa İpsala'da öyle değildi. Evim güvenilirdi ama işyerimde huzur yoktu. İşyerimi hiç mi hiç sevmiyordum. Kısacası İpsala'ya hiç alışamadım. Oysa Uzunköprü o kadar farkli ki. Büyük, kalabalık, aradığını bulabiliyorsun. Çok şükür. Bu yüzden de annem iç rahatlığıyla yola koyuldu. Allah izin verirse, tayin konusunda aksi bir kanun çıkmazsa 2015 yazında atamamı isteyeceğim. Huzurla çalışabileceksem tayinim çıksın. Yoksa hiç çıkmasa da olur. Buradan giderken bir yanımın üzüleceğinden eminim. Müdürüm, öğretmenlerine değer veriyor. Gerektiğinde koruyor. Ve hepsinden önemlisi klasik bir yönetici değil, lider. Allah başımızdan eksik etmesin. Müdür yardımcımız yardım etmek için elinden geleni yapıyor. Daha ne isterim. İş arkadaşım dürüst, iyi niyetli. İpsala'dakiler gibi dedikoducu, ara bozucu, fesat insanlardan değil. Çok şükür! Bende, bizde durum bu sevgili dostlarım. Şimdilik benden bu kadar, yeniden görüşünceye dek dostça kalın!

13 Aralık 2014

Aşk Yağmuru


Brady, orduya bağlı olarak çalışan kiralık bir pilottur. Evi yoktur, sadece bir valizle hiçbir yere bağlı kalmadan yaşamaktadır. Lilah, üniversitede yaşadığı bir olay yüzünden erkeklere olan güvenini yitirmiş, bu yüzden bütün hayatını hayvanlara adamıştır. Geçirdikleri küçük bir araba kazasından sonra Lilah ve Bradynin tüm hayatları değişir.

Belki de bu sefer Brady ilk kez doğru yerdedir ve evini bulmuştur. Belki ilk kez sırlarını anlatabileceği bir kadına rastlamış, üstelik o kadının tüm sırlarını merak etmiştir. Ve Lilah belki de ilk kez bir adama büyük bir tutkuyla bağlanacaktır. Aşk bir yağmur olup üzerlerine yağacaktır; hem de onları sırılsıklam edene kadar.
(Tanıtım Bülteninden)

Son Şanstaki Evim


Sevgili okuyucu, 
Ne olduğuna inanamazsınız. Oğlum Tulane yuvasına geri döndü! Tulane'i hatırladınız değil mi? Son Şans'ın küçük sınırlarını aşmış ve o kocaman dünyada kendi şansını ve sonunda şöhreti bulmak için çabalamıştı ve bunun için onunla ne kadar gurur duysam azdır. Şimdi yeniden kasabaya geldi ama daha da iyisi, yanında genç bir hanımefendi de getirdi. Tulane'in yarış arabasına sponsorluk yapan firmanın halkla ilişkilerinden sorumlu olan Sarah, dünya tatlısı bir kız. Sanırım işi de Tulane'i beladan uzak tutmak. Bahse varım ki kilise hanımları, Sarah ile kasabanın rahibi Ellis'in arasını yapmak için sabırsızlanıyordur ama bana kalırsa Sarah'nın istediği şeyler biraz daha farklı. Sanki cici kızı oynamaktan bıkmış ve birkaç kuralı çiğnemeye hazırlanıyor gibi ve kuralları çiğnemekte Tulane'in üstüne kimseyi tanımam. Baksanıza, lafa dalıp müşterilerimi unutuverdim. İşime geri dönsem iyi olacak ama siz arada bir uğramayı unutmayın. Kes Kıvır'da her zaman ihtiyaç duyduğunuz bakımı, lezzetli kahveyi ve kasabanın en iyi dedikodusunu bulabilirsiniz.
(Tanıtım Bülteninden)

* Sevgili dostlarım yazın blogta aynı yazarın "Son Şans'a Hoşgeldiniz" adlı kitabını, geçen hafta gibi "Son Şans'taki Diğer Yarım" adlı kitabını paylaşmıştım.  Şimdi de "Son Şans'taki Evim" adlı kitabını paylaşmış bulunuyorum. Yazar aynı, kitap adları farklı ama bu bir "Son Şans" serisi anladığım kadarıyla! Yeniden görüşünceye dek dostça kalın!

