17 Ekim 2013

Patatesli-Peynirli Börek

 
Merhaba dostlarım! Bugün Güldal ablama çaya geldik, nefisss bir börek yapmış. Yiyince dayanamayıp sizlerle paylaşmak üzere tarifini istedim. Beni kırmadı, verdi. Evet, ben de size tarifi veriyorum!

Malzemeler:
4 haşlanmış patates
½ su bardağı beyaz peynir rendelenmiş
½ su bardağı kaşar peyniri
Arzuya göre pul biber ve karabiber
3 tane yufka
1 su bard. süt
1 yumurta
½ çay bardağı ay çiçek yağı
1 ya da 2 çorba kaşığı ay çiçeği yağı
1 çay bardağı su
Çöre otu
 Yapılışı:
1- Patatesler ezilir, kaşar ve beyaz peynir karabiber, pul biber karıştırılır, iç hazır hale getirilir.
2- Ayrı bir kasede suyla ay çiçek yağı çırpılır. Yufkanın bir tanesi yayılır, yağlı ve sulu (1 ya da 2 çorba kaşığı ay çiçeği yağı, 1 çay bardağı su) karışım sürülür, üzerine ikinci  yufka konur, yine ıslatılır, üçüncü yufka konur, ıslatılır.
3- En sonunda  yufkalar 16 eşit parçaya bölünür. Patatesli karışım geniş kısımlara yayılır, sigara böreği gibi sarılır. 
4-Sonra  börekler yumurtalı, sütlü, ay çiçek yağına batırılıp çıkarılır.   
5- Yağlı kağıt konulmuş  fırın tepsisine dizilir. Üstüne çöre otu serpilir. 180 C de üstleri kızarana dek pişirilir.

Yeniden görüşünceye dek dostça kalın!





9 Ekim 2013

Kır Çiçeği Tepesi


Bazen kader, hayatımızdaki kişilerle sınar bizi.
Ki hayaller bu sınavı geçmek için yeterli değildir...

1929 yılında Glasgowda yaşayan genç, güzel Beattienin büyük hayalleri vardır, ta ki evli sevgilisi Henryden hamile kalana kadar... Çocuğunu evlatlık vermek üzere dünyaya getirmeden hemen önce Henry karısını terk edip Beattie ile birlikte Londraya kaçmaya karar verir. Orada kendilerine yeni bir hayat kuracaklardır.

Tam seksen sene sonra kader, Beattienin torunu Emmaya oyununu oynayacaktır. Ünlü bir balerin olan Emma, geçirdiği sakatlık nedeniyle kariyerinden vazgeçerek aile bağlarının olduğu Avustralyaya dönmek zorunda kalır. Büyükannesinden ona kalan çiftliğe vardığında, tek amacı oradaki eşyaları düzenlemektir. Ancak dört bir tarafı sararmış fotoğraflar ve eski mektuplarla çevrili olan Emma, geçmişin tozlu sayfalarında kalan bir aile sırrını çözmeye çalışırken bulur kendini. Emma attığı her adımda büyükannesiyle kaderlerinin nasıl da bir örüldüğünü keşfedecektir.

Kır Çiçeği Tepesi, yalnızca iki kadının hikâyesini barındıran yürek burkan bir roman değil, ayrıca insanın elindeki gücü ve bu gücü keşfettiğinde neler yapabileceğini ortaya koyan bir başyapıt.

"Romanın gücü, Freemanın oluşturduğu karakterlerin yanı sıra aşk, nefret ve utancı nasıl işlediğine de dayanıyor. Hem Beattie hem Emma kendilerini yeni bir hayata başlarken buluyor. Okuyucuları kâh neşelendiren kâh üzen de bu kadınların hikâyesidir."
-Publishers Weekly-
(Tanıtım Bülteninden)

2 Ekim 2013

Ellerinden Kaydı Hayat


Onu gördükçe, bu sırları saklayacağını durmaksızın yineliyordu içinden. O uğursuz güne kadar...
Şüphenin gölgesinde gelişen bir aşk. Herkesi yıkacak, darmadağın edecek bir kumpas. Lüks otellerden, büyük şirketlerin toplantılarından altkültürün cirit attığı gece kulüplerine, meyhanelere, pansiyonlara dolanan dumanlı karakterler. Demlenip tam kıvamında alınan bir intikam...

