3 Ocak 2020

İşler Güçler


Sevgili dostlarım merhaba, nasılsınız? Biz iyiyiz. Bugün okulla ilgili işlerim vardı. Rapor aldım. Gelişim raporunu düzenleyip e-okula girdim. Binbir türlü aksiliği yaşayacağımı düşünmüştüm. İşlerim tereyağından kıl çeker gibi halloldu. En ufak bir pürüz çıkmadı, inanamadım. Dostlarım Pazar günü İstanbul, Ankara ve Balıkesir'de kar bekleniyor. Ayvalık yağmurlu olacak. Evvelki yıl
Bigadiç'te kar yağmaması için çok dua etmiştim. Köyde görev yapan tek öğretmen bendim, yalnızdım, korkmuştum, dualarım gerçek olmuştu ve kar yağmamıştı. Ayvalık'ta bu kış lapa lapa kar yağsa ama tutmasa, buz olmasa ne güzel olur. Kar yağacak bölgelerde yaşayan dostlarım tadını çıkartın doya doya. Benden şimdilik bu kadar. Yeniden görüşünceye dek sevgiyle kalın.

Elveda Geçmiş


Hayatınız paramparça olduktan sonra yaşamaya nasıl devam edersiniz?
Nichole, kocası Jake’in onu aldattığını öğrendiğinde kusursuz hayatı geri dönüşü olmayan bir şekilde mahvolur. Oğlu, yeni işi ve yeni hayatı arasında dengeyi kurmaya çalışırken Nichole, Jake’in neredeyse her açıdan zıddı olan Rocco’yla tanışır. Kaba ve aksi tavırlarına rağmen Rocco iyi bir baba ve düşünceli bir arkadaş olduğunu kanıtlar. Ancak aralarında bir ilişki başladığında Jack aralarına girmek ve Nichole’u geri kazanmak için elinden geleni yapacaktır.
Leanne kocasının sadakatsizliklerini yıllarca görmezden gelir ama Nichole sayesinde o da hayatını değiştirecek adımı atar. Artık özgür bir kadın olarak bir sosyal merkezde göçmenlere İngilizce öğretirken, Ukraynalı çekici bir erkekle tanışır: Nikolai. Romantik ilişkilerin karmaşıklığından ve kalbinin kırılma ihtimali yüzünden ondan uzak durmaya çalışsa da kendini Nikolai’a kaptırmaya başlar. Ne var ki beklenmedik bir trajedi her şeyi altüst edecektir. 
Sorunlu evliliklerini cesurca arkada bırakıp hayata yeniden başlayan bu iki kadının güçlü ve umut veren hikayesi, size her kadının kendine yeni bir yol çizebileceğini ve aşkı bulabileceğini hatırlatacak.

(Tanıtım Bülteninden)

*Debbie Macomber kitap çıkartacak ben de almayacağım. En kısa zamanda sipariş edilip okunacak. Sevgili dostlarım ilk fırsatta buluşmak dileğiyle. Dostça kalın. 

30 Aralık 2019

Mutlu Yıllar


Sevgili dostlarım  tüm sevdiklerinizle birlikte nice sağlıklı, mutlu, neşeli yıllar geçirmeniz dileğiyle. Mutlu yıllar!
Yeni yılda burada daha çok buluşabilmek dileğiyle, sevgiyle kalın!


31 Ekim 2019

Hafıza


İnsan Unutur Tarih Hatırlatır
Bugün bize Atatürk’ü ve ‘’yakın tarihi’’ 
unutturmak isteyenler, ‘’ulus bilincimizi’’ oluşturan 
‘’milli hafızamızı’’ silmek istiyorlar.
‘’Siyasal hafızamızı’’ kurgusal bir tarihle 
yeniden biçimlendirmeye çalışıyorlar.

 İşte bu kitabı, unutturulmak istenen 
‘’yakın tarihimizi’’ hatırlatarak ‘’milli hafızamızı’’
 tazelemek için yazdım.

Hafızanı silip yeniden 
biçimlendirmelerine izin verme!
Unutma, hatırla!

(Tanıtım Bülteninden)

* Pazar günü Sözcü gazetesini okurken gördüm, kampanya vardı,  Sinan Meydan kitapları indirimliydi.  Okumak istediğim kitaplardı, yeni çıkan kitabı da edinmek istiyordum. Cumartesi günü İclal Aydın imza günü için Edremit Novada'daki D&R'a gittiğimizde sordum, Hafıza kitabı henüz gelmemişti. İşte Pazar günü kampanyayı görünce hemen Sözcü Kitabevi'ni aradım. Kitapları ısmarladım! Dün kitaplarım elime ulaştı. İkinci kitap  ta yine okumak istediğim Atatürk Etkisi'ydi. Elimdeki kitabı (Aşkımız Eski Bir Roman) ve annemin şu an'da okumakta olduğu İclal Aydın'ın kitabını okuyunca Hafıza'ya başlamak istiyorum. Sevgili dostlarım yeniden görüşünceye dek dostça kalın!

22 Ekim 2019

'Piedra Irmağının Kıyısında Oturdum, Ağladım


... 'Piedra Irmağının Kıyısında Oturdum, Ağladım', yazarın Türkçe'deki ikinci kitabı. Bu kitap, bir tutkunun, bir aşkın öyküsü. Öyle bir aşk ki, bir kadınla bir erkek arasındaki tutkunun, giderek bir sonsuzluk tutkusuna dönüştüğünü görüyoruz. 'Paulo Coelho', gerçekle gerçeküstünü, ülkesinin mitolojisinden yararlanarak bütünleştirebilen ilginç bir yazar; bu romanında, dünyanın gizlerini içinde taşıyan bir aşkın öyküsünü dile getiriyor. Yirmi üç dile çevrilen ve dünyada 2,5 milyon okurla buluşan bu romanın da 'Simyacı' gibi sevilerek okunacağını umuyoruz.
*Ben bu kitabı ilk  olarak 1997 yazında okumuştum, çok beğenmiştim. İlk kitabı Simyacı'yı Bodrum'a giderken yolda bitirmiştim. O haftaki Aktüel (ne güzel bir dergiydi) dergisinde Paulo Coelho ile röportaj vardı. Bu rastlantı çok hoşuma gitmişti. İki kitap arası tatmin edici röportajı okumuştum. Sonra da Piedra Irmağı'nın Kıyısında Oturdum, Ağladım kitabını okumuştum. 
22 yıl sonra yeniden severek okuyorum. Masal tadında, okumanızı öneririm

17 Eylül 2019

Domatesli-Biberli Poğaça



Merhaba sevgili dostlarım nasılsınız? Dilerim çok iyisinizdir. Biz de iyiyiz. Güldal ablam bize geldi, radikal bir karar aldı, Ayvalık'a yerleşecek. Annemle birlikte ev arıyorlar. İnşallah gönlümüze göre bir ev bulabiliriz. Ben okula gidip geliyorum. Tarife geçiyorum dostlarım.

Malzemeler
1 su bardağı ılık süt
Yarım su bardağı ılık su
1 yemek kaşığı şeker
1 tatlı kaşığı tuz
1 paket kuru maya
Yarım su bardağı sıvı yağ
Alabildiği kadar un (ben hemen hemen 2, 5 su bardağı ekledim hamur yumuşak ele yapışmamalı)
Üstü İçin ;
2 adet orta boy domates
1 adet yeşil biber
1 tutam maydanoz
1 avuç dolusu kadar kaşar peyniri
Ve 1 su bardağı kadar beyaz peynir
3 yemek kaşığı sıvı yağ
Pul biber, kekik
Hazırlanışı
Öncelikle maya, şeker, süt ve suyu uygun bir kapa alıp iyice karıştırıyoruz ardından tuz, sıvı yağı ilave ediyoruz.
En son azar azar unu ilave edip ele yapışmayan ama oldukça yumuşak bir hamur elde ediyoruz. 1 saat mayalandırıyoruz.
Hamur mayalanırken uygun bir kaseye domates ve biberi küp küp doğruyoruz.
Maydanozu ince kıyıyoruz. İçine kaşar peyniri ve beyaz peyniri ekliyoruz.
En son sıvı yağ ve baharatlı ekleyip kenara alıyoruz.
İki katına çıkan hamuru tekrar biraz yoğurup fazla havasını alıyoruz.
Ve önceden yağlı kağıt serdiğimiz tepsiye mandalina büyüklüğünde bezeler alıp aralıklı koyuyoruz.
Elimizle hafif üzerine bastırıp domatesli iç harçtan bir yemek kaşığı kadar üzerine koyalım.
Önceden ısınmış 180 derce fırında altı üstü kızarana kadar pişirelim. Deneyecek olanlara afiyet olsun.

Dostlarım, ben sivri biberin acı olabileceğini  unuttum, pul biber de koydum, sonuç olarak komşumuzun kızı bir yudum yiyip ağlamış çünkü çok acı olmuş.  Sivri biberiniz acıysa pul biber koymayın. Annemle ben afiyetle yedik çünkü acıyı çok seviyoruz. Benden şimdilik bu kadar, yeniden görüşünceye dek dostça kalın! 





















28 Ağustos 2019

Bırak Ve Rahatla


Bırak ve Rahatla Bazen öyle anlar olur ki duygularımızı yönetemeyiz...
Duygularımız bizi yönetir…
Öfkemizle baş etmekte zorluk çeker; sevdiklerimizi kırar, incitir, sonra pişman oluruz…
Kaygılarımız yaşamımızı esir alır; adım atmakta zorluk çeker, kararsızlıklar yaşarız…
Sabah uyandığımızda ‘iyi bir gün geçirmeye’ niyet eder; günü iç daralmaları ile kapatırız…
İyi düşünmek yetmez; iyi hissetmekte zorluk çekeriz...
İç seslerimiz bir türlü susmaz; hayata tebessüm edemeyiz…
Bir telaş, bir acelecilik içinde yaşar; yeryüzünü kendi gözlerimizle seyredemeyiz…
Ve tüm bunların değişmeyeceğine inanır, kalitesiz bir yaşama kendimizi mahkûm ederiz...
Halbuki, duyguların zarara uğramış yanlarını onarmak, onarılmış duygularla bir iç genişliği içinde yaşamak mümkündür…
Değersizlik hislerimizden, yetersizliklerimizden, güvensizliklerimizden ve içimizde yıllar boyunca birikmiş tüm hoşnutsuzluk duygularından arınabilir, ruhsal özgürlüğümüze yeniden kavuşabiliriz…
Adem Güneş, Bırak ve Rahatla’da kendimizi nasıl onarabileceğimizi anlatıyor… Altı haftalık bir program içerisinde ‘Duygusal Farkındalık Eğitimi’ sunuyor…
Peki ama nasıl?
Telaşlı yaşamı bırakıp biyolojik ritmi düzenleyerek ‘sakinliğe’ erişmek… 
Bastırılmış duyguları bırakıp ‘ruhsal özgürlüğü’ hissetmek…
Kaygılı bedeni bırakıp ‘iç genişliği’ elde etmek…
Bırak ve Rahatla, geçmişini onarmak ve gerçek kendiliğini bulmak isteyen herkes için...

(Tanıtım Bülteninden)