Merhaba Sevgili Dostlarım, bugün irmik tatlısı ile yanınızda yer alıyorum! Nasılsınız, dilerim keyfiniz yerindedir!
Öğrenciler tatile girdi ama biz öğretmenler ayın 29'una kadar seminerlerdeyiz. 29'unu iple çekiyorum, İstanbul'a dönebilmek için! Şimdi tarife geçiyorum.
İrmik Tatlısı
Malzemeler:
1 litre süt
10 çorba kaşığı irmik
1 su bardağı şeker
1 paket vanilya
Dilediğiniz bir meyve
Yapılışı:
İrmik, şeker, süt kaynayıncaya dek karıştırılır. Kaynamaya başlayınca ocak kısılır, bir beş altı daha pişirilir, vanilya eklenir. Tatlı ocaktan alınır. Dikdörtgen bir kaba boşaltılır. Soğuyunca istenilen bir meyve ile servis yapılır.
Afiyetle yenir!
Yeniden görüşünceye dek dostça kalın!
12 Haziran 2012
10 Haziran 2012
Blogum 6 Yaşında
Blogum bugün 6 yaşına girdi! Siz dostlarımla uzun soluklu paylaşımlar dileğiyle!
Ayrıca bir kutlama daha var, ALES'i kazandım. Seneye İstanbul'uma atanıp master yapmayı iple çekiyorum dostlarım!
2 Haziran 2012
22 Mayıs 2012
Geliştiren Kitaplar
Nevzat Tarhan, doğru zamanda doğru duyguları ön plana çıkarma ve
duyguları eğitme ve yönetme yeteneği olarak özetleyebileceğimiz duygusal
zekâyı bilimsel verileri ve tarihsel birikimi göz önüne alarak yeniden
gündemimize sokuyor. Tarihsel olarak doğu kökenli kavramlar olan kendi
çıkarına ters düşse bile adaletten vazgeçmemek, gerektiğinde gücü terk
edebilmek, erdem sahibi olmayı önemsemek gibi değerler kitapta yeniden
kazanılan gelenekler olarak anlatılıyor. Tarhan bir anlamda duygusal
zekâyı doğunun ve batının değerleriyle yeniden yorumluyor. Zaten yazara
göre, kitabın amacı da; insana duygularının kökenini anlatıp kendi
kendisini yönlendirmesini sağlamak.
*Ben şimdi bu kitabı çok zevk alarak okuyorum. Okumanızı öneririm. Ayrıca çok ta güzel testler var!

*İkinci olarak bu kitabı okuyacağım! Okumanız önerilir çünkü fazlaca methini duydum ve okudum!
Yeniden buluşuncaya dek dostça kalın!
19 Mayıs 2012
Depodan Üzümlü Cheseecake
En
kısa zamanda çilekli cheseecake tarifiyle burada olacağım dostlarım!
Bizim işler çok yoğun, Pazartesi günü sergimiz, 31'inde de şenliğimiz
var! Onları atlatırsak zaten bir hafta sonrasında da okullar kapanıyor!
Gerekli Malzeme
1,5 paket yulaflı bisküvi
100 gr eritilmiş tereyağ
150 gr labne peyniri
300 gr çırpılmış krem şanti
2 yumurta sarısı
2 paket tart jölesi
80 gr toz şeker
200 gr beyaz üzüm (çilek, kivi, vb,...)
Yapılışı:
4- Yumurta sarıları ayrı bir kapta toz şekerle çırpılarak kabartılır. Diğer karışım eklenip yedirilir. Tart jölesi, iki çay bardağı su konularak kaynatılır. Ilınınca karışıma eklenip hızlıca karıştırılır. Bisküvinin üzerine yayılır. Derin dondurucuda 2 saat bekletilir.
100 gr eritilmiş tereyağ
150 gr labne peyniri
300 gr çırpılmış krem şanti
2 yumurta sarısı
2 paket tart jölesi
80 gr toz şeker
200 gr beyaz üzüm (çilek, kivi, vb,...)
Yapılışı:
1- Bisküviler, rondoya konur, toz haline getirilir.
2- Margarin eritilir, toz haline getirilmiş
bisküvilere yedirilir. Bisküviler, 18-20 cm çapında bir kelepçeli kalıbın
tabanına sıkıca yayılır. 30 dk. boyunca buzdolabında tutulur.
3- Labne peyniri bir kaba alınır, mikser ile
çırpılır. Çırpılmış krem şanti eklenip çırpılarak peynire yedirilir.4- Yumurta sarıları ayrı bir kapta toz şekerle çırpılarak kabartılır. Diğer karışım eklenip yedirilir. Tart jölesi, iki çay bardağı su konularak kaynatılır. Ilınınca karışıma eklenip hızlıca karıştırılır. Bisküvinin üzerine yayılır. Derin dondurucuda 2 saat bekletilir.
4- Servisten yarım saat kadar önce buzluktan
çıkarılır. Kek, çember kalıptan çıkarılacak kadar çözüldükten sonra
kalıptan
dikkatlice çıkarılır, servis tabağına alınır, üzeri dilediğiniz şekilde
çikolata sos ya da meyvelerle süslenir. Üçgen dilimler halinde kesilip
soğuk
olarak servis edilir.
Afiyet olsun!
İlk fırsatta görüşmek dileğiyle dostça kalın!
13 Mayıs 2012
Anne
|
Sevgin bir başkadır içimde
Her yerde anar yanarım anne Sevgiyi sende buldum anne Özlem,şefkat,merhamet sendedir anne İçimde bir başkadır senin yerin anne Kederde ve sevinçte yarensin anne Hayat bir başka tatlıdır seninle anne Kanat geren,aman diyen sensin anne Kelimeler seni anlatmaya yetmiyor anne Sevgin ancak hissedilerek anlaşılır anne Senin kadar biz de yansak denizi ateş alır anne Aman diyen,yavrum diyen sensin anne Sen ancak bizim için yaşarsın anne Karşılık beklemez,her şeyi verirsin anne Keşke insan kıymet bilse anne Umut veren,his veren sensin anne |
| Ali Koç |
7 Mayıs 2012
Gemileri Yakmak
Bu kitabı ilk olarak annem okudu, çok beğendi ve bana önerdi. Ben de elime alıp okumaya başladım! Mutlaka alıp okumanızı öneririm!
"Tarık bin Ziyad, 19 Temmuz 711’de, 12 bin kişilik ordusuyla İspanya’ya geçti. Askerlerini indirdikten sonra, bütün gemileri ateşe verip yaktırdı. Bu arada İspanya Kralı Rodrik’in 100 bin kişilik ordusuyla üzerine geldiğinin haberini aldı. Askerlerine şu tarihi sözleri söyledi: “Arkanızda düşman gibi deniz, önünüzde deniz gibi düşman. Nereye kaçacaksınız? Vallahi sizin için ancak sadakat ve sabır kalmıştır. Düşmanın silahı, teçhizatı ve erzakı boldur. Sizin silah olarak ancak kılıçlarınız, erzak olarak da düşmanın elinden sahip olabileceğiniz vardır.”
Tarık Bin Ziyad, düşman asker sayısının kendi ordusundan sekiz kattan fazla olduğu bu savaşı, kesin bir zaferle kazandı. Endülüs Emevileri’nin temelini attı. Batılı tarihçilerin de dediği gibi o topraklarda 800 yıl süren Rönesans ve Reform’un fikir olarak temelinde Endülüs Emevileri’nden çevrilen kitaplar vardır."
“Gemileri Yakmak” deyiminin böyle önemli bir tarihi olaya işaret ettiğini birçoğumuz biliyoruz. Fakat bilip de uygulamadığımız birçok doğru gibi hayatımızda gemileri hiç yakamıyoruz. Hiç düşündük mü kaç yerde gemilerimizi yakmamız gerekirken yakmadık?
Bu kitap, eğitimini ve kişisel gelişimini en güzel şekilde gerçekleştirmek isteyen genç beyinlere başarının kıyısında gemileri yakmak adına önemli bir kaynak eser…
"Tarık bin Ziyad, 19 Temmuz 711’de, 12 bin kişilik ordusuyla İspanya’ya geçti. Askerlerini indirdikten sonra, bütün gemileri ateşe verip yaktırdı. Bu arada İspanya Kralı Rodrik’in 100 bin kişilik ordusuyla üzerine geldiğinin haberini aldı. Askerlerine şu tarihi sözleri söyledi: “Arkanızda düşman gibi deniz, önünüzde deniz gibi düşman. Nereye kaçacaksınız? Vallahi sizin için ancak sadakat ve sabır kalmıştır. Düşmanın silahı, teçhizatı ve erzakı boldur. Sizin silah olarak ancak kılıçlarınız, erzak olarak da düşmanın elinden sahip olabileceğiniz vardır.”
Tarık Bin Ziyad, düşman asker sayısının kendi ordusundan sekiz kattan fazla olduğu bu savaşı, kesin bir zaferle kazandı. Endülüs Emevileri’nin temelini attı. Batılı tarihçilerin de dediği gibi o topraklarda 800 yıl süren Rönesans ve Reform’un fikir olarak temelinde Endülüs Emevileri’nden çevrilen kitaplar vardır."
“Gemileri Yakmak” deyiminin böyle önemli bir tarihi olaya işaret ettiğini birçoğumuz biliyoruz. Fakat bilip de uygulamadığımız birçok doğru gibi hayatımızda gemileri hiç yakamıyoruz. Hiç düşündük mü kaç yerde gemilerimizi yakmamız gerekirken yakmadık?
Bu kitap, eğitimini ve kişisel gelişimini en güzel şekilde gerçekleştirmek isteyen genç beyinlere başarının kıyısında gemileri yakmak adına önemli bir kaynak eser…
29 Nisan 2012
Depodan Üzümlü ve Bademli Kek
Not: Keki, krema yerine süt ile yaparsanız daha hafif olur!Bir süre tarif yayımlamayınca depo kurtarıcı oluyor! Yeniden görüşünceye dek sevgiyle kalın!
25 Nisan 2012
Hayat Devam Ediyor
Merhaba sevgili dostlarım, ben, tatilde İstanbul'a gittim, çok güzel günler geçirdim, dostlarımla birlikte güzel saatler geçirdim! Pek mutluyum anlayacağınız! Moral depoladım, döndüm! Sizler de umarım iyisinizdir!
Bu kitapta Serra evleniyor, yeni bir yaşama başlıyor! Okuması çok keyifli, dilerim sizler de beğenirsiniz!Yeniden görüşmek dileğiyle, sevgiyle ve dostça kalın!
19 Nisan 2012
Şiddete Sıfır Tolerans
Gaziantep Avukat Cengiz Gökçek Devlet Hastanesi'nde ameliyatına girdiği 85 yaşındaki kanser hastasının torunu tarafından bıçaklanarak öldürülen Op. Dr. Ersin Arslan, toprağa verildi. Geride kalanlara Allah sabır versin!
Hiç kimsenin kimseye şiddet uygulamaya hakkı yoktur!Hele ki görevi hastaları iyileştirmek olan doktorlara şiddet çok çirkin bir eylemdir! Şiddeti kınıyoruz!
18 Nisan 2012
Her Gün Biraz Daha Yakın
Genç, yetenekli yazar Ginny Elkin ile psikiyatr Irvin Yalom özel seanslara başlarlar ve seanslara dair ayrı ayrı günlükler tutmaya karar verirler. Böylece, psikiyatr ve hasta ilişkisinin nasıl bıçak sırtında geliştiğini gözler önüne seren ilk kitap ortaya çıkar. Özel izlenimlerin kaydı, yavaş yavaş iki insanın güç ve güçsüzlüklerini sergiledikleri bir sahneye dönüşür. Bir başkasının terapi seansında bulunmanın nasıl bir şey olduğunu ya da psikoterapinin ne derece başarılı olduğunu merak eden herkes için ufuk açıcı bir çalışma. Şu anda terapi görmekte olan bir kimse için belki de pek rahatlatıcı olmayacaktır bu kitap, çünkü her şeyi iki tarafın da bakış açısıyla anlatıyor. Fakat terapide masanın önünde ve arkasında olmak arasındaki farkı merak eden entelektüel akıl için, Ginny'nin kendisi hakkında giderek daha bilinçli hale geldiğini görmek öğretici olabilir. Her Gün Biraz Daha Yakın, zorlayıcı ama, bu çabaya fazlasıyla değen bir okuma sunuyor.
Ben, şimdi bu kitabı okuyorum, oldukça ilginç, okumanızı öneririm!
Etkinliklerimizden Seçmeler
Merhaba dostlarım, yeni bir blog oluşturdum, anaokulunda yaptığımız etkinlerden seçmeler yer alıyor, beklerim!
anaokulundakietkinliklerimiz
15 Nisan 2012
Mutluluk İçimizde

Mutluluk içimizde
Duyamasakta,
Göremesekte
Mutluluk içimizde
Bilemesekte,
Söyleyemesekte
Mutluluk içimizde
Hissimizde,
Düşlerimizde,
Sevgimizde
Mutluluk içimizde
Çevremizde,
Gölümüzde,
Batan güneşlerde
Mutluluk içimizde
Göz bebeklerinde
Mutluluk içimizde
Saç diplerinde
Mutluluk içimizde
Gamzelerinde
Mutluluk içimizde
Tebessümlerinde
Mutluluk içimizde
Şarkılarda, türkülerde
Mutluluk içimizde
Hayallerde, gizlerde
Mutluluk içimizde
Gecelerde, gündüzlerde
Ve bir yerlerde bulunmayı beklemekte
Volkan Yoruç
11 Nisan 2012
Durulmayan Bir Kafa

Durulmayan Bir Kafa, manik-depresif hastalıklar üzerine uluslararası bir uzman ve bir Amerikan üniversitesinde tıp profesörü unvanına sahip az sayıda kadından biri olan Kay Redfield Jamison' ın, iradesini, azmini ve etkileyici entelektüel yeteneklerini kullanarak manik-depresif hastalıkla on yedi yaşından beri nasıl savaştığını anlatıyor. Çalışmaları, dünyanın dikkatini bu ölümcül olabilecek hastalığa çekmekte büyük ölçüde yardımcı olmuş ve sayısız insanın hayatını kurtarmıştır.
*Ben, şimdi bu kitabı okuyorum, roman gibi hızlı gitmiyor. Ama çok ilginç! Okumanızı öneririm!
Patatesli Kol Böreği
Merhabalar, yine uzunca bir süredir tarif yayımlamadığımı fark ettim. Ve annişimin nefis kol böreğinin tarifini yayımlama kararı aldım. Hemen tarifi veriyorum!
Malzemeler:
1 kg yufka
1/2 kg kıyma (tercihen hindi kıyması)
3 baş kuru soğan
1 tatlı kaşığı karabiber
1 tatlı kaşığı tuz
1 su bardağı süt
2 tane yumurta
3 çay bardağı sıvıyağ
Yapılışı:
Soğan ve kıyma 1 çay bardağı sıvıyağ ile kavrulur. Haşlanıp soyulmuş ve püre haline getirilmiş patateslere eklenir. Karabiber ve tuz eklenip güzelce karıştırılır.
Diğer yandan
2 yumurta, 2 çay bardağı sıvıyağ ve bir bardak süt çırpılır. Yufkalara tek tek fırça ile sürülür. Patatesli harç bolca kenarlara konur ve 2 parmak kalınlığında rulo haline getirilir. Yuvarlayarak yağlanmış tepsiye dizilir. Üstüne yağ, süt ve yumurta karışımından sürülür, fırına konur. 150 C'de ısınmış fırında 30-40 dk. pişirilir.
Afiyetle yenir!
9 Nisan 2012
ELSA'YA ŞİİRLER

Sana büyük bir sır söyleyeceğim. Zaman sensin
Zaman kadındır. İster ki
Hep okşansın diz çökülsün hep
Dökülmesi gereken bir giysi gibi ayaklarına
Bir taranmış
Bir upuzun saç gibi zaman
Soluğun buğulandırıp sildiği ayna gibi
Zaman sensin uyuyan sen şafakta ben uykusuz seni beklerken
Sensin gırtlağıma dalan bir bıçak gibi
Ah bu söyleyemediğim işkencesi hiç geçmeyen zamanın
Bu durdurulmuş zamanın işkencesi mavi çanaklarda kan gibi
Bu göz susuzluğundan sen yürürken odada
Bense bilirim büyüyü bozmamak gerektiğini
Daha beter seni kaçak
Seni yabancı bilmekten
Aklın ayrı bir yerde gönlün ayrı bir yüzyılda kalmaktan
Tanrım ne ağırdır sözcükler. Asıl demek istediğim bu
Hazzın ötesinde sevgim hiçbir zararın erişemeyeceği yerde bugün sevgim
Sen ki benim saat-şakağımda vurursun
Boğulurum soluk alıp vermesen
Tenimde bir duraksar ve yerleşir adımın
Sana büyük bir sır söyleyeceğim. Her söz
Dudağımda bir dilenen zavallı
Acınacak birşey ellerin için kararan birşey bakışının altında
İşte bu yüzdendir sık sık seni seviyorum deyişim
Boynuna takabileceğin bir tümcenin o parlakca kalp kristali
Kaba konuşmamdan gücenme benim. Bu konuşma
Ateşte şu tatsız cızırtıyı çıkaran sudur o kadar
Sana büyük bir sır söyleyeceğim. Bilmem ben
Sana benzeyen zamandan söz açmayı
Bilmem senden söz açmayı bilir görünürüm
Tıpkı uzun bir süre garda
El sallayanlar gibi gittikten sonra trenler
Bilekleri sönerken yeni ağırlığından gözyaşlarının
Sana büyük bir sır söyleyeceğim. Korkuyorum senden
Korkuyorum yanın sıra gidenden. Pencerelere doğru akşam üzeri
El kol oynatışından söylenmeyen sözlerden
Korkuyorum hızlı ve yavaş zamandan korkuyorum senden
Sana büyük bir sır söyleyeceğim. Kapat kapıları
Ölmek daha kolaydır sevmekten
Bundandır işte benim yaşamaya katlanmam
Sevgilim.
Lois Aragon
2 Nisan 2012
Mutlu Aşk Yoktur

İnsan her şeyi elinde tutamaz hiç bir zaman
Ne gücünü ne güçsüzlüğünü ne de yüreğini
Ve açtım derken kollarını bir haç olur gölgesi
Ve sarıldım derken mutluluğuna parçalar o şeyi
Hayatı garip ve acı dolu bir ayrılıktır her an
Mutlu aşk yoktur
Hayatı bu, silahsız askerlere benzer
Bir başka kader için giyinip kuşanan
Ne yarar var onlara sabah erken kalkmaktan
Onlar ki akşamları aylak kararsız insan
Söyle bunları hayatım ve bunca gözyaşı yeter
Mutlu aşk yoktur
Güzel aşkım tatlı aşkım kanayan yaram benim
İçimde taşırım seni yaralı bir kuş gibi
Ve onlar bilmeden izler geçiyorken bizleri
Ardımdan tekrarlayıp ördüğüm sözcükleri
Ve hemen can verdiler iri gözlerin için
Mutlu aşk yoktur
Vakit çok geç artık hayatı öğrenmeye
Yüreklerimiz birlikte ağlasın sabaha dek
En küçük şarkı için nice mutsuzluk gerek
Bir ürperişi nice pişmanlıkla ödemek
Nice hıçkırık gerek bir gitar ezgisine
Mutlu aşk yoktur
Bir tek aşk yoktur acıya garketmesin
Bir tek aşk yoktur kalpte açmasın yara
Bir tek aşk yoktur iz bırakmasın insanda
Ve senden daha fazla değil vatan aşkı da
Bir tek aşk yok yaşayan gözyaşı dökmeksizin
Mutlu aşk yoktur ama
Böyledir ikimizin aşkı da
Aragon
29 Mart 2012
Sevgi, Bilgeliktir, Sevgi Adaleti Bilir
26 Mart 2012
23 Mart 2012
Bahar Coşkusu
18 Mart 2012
Pırasalı Börek
Annemin bu böreği enfes oluyor! Ben de tarifi siz dostlarımla paylaşmak istedim!
Tarifi veriyorum.
Malzemeler:
4 yufka
1 kg pırasa
300 gr kıyma
2 yumurta
2 baş kuru soğan
1 su bardağı süt
2 çay bardağı sıvıyağ
tuz
karabiber
Yapılışı:
Pırasalar ortadan ikiye bölünerek ince ince kıyılır. Bol sirkeli suda bekletilerek yıkanır.
Bir tenereye 1 çay bardağı sıvıyağ konur, ince doğranmış kuru soğan ve pırasa kavrulur. Ardından kıyma eklenir. İyice kavrulunca tuz ve karabiber eklenir, harç soğumaya bırakılır.
4 yufkanın her biri altı üçgen parçaya bölünür, yumurta, sıvıyağ ve sütle hazırlanan ve iyice çırpılan karışımdan her bölünen parçaya sürülür. 2 parça üst üste konur, yufkaların geniş kısmına soğumuş harçtan 2'şer çorba kaşığı konur. Kenarlar kapatılarak geniş olarak sarılır. Yağlanmış fırın tepsisine dizilir. Kalan karışım (süt, yumurta, yağ karışımı) üste de sürülür. Ve ısıtılmış fırında üstleri kızarana dek pişirilir.
Afiyetle yenir!
Yeniden görüşünceye dek dostça kalın!
17 Mart 2012
Elde Var İnsan

Ne varsa gördüğün hayattan yana
Bulan da insan ahh- yıkan da insan
Bu dünyada başka suçlu arama
Yapanda insan ahh bozan da insan
Bir düşün yıllarca taptıklarını
Uğrunda hesapsız yaptıklarını
Bir topla bir çıkar aldıklarını
Verende insan ahh- çalan da insan
Sen bensin -ben senim yabancımız yok
Kendimizden başka yalancımız yok
Ne acı kimseye inancımız yok
Seven de insan ahh söven de insan
Ahmet Selçuk İlkan
14 Mart 2012
Güneşin Olsun Gönlünde

Güneşin olsun gönlünde
Kar bile yağsa, ya da fırtına olsa
Gök bulutlarla ve dünya kavgayla dolsa
Güneşin olsun gönlünde
O zaman gelsin ne gelirse
Doldurur ışıklarla en karanlık gününü
Bir şarkın olsun dudaklarında
Sevinçli ezgilerle
Seni günlük tasalar bunalıma boğsa bile
Bir şarkın olsun dudaklarında
O zaman gelsin ne gelirse
Yardım eder savuşturmaya en yalnız gününü
Başkaları için de bir diyeceğin olsun
Tasada ve bunalımda
Ve kendi ruhunu şenlendirecek her şeyi
Söyle onlara da,bir şarkın olsun dudaklarında
Yitirme sakın yürekliliğini
Güneşin olsun gönlünde
Ve her şey iyi olacak
Casar Flaischlen
* Bu şiiri çok seviyorum bu yüzden bu şiiri uzun bir süre sonra yeniden yayımlamak istedim! Sorunlar yaşanıyor ama önemli olan gönlümüzde ilkbaharı yaşamak!
13 Mart 2012
11 Mart 2012
ALES'E HAZIRLIK

Adım adım ALES'e hazırlanıyorum! Mayıs ayında gireceğim, kazanabilirsem pdr ya da pedagoji konusunda master yapmak istiyorum!Bakalım ne olacak? Başvurular bu ay!
Elimde 9 tane kitap var bu konuyla ilgili olarak. Hele bir tanesi o kadar kalın ki 1050 sayfa, Nobel Akademi ile hazırlanıyorum, sorular, konular epey ağır! Haydi hayırlısı olsun bakalım! Kazanırsam sonucu burada paylaşırım.Ömrüm yeterse kazanana dek gireceğim! Gerekirse matematikten takviye alacağım!Anneciğim yanımda, manevi desteğini hiç esirgemiyor sağolsun!
Şimdilik bu kadar! Sevgiyle kalın!
7 Mart 2012
İşte Hayat
4 Mart 2012
Süzme Yoğurtlu İrmik Helvası
Merhabalar, geçen gün canım feci halde irmik helvası çekti. Annemle mutfağa girdik, yaptık. Nasıl mı?
Hemen tarifini veriyorum!
Malzemeler:
1 su bardağı irmik
1 su bardağı şeker
125 gr margarin
1 su bardağı süzme yoğurt
1 su bardağı su
Yapılışı:
İrmik yağ ile kavrulur,şekerli su konur. Ocaktan indirmeye yakın yoğurt konur, karıştırılır, dinlendirilir.
Sonra da afiyetle yenir!Yapıp yemeniz şiddetle önerilir, benden söylemesi!
2 Mart 2012
Bir Çocuğun Bir Yetişkine Öğreteceği Şeyler
22 Şubat 2012
Adım Adım Hayata
Üniversiteye giriş...
O ilk yılın heyecanı...
Arkadaşla paylaşılan kendine ait bir ev...
Küçük özgürlükler...
Serra bu yeni ortamda kimlerle arkadaş olacak?
Acaba onu neler bekliyor?
Ya aşk?
Şu anda bu kitabı çok ta keyif alarak okuyorum! Atamam çıkmadan, ev tutmadan önce alıp okumalıymışım aslında! Geç kalmışım! Ama yine de iyi gidiyor!Zira kahramanların bocalama evrelerini ben de yaşadım!
Şimdilik benden bu kadar! En kısa sürede yeniden görüşmek dileğiyle!
18 Şubat 2012
Vefat Haberi
14 Şubat 2012
Kendinizle Barışık Olmak

Ruh sağlığını korumanın yolu, insanın kendisiyle ve çevresiyle barışık olmasından geçer. Kendimizle barışmak; duygularımızı denetim altına almayı başarmak ve hayatımızı amaçlarımız doğrultusunda yönlendirebilmek demektir. Bunun için duygularımızı eğitmeyi öğrenmemiz gerekir. Çünkü duygularımızı yönetebilmek bizim elimizdedir.
Profesör Doktor Nevzat Tarhan, “Kendinizle Barışık Olmak” kitabında, tıbbın ve psikoloji biliminin verileriyle, kendinizle ve çevrenizle uyum içinde bir yaşama kavuşmanın ipuçlarını veriyor.
* Nevzat Tarhan kitabında son derece yalın bir dil kullanmış, psikiyatriyle ilgili bilgisi olmayan insanlar bile yazılanları kolayca anlıyor! Okumanızı, paylaşmanızı öneririm!
Sevgiyle ve dostça kalın!
8 Şubat 2012
Çatıdaki Pırıltılar
1 Şubat 2012
28 Ocak 2012
İstifno Otu Salatası
Merhaba dostlarım! Bugün, yazdan kalma bir tarifle buradayım. Arada depoya yani arşive bakmak iyi oluyor doğrusu!
İstifno Otu Salatası
İstifno otlarının sadece yaprakları kullanılır. Yapraklar saplardan ayrılır, yıkanır, biraz tuz ilavesiyle yaklaşık 20 dk kadar haşlanır. Süzgece alınır.Süzüldükten sonra bir kaba alınarak bol limon, tuz, sızma yağ ile karıştırılarak servis yapılır. Arzu edilirse sarımsaklı yoğurt ile de servis yapılabilir.
Yeniden buluşuncaya dek sevgiyle kalın!
23 Ocak 2012
Benim Güzel Kitaplarım

Merhaba dostlarım! Danielle Steel'in "Malikane" adlı kitabını bir solukta bitirdim.
Konusu şöyle:
Yüzyılın başı... Amerika'da altına hücum çağının öncüleri artık olgunluk çağına gelmişler, San Francisco yeni dünyanın bir heyecan ve güç merkezi. Jeremiah Thurston, bu yöredeki cıva madenlerinin en büyüğünün sahibi, Napa Vadisi'nde cıva madenleriyle uğraşıp büyük servet kazanmak da yeterli değildir bu genç ve hırslı erkek için... Jeremiah Thurston, Atlanta'dan gelin getirir. Ona büyük bir malikane armağan eder. Camille Thurston, California sosyetinin kraliçesi olmaktan çok çabuk bıkar. Daha büyük mutluluklar, daha büyük emeller uğruna kocasını ve minik kızını terkedip gider. Annesin güzelliğini ve babasının zekasını, bilgisini miras olan Sabrina, Thurston ailesinin geleneğini sürdürecektir. Thurston Malikanesi, kuşaktan kuşağa bir anıt olarak kalacaktır. Jeremiah, Camille, Sabrina, John, Jonathan, Antoine, Andre... Onların kaderlerini Thurston Malikanesi saptadı... Yaşamlarının en büyük sevinçlerini ve acılarını orada yaşadılar.

Şimdi de elimde Nora Roberts'in "Üç Kader Tanrıçası" kitabı var. O da çok güzel!Onun konusu da şöyle:Greenfield'ın Ailesi'nden üç kardeş -Rebecca, Malachi ve Gideon- Üç Kader Tanrıçası'ndan kendilerine ait olanı geri almak için açgözlü ve acımasız bir antikacının peşine düşer. Böylece hayatları egzotik bir striptizci, hastalık hastası bir mitoloji profesörü ve bir güvenlik uzmanının hayatıyla kesişir ve kaderleri değişir.
İki kitabı okumanızı da şiddetle öneriyorum. Yeniden görüşünceye dek dostça kalın!
20 Ocak 2012
Ponçik

Merhabalar, tarif uzun süre önce düzenlenen kahvaltı-ye etkinliğinden. İki tarifle katılmıştım. Tariflerden biri bu!
Tarif, “Dünya Mutfakları-Tatlı Tarifleri” Serisi’nin “İkindi Keyfi” kitapçığından. Tarif Ponçik tarifi ama sonuç puf puf bir ekmek görünümü.
Malzemeler:
3 bardak un
2 çorba kaşığı pudra şekeri
100 gr tereyağı
1 su bardağı süt
1 çorba kaşığı maya
½ su bardağı çilek reçeli
1 su bardağı krema
½ çay kaşığı tuz
Üzeri İçin:
1 çorba kaşığı pudra şekeri
Yapılışı:
Hamuru hazırlamak için unu eleyip ortasını havuz gibi yapın. Mayayı 1 çorba kaşığı su ile sulandırın. Unun ortasına maya, oda sıcaklığında tereyağı, pudra şekeri, süt ve tuzu koyup bir mikser yardımı veya el ile yoğurun.
Hamuru 10 eşit parçaya bölüp yuvarlak toplar yaparak fırın tepsisinde 25 dk. ılık ortamda mayalanmaya bırakın. Yeterli büyüklüğe ulaştıklarında fırına atın.
180 C’de ısıtılmış fırında yaklaşık 20 dk. altın sarısı renk alıncaya kadar pişirin.
Kremayı çırpın (tarifte belirtilmemiş ama bana kalırsa kremayı 2-3 çorba kaşığı pudra şekeri ile çırpmakta yarar var, öbür türlü ponçik kremasına benzemiyor çünkü).
Ponçikleri ortalarından ikiye yarın ama tam koparmayın.
Reçeli ponçiklerin arasına bir bıçak yardımıyla sürün. Kremayı bir sıkma torbası ya da krema pompası yardımı ile arasına sıkın.
Afiyet Olsun!
Yeniden görüşünceye dek dostça kalın!
Bilgeliğin Anahtarı

Nora Roberts, Anahtar üçlemesinin ikinci kitabı olan Bilgeliğin Anahtarı nda da dizinin ilk kitabı Işığın Anahtarı nda olduğu gibi, hayal gücünün sınırlarını zorlayarak bir yirmi birinci yüzyıl masalı anlatmaya devam ediyor. Kişilikleri birbirinden fazlasıyla farklı üç genç kız, hayatı aydınlatan sanatın, bilgi ile gerçekliğin ve cesaretle yiğitliğin anahtarlarını ararken, kendileriyle yüzleşip mutluluğu ve aşkı buluyorlar. Bu kez, ikinci kitabın baş kahramanı olan kitap kurdu Dana, Bilgeliğin Anahtarı na ulaşmak için, kitap sayfaları arasında zorlu bir yolculuğa çıkmak zorunda kalıyor... Erkek kahramanlarını çok iyi anlayan ve anlatan; güçlü kadın kahramanlarını hayata çok yakın çizen ve aşkı en güzel yazan Nora Roberts, bu üçlemesinde okurunu hem heyecanlandırıyor hem de düşündürüyor.
Nihayet bugün sömestr tatiline girdik, yarın İstanbul yolculuğu bekliyor bizi. Orada Aytül'ü ve arkadaşlarımı göreceğim, kitap okuyacağım. Beni,güzel bir tatil bekliyor!
Yeniden görüşmek dileğiyle, şimdilik dostça kalın!
8 Ocak 2012
Peynirli Poğaça
Yine uzunca bir süredir tarif yayımlamıyorum. Canım da peynirli poğaça çekiyordu, tarif aradım, buldum, mutfağa girdim, yaptım, resmini çektim, annişimle afiyetle yedik.
Tadı aynı minik kanepe ekmeklerine benziyor. Mutlaka denemenizi öneririm.
Tarifine gelince:
Malzemeler
•1 tatlı kaşığı instant maya (ben 1 paket kullandım)
•2 yemek kaşığı toz şeker
•1 tatlı kaşığı kaşığı tuz
•4 su bardağı un
•1 su bardağı süt
•1 yemek kaşığı sirke
•1/4 su bardağı su
•1/4 su bardağı zeytinyağı
İçi için:
•Yarım demet maydanoz
•250 gr beyaz peynir
Üzerine
•1 yumurta sarısı
Yapılışı
1.Eğer ekmek makinanız varsa mayalı hamuru ekmek makinasında hazırlayabilirsiniz. Makinanınızın 1.5 saatlik mayalama seçeneğini seçip tüm malzemeleri hamur teknesine koyun. Karıştırma esnasında hamuru kontrol etmelisiniz. Hamurun toplanmama ihtimaline karşı biraz daha su veya biraz daha un eklemeniz gerekebilir.
2.Eğer makinanız yoksa öncelikle sütü ve suyu karıştırıp biraz ılıtın. Elinizin dayanabileceği kadar bir ısı olsun. (Çok soğuk veya çok sıcak su mayalanmayı kötü etkiler.) Sonra bu suyun içine toz şekeri ekleyip karıştırın. Bu karışımı hamuru yoğuracağınız kaseye alıp içine kuru mayayı ekleyin ve üzerini temiz bir bezle örtün. 15 dakika kadar mayanın kabarmasını bekleyin. Kabaran mayanın için geri kalan malzemeleri ekleyip kulak memesi yumuşaklığında bir hamur elde edin. Hamuru 45 dakika bekletin. Bu arada hamur iki katına çıkmış olacaktır.
3.Hazırladığınız hamurdan küçük küçük bezeler alıp elinizle açın. İçine peynirli harcı koyup yuvarlak şekilde kapatın. Üzerlerine yumurta sarısı sürün. Çatal yardımıyla hamurların üzerini çarpı şeklinde çizin. Bu şekilde de 15 dakika bekletin.
200 derece fırında üzerleri kızarana kadar pişirin.
Afiyet olsun!
Yeniden görüşünceye dek dostça kalın!
6 Ocak 2012
Yüzük

Danielle Steel'in, Taciz kitabını bir solukta okuyup çok beğendikten sonra tercihimi yine aynı yazardan yana kullandım. 2011'de bir de Kızkardeşler kitabını okumuş ve burada paylaşmıştım. Sıra Yüzük kitabında. Konusuna gelince: "Yüzük, onların kaderini sonsuza dek bağlamıştı. Otuzlu yılların kargaşa içindeki Almanya'sında Kassandra von Gotthard hayatını değiştiren adamla tanıştı: Dolff Sterne. Kassandra, Berlin bir bankerin karısıydı, Dolff ise ünlü bir