Sıradan bir hayatın yaşayanıydı Arkan ailesi; bir anda her şeyin değişeceğini ve sürdürdükleri sıradan hayatlarının kumpaslar, saldırılar ve cinayetlerle sarsılacağını bilemezdi. Genç ve güzel bir kadındı Ezgi Derin; paranın, hırsın, acımasızlığın ve pervasızca kurulan tuzakların içerisine sürüklenebileceğini ve salt on günde tüm hayatının değişebileceğini düşünemezdi bile. Ve... Bir anda kayabilir mi hayat bir insanın ellerinden...

"... Hayat anlamaya çalıştığınız, anladığınız, anlatabildiğiniz ve hiçbir zaman alışamadığınız bir sürecin anlamsız, anlaşılmaz anlarından oluşur. Mutlu ve sakin anlarınızın, yağan yağmurların, esen rüzgârların, kopan fırtınaların karşısında yılgınlığa kapılmadan, vakur, dik, dirençli durabildiğiniz anların toplamıdır geçen zaman."
(Tanıtım Bülteninden)

30 Eylül 2013

Bu Bir Sevgi Menüsüdür

 
* Birbirinize bol bol gülümseyin, "sen, gülümsemeye değersin" mesajını verin.
* Ailenize ilgi gösterin. İyi günde, kötü günde birlikte olun.
* Acaba eşinizin ya da çocuklarınızın ilgi alanlarından ne kadarının farkındasınız? Bunu sorun kendinize...
* Eşinize ve çocuklarınıza sevgi mesajı verin: "Seni seviyorum!"
* Evinize zaman zaman küçük hediyeler getirin. Hatırlanmak güzeldir. Bir buket çiçek, birçok mutluluk getirir.
*Ailece birbirinizi dinleyin. "Sen dinlemeye değersin" mesajını verin, birbirinizi rencide etmeyin.
* Birbirinizi takdir ederek teşvik edin.
* Anne-baba olarak kendinize zaman ayırın. Eşinizle en son ne zaman sinemaya gittiniz? En son ne zaman güneşin batışını izlediniz? Eşinize en son ne zaman "seni seviyorum" dediniz? En son ne zaman bir buket çiçekle geldiniz?
* Hiç düşündünüz mü?
* Ailece hayallerinizden vazgeçmeyin!
* Uyumadan çocuğunuza mutlaka zaman ayırın. Onu "iyi ki varsın!" diyerek öpün. Ona bir öykü okuyun.
* Güne pozitif başlayın... Size bakan aynalara gülümseyin... Bu hayat sizin...
                          BAKIN YARINLAR HEP GÜZEL OLACAK...











25 Eylül 2013

Can Dostumun Yolculuğu


Bruce Camerondan bir bestseller daha!

Can Dostumun yolculuğu sürüyor!

New York Times çok satanlar listesinde tam bir yıl kalan Can Dostumun devam kitabı olan Can Dostumun Yolculuğunda, hem keyifli ve eğlenceli hem de son derece düşündürücü olan dostluk öyküsü kaldığı yerden devam ediyor.

Sevecen bir köpeğin, birkaç farklı yaşam boyunca varlığının amacının peşinde koşmasının hikâyesiydi Can Dostum... Bu roman, insanla en iyi dostu arasındaki kopmaz bağa köpeğin bakış açısından bir yorum getiriyor ve yeryüzündeki her varlığın bir amaçla doğduğunu gösteriyordu. Şimdi yeni sürprizlerle süslenen bu sıradışı öyküye devam etme zamanı... Can Dostumun Yolculuğu, tıpkı ilk kitap Can Dostum gibi mizah ve hüzünle dolu.

Köpekler hakkında bir roman, insan hayatının en derin meselesi olan "Neden buradayız?" sorusuna cevap verebilir mi?

"Son derece büyüleyici... Okurlar bu muhteşem romanı bir çırpıda okuyacaklar ve başından sonuna kadar ağlayacaklar."
Publishers Weekly

"Sarsılmaz bir sadakatin ve tüm sınırları aşan bir sevginin dokunaklı öyküsü..."
Book Reporter

"Köpekleri sevmeseniz de, hatta hiç köpek sahibi olmamış olsanız da bu kitabı çok seveceksiniz."
Squidoo.com

 Allah Allah, ben, bir gün içersinde deli gibi kitap tanıtımı yaptım! Adım kitap böcüğüne çıktı!
Dostça kalın, en kısa zamanda kavuşmak dileğiyle!

Orkide Evi


Hayatta herkes mutlu sona ulaşmaz. Yalnızca mutlu anların olmasını umabilir ve yapabildiğimiz sürece o anların tadını çıkarmayı öğrenebiliriz.

Ünlü piyanist Julia Forrester, kocasını ve üç yaşındaki oğlunu acı bir trafik kazasında kaybedince hayata küser. Toparlanabilmek için büyüdüğü kasabaya dönen Julianın yolu, çocukluğunun geçtiği Wharton Park Çiftliğine düşer. Bir zamanlar çok özel orkidelerin yetiştiği bu çiftliğin yeni sahibi Kit Crawfordla tam da yeniden hayata tutunmaya başlayacakken Julia, kuşaklar öncesine dayanan bir aile sırrını keşfeder. Julianın ailesini ve Crawfordları etkileyen bu sır, savaş zamanında dünyanın öbür ucunda yaşanan hayatlara kadar uzanmaktadır.

Bu arada kötü bir sürpriz, Julianın hayatın ona ikinci kez sunduğu mutluluk fırsatına arkasını dönmesine neden olacaktır. Öğrendiği gerçekler karşısında şaşkına dönen genç kadın, sonunda kendisini orkidelerin anavatanı Taylandda bulacak ve geçmişle geleceğin birbirine kenetlendiği bu yerde kafasındaki onca soruya cevap arayacaktır.

"İnsanın içini sızlatan duyguları ve öykünün geçtiği dünyayı bütün zenginliğiyle ortaya koyan bir kitap."
-Lancashire Post-

"Yürek burkan, romantik bir hikâye. Tümüyle o atmosferin içine dalacaksınız."
-Beverley Guardian-
"Tek kelimeyle harika. Her bir detayıyla insanı cezbediyor."
-History and Women-

"Orkide Evi uzun zamandır okuduğum en iyi kitaplardan ve kalbimdeki yerini hep koruyacağa benziyor."
-Bibliophilia-

"Bu kitabı iki kelimeyle özetlersek; nefes kesici."
-Faded Parchment-
(Tanıtım Bülteninden)

Kız Kardeşler Arasında



Sevgi adına yapılan hatalar...
Yeni bir başlangıç yapabilme umudu...
Ve sadece iki kız kardeşin arasında kalacak anılar...

Meghann Dontess yıllar önce kimsenin cesaret edemeyeceği bir tercih yaparak tüm hayatını sil baştan kurmaya karar verir ve başarılı bir kariyere sahip olabilmek için ağır bedeller ödemek zorunda kalır: Kız kardeşini terk etmek. Başarılı ama yalnız bir kadın olan Meghannın yıllar sonra tekrar bir araya geldiği kız kardeşi Claire şimdi bir dönemecin eşiğindedir ve hayatında ilk kez âşık olup kısa süre içinde evlenmeye karar vermiştir.

Meghann kız kardeşini hata yapmaması için evlenmekten vazgeçirmeye çalışırken kader onları tahmin bile edemeyecekleri kötü bir sürprizle karşı karşıya bırakır. Ancak zorlukların üstesinden gelmek için gösterdikleri çaba onları yakınlaştıracak ve birbirlerini anlamaları için bir fırsat sunacaktır…

Kız Kardeşler Arasında acı veren pişmanlıkları, kalbin küçük bir köşesinde saklanan güzel hatıraları ve ne olursa olsun yitirilmeyen tekrar sevebilme umudunu anlatıyor...


"Hannah bize harika bir ders veriyor:
Sevgi, birbirimizin hatalarını kabullenmekten geçer."
People

"Kız Kardeşler Arasında aşkı, samimiyet ve şefkatle ele alıyor."
Luanne Rice

Aynı Yıldızın Altında


Hayatın Anlamını Bulmanın, Âşık Olmanın ve Alınan Her Nefesin Farkına Varmanın Öyküsü

On altı yaşındaki kanser hastası Hazel Gracein birkaç yıl daha yaşamasını garanti eden tıp mucizesine rağmen hastalığı ölümcüldür ve konulan teşhisle birlikte yıldızlar, öyküsünün son bölümünü çoktan kaleme almıştır.

Fakat Augustus Waters isimli yakışıklı bir sürpriz karakter, Kanserli Çocuklar İçin Destek Grubunda boy gösterince Hazelın hayatı bambaşka bir yöne sapar ve bu zeki çocuğun çekimine karşı koyamayan kızın öyküsü yeniden yazılır...

  • TIME dergisi, 2012nin En İyi Romanı

  • Goodreads, 2012nin En İyi Genç Yetişkin Kitap Ödülü

  • New York Timesın En Çok Satanlar Listesinde #1

  • Wall Street Journalın En Çok Satanlar Listesinde #1

  • Amazonun En Çok Satanlar Listesinde #1

  • Indieboundun En Çok Satanlar Listesinde #1


  • "Hayata, ölüme ve araya sıkışanlara dair bir roman olan Aynı Yıldızın Altında, John Greenin en iyi kitabı.
    Kahkaha atıyor, ağlıyor, hızınızı alamayıp tekrar okuyorsunuz."
    Markus Zusak, Printz ödüllü bestseller yazarı

    "Aynı Yıldızın Altında evrensel konuları ele alıyor: Sevilecek miyim? Hatırlanacak mıyım? Bu dünyada bir iz bırakabilecek miyim?"
    Jodi Picoult, New York Times bestseller yazarı

    "Dâhiyane... Çok etkileyici... Güçlü ve saf duygularla korkusuzca yüzleşebiliyor."
    TIME

    "Green, okurların aklından uzun süre çıkmayacak, göz kamaştıran iki gencin öyküsünü iyi bir gözlem yeteneği ve empatiyle anlatarak, rafta duracak bir kitaptan ötesini yazmayı başarmış." People

    "Bu romanı çekici kılan şey dakikada bir heyecanlı bir patlama yaşanması değil, sayılı günler içinde sonsuzca yaşamaya çalışan karakterlerin gerçekliği."
    The Washington Post

    "Buruk bir komedi, akılları baştan alacak bir romantizm ve insana hayat ile ölüme dair sorulan büyük soruları keyifle ve uzun uzun düşündüren bir kitap."
    Horn Book

    "Aynı Yıldızın Altında bir aşk hikâyesi. Son dönem edebiyatın en içten ve dokunaklı romanlarından biri ama aynı zamanda korkunç bir zekâ, cesaret ve hüznün varoluşsal trajedisini de anlatıyor."
    Lev Grossman, TIME
    (Tanıtım Bülteninden)


    24 Eylül 2013

    Ve Dağlar Yankılandı


    Gece vakti, çölü bir el arabasını çekerek geçen bir baba. Arabanın içinde annesiz iki çocuk; iki kardeş; biri kız, biri erkek. Küçük Peri için ağabeyi Abdullah, ağabeyden çok öte. On yaşındaki Abdullaha sorsanız Peri, her şey demek. Köylerinden Kâbile varmak için çıktıkları yolculuğun sonunda aileyi yürek parçalayıcı bir son bekliyor. Fakat aslında bu bir son değil... Kardeşlerin başlarına gelenler -yakın ya da uzak- ilişki kurdukları tüm insanların hayatlarında nesiller boyu yankılanacak...

    Hayat farklı aileleri sevgi ve fedakârlık, ihanet ve sadakat gibi ortak duygularla sınarken, karakterlerin başlarına gelenler ve yaptıkları seçimler, kitabın her biri ayrı bir renk ve lezzet taşıyan katmanlarını oluşturuyor. Afganistanın küçük bir köyünde doğan ve okuru Kâbilden Parise, San Franciscodan Tinos adasına taşıyan bu öykü, her sayfada renklenip güçleniyor.

    Ve Dağlar Yankılandı, bizi biz yapan değerler üzerine düşündüren, ustalıkla yazıldığını her bölümde yeniden kanıtlayan, büyüleyici bir roman. Uçurtma Avcısı ve Bin Muhteşem Güneş ile dünya çapında sevilen bir yazar olan Khaled Hosseininin yazarlığında bir dönüm noktası.
    (Tanıtım Bülteninden)

    23 Eylül 2013

    Çiçeklerimi Rüzgara Verdim

     yaşamlarında yeni bir dönemece giren,
    üç nesilden üç farklı kadının,
    duygu kokan hikâyeleri...

    Kaderin size gülmediğini düşünüyorsanız, birilerinden yardım beklemek yerine iç sesinizi dinlemenin vakti gelmiş demektir.
    Bu konuda hâlâ şüpheleriniz varsa, her şeyi geride bırakıp uzun bir yolculuğa çıkan üç nesilden üç farklı kadının ilham veren hikâyelerine kulak verin.

    Çiçeklerimi Rüzgâra Verdim, gönüllerde özel bir yeri olan ilk aşkları, tebessümle hatırlanan ilişkileri ve gençliğin saflığa bürünmüş heyecanlarını, kısaca hayatın desenini yüreklere işleyen bir roman.

    En iyi intikam yaşamaktır...
    Yıllardır çoksatanlar listelerinden inmeyen Debbie Macomber, seriye yüreklerinizi ısıtacak bir kitap daha ekliyor.
    Publishers Weekly
    Harika karakterlerden oluşan Çiçeklerimi Rüzgâra Verdim kitabının sonunu tahmin ettiğinizi sanabilirsiniz. Fakat romanı bitirdiğinizde yanıldığınızı göreceksiniz. Macomber işini biliyor,
    her zamanki gibi.
    Womans Day

    Çiçeklerimi Rüzgâra Verdim, sorularına cevap arayan üç kadının muhteşem hikâyesi. Macomberdan beklediğimiz mizah ve romantizm bu kitapta oldukça baskın, hem de ilginç bir yolculuk eşliğinde...
    Lesas Book Critiques

    20 Eylül 2013

    Waffle


    Sevgili dostlarım merhaba! Rutin doktor kontrolü nedeniyle dün akşam İstanbul'a geldim. Bugün doktoruma gittim, döndüm. Annemle birlikte Güldal ablama geldik, çayımızı içtik. Sevgili ablacığım, bana daha önceden söz verdiği üzere enfessss waffle'sinden yaptı. Enfesss ötesi waffle'yi afiyetle götürdük! Oburluğum tuttu!
    Ablam, waffle makinesi almıştı, arada bir yapıyor, çok ta iyi ediyor, sağolsun! Ben, İstanbul'a geldiğim için pek mutluyum! Sizlerin de keyfi yerindedir umarım!
    Tarife geçiyorum!

    Malzemeler (4 kişilik) :
    1/2 kg süt
    1 yumurta
    50 gr tereyağ
    125 gr pudra şekeri
    300 gr un
    1 paket vanilya
    1 paket kabartma tozu

    Yapılışı:
    Önce yumurta ile pudra şekeri çırpılır. Azar azar süt eklenir. Tereyağı eritilir. Un, kabartma tozu, vanilya eklenir. Çırpılmaya devam edilir. Waffle makinesi varsa birer kepçe dökülerek pişirilir.
    Afiyetle yenir!

    *Hamiş neymiş? En kısa zamanda bir waffle makinesi edinilmeliymiş! :)))

    Dostlarım, en kısa zamanda görüşmek dileğiyle, sevgiyle kalın!








    14 Eylül 2013

    Can Dostum


    Köpekler hakkında bir roman, insan hayatının en derin meselesi olan "Neden buradayız?" sorusuna cevap verebilir mi?

    Can Dostum, bir köpeğin birkaç farklı yaşam boyunca varlığının amacının peşinde koşmasının hikâyesi... 2006da Ulusal Köşe Yazarları Derneğinden En İyi Mizah dalında ödül alan ve 2011de YILIN KÖŞE YAZARI seçilen W. Bruce Cameronın bu iç açıcı ve komik romanı, bir köpeğin pek çok hayatının duygusal ve eğlenceli hikâyesi olmakla kalmıyor, aynı zamanda insan ilişkilerine ve insanla en iyi dostu arasındaki kopmaz bağa köpeğin bakış açısından bir yorum getiriyor.

    "Muhteşem bir kitap. Hem güldüm hem gözyaşlarına boğuldum..."
    Alice Walker, Pulitzer ödüllü yazar

    "Hayatında bir köpeği sevmiş olan herkes, bu bilgelik dolu, dokunaklı ve çok eğlenceli kitabı okumalı."
    Dr. Marty Becker, Good Morning America

    "Elimden bırakamadım. Bitirdiğimde, kısa süre önce ölmüş olan köpeğimin bu kitap aracılığıyla benimle konuştuğu hissine kapıldım."
    Dina Zaphiris, Animal Planet

    "Bir köpeğin komik, büyüleyici ve kesinlikle inandırıcı birkaç hayatının hikâyesi olan bu kitap, reenkarnasyonun olduğuna ve yazar W. Bruce Cameronın bundan önceki hayatında bir köpek olduğuna ikna etti beni. Başka türlü, dört patili bakış açısından hayatı, sevgiyi ve sadakati bu kadar dokunaklı bir biçimde nasıl anlatabilirdi ki?"
    Victoria Moran


    8 Eylül 2013

    Bu Sevgidir

     
    Onun güzelliğini herkes görüyorsa o bence az güzeldir.
    Herkes biliyorsa o bence hiç güzel değildir.
    Onun güzelliğini yalnız ben görüyorsam bu sevgidir.
    Yalnız ben biliyorsam bu aşktır.
    Hiç kimse görmüyorsa bu yalnızlıktır.

    Özdemir ASAF

    4 Eylül 2013

    Patates Püresi ve Fırında Tavuk


    Merhaba dostlarım! Aytülcüm ve ben Güldal ablamızın yaptığı patates püresine bayılırız! Biz de yaparız aslında ama onun ki bir başka olur! Kendisinden rica ettim, beni kırmadı ve yaptı, sağolsun!
    Tarife geçelim mi? Önce patates püresinin hemen ardından fırında tavuğun tarifini vereceğim!Tarifi bizler çok iyi biliyoruz ama yine öğrenciler, bekar baylar ve bayanlar için vermekte yarar var!

    Patates Püresi

    Malzemeler:
    4-5 patates
    1 su bard. süt (patatesin cinsine göre süt ölçüsü değişebilir)

     2-3 çorba kaşığı krema (arzuya göre)
    1/2 çay kaşığı tarçın
    1/2 çay kaşığı karabiber
    1 tatlı kaşığı tuz
    2 çorba kaşığı margarin
    2 kibrit kutusu kaşar peyniri

    Yapılışı:
    Patatesler haşlanır. Püre haline getirilirken süt ve margarin eklenir. Ardından diğer malzemeler eklenir. Kaşar peyniri eridikten sonra altı kapatılır. Servise hazır hale gelir.

    Soslu Tavuk (4 kişilik)

    Malzemeler:
    4 tane tavuk buttu
    2 çorba kaşığı domates salçası
    2 irice diş sarımsak
    1/2 çorba kaşığı kekik
    Biraz pul biber
    1 çay kaşığı karabiber
    1 tatlı kaşığı tuz
    2 çorba kaşığı krema

    Yapılışı:
    Sos önceden hazırlanır, tavuk eklenir. Bir kaç saat soslu tavuk bekletilir. Fırın poşetine konup yaklaşık bir saat pişirilir (180 C).
    Afiyetle yenir!

    Yeniden görüşünceye dek dostça kalın!
















    28 Ağustos 2013

    LAZANYA




    Sevgili dostlarım yeniden merhaba! Nasılsınız, umarım iyisinizdir! Ben Uzunköprü’ye bir heyecanla döndüm bu yüzden  hem seviniyorum hem de üzülüyorum! Bayram tatiline kadar annem dışında tüm sevdiklerimi İstanbul’da bırakıp gideceğim! Hele Aytül ablam bayram tatilinde de burada olmayacak, eşiyle tatile çıkacaklar! Ve onu belki de sömestr tatiline dek göremeyeceğim! Öbür yandan evimi de, okulumu da çok özledim!
    Annemden rica ettim, beni kırmadı ve lazanya yaptı! Sağolasın anneciğim!  Bana da tarifini yazıp sizlerle paylaşmak düştü!Artık  lazanya tarifine geçelim mi?
    LAZANYA (4 kişilik)
    MALZEMELER:
    ½  kg. kıyma
    1 paket lazanya
    2 orta boy kuru soğan
    1 çay kaşığı karabiber
    2 yemek kaşığı salça
    1 çay bard. sıvıyağ
    1 tatlı kaşığı tuz
    3  çorba kaşığı un
    200 gr taze kaşar ya da dil peyniri
    1 büyük boy domates
    2 sivri biber
    1 su bardağı süt
    ½  su bardağı su
    Yapılışı:
    1-1 paket lazanya üç partide olmak üzere bir miktar tuzlu ve 1 kaşık sıvıyağ eklenmiş suda  haşlanır.
    2-Soğuk suyun içine konulur  (yapışmaması için)
    3- Kıyma harcı için: Soğanlar kavrulur, kıyma eklenir. Birlikte kavrulur. Daha sonra domates ve sivri biber eklenir. En son salça, karabiber, tuz konur. İyice kavrulunca bir kenarda bekletilir.
    4-Beşamel sos için:  Bir tencereye un, sıvıyağ konur, un kavrulunca süt ve su eklenir, tuz karabiber de konur, sürekli karıştırılır. Kaynamaya başlayınca rendelenmiş kaşar peynirinin yarısı beşamel sosa eklenir. Kaşar peyniri eriyince ocak kapatılır!
    5-Yağlanmış dikdörtgen bir seramik kaba ya da borcama lazanyalar dizilir, ilk kat bitince fırça ile beşamel sos sürülür,ikinci kata yine aynı işlem uygulanır. Üç kat bir miktar kıyma harcı konur. Sonra tekrar lazanyalar dizilir, beşamel sos sürülür,son  üçüncü  kat kıyma harcı yeniden konur. Kalan lazanyalar her kata beşamel sos sürülecek biçimde yerleştirilir. En üst kata yine beşamel sos sürülür. Ardından kalan rendelenmiş kaşar peynir konur.  Borcam ya da seramik kap fırına sürülür. Orta ısılı fırında yaklaşık 40 dk. pişirilir.

    Not: Lazanyanızın kalın olmasını istemiyorsanız kutunun 2/3'ünü kullanabilirsiniz!

    Ve  afiyetle yenir! Dostça kalın!

    26 Ağustos 2013

    TİRAMİSU





    Sevgili dostlarım yeniden merhaba! Annemin, Aytül ablamın  tirasimularını yedim.  Ama Güldal ablamın  tiramisusunu yemek yeni nasip oldu! Ablalarım ve annem oldukları için söylemiyorum ama üçünün de yaptığı enfesti! İlk fırsatta benim yaptığımı da yemek istediklerini belirttiler! İnşallah yapacağım! Şimdi size tiramisu tarifini vereceğim. Aslında yıllar önce blogumda annemin yaptığı tiramisunun  tarifini yayımlamıştım ama resimler çok bulanık çıkmıştı. O nedenle yeniden  sizlerle paylaşmaya  karar verdim! Çok uzattım evettt, tarifini veriyorummm!
    Malzemeler:
    1 adet kakaolu  kek tabanı
    1 paket labne peyniri
    ½ kg süt
    1 yumurta sarısı
    1 çay bardağı toz şeker
    1 kupa nescafe (keki  ıslatmak için,  4 kesme şeker ile tatlandırılmış)
    3 çorba kaşığı un
    Üzeri için kakao
    Yapılışı:
    Kekin iki ayrı parçası bir kupa nescafe ile eşit miktarda ıslatılır, bir kenarda bekletilir. Ayrı bir kapta yumurta sarısı ile süt çırpılır, tencereye un ve toz şekeri koyup karıştırılır, üzerine yumurta karışımlı süt ilave edilir, ağır ateşte krema pişirilir, inmesine yakın labne ilave edilir, piştikten sonra kremanın bir miktarı kekin arasına geri kalanı kekin üzerine yayılır. Biraz soğuduktan sonra kakao serpilir.
    Not: 1-Servise sunmadan bir gün öncesinde yayılması tavsiye edilir ( tiramisunun lezzetinin tam olarak oturması için)
    2- Damak tadınıza göre  nescafe karışımının içerisine 2 çorba kaşığı baileys  ya da 1 çorba kaşığı konyak konulabilir.
    Afiyetle yenir!
    Yeniden buluşuncaya dek dostça kalın!

    21 Ağustos 2013

    Peynirli Ekmek


    Sevgili dostlarım yeniden merhaba, affınıza sığınarak bu kadar kolay  bir tarifi paylaşıyorum, aramızda öğrenci arkadaşlarımız olabileceğini düşündüm açıkçası!
    Hemen tarife geçiyorum!

    Malzemeler:
    100 gr beyaz peynir
    1 tatlı kaşığı margarin
    1 kırmızı biber
    3-4 tane sivri biber
    1 yumurta
    biraz kara biber (isteğe bağlı)

    Yapılışı:
    Biberler ince ince kesilir, tüm malzemeler karıştırılır, ekmeklerin üzerine sürülür. Orta dereceli fırında peynirler eriyene dek pişirilir.

    Afiyetle yenir!














    Mercimekli Poğaça

     Merhaba dostlarım, bugün mercimekli poğaça yaptık, onun tarifini vereceğim!Aslında pamuk poğaça tarifini kullandım, tarifi hatırlamanız için yeniden vereceğim! Bu arada umarım keyfiniz yerindedir, umarım iyisinizdir!

    Tarife geçelim mi?

    Pamuk Poğaça

    Malzemeler (hamuru için)
     1 su bard. ılık süt
     1 su bardağı ılık su
     1 su bard. sıvıyağ
     5 çorba kaşığı şeker (ben 2 kaşık şeker koydum)
     1 çorba  kaşığı tuz
     1 paket instant maya
     Aldığı kadar un

    Üzeri için:
    1 yumurta, çöreotu

    İçi için:
    1 su bard. haşlanmış yeşil mercimek
    2 orta boy kuru soğan
    Tuz
    Karabiber

    Yapılışı:
    1- Hamur malzemeleri karıştırılır, yoğrulur, un az gelirse yavaş yavaş eklenir. Mayalanmaya bırakılır.
    2- 2 soğan sıvıyağda kavrulur. Yeşil mercimek eklenir, 2-3 dk. pişirilip ocağın altı kapatılır. Soğumaya bırakılır.
    3-Poğaça şekillendirilir, 30-35 dk. kadar dinlenmeye bırakılır.
    4- Üzerine yumurta sürülür, çöreotu serpilir, 180 C fırında 30-35 dk.  pişirilir.

    Afiyetle yenir!

    Yeniden buluşuncaya dek dostça kalın!






    12 Ağustos 2013

    Ablam Usulü Çiğ Börek

     Sevgili dostlarım merhaba! Ablamla, annemle ve yeğenimle oynadığımız okey oyununda yenildik. Bu yüzden ablamla ben mutfağa girdik ve çiğ börek yaptık.  Ablam hamuru yoğurdu, harcı hazırladı. Ben kıyma koyup    böreklerin üzerlerini kapattım, annem de bize kızartma aşamasında yardımcı oldu kazanan taraf olduğu halde!Hepimizin eli değdiği için de çok çok lezzetli bir çiğ börek oldu, mütevazi olamayacağım, çok           üzgünüm!.)))

     
    Tarife geçelim mi?

    Malzemeler (6 kişilik)
    4 su bardağı un
    1 tatlı kaşığı tuz
    Su
    2 orta boy kuru soğan
    500 gr kıyma
    1 tatlı kaşığı tuz (kıyma için)
    1 çay kaşığı karabiber
    1 çay bardağı su
    Kızartmak için ayçiçek yağı

    Yapılışı:
    Un, tuz ve suyu bir kapta karıştırıp yumuşak bir hamur hazırlayın.  Soğanın kabuğunu soyup rendeleyin. Kıyma, tuz, karabiber ve su ekleyip karıştırın. Hamuru ceviz büyüklüğünde bezelere ayırın. Yaklaşık 20 cm çapında açın. Hamurun yarısına kıymayı ince bir tabaka olacak biçimde yayın. Diğer tarafını üzerine kapatıp kenarlarını parmak uçlarınızla basstırın. Kızgın ayçiçeği yağında her iki yüzünü de kızartın. Sıcak olarak servis yapın. Afiyet olsun! :)))