21 Nisan 2013

Annişimin Doğum Günü

Bugün annişimin doğum günü, bu önemli günde ilk kez ayrı kaldık! Anneciğim, doğum günün kutlu olsun!

Son Ada

Annemin önerisiyle kütüphaneden aldığı  kitabı elime aldım, bir solukta bitirdim! Kişisel hırsların doğanın dengesini nasıl bozduğuna, ilişkilerin nasıl bozulduğuna ilişkin çok çok güzel bir kitap.Zülfü Livaneli'nin eline, emeğine sağlık!
Yeniden görüşünceye dek dostça kalın!

18 Nisan 2013

Pratik Meyveli Pasta

 Merhaba sevgili dostlarım, uzunca sayılabilecek bir süre yine tarif yayımlamadım, değil mi? Bugün, çok basit, çok ta pratik bir pasta tarifi vereceğim sizlere!

 
 Tarife geçelim mi?

Malzemeler: 
1 kutu krem şanti
2 su bardağı süt
1 hazır pasta tabanı
mevsim meyveleri
1 çorba kaşığı nescafe
1/2 bardak su
1/2 bardak süt

Yapılışı:
Pasta keki, 1 çorba kaşığı nescafe, yarım ölçü su, yarım ölçü süt karışımıyla (yaklaşık yarım su bardağı) ıslatılır. Bir kutu (iki poşet) krem şanti  iki bardak süt ile çırpılarak hazırlanır. Krem şanti, pasta kekinin arasına sürülür. Araya dilediğiniz meyvelerden koyabilirsiniz. İkinci pasta keki üste konur, krem şanti sürülür, dilediğiniz meyvelerle süsleme yapılır. Veee buzdolabında dinlendirilerek dilerseniz çayın dilerseniz kahvenin yanında afiyetle yeniiir! :)))
İlk fırsatta görüşmek dileğiyle sevgiyle kalın!






15 Nisan 2013

Ruhunu Dinle...

  
 "Tek Şişman Beyniniz" kitabının yazarından

Diyeti bırak, ruhunu hafiflet!

Yasemin Soysal Ruhunu Dinle, Bedenini Doyur kitabıyla diyet ve kilo meselesine yepyeni, ezber bozan bir yaklaşım getiriyor.
Bu kitabı okurken "farkındalıkla yeme sanatı"nı öğrenecek, bu arada kilolarınızın uçup gittiğinin farkına varamayacaksınız.
Şaşırmaya hazır olun!

Demek zayıflamak istiyorsun?

Denemediğin diyet reçetesi kalmadı belki de… Mucize formüllerin hepsini ezberledin. Peki, neden işe yaramadı dersin?
Diyetisyenlerden önce bedenine, ruhunun isteklerine kulak vermen gerektiğini
unuttuğun için olmasın sakın!Beden-kitle indeksini hesaplamadan önce karnındaki gurultuyu doğru okuyamadığın için olmasın!

Hadi bir yolculuğa çıkalım birlikte...
Her şeye en başından başlayalım...
Sanki kendinden öç alır gibi yemek yiyor, spor salonundan inadına kaçıyor, motive olmak yerine kendine sürekli acıyorsan, işte bu kitap tam sana göre!
Bu kitabı okurken ruhsallığın zayıflama süreciyle ne kadar alakalı olduğunu fark edeceksin. Sana ceza gibi görünen kiloların aslında bir ÖDÜL -evet, evet şaka değil, bir ödül- olduğunu göreceksin...

Yöntemler ne olursa olsun sorunu çözecek olan sadece sensin! Çünkü ruhunu dinlemezsen bedenini doyuramazsın!


14 Nisan 2013

Annelik...


Baktığın kadını ANNE diyerek geçme, tanı!

Nasıl her yiğidin bir yoğurt yiyişi varsa, her annenin de bir çocuk yetiştirme tarzı var. Parmak izi nasıl insandan insana farklılık gösteriyorsa, çocuk büyütmek de anneden anneye farklılık gösteriyor.

Bununla birlikte annelikle ilgili bazı temel gerçekler var ki, dünyanın neresine giderseniz gidin değişmiyor.
Anne olan bir kadının hayatı ikiye ayrılıyor: Çocuktan Önce ve Çocuktan Sonra.

Elif Doğan, çocuğunun doğumuyla birlikte çalışma hayatına ara veren ve kendini anneliğe adayan kadınlardan. Ama bu ara ona başka bir iş olarak dönüyor. Annelik deneyimlerini, keyfini, sıkıntılarını başka annelerle paylaşabileceği bir blog yazmaya başlıyor. Artık onu herkes Blogcu Anne olarak tanıyor. Çocuktan Önceki hayatında varlığının farkında bile olmadığı kavramlar, Çocuktan Sonraki hayatında başköşeye oturmuş her kadın gibi yeni hayatında acı tatlı birçok anı biriktiriyor ve onları diğer annelerle paylaşıyor blogunda. Bu kitap da o blogdaki yazılardan ve bir nevi “Blogcu Anne Özlü Sözleri” tadında paylaşımlardan oluşuyor işte. Sonuçta her şeyin başlangıcı annelik.
Annelik Her Zaman Tozpembe Değil, bebeğinizin uyku sorunlarına çözüm önermiyor. Yemek yeme problemi olan çocukları iştahlı yumurcaklara çevirmiyor. Disiplin konusundaki sorularınıza yanıt olmuyor.
Ama “yalnız değilim” dedirtiyor. “Benimle aynı kaderi paylaşanlar var.”

10 Nisan 2013

Aşk Kokan Çiçekler


Son iki oyunu üzücü bir şekilde başarısızlığa uğrayan yazar Bree OBrien, Chicagoyu terk edip büyüdüğü yer olan Chesapeake Kıyılarına geri döner. Aniden karşısına çıkan bir fırsatı değerlendirerek, keyif aldığı çiçeklerle uğraşabilmek için yepyeni bir heyecanla Çiçekçi Dükkânını açar. Ne var ki, boşanmış annesi ve burnundan soluyan eski aşkı etrafındayken Chesapeake Kıyıları düşündüğü kadar sakin ve huzurlu değildir

Jake Collinsin, Breeyi hayatından uzaklaştırmak için birçok nedeni vardır. Ancak bu yine de ondan uzak durması için yeterli değildir; çünkü hâlâ ona sırılsıklam âşıktır. Sevdiği kadının sonsuza dek yanında olacağını bilse, geçmişteki tüm kırgınlıkları unutmaya hazırdır.

Peki, Bree sonsuza dek onunla kalacak mı?

Bunu öğrenmenin tek bir yolu vardır; inadından vazgeçip, geleceğe doğru riskli bir adım atmak
Woodsdan yine, güneyin tadını ve kokusunu alabileceğiniz, ilgi çekici hikâyesi ve büyüleyici karakterleri ile ön plana çıkan bir roman. - Library Journal

"Sherryl Woods, okurlarını her zaman mutlu etmeyi başarıyor! Ben de onlardan biriyim."
-Debbie Macomber

Woodsdan yine, güneyin tadını ve kokusunu alabileceğiniz, ilgi çekici hikâyesi ve büyüleyici karakterleri ile ön plana çıkan bir roman. - Library Journal

Sherryl Woods, Chesapeake Kıyıları serisi ile son derece sürükleyici bir aile öyküsü yaratıyor.
- Publishers Weekly

Zekice, büyüleyici ve sıcacık.
- New York Times En Çok Satan Yazarı Heather Graham

Akıllı karakterler, gerçekçi diyaloglar Enfes bir hikaye

9 Nisan 2013

Senden Önce Ben

 
Birbirlerine aşktan başka verecek hiçbir şeyleri yoktu

Yaşamın ince detayları Loudan sorulur. Otobüs durağıyla ev arasında kaç adım var Çalıştığı kafeye gelip gidenler nasıl bir hayat yaşıyor Parlak yeşil elbisenin altına ne renk külotlu çorap giyilir Onda bu soruların hepsinin cevabı var. Kolayca mutlu olabildiği küçücük dünyasında bilmediği tek şey hayatın çok daha karmaşık soru ve cevaplarla dolu olduğu

Geçirdiği motosiklet kazasıyla hayatı altüst olan Will uzun süredir karmaşık sorularla meşgul. Bu hayatta diğer insanları mutlu eden küçük şeyler ona biraz olsun keyif vermiyor. Çevresindeki tüm renkler birden griye dönmüş ve böyle bir umutsuzluk içindeyken yapabileceği tek şeyin hayatını sonlandırmak olduğunu düşünüyor.

Peki, asık suratlı, aksi ve geçimsiz Will, Lounun rengârenk yaşamıyla karşılaşırsa neler olur

Mucizelere inanmıyorsanız durup bir kez daha düşünün

Limon Yapraklarının Kokusu


Otuz yaşındaki Sandra, erkek arkadaşından ve işinden ayrıldıktan sonra Costa Blancadaki bir köye sığınır. Hayatına yeni bir yön vermek ister ve bunu nasıl yapacağına karar vermelidir. Norveçli yaşlı bir çift olan Karin ve Fredrikle arkadaş olur; bu sevimli ikili Sandra için hiç sahip olmadığı büyükanne ve büyükbabası haline gelir. Ancak Nazi toplama kamplarından sağ kurtulmuş az sayıda kişiden biri olan Juliánla tanıştığında her şeyin göründüğü gibi olmadığını anlar ve gerçeği bulmak için tehlikeli bir maceraya atılır.

İspanyanın en başarılı yazarlarından birinin yazdığı, zekice örülmüş kurgusu ve tırnak yediren temposuyla Limon Yapraklarının Kokusu hem bir kadının kendini bulması hem de gizli kalmış tarihsel gerçeklerin gün ışığına çıkarılması öyküsü.

8 Nisan 2013

Hasret


Gittin...
Bir yemin kaldı aramızda
Yarısı senin
Yarısı benim...

Hasret, izleri Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet öncesi döneme uzanan, gerçek yaşamdan alınmış kırık bir aşkın ve ömür boyu süren hasretin öyküsü.

Müslüman bir bey oğluyla bir Rum kızının tüm engellere rağmen filizlenen sevdası, önüne çıkan ne varsa yakıp yıkacak güçte bir kora dönüşür. Ancak ayrılık kaçınılmazdır.

Lozan Antlaşmasının öncesinde imzalanan Mübadele Sözleşmesi, bir buçuk milyona yakın insanı yerlerinden yurtlarından ederken, geride parçalanmış hayatlar, boynu bükük aşklar ve nesiller boyu sürecek hasret hikâyeleri bırakacaktır.

Tıpkı Tacettinle Patricianın hikâyesi gibi...

1 Nisan 2013

Alman Pastası

 

Selam dostlarım, nicedir canım Alman pastası çekiyordu! Güldal kuzum da bana söz vermişti, bu gidişimde bana pastamı yaptı. Tarifini aldım, aşağıya yazdım!
Bu arada hafta sonum çok güzel geçti, biraz gezdik tozduk, Bauhaus'a gidip çiçeklere baktık, içimiz açıldı. Ardından Marmara Park'a gittik, alışveriş ettik, bir şeyler atıştırdık. Real'e gittik, gıda alışverişi yaptık, evimize döndük, yemeğimizi yedik, çayımızı içtik, büyük bir afiyetle pastamızı yedik! Arkadaşım Dilek çaya geldi, sohbet ettik. Dün de öğleden sonra otobüsümüze binip annişimle  Uzunköprü'ye döndük!




Alman pastasının tarifini almaya hazır mısınız?

Malzemeler:
Pandispanya İçin: 
2 yumurta (önceden ısıtılmış)
3/4 çay bard.erimiş margarin (standart bardak)
3 çay bard. un
1,5 çay bard. toz şeker
1/2 paket kabartma tozu
1 çay bard. yoğurt
1 çay kaşığı mahlep
Ve üzerine serpmek için pudra şekeri

Kreması: 
2 su bard. süt (standart bardak)
50 gr margarin
1 yumurta sarısı
3 çorba kaşığı tepeleme un
1/2 çay bard. şeker
1 paket vanilya

Pandispanyanın Yapılışı:
Yumurta ve toz şeker açık sarı renk olana dek iyice çırpılır. Margarin ve yoğurt eklenir, karıştırmaya devam edilir. Un ile kabartma tozu ve 1 çay kaşığı mahlep konur. 
170 C fırında 40 dk. pişirilir.

Kremanın Yapılışı:
Toz şeker ile un karıştırılır, üzerine yumurtayla çırpılmış süt eklenir, çırpılır. Margarin eklenir. İnmeye yakın vanilya eklenir.

Püf Noktası:
Önce pandispanya pişirilir, soğutulur. Sonra krema pişirilir. Pandispanya  soğuyunca  ortadan ayrılır. Krema konur. Pasta ılınınca da üzerine pudra şekeri serpilir.
İstenirse arasına muz ya da çilek konulabilir.
Yeniden görüşmek üzere dostça kalın!




























24 Mart 2013

GÜZEL KISIRIMIZ

Merhaba dostlarım, kısırımızı güzel olarak nitelendirdim! Bizim için öyle! İki gündür canım çekiyordu, malzemeleri aldım ve mutfağa girdim! Annem de bana yardım etti, işimiz hemencecik bitti! Eee ne de olsa anneler pratiktir değil mi? Hemen herkes kısırın tarifini biliyordur ama olsun ben yine de vereyim!


Malzemeler:
2 orta boy kuru soğan
3 domates (bana göre olmazsa olmaz)
1 çay bard. sıvıyağ
1 demet maydanoz
1 tatlı kaşığı sumak (biz, ekşili kısırı çok seviyoruz)
2 çorba kaşığı nar ekşisi
1 limon
1 kupa bulgur
5-6 tane sivri ya da çarliston biber
1 kurutulmuş kırmızı biber
1 diş sarımsak (istek üzerine)
2 çorba kaşığı salça
arzuya göre karabiber
1 tatlı kaşığı tuz

Yapılışı:
Kuru soğan doğranır, kavrulur. Bir yanda bulgur ıslatılır. Soğan kavrulunca sivri biber eklenir. Daha sonra domates eklenir. Domates te  pişince salça ve baharatlar eklenir. Ardından nar ekşisi ve limon eklenir.
Ve tencerenin altı kapatılır, ıslatılan bulgur ve maydanoz da eklendikten sonra kısırımız yemeye hazır hale gelir.
Ve  çay eşliğinde afiyetle yenir!Bir de yanında patatesli gözleme oldu mu değmeyin keyfime!

Eveee dostlarım, yeniden biraraya gelinceye dek sevgiyle kalın! İyi haftalar!  Ben, biletimi şimdiden aldım, hayırlısıyla Cuma günü akşamı İstanbul yolcusuyum!







20 Mart 2013

Sürpriz Salata


Merhaba dostlarım nasılsınız, umarım iyisinizdir! Nihayet değişik bir tarifle karşınızdayım! Bu tarifi önce kuzenim Burçin abla uygulamış. Sonra da annem yaptı, Fikriye ile ben, tadına bayıldık!
Hemencecik tarifine geçiyorum. Aslında Meksika fasulyesi ile yapılıyormuş ama barbunya ile de çok güzel oldu!
Malzemeler:
1/2 su bard. haşlanmış barbunya
1 orta boy nar
1 demet dereotu
1 çay bardağı mısır
5-6 adet kornişon turşu
5-6 adet taze soğan
tuz
nar ekşisi ve sızma yağ
Yapılışı:
Büyük bir kaseye haşlanmış barbunyalar konur, ayıklanan nar, mısır, ince doğranan soğan, dereotu ve diğer malzemeler konur. Tuz, sızma yağ ve nar ekşisi ilave edilir ve karıştırılır.
Afiyet olsun!

Yeniden görüşmek üzere sevgiyle kalın!



16 Mart 2013

Güzel Bir Hafta Sonu


Dün, annemle can dostum Fikriye geldiler, benden mutlusu yok!  Sohbet etmeye doyamıyoruz!
Kaç gündür hava sıcacıktı. Bugün çok soğudu, kar yağdı. Benim de ilk yardım kursum ile seminerim vardı. İlk yardım kursundan istemeye istemeye izin aldım seminer için. Öğleyin eve geldim, annemler de alışverişten döndüler, çay sofrası hazırladık! Sohbet eşliğinde çayımızı içtik!
Anlayacağınız keyfimiz yerinde, annemin yaptığı çok değişik bir salata var, onun tarifini en kısa zamanda sizlerle paylaşacağım! Şimdilik dostça kalın!

13 Mart 2013

Bahar Şiiri


Bu sabah mutluluğa aç pencereni
Bir güzel arın dünkü kederinden
Bahar geldi bahar geldi güneşin doğduğu yerden
Çocuğum uzat ellerini

Şu güzelim bulut gözlü buzağıyı
Duy böyle koşturan sevinci
Dinle nasıl telaş telaş çarpıyor
Toprak ananın kalbi

Şöyle yanıbaşıma çimenlere uzan
Kulak ver gümbürtüsüne dünyanın
Baharın gençliğin ve aşkın
Türküsünü söyliyelim bir ağızdan


Ataol BEHRAMOĞLU

10 Mart 2013

Arşivden Köstebek Pasta


















Merhaba dostlarım, yeni tariflerle karşınıza çıkacağım! Şimdilik  arşivden gidiyorum!


 İlk fırsatta görüşmek dileğiyle, dostça kalın!













































































































































































































































4 Mart 2013

Yeniden Sarımsaklı Köfte


Blogumu yeni oluşturduğum yıllarda arkadaşım için uyguladığımız bir tarifti. Ve resmini de arkadaşım çekmişti. Bu hafta sonu yenidden yaptık ama resmi istediğim gibi olmadı. Bu nedenle yıllar önce çekilen resmimizi kullanıyorum! Tarifini de yeniden veriyorum!

500 gr çiğ köftelik köy bulguru,

2 küçük çay bardağı irmik,








1 Mart 2013

Aç Kalbini



Cesaretin varsa aç kalbini!
Düzenli olarak kocasının mezarını ziyaret eden Desirée her seferinde yan mezarı ziyarete gelen, bazı parmakları eklem yerlerinden kesik ve mezarlığı çiçeklendirmekle uğraşan bir adama rastlar. Annesinin ölümünden beri aile çiftliğinde yirmi dört inekle birlikte tek başına yaşayan Benny ise her mezarlık ziyaretinde gördüğü, yan mezardaki şapka takan ve şiir kitabı okuyan kadının kim olduğunu merak etmektedir.
Bir gün, ikisinin de dudaklarında kendiliğinden, karşılıklı bir gülümseme belirir..
Otuzlarında ve uyumsuz iki insanın bir ilişki yürütmesi neden bu kadar imkânsız, sorusunun yanıtını arayan sürükleyici bir aşk hikâyesi. Cevap, genç yaşta dul kalmış, evindeki reçel kavanozlarını alfabetik sıraya sokan, entelektüel ve son derece titiz kütüphaneci Desirée ile nazik, çok fazla çalışan ve kasabanın "müzmin bekârı" olmaktan ölesiye korkan süt üreticisi Benny'nin, aslında göründüğü kadar imkânsız olmayan aşkında gizli

"Aç Kalbini alışılmadık, çekici, eğlenceli ve aynı zamanda son derece bağımlılık yapıcı. Katarina Mazetti aşk denen çılgınlığı kesinlikle çok iyi biliyor."
-Claire Cook-
"Karşınızda bu senenin en güzel, en eğlenceli, en dikkat çeken aşk romanı. Okuduğunuzda mutluluk peşinizi bırakmayacak." -Cosmopolitan-
"Büyülü ama gerçekçi ve eğlenceli bir aşk hikâyesi. Elinizden bırakamayacaksınız."
-The Times-
"Bu olağanüstü ama gerçekçi aşk hikâyesini okurken elinizden bırakmak istemeyeceksiniz ve sayfalar akıp gidecek."
-The Observer-
"O kadar gerçek ve yürek ısıtıcı."
-Daily Mail-
"Aşk üzerine son derece sevecen ve esprili bir roman. Çok başarılı."
-Prima-

Dostlarım, keyifli bir hafta sonu geçirmeniz dileğiyle!

24 Şubat 2013

Dönüş Yolculuğu


Maeve Binchy'den insanın kalbine işleyen öyküler...

Maeve Binchy, her zamanki gibi bazen dokunaklı, bazen ironik üslubuyla bizi hayatın unutulmaz anlarını keşfe çıkarıyor.

Dönüş Yolculuğunda kaçamaklar, gizli sevgililer, her şeyi altüst eden yabancılar, anneler ve kızları, çocuklar, aile bağları, yıkılan hayaller, yeni başlangıçlar var. Terk etmeler, bırakıp gidememeler, beklenenler, gelmeyenler, dönülemeyen yolculuklar ve her zamanki gibi insanı derinden sarsan öyküler...

"Maeve Binchy insanı ağlatıyor, güldürüyor ve içini sevgiyle dolduruyor. Karakterleri hayat dolu."
San Francisco Chronicle

"Maeve Binchy İrlandanın sağlam hikâye anlatma geleneğinin en büyük temsilcilerinden, kalbinin derinliklerinden yazıyor."
The Plain Dealer (Cleveland)

* Bu arada dostlarım, Maeve Binchy'yi geçtiğimiz Temmuz ayında kaybettiğimizi üzülerek öğrenmiş bulunmaktayım!  
Sevgiyle, sağlıkla kalın!

19 Şubat 2013

Arşivden Üzümlü Bademli Kek





Dostlarım, yeniden görüşünceye dek sevgiyle kalın!

Hayatımın Filmi


 Her Hollywood senaristi gibi David Armitage de zengin ve ünlü olmak istemektedir. Geçen on bir sene boyunca elde edebildiği yegâne şey ise başarısızlıktır. Ancak bir gün şansı döner ve senaryosu bir televizyon kanalı tarafından satın alınır.
Hızla ünlü olarak Hollywood'un en ünlü yaratıcı isimlerinden biri haline gelir. Gelen bu büyük şöhretle birlikte kendini de hızla yeniler; karısını ve kızını, seksi ve hırslı genç bir yönetici uğruna terk eder.
David'in yolu, bir sinema delisi olan milyarder Philip Fleck ile kesiştiğinde hızlı yükselişi bambaşka bir ivme kazanır. Fakat David'in bilinçsizce yaptığı bir hata sonucu hayatı, baş kahramanının başına her türlü felaketin geldiği bir Hollywood filminden beter hale gelecektir.
Kennedy'nin yeni romanı çok sürükleyici.
Publishers Weekly
Kennedy'nin kitapları çok heyecanlı, alışkın olduğunuz başucu kitaplarınızdan daha zekice yazılmış ve daha başarılı; hiç durmayın, hemen alın.
Library Journal

13 Şubat 2013

Ben Sana Mecburum

 
Ben sana mecburum bilemezsin 
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum 
Büyüdükçe büyüyor gözlerin 
Ben sana mecburum bilemezsin 
İçimi seninle ısıtıyorum. 

Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor 
Bu şehir o eski İstanbul mudur 
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor 
Sokak lambaları birden yanıyor 
Kaldırımlarda yağmur kokusu 
Ben sana mecburum sen yoksun. 

Sevmek kimi zaman rezilce korkuludur 
İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur 
Tutsak ustura ağzında yaşamaktan 
Kimi zaman ellerini kırar tutkusu 
Bir kaç hayat çıkarır yaşamasından 
Hangi kapıyı çalsa kimi zaman 
Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu 

Fatih'te yoksul bir gramofon çalıyor 
Eski zamanlardan bir cuma çalıyor 
Durup köşe başında deliksiz dinlesem 
Sana kullanılmamış bir gök getirsem 
Haftalar ellerimde ufalanıyor 
Ne yapsam  ne tutsam nereye gitsem 
Ben sana mecburum sen yoksun. 

Belki haziran  da mavi benekli çocuksun 
Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor 
Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden 
Belki Yeşilköy'de uçağa biniyorsun 
Bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor 
Belki körsün kırılmışsın telaş içindesin 
Kötü rüzgar saçlarını götürüyor 

Ne vakit bir yaşamak düşünsem 
Bu kurtlar sofrasında belki zor 
Ayıpsız   fakat ellerimizi kirletmeden 
Ne vakit bir yaşamak düşünsem 
Sus deyip adınla başlıyorum 
İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin 
Hayır başka türlü olmayacak 
Ben sana mecburum bilemezsin. 
 
Atilla İLHAN 

Ben, bu şiiri yıllar önce yine yayımlamıştım, Sevgililer Günü'nün anlam ve önemi açısından yeniden
yayımlıyorum. Tüm sevgililerin "Sevgililer Günü" kutlu olsun!Yeniden görüşünceye dek sevgiyle kalın dostlarım!

  

10 Şubat 2013

Yepyeni Debbie Macomber Kitapları

Sonlar,
insanı hayata bağlayan
yepyeni başlangıçlardır...

Kimi zaman hayatın karmaşasından başımızı kaldırmak, dertlerimizi geride bırakmak ya da bize zarar veren alışkanlıklarımızdan kurtulmak için bir yol bulmaya çalışırız. Ve bu arayışta en büyük yardımcımız dostlarımız olur; sadece iyi değil kötü günde de yanı başımızda duran ve her sonun bir başlangıca vesile olduğunu hatırlatan can dostlarımız…

Sihirli bir dokunuşa ihtiyaç duyan insanların yaşadıklarını sımsıcak bir dille anlatan bu roman, bizleri umut aşılayan bir dünyanın içine çekiyor.


"İşin ucunda unutulmaz karakterler yaratmak varsa, bunu Debbie Macomberdan daha iyi kimse yapamaz."
BookPage



Shirley, Goodness ve Mercy, meleklerin işlerinin asla bitmeyeceğini bilirler; hele yılın en güzel dönemi olan Noelde. Yardımcı melekleri Willi de kanatlarının altına alırlar ve New Yorkta Times Meydanındaki eğlenceleri izlemek için yola koyulurlar. Will, gece yarısı kalabalığın arasında tek başlarına duran iki yabancıyı fark ettiğinde, bunun yardım eli uzatmak için en uygun zaman olduğuna karar verir.

Lucie Ferrara ve Aren Fairchild, yılbaşı gecesi Times Meydanında kazara olmuş gibi görünen çarpışmalarının ardından tanışırlar. Birbirlerinden hemen hoşlanırlar ve pek çok ortak yönlerinin olduğunu fark ederler. Ama kaderin cilvesi onları bir araya gelmeleri kadar hızlı bir şekilde ayırır. Lucie ve Arenin birbirleriyle iletişime geçmeleri mümkün görünmemektedir artık.

Tabii eğer bir mucize gerçekleşmezse...

Eğlenceli ve romantik bu romanda Debbie Macomber uzun zamandır özlemini çektiğiniz bir aşka tanıklık etmenizi sağlayacak.


"Macomberın karakterlerine hayran olmamak olanaksız. Söz konusu özel bir mekan ve asla unutulmayacak karakterler yaratmak olduğunda, kimse Macomber ile boy ölçüşemez."
Bookpage







6 Şubat 2013

Fava

 
 Merhaba dostlarım, günler geçti, tatil sona erdi. Cumartesi günü yola çıkıyoruz. İstanbul'uma, sevdiklerime kavuşabilmek için tatili iple çekmiştim.Şimdi yaza kadar küçük kaçamaklarla teselli bulacağım artık! Bu arada bu tarif yazdan kalma, fotoğrafları  istanbul'da kaldığı için yayımlayamadım.

Malzemeler:

Yarım kilo bakla
Yarım su bardağı zeytinyağı
1 adet limon suyu
1 adet kesme şeker
1 adet soğan
1 tatlı kaşığı tuz
4 su bardağı su

Hazırlanışı:
Baklaları üzerini geçecek kadar su ile 1 gece önceden bekletin. Ertesi gün suyunu süzdürüp, baklaları tencereye aktarın. Üzerine zeytinyağı, limon suyu, şeker, tuz, 4 su bardağı su ve doğranmış soğanı ilave edip, tencereyi ocağa alın. 1 saat orta ateşte, baklalar iyice yumuşayana kadar pişirin. Ocaktan alıp biraz soğutun. Baklaları rondodan geçirin. Bir kalıba dökerek soğumaya bırakın. Soğuduktan sonra servis tabağına ters çevirerek çıkarıp üzerini dereotu ile ve dilerseniz kiraz domates ile süsleyin ve servise sunun.




Yeniden görüşünceye dek dostça, sevgiyle kalın!

3 Şubat 2013

Aşk iki Kişiliktir


Değişir yönü rüzgarın
Solar ansızın yapraklar.
Şaşırır yolunu denizde gemi
Boşuna bir liman arar.
Gülüşü bir yabancının
Çalmıştır senden sevdiğini,
İçinde biriken zehir
Sadece kendini öldürecektir.
Ölümdür yaşanan tek başına
Aşk, iki kişiliktir.

Bir anı bile kalmamıştır
Geceler boyu sevişmelerden
Binlerce yıl uzaklardadır
Binlerce kez dokunduğun ten.
Yazabileceğin şiirler
Çoktan yazılıp bitmiştir.
Ölümdür yaşanan tek başına
Aşk, iki kişiliktir.

Avutamaz olur artık
Seni bildiğin şarkılar.
Boşanır keder zincirlerinden
Sular, tersin tersin akar.
Bir hançer gibi çeksen de sevgini
Onu ancak öldürmeye yarar.
Uçarı kuşu sevdanın
Alıp başını gitmiştir
Ölümdür yaşanan tek başına
Aşk, iki kişiliktir.


Yitik bir ezgisin sadece,
Tüketilmiş ve düşmüş gözden.
Düşlerinde bir çocuk hıçkırır
Gece camlara sürtünürken.
Çünkü, hiç bir kelebek
Tek başına yaşamaz sevdasını.
Severken hiçbir böcek,
Hiç bir kuş yalnız değildir.
Ölümdür yaşanan tek başına
Aşk, iki kişiliktir.


Ataol Behramoğlu



 





30 Ocak 2013

Tek Tadımlık Hayat


Her günü son günmüş gibi yaşayın

Nasıl olsa bir gün haklı çıkacaksınız!

Steve Jobs
Stanford Üniversitesindeki konuşmasından...


Çoğu zaman uçurumun kenarına gelmeden hayatın değerini anlamaz insan.

En büyük bilinmeyene, ölüme doğru çıktığı yolculukta cesareti, eyleme geçmeyi ve mizahı kendine rehber edinen Dr. Lee Lipsentalın bazen şiir, bazen bir bilgelik hikâyesi, bazen de dansa davet gibi okunan bu benzersiz kitabı, ölüm korkunuzu yenmenize ve hayatın olağanüstü yolculuğunun gerçek keyfine varmanıza yardımcı olacak.

"Tek Tadımlık Hayatı okumak, daha büyük bir yaşama açılan kapıdan içeri girmek gibi. Size iyi gelecek önemli bir kitap!"
Doktor Rachel Naomi Remen

"Bu kitap sayesinde hayatla gerçek anlamda bağlantı kurmanın yollarını öğrenecek ve yaşantınıza bambaşka bir gözle bakmaya başlayacaksınız."
Publishers Weekly

"Dr. Lipshental iç ve dış dünyalarımızın muazzam bir kâşifi. Tek Tadımlık Hayat ölüm korkunuzu yenmenize
ve hayatın olağanüstü yolculuğunda onun gerçek keyfine varmanıza yardımcı olacak."
Edgar Dean Mitcell,
Apollo 14 astronotu
 
"Dr. Lee Lipshental cesaret ve açık yüreklilikle ölümle yüzleşmenin hayatla yüzleşmek olduğunu gösteriyor.
Önünde sonunda hepinizin çıkacağı bu yolculukta onun rehberiniz olmasına izin verin.
Ne kadar iyi geldiğini görecek, bakış açınızdaki değişimi hemen fark edeceksiniz."
Clint Eastwood

23 Ocak 2013

Şafak Sayarken...

 
Evet evet, şafak sayıyorum, İstanbul'a gitmek, sevdiklerime kavuşmak için! Bugün de bitti, yarın  kaldı. Cuma günü gelişim raporlarını vereceğim ve ver elini İstanbul (Allah izin verirse)! Misi de İstanbul'da, annemle yolladım. Özlediklerim çok anlayacağınız, annem, ablamlar, yeğenim, arkadaşlarım ve Misicik! Allah kavuştursun diyelim!




20 Ocak 2013

Gerçek Renkler


Merhaba dostlarım, ben, kendi başıma kahve, kitap ve çikolatamı aldım, keyif yaptım. Siz de alın kahvenizi, kitabınızı ve çikolatanızı keyfinizi yapın. Kitabın konusuna gelince: Yazar bu kez kız kardeşlerin dokunaklı, muhteşem ve karmaşık dünyalarını keşfe çıkıyor…
Gerçek Renkler, New York Timesın çok satan yazarı Kristin Hannah tarafından şimdiye dek anlatılan en kışkırtıcı, en etkileyici ve en yürek burkan hikâye. Kimliğiyle özdeşleşen parlak kalemi ve unutulmaz karakterleriyle yazar, birbirine kenetlenmiş dünyaları kıskançlık, ihanet ve türüne nadir rastlanan bir ihtirasla darmadağın olan üç kardeşin hikâyesini anlatıyor.

"Kristin Hannah kız kardeşler arasındaki güçlü bağlar, bir aileyi parçalayabilecek tatsızlıklar ve aşkın şifa veren gücü hakkında büyüleyici bir hikâye anlatıyor. Sürprizlerle dolu samimi bir içgörü ve eski güzel günlere has bir anlatım… Merak uyandıran bu roman için şöyle denebilir: Koltuğunuza kıvrılın ve tadını çıkarın! İyi Pazarlar dostlarım!


17 Ocak 2013

Duayenimizi Kaybettik

Türk televizyon ve habercilik tarihinin ünlü, renkli ve vazgeçilmez duayenlerinden Mehmet Ali Birand'ı kaybetmiş bulunuyoruz! Allah gani gani rahmet eylesin, geride kalanlara sabır versin! Başımız sağolsun!

11 Ocak 2013

Elmalı Ay Çöreği

 
Merhaba dostlarım, bir haftayı daha devirdik. Hafta sonu evde keyifle yapıp yiyebileceğiniz, sevdiklerinize ikram edebileceğiniz çok leziz bir tarif paylaşmak istiyorum sizlerle!
Malzemelere geçiyorum.
Hamur için:
125 gr erimiş margarin
1 su bardağından bir parmak eksik  sıvıyağ
1 su bard yoğurt
2 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
4 su bard un
Harcı için:
4-5 adet soyulmuş, küp küp doğranmış elma
3-4 yemek kaşığı toz şeker
1 tatlı kaşığı tarçın
4 yemek kaşığı dolusu iri dövülmüş fındık ya da ceviz
Yapılışı:
Doğranmış elmalar, tozşeker pişirilir. Daha sonra tarçın, ceviz ya da fındık eklenir.
Harç soğumaya bırakılır. Hamur için gereken malzemeler karıştırılır. Hamurdan küçük parçalar ayrılır. İçine harçtan konur, ay biçimi verilir. Yağlı kağıt konmuş tepsiye yerleştirilir. 180C'de 20-25 dk. pişirilir.
Afiyet olsun!

Not: Hamura 1 kahve fincanı toz şeker koymakta yarar var, iki kez yaptım. Şeker koyduğum hamur daha lezzetli oldu!

Keyifli bir hafta sonu dileğiyle!

6 Ocak 2013

Güzel Sözler


 

"Tek bir dostunuz olsun; ama onu da iyi seçin." Muriel Barbery 

"Mutlu mu olmak istiyorsun? Kimseden bir şey bekleme..." Bob Marley

"Beni mutlu etmeye çalışma , benimle mutlu ol... J. Christophe

"Ayna benim en iyi arkadaşımdır... Çünkü ben ağladığımda, o asla gülmez."  Charlie Chaplin

"Her güne hayatının en güzel günü olması için şans ver." Mark Twain

"Hayat küçük şeylerden oluşur. Eğer sen seversen büyük olurlar." Osho

"Beklentiler daima yaralar." Shakespeare

"İyi insan, gülüşünü sevdiğiniz kişidir." Dostoyevski

"İnsanları takmamayı öğrenebilirsen daha mutlu olursun." Dexter

"Dibini görmediğin suya atlamadığın gibi, Sonunu bilmediğin sevgiye teslim etme kendini." Mevlâna

"Affetmek ruhunu özgür kılar, korkuyu siler atar, işte bu yüzden çok güçlü bir silahtır." Invictus

 

Annemin Muammarası


Selam dostlarım, bir soğuk hava dalgası daha kar getiriyor! Edirne'de henüz başlamadı, görelim bakalım yağacak mı?
Şimdi muammaranın tarifine geçiyorum!

Malzemeler:
1 su bard. ince çekilmiş ceviz içi
1 su bard. ufalanmış bayat ekmek içi
1 çorba kaşığı salça
1/2 çay kaşığı kimyon
3-4 çorba kaşığı zeytinyağı
3 diş sarımsak
1/2 limonun suyu
1 tatlı kaşığı pul biber
tuz

Yapılışı:
* Çekilmiş ceviz içini biraz havanda döverek ezin. Sarımsakları soyup ezin. Bayat ekmek içini hafifçe ıslatıp sıkın.
*Salça, ceviz içi, ekmek içi, sarımsak, zeytinyağı, ve limon suyunu bir kaba alın. Tuz, pul biber ve kimyonu ekleyip çatalla ezerek karıştırın.
Meze tabağına alıp üzerini çatalla ezerek şekillendirin. Kanepe  olarak ta çok lezzetli!
Afiyet olsun, iyi haftalar!















4 Ocak 2013

Kestaneli Pilav


Merhaba dostlarım! Evet, bugün ablamın kestaneli pilavının tarifini vereceğim, hemen malzemelere geçiyorum!
Tadı mı nefisss ötesiydi!

Malzemeler:
3 su bard. pirinç
1/2 kg havuç
1/2 kg kuru soğan
1/2 kg kestane
3 tavuk butu
1/2 paket Becel
1 paket dolma fıstığı
1 paket kuş üzümü
1/2 tatlı kaşığı tuz
1/2 tatlı kaşığı yeni bahar
1/2 tatlı kaşığı kara biber
1/2 tatlı kaşığı tarçın

Yapılışı: Soğan ve fıstıklar kavrulur. Kürdandan biraz kalın kesilen havuçlar eklenir. Piştikten sonra üzüm ve baharatlar eklenir. Ocak söndürülür. Başka bir tencerenin dibine (fırında kızarmış, soyulmuş) kestaneler bombeli kısmı altta kalacak biçimde yerleştirilir. Üzerine haşlanmış, didilmiş tavuk onun üzerine havuçlu karışım eklenir. Pirinç ayrı bir kapta biraz diri olarak pişirilir. Sonra havuçlu karışımın üzerine konur, biraz daha pişirilir. Ve tencerenin genişliğine uygun servis tabağına ters çevrilerek konur!

Not: Pilavı pişirirken (pirinci ıslatmışsak) 4,5 bardak su kullanılır. İki bardak suyla pilav pişirilir. Ayrıca havuçlu, kestaneli, tavuklu karışımla pişirirken de 2,5 bardak su  kullanılır.

Afiyetle yenir!
Yeniden görüşünceye dek sevgiyle kalın! Mutlu bir hafta sonu geçirmeniz dileğiyle!

2 Ocak 2013

Annemin Aşuresi


Merhaba dostlarım, nasılsınız? Umarım iyisinizdir!
Annem, ilk  aşureyi 15 Kasım'da yaptı ama ben resmini çekmeyi unuttum bu yüzden de yayımlayamadım!
Şimdi malzemelere geçebilirim.

Malzemeler:

2 su bardağı nohut,

2 su bardağı kuru fasulye,

3 su bardağı buğday,

1 su bardağı pirinç,

1 kg toz şeker,

3 çorba kaşığı gül suyu,

25 adet kuru kayısı,

10 adet kuru incir,

½ su bardağı kuru üzüm,

1 ayva,

1 portakalın kabuğu,

Üzerini Süslemek İçin:

2 nar,

1 su bardağı ceviz veya fındık,

1 su bardağı badem

1 çorba kaşığı bal (Annemle "Mucize Lezzetler" programında izledik, Refika, aşure yaparken bal kullandı. Bal, 41 çeşit eklemek anlamına gelirmiş. Arılar çiçekten çiçeğe konuyor malum)

Yapılışı:
1- Akşamleyin ayrı ayrı tencerelerde nohut, fasulye ve buğday ıslatılır.

2-Sabah, nohutun, fasulyenin ve buğdayın ıslatma suları dökülür, yeterince su konularak ayrı ayrı haşlanır.

3-Yaklaşık bir buçuk saat sonra nohut, fasulye ve buğday suları ile birlikte aşure tenceresine konur,
kaynamaya bırakılır. Üçü birden kaynamaya başlayınca suyuna bakılır, gerekirse bir bardak kadar sıcak su konulur. Pirinç ilave edilir.

4-Kuru üzüm konur. Sayılı olarak, kesmeden incir ve kayısı konur, arada sırada karıştırılır, kaynamaya bırakılır. Yaklaşık 20 dk. sonra tane ile konulan kayısı ve incirler delikli kepçe ile çıkartılır. Bir tabağa alınır.

5- Küçük küp biçiminde doğranmış portakal kabuğu ve kabuğu soyulmuş, küçük küp doğranmış ayva aşure tenceresine eklenir. 20-25 dk. daha kaynamaya bırakılır.
Dibinin tutmaması için arada karıştırma işlemini unutulmaması gerekir.

Not: Nohutlar iyice yumuşayınca aşurenin pişmiş olduğunu anlayabiliriz.

6- Suyu, gözle görülür biçimde helmelenmiş ise toz şeker ve gül suyu ilave edilir. İyice karıştırılır, 5 dk. sonra altı kapatılır ve aşure kaselere bölüştürülür.

7- Kaselere boşaltılan aşuremiz ılındıktan sonra üzeri ceviz, badem, nar, ince ince kıydığımız incir ve kayısı ile süslenir.

Not: Bütün olarak aşurenin içine konulan, çıkarılan kayısı ve incirler aşurenin renginin kararmasını önler.

Afiyet Olsun!

Sevgiyle kalın!

Yeniyıl Lezzetlerimizden Seçmeler

Merhaba dostlarım! Cuma günü annem gelecekti, bekliyordum. Kapı çaldı, büyük ablam, annem ve yeğenimi karşımda görünce havalara uçtum! Bana çok güzel bir sürpriz yaptılar! Sonra hem keyif  hem de yeni yıla hazırlık yaptık! Annem, bereketli bir yıl olsun diye aşure yaptı. Muammara hazırladı, ciğer ve mercimekli köfte yaptı. Ablam, Amerikan Salatası ve kestaneli pilav yaptı. Hepsi de birbirinden lezzetli oldu! Tarifler mi daha sonra! Sevgiyle kalın!