9 Aralık 2014

Artık Sen Varsın


"Aşkın rengi nedir? O karizmatik, yakışıklı kiracım Jack olsa olsa kırmızı olur. Baskın, ateşli, tutkulu ve tehlikeli bir kırmızı… Yanına başka hiçbir rengi yakıştırmayacak kadar küstah, kendinden emin bir renk! Ben, Jack'le tutkulu ama bir o kadar da eksik bir aşk yaşarken sen yanı başımda gökyüzü gibi maviydin. Anlatılmamaktan pas tutmuş, kimselerin merak etmediği çocukluğumu anlattım sana; bir tek sana! Ha, bir de evlenmek üzereyken bir not yazarak beni terk eden nişanlım var, puslu günlere benziyor, yağmur yüklü bulutlara. Gri olur ancak. Şimdi durup bakınca; bana en çok yakışan rengin sen olduğunu ne kadar geç görmüşüm. Grinin kasvetine, kırmızının parlaklığına aldanmışım. Oysa sen mavisin. Huzurunla beni kuşatan en güzel renksin." Aşkın, ihanetin, dostluğun, yalnızlığın ve tabi ki entrikanın her halini içinde barındıran, rengârenk bir roman.
(Tanıtım Bülteninden)

Son Şanstaki Diğer Yarım


Sevgili okuyucu,İtiraf etmeliyim ki, güzel kızım Rocky'nin bu sefer gerçekten benim yardımıma ihtiyacı var. Onun sıradan adamlarla ilgilenmediğini bilirdim ama kim onun kasabaya bir İngiliz soylusuyla döneceğini tahmin edebilirdi ki? Bu İngiliz soylusu Hugh'un haşmetli malikânesini bırakıp kasabamıza gelme sebebi ne olabilir acaba? Ayrıca kızıma karşı olan bariz ilgisine rağmen onun Rocky için doğru insan olduğundan da emin değilim. Tabii ki çok klâs ve yakışıklı biri ama gerçekte onunla ilgili ne biliyoruz ki? Evhamlı bir anne gibi konuştuğumun farkındayım ama eşim Elbert ile mutlu geçen kırk yıldan sonra tek istediğim küçük kızımın da aynısını bulabilmesi. Tamam, bu kadar sohbet yeter, Bayan Bray'in saçlarına maşa yapmam gerek. Sizinle konuşmak her zaman büyük bir zevk ve unutmayın Kes Kıvır'da her zaman ihtiyaç duyduğunuz bakımı, lezzetli kahveyi ve kasabanın en iyi dedikodusunu bulabilirsiniz. Çok yakında görüşmek dileğiyle,
-Ruby Rhodes-
(Tanıtım Bülteninden)

Ön Sipariş Tarihi: 11 Aralık 2014

Daha Sabaha Çok Var


Sırlar…
Daha fazla bastırılamayan tutku ve şehvet…
Açığa çıkamayan duygular…

Catherine Marks, iki senedir Hathaway ailesinin kızlarına mürebbiyelik yapıyordu. İşinden büyük keyif alan Catherine'in tek bir sorunu vardı: Hathaway kardeşlerin sinir bozucu ağabeyi Leo.Leo Hathaway ise kız kurusu diye nitelediği Catherine'e kafayı takmıştı. Genç kadının bir sır gibi sakladığı geçmişini öğrenmek için her şeyi göze alabilirdi.

Sürekli didişmeler, iğneleyici laflar, dik dik bakışlar… Birbirlerine tahammül edemeyen Catherine ve Leo için belki de en beklenmedik şey, ateşli bir öpücüktü… Bu öpücükten sonra artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. 
(Tanıtım Bülteninden)

Ön Sipariş Tarihi: 10 Aralık 2014

Keşke Kadın Olsam


Sevgili kadınlar! Erkeklerle ASLA eşit olamazsınız Çünkü asıl GÜÇLÜ olan sizsiniz! İçinizdeki tanrıçayı uyandırma vakti geldi!

Bugüne kadar hep süregelen bir tartışma vardır: Kadınlarla erkekler eşit midir? Eşit olmalı mıdır? Sevgili kadınlar! Bir erkek olarak size şunu söylemek zorundayım: Erkeklerle ASLA eşit OLAMAZSINIZ!

En büyük hatanız bizimle eşit olmaya çalışmak! Çok çabalarsanız eşit olmayı becerebilir misiniz? Elbette becerebilirsiniz AMA kendinizden, gücünüzden vazgeçerek becerebilirsiniz bunu! Erkekle EŞİT olmak için VAROLUŞ çıtanızı alçaltmanız, daha aşağı inmeniz gerekiyor. Eşitlik mi istiyorsunuz? Siz bilirsiniz!
(Tanıtım Bülteninden)

7 Aralık 2014

Kar Tanelerinin ...


Otuzlu yaşlardaysan Noel Baba yoktur. Beş yaşındaysan vardır. Ama umut her yaşta seninledir.

Katherine O'Connor vaktinin çoğunu Blossom Sokağı'ndaki French Cafe'de başkaları için Yeni Yıl mektupları yazarak geçiren, bir taraftan da tamzamanlı iş arayan genç bir kadındır. Zamanla,mektup yazma işi onun için yeni bir kariyeredönüşmeye başlamıştır.

Çocuk Psikoloğu Wynn Jeffries de tıpkı Katherine gibi, aynı kafede vakit geçirmekten keyif almaktadır. Genç kadın onunla tanışmamıştır bile ama kitabında Yeni Yıl geleneklerinin çocukları kandıran saçmalıklardan ibaret olduğunu savunduğu için Wynn'den hoşlanmamaktadır. İkisinin yolları, devamlı gittikleri bu mekânda kesişir. İlk başlarda, anlaşamadıkları konusunda anlaşırlar. Ancak onları yakınlaştıran asıl sebep birbirine zıt iki insan oluşlarıdır. Henüz fark edememiş olsalar da bunu anladıklarında aşk çoktan kapılarını çalmış olacaktır. Tabii eğer âşık olmaktan korkmayıp o kapıyı açmaya cesaret edebilirlerse…

"Debbie Macomber'ın kaleminden her zamanki gibi dokunaklı ve bilindik ama bir o kadar farklı bir hikâye… Kışın soğuğuna inat sımsıcak bir Yeni Yıl romanı."
-Romantic Times-

"Debbie Macomber hayranları bu romanı okurken Katherine ve Wynn arasındaki diyalogların nereye varacağını merak ve heyecanla takip edecekler. Macomber her zamanki gibi kalplere dokunan karakterler yaratmayı başarmış."
-Times Record News-

"Yeni Yıl yeni başlangıçlarla birlikte gelir. Debbie Macomber'ın bu umut ve aşk kokan romanını okuyarak yeni bir yılı karşılamak başlangıçların en güzeli olacak."
-Chicago Tribune-
(Tanıtım Bülteninden)

Muzlu-Cevizli Kek


Sevgili dostlarım merhaba, nasılsınız? Dilerim çok iyisinizdir. Ben de çok iyiyim. Annem yanımda benden mutlusu yok. Bir de blogumda bir tarif yayımlayacağım için çok mutluyum. Tarif benim tarafımdan uyarlandı.















Tarife geçmeden önce şunu belirtmeliyim ki kekim beni mahçup etmedi, güzel oldu, kabardı. Hem de yumurtaları önceden çıkarmayı unuttuğum halde. Evet kekin eksik kalan malzemelerini alıyorum ama yumurtaları önceden çıkarmayı her seferinde unutuyorum. Daha önce birkaç kez kek yaptım, şeklini beğenmedim, kabarmadı, kalıptan çıkarırken koptu. Beni çok üzdü. Şimdi ise yaptığımdan memnunum çünkü sonuç olumlu.Şimdi tarife geçiyorum.
Malzemeler
3 yumurta
1 su bard. yakın toz şeker
Vanilya
Kabartma tozu
1 su bard. süt
1/2 su bard. sıvıyağ
2 1/2 su bard. un
25 gr kakao
100 gr ceviz
3 tane muz
Yapılışı:
Yumurtalar çırpılır, süt, vanilya, toz şeker, sıvıyağ eklenir karıştırılır. Daha sonra un, kabartma tozu ve kakao eklenir. Karıştırılır. Daha sonra ezdiğimiz muz ve kırdığımız ceviz eklenir. Karıştırılır. Dilediğimiz kek kalıbı yağlanır, kek harcı boşaltılır. Orta ısılı fırında 45 dk. kadar pişirilir. Kalıptan çıkarmak için soğuması beklenir. Afiyetle yenir.
İlk kez mutfak şefimle bir tarif denedim ve sonuçtan çok memnun kaldım. O kendisi çırparken ben de eklenecek malzemeleri hazırladım.
Not: Annem tatlı sevmediği halde kekin şekerini az buldu. Dilerseniz şeker miktarını arttırabilirsiniz.
Yeniden görüşünceye dek sevgiyle kalın!




1 Aralık 2014

Freud'un Metresi


Minna Bernays, bir anda kendini işsiz ve evsiz bulur. Her ne kadar 19. yüzyıl Viyanası'na avangard akımlar ve devrimci bir ruh hâkim olsa da Minna'ya sunulan tek seçenek vardır: Evlilik. Ancak entelektüel, başına buyruk ve çekici Minna, evlenmektense altı çocuklu ablası Martha'nın yanına yerleşmeyi tercih eder. Martha'nın kocası ise ileriki yıllarda geliştirdiği psikanaliz kuramıyla adeta bir devrim yaratacak olan Sigmund Freud'dur. Minna ile Freud'un gece sohbetleri ve uzun yürüyüşleri çok geçmeden Minna için tutkulu olduğu kadar yaralayıcı bir aşka dönüşür. Martha bir yandan ablasına ihanet etmenin ateşiyle kavrulurken psikanalizin efsanevi babası için de arzu duyar.
(Tanıtım Bülteninden)

* Kitabın adı Freud'un Metresi olacak ta o kitap alınıp okunmayacak. Ben şu anda Güldal kuzum ile İloş'un hediyesi "Kemal Hadi Gel Bi Kahve İçelim'i okuyorum. Bundan sonraki kitabım "Freud'un Metresi" olacak. 
Yeniden görüşünceye dek dostça kalın!

Aşk Seni Bulursa


Uzaklaşmak isteyen güzel bir kadın.
Uzakta onu bekleyen yakışıklı bir erkek.

Kışkırtıcı bir aşk hikayesi…

Sadece 'gitmek' istediğiniz bir zaman oldu mu hiç? Yaşadığınız şehirden, yoğun işinizden uzaklaşmak, yeni bir hayata başlamak istediğiniz bir zaman… Bunu kaçımız başarabiliriz ki?

Bu kitabın sihirli dünyasına adım atın. Gerçek aşk, tutku ve eğlence bu sayfalarda sizi bekliyor. 

Rachel Gibson "Amerikan Aşk Romanı Yazarları Birliği" tarafından Rita Award Ödülü'ne layık görülmüştür ve romanlarıyla iki defa yılın en beğenilen yazarı olarak seçilmiştir. 

"Aşk Seni Bulursa" USA Today ve Newyork Times tarafından belirlenen "En Çok Satılan Elli Kitap' listesine girmeyi başarmıştır…

Dolayısıyla elinizde tuttuğunuz kitap, gittikçe yükselen bir yıldıza aittir.

Seni Her Şeyin...


Hayatının aşkının ölümünden sorumlu tuttuğu kabileden intikam almak için Amazon Ormanları'nın en derin ve en karanlık yerine giden filozofun karşı karşıya kaldığı tam da böyle bir dünyadır. Filozof, karısının ölümüne sebep olanların mutluluğunu elinden almak için onları kıskançlık, rekabet, haset ve hırs gibi hiç bilmedikleri kavramlarla tanıştırır. Modern dünyanın tüm olumsuz duygularını taşıyan bu adama engel olmak ve halkını korumak kabilenin şamanına düşer. Huzurlarınızda şamanın, filozofun ruhuna ulaşıp acısına deva olma ve kabilesini koruma çabasının okuru derinlemesine düşündürecek hikâyesi.
(Tanıtım Bülteninden)

Bir Mola


Sevgili dostlarım merhaba, nasılsınız? Dilerim çok çok iyisinizdir. Ben de iyiyim. Bir süredir yazmıyorum, paylaşımda bulunmuyorum, farkındayım. Neden bilmiyorum. Nedensiz bir mola verdim ama iyi de oldu, blogumu, siz dostlarımı özleyerek döndüm. Bugün anasınıfında çocuklara aşı yapıldı. Aşı yüzünden içten içe strese girdim. Ama korktuğum gibi olmadı, sağlık çalışanları dışarıda beklediler, iş arkadaşım Fatmanur'un önerisiyle çocukları tek tek dışarı aldık. Sadece iki çocuk ağladı. Diğerleri sakince aşılarını oldular, üzerimden büyük bir yük kalktı. Bende şimdilik durum bu, yeniden görüşünceye dek dostça kalın.

24 Kasım 2014

Bana Sevmeyi Anlat


"Rüzgâr Esme'yi öğrenecek"
Karanlıktan çıkıp aydınlığa kavuşmanın, cehennemin buz tutup
Cennetin var oluşuna tanık olun…
Sevgisiz bir adamın merhametsiz yüreğine, ilmek ilmek aşkın dokunmasını keşfedin! Tutkunun nefretle savaşını, intikamın aşka yenilişini okuyun…
Rüzgar'ın tatlı bir sevdayı kuşanıp, mutlu bir meltemle Esme'sine eşlik edin. Onların aşk şarkısını birlikte söyleyin…
O hiç istemese de karanlığın içinde doğdu. Babasının, kara 
Vicdanının ve geçmişinin pis izlerini silmeye çalışarak yaşamayı seçti. Başardı da… Ta ki, kader onun elinden en değer verdiği varlığı alıp, içinde yeşerttiği son insaf kırıntısını da yok edene kadar…
İşlemediği bir suçun müebbet yiyen sanığı olarak, vicdansız bir kalpte hapsedilmesine karar verildi! Acılarla sınanıp, vicdanla temizlenip, aşkla yüceltilmesine…
Esme karşısında gördüğü kopkoyu zindan gibi karagözlerin içinde kendini kaybederken, vicdanı tipsiz bir kuyuya dönüşmüş
Rüzgar'ın ışığı olabilecek mi?
Peki, ya Rüzgâr! Sevmeyi, sevilmeyi; en önemlisi de Esme'yi öğrenebilecek mi?
Tutkulu bir aşkın hüküm sürdüğü bu roman ellerinizi yakacak, yüreklerinizi fethedecek...
(Tanıtım Bülteninden)

Başöğretmenimiz


Başöğretmenimizi saygıyla, sevgiyle, minnet duygusuyla anıyoruz! Kalbimizdesin Atam!

22 Kasım 2014

Hüzün Keyif İçiçe


Merhaba dostlarım nasılsınız iyi misiniz? Dilerim iyisinizdir. Ben genel olarak iyiyim ama üzgünüm çünkü kuzenimizi kaybettik, amcamın oğlu kalp krizi geçirmiş. Baş sağlığı diledim. İlk fırsatta gitmek gerekiyor. Biz amcamın yaşı ileri olduğu için ona bir şey olmasından korkarken olana bak!
Bugün evimi temizledim, dışarı çıktım, Sebahat ablaya uğradım. Gazetemi aldım eve döndüm. Gazete keyfi yaptım. Şimdi de karşınızdayım, fotoğraftaki bir fincan kahve sizin bir fincan kahve de benim.
Geçen hafta İstanbul'da sevdiklerimle birlikteydim, bana vedalaşıp yola çıkmak çok zor gelmişti. Şimdi Misi kızımla başbaşayız! Sevgili dostlarım yeniden görüşünceye dek dostça kalın.

Yıldız Masalı


Gökyüzünde her an bir yıldız doğar, bir yıldız ölür. Bu sonsuz masala kulak verenler için umut ve aşk asla uzaklarda değildir…

Evliliğine yıllarca büyük emek veren Annie beklemediği bir anda kocasının başka bir kadına âşık olduğunu ve boşanmak istediğini öğrenir. Bu büyük sarsıntıyla baş etmekte güçlük çektiği için de çareyi büyüdüğü kasabaya, babasının yanına dönmekte bulur. Fakat kasvetli bulutların hâkim olduğu bu sahil kasabasında Annie'yi bambaşka çelişkiler ve romantik ikilemler beklemektedir. Bir gece çocukluk aşkı Nick ve onun duygusal bir travma atlatmış küçük kızıyla karşılaşır ve inanmakta güçlük çekse de mutluluğu yakalamak için bir şansı daha olduğunu düşünmeye başlar. Gün geçtikçe eski hayatı ile yeni hayatı arasında tercih yapacağı bir dönüm noktasına yaklaşan Annie, içinde uzun zamandır sesini duymadığı bambaşka bir kadının doğuşuna da şahit olur.

"Yıldız Masalı'nı, kendini sımsıcak bir coşkuya kaptırmak isteyen tüm kadınlara içtenlikle öneririm."
-Washington Post Book World-

"Kalbin derinliklerine inen duygularla yazılmış... Aşk ve romantizmle dolup taşan kitapları okumayı seviyorsanız Yıldız Masalı'na bayılacaksınız."
-Cleveland Plain Dealer-

"Nefis bir sadeliğin yanı sıra şefkatin ne olduğunu çok iyi anlatan bir hikâye."
-Diana Gabaldon-
(Tanıtım Bülteninden)

* Ne zamandır bu kitabı siz dostlarımla paylaşmak istiyordum ama mümkün değildi. Şimdi mümkünmüş!

Gündüzsefası


Acı ne kadar derinde olsa da zamanla tüm çiçekler güneşe döner yüzünü… 

Kalbin anahtarıdır gündüzsefası. Ruhlarında en derin izleri taşıyanları bile çiçekleriyle sarmalar, filizleriyle umut taşır. İşte böyle gündüzsefasının süslediği bir yüzen evde yaşayan Penny Wentworth, 1950'li yıllarda ünlü bir ressamla evlidir. Her şeye sahip olan Penny'nin tek eksiği ise küçük evlerini taçlandıracak bir bebektir. Ancak gün geçtikçe tek eksiğinin bu olmadığını anlayacaktır çünkü sevgiyi yürekten hissetmek gerekiyordur. Onun hissettiği tek şey ise içini kemiren acıdır…

Ada Santorini New York'ta yaşadığı trajediden sonra ağır depresyondadır. Kendini toparlamak için Seattle'a Tekneler Caddesi'ne gelir. Burada kiraladığı bir yüzen evde eski bir sandık bulur. Sandıkta Penny Wentworth adında bir kadına ait eski eşyalar vardır. Gariptir ki Tekneler Caddesi'ndeki hiç kimse bu kadınla ilgili konuşmak istememektedir. Merakına yenik düşen Ada, Penny'nin gizemli geçmişine adım atarken kendi geleceğini de örmeye başlayacaktır. 

Okuyucuları kalemiyle büyüleyen Sarah Jio'dan bir başyapıt daha. Gündüzsefası'nı okurken, ne kadar imkânsız görünse de her şeyin bir umuda açılacağını göreceksiniz. 

"Kitabı okuyup rafa kaldırdığınızda bile etkisinden kurtulamayacaksınız."
-Romantic Times-
(Tanıtım Bülteninden)

* Ön Sipariş Tarihi: 25 Kasım 2014

Sarah Jio'nun yeni kitabı çıkacak ta benden kaçacak! ;))


15 Kasım 2014

Bugün Benim Doğum Günüm


Bugün benim doğum günüm, 44 yaşıma giriyorum. Yanımda sevdiklerim, benden mutlusu yok!

13 Kasım 2014

Gerçek Özgürlük


Üniversite öğrencisi Timur ile profesörlükten emekli Yakup Bey tanışırlar. Yakup Bey, Timur'un gözlerinde duygu, düşünce ve davranışlarıyla yaşamı özgürce kucaklayamayan, özüne ulaşamamış bir gencin iç yalnızlığını ve burukluğunu görür. Aylar sürecek bu sohbet Timur için kültür robotluğundan "şahsiyet" olmaya götüren bir özgürlük yolculuğuna dönüşür.
(Tanıtım Bülteninden)

* Ön Sipariş Tarihi: 03 Aralık 2014

Asude Çığlıklar


Kadınlar daima haklıdır, adamlar azmıştır, kesin fazla para yoldan çıkarmıştır. Gerçekten de böyle mi olagelmiştir, gerçekten adamlar parayı bulduktan sonra mı biraz daha gönülleri gençleşir ve renklenir, bu hepsinde mi böyle olur, yoksa vaktiyle çok flört edip manevi doyuma ulaşan erkekle sonradan maddi güce ulaşmış, bunun yanında az maneviyatla eşine bağlı erkek egemen birliktelikler mi asude hayatları beraberinde getirir, tartışılır... 

İlk şok…

Yaşanılan ilk şok daima en derindir. İlk tokattır o. Hayatın birilerini aracı kullanarak attığı ilk tokat. Acıdır, çok acı. Ciğeriniz yanar. Çok kolay da atlatılamaz. 
(Tanıtım Bülteninden)

12 Kasım 2014

Tatlı Rüyalar Küçüğüm


Belki de dünyadaki en büyük acıyla, annesiz kalmanın sızısıyla baş etmeye çalışan küçük bir çocuğun ve ondan kırk yıl boyunca gizlenen sır dolu mektubun hikâyesi…

Dokuz yaşındaki Massimo bir gün kulakları sağır eden çığlıklarla uyanır. Tanımadığı iki kişi babasını ayakta tutmaya, sakinleştirmeye çalışmaktadır. Bu da yetmezmiş gibi annesi ortada yoktur. Ondan geriye kalan tek şey parfümünün belli belirsiz kokusu ve öylece bir kenara bırakılmış sabahlığıdır. 

Günler, haftalar geçse de annesi gelmek bilmez. Massimo ise sorularla boğuşmaktadır. Annesi geri dönecek midir? Acaba ortadan kaybolmadan önceki gece annesini üzdüğü için ondan özür dileme fırsatını bulacak mıdır? Cevapsız kalan soruların gölgesiyle yıllar birbirini kovalar ve Massimo yüreğinin ortasında, hiç kapanmayacak koskoca bir boşlukla hayata devam eder. Bu hassas, kederli çocuğun, yetişkinliğe adım attığında yalnızlık, terk edilmişlik, korku ve endişe hisleriyle nasıl baş edeceğini ise kimse bilmemektedir…

"Sevmenin, kaybetmenin ve hayallerden asla vazgeçmemenin öyküsü Gramellini'nin sayfalarında büyük bir bilgelik yatıyor." 
-A Bibliophile's Reverie-
(Tanıtım Bülteninden)