Not: Keki, krema yerine süt ile yaparsanız daha hafif olur!Bir süre tarif yayımlamayınca depo kurtarıcı oluyor! Yeniden görüşünceye dek sevgiyle kalın!
29 Nisan 2012
Depodan Üzümlü ve Bademli Kek
Not: Keki, krema yerine süt ile yaparsanız daha hafif olur!Bir süre tarif yayımlamayınca depo kurtarıcı oluyor! Yeniden görüşünceye dek sevgiyle kalın!
25 Nisan 2012
Hayat Devam Ediyor
Merhaba sevgili dostlarım, ben, tatilde İstanbul'a gittim, çok güzel günler geçirdim, dostlarımla birlikte güzel saatler geçirdim! Pek mutluyum anlayacağınız! Moral depoladım, döndüm! Sizler de umarım iyisinizdir!
Bu kitapta Serra evleniyor, yeni bir yaşama başlıyor! Okuması çok keyifli, dilerim sizler de beğenirsiniz!Yeniden görüşmek dileğiyle, sevgiyle ve dostça kalın!
19 Nisan 2012
Şiddete Sıfır Tolerans
Gaziantep Avukat Cengiz Gökçek Devlet Hastanesi'nde ameliyatına girdiği 85 yaşındaki kanser hastasının torunu tarafından bıçaklanarak öldürülen Op. Dr. Ersin Arslan, toprağa verildi. Geride kalanlara Allah sabır versin!
Hiç kimsenin kimseye şiddet uygulamaya hakkı yoktur!Hele ki görevi hastaları iyileştirmek olan doktorlara şiddet çok çirkin bir eylemdir! Şiddeti kınıyoruz!
18 Nisan 2012
Her Gün Biraz Daha Yakın
Genç, yetenekli yazar Ginny Elkin ile psikiyatr Irvin Yalom özel seanslara başlarlar ve seanslara dair ayrı ayrı günlükler tutmaya karar verirler. Böylece, psikiyatr ve hasta ilişkisinin nasıl bıçak sırtında geliştiğini gözler önüne seren ilk kitap ortaya çıkar. Özel izlenimlerin kaydı, yavaş yavaş iki insanın güç ve güçsüzlüklerini sergiledikleri bir sahneye dönüşür. Bir başkasının terapi seansında bulunmanın nasıl bir şey olduğunu ya da psikoterapinin ne derece başarılı olduğunu merak eden herkes için ufuk açıcı bir çalışma. Şu anda terapi görmekte olan bir kimse için belki de pek rahatlatıcı olmayacaktır bu kitap, çünkü her şeyi iki tarafın da bakış açısıyla anlatıyor. Fakat terapide masanın önünde ve arkasında olmak arasındaki farkı merak eden entelektüel akıl için, Ginny'nin kendisi hakkında giderek daha bilinçli hale geldiğini görmek öğretici olabilir. Her Gün Biraz Daha Yakın, zorlayıcı ama, bu çabaya fazlasıyla değen bir okuma sunuyor.
Ben, şimdi bu kitabı okuyorum, oldukça ilginç, okumanızı öneririm!
Etkinliklerimizden Seçmeler
Merhaba dostlarım, yeni bir blog oluşturdum, anaokulunda yaptığımız etkinlerden seçmeler yer alıyor, beklerim!
anaokulundakietkinliklerimiz
15 Nisan 2012
Mutluluk İçimizde

Mutluluk içimizde
Duyamasakta,
Göremesekte
Mutluluk içimizde
Bilemesekte,
Söyleyemesekte
Mutluluk içimizde
Hissimizde,
Düşlerimizde,
Sevgimizde
Mutluluk içimizde
Çevremizde,
Gölümüzde,
Batan güneşlerde
Mutluluk içimizde
Göz bebeklerinde
Mutluluk içimizde
Saç diplerinde
Mutluluk içimizde
Gamzelerinde
Mutluluk içimizde
Tebessümlerinde
Mutluluk içimizde
Şarkılarda, türkülerde
Mutluluk içimizde
Hayallerde, gizlerde
Mutluluk içimizde
Gecelerde, gündüzlerde
Ve bir yerlerde bulunmayı beklemekte
Volkan Yoruç
11 Nisan 2012
Durulmayan Bir Kafa

Durulmayan Bir Kafa, manik-depresif hastalıklar üzerine uluslararası bir uzman ve bir Amerikan üniversitesinde tıp profesörü unvanına sahip az sayıda kadından biri olan Kay Redfield Jamison' ın, iradesini, azmini ve etkileyici entelektüel yeteneklerini kullanarak manik-depresif hastalıkla on yedi yaşından beri nasıl savaştığını anlatıyor. Çalışmaları, dünyanın dikkatini bu ölümcül olabilecek hastalığa çekmekte büyük ölçüde yardımcı olmuş ve sayısız insanın hayatını kurtarmıştır.
*Ben, şimdi bu kitabı okuyorum, roman gibi hızlı gitmiyor. Ama çok ilginç! Okumanızı öneririm!
Patatesli Kol Böreği
Merhabalar, yine uzunca bir süredir tarif yayımlamadığımı fark ettim. Ve annişimin nefis kol böreğinin tarifini yayımlama kararı aldım. Hemen tarifi veriyorum!
Malzemeler:
1 kg yufka
1/2 kg kıyma (tercihen hindi kıyması)
3 baş kuru soğan
1 tatlı kaşığı karabiber
1 tatlı kaşığı tuz
1 su bardağı süt
2 tane yumurta
3 çay bardağı sıvıyağ
Yapılışı:
Soğan ve kıyma 1 çay bardağı sıvıyağ ile kavrulur. Haşlanıp soyulmuş ve püre haline getirilmiş patateslere eklenir. Karabiber ve tuz eklenip güzelce karıştırılır.
Diğer yandan
2 yumurta, 2 çay bardağı sıvıyağ ve bir bardak süt çırpılır. Yufkalara tek tek fırça ile sürülür. Patatesli harç bolca kenarlara konur ve 2 parmak kalınlığında rulo haline getirilir. Yuvarlayarak yağlanmış tepsiye dizilir. Üstüne yağ, süt ve yumurta karışımından sürülür, fırına konur. 150 C'de ısınmış fırında 30-40 dk. pişirilir.
Afiyetle yenir!
9 Nisan 2012
ELSA'YA ŞİİRLER

Sana büyük bir sır söyleyeceğim. Zaman sensin
Zaman kadındır. İster ki
Hep okşansın diz çökülsün hep
Dökülmesi gereken bir giysi gibi ayaklarına
Bir taranmış
Bir upuzun saç gibi zaman
Soluğun buğulandırıp sildiği ayna gibi
Zaman sensin uyuyan sen şafakta ben uykusuz seni beklerken
Sensin gırtlağıma dalan bir bıçak gibi
Ah bu söyleyemediğim işkencesi hiç geçmeyen zamanın
Bu durdurulmuş zamanın işkencesi mavi çanaklarda kan gibi
Bu göz susuzluğundan sen yürürken odada
Bense bilirim büyüyü bozmamak gerektiğini
Daha beter seni kaçak
Seni yabancı bilmekten
Aklın ayrı bir yerde gönlün ayrı bir yüzyılda kalmaktan
Tanrım ne ağırdır sözcükler. Asıl demek istediğim bu
Hazzın ötesinde sevgim hiçbir zararın erişemeyeceği yerde bugün sevgim
Sen ki benim saat-şakağımda vurursun
Boğulurum soluk alıp vermesen
Tenimde bir duraksar ve yerleşir adımın
Sana büyük bir sır söyleyeceğim. Her söz
Dudağımda bir dilenen zavallı
Acınacak birşey ellerin için kararan birşey bakışının altında
İşte bu yüzdendir sık sık seni seviyorum deyişim
Boynuna takabileceğin bir tümcenin o parlakca kalp kristali
Kaba konuşmamdan gücenme benim. Bu konuşma
Ateşte şu tatsız cızırtıyı çıkaran sudur o kadar
Sana büyük bir sır söyleyeceğim. Bilmem ben
Sana benzeyen zamandan söz açmayı
Bilmem senden söz açmayı bilir görünürüm
Tıpkı uzun bir süre garda
El sallayanlar gibi gittikten sonra trenler
Bilekleri sönerken yeni ağırlığından gözyaşlarının
Sana büyük bir sır söyleyeceğim. Korkuyorum senden
Korkuyorum yanın sıra gidenden. Pencerelere doğru akşam üzeri
El kol oynatışından söylenmeyen sözlerden
Korkuyorum hızlı ve yavaş zamandan korkuyorum senden
Sana büyük bir sır söyleyeceğim. Kapat kapıları
Ölmek daha kolaydır sevmekten
Bundandır işte benim yaşamaya katlanmam
Sevgilim.
Lois Aragon
2 Nisan 2012
Mutlu Aşk Yoktur

İnsan her şeyi elinde tutamaz hiç bir zaman
Ne gücünü ne güçsüzlüğünü ne de yüreğini
Ve açtım derken kollarını bir haç olur gölgesi
Ve sarıldım derken mutluluğuna parçalar o şeyi
Hayatı garip ve acı dolu bir ayrılıktır her an
Mutlu aşk yoktur
Hayatı bu, silahsız askerlere benzer
Bir başka kader için giyinip kuşanan
Ne yarar var onlara sabah erken kalkmaktan
Onlar ki akşamları aylak kararsız insan
Söyle bunları hayatım ve bunca gözyaşı yeter
Mutlu aşk yoktur
Güzel aşkım tatlı aşkım kanayan yaram benim
İçimde taşırım seni yaralı bir kuş gibi
Ve onlar bilmeden izler geçiyorken bizleri
Ardımdan tekrarlayıp ördüğüm sözcükleri
Ve hemen can verdiler iri gözlerin için
Mutlu aşk yoktur
Vakit çok geç artık hayatı öğrenmeye
Yüreklerimiz birlikte ağlasın sabaha dek
En küçük şarkı için nice mutsuzluk gerek
Bir ürperişi nice pişmanlıkla ödemek
Nice hıçkırık gerek bir gitar ezgisine
Mutlu aşk yoktur
Bir tek aşk yoktur acıya garketmesin
Bir tek aşk yoktur kalpte açmasın yara
Bir tek aşk yoktur iz bırakmasın insanda
Ve senden daha fazla değil vatan aşkı da
Bir tek aşk yok yaşayan gözyaşı dökmeksizin
Mutlu aşk yoktur ama
Böyledir ikimizin aşkı da
Aragon
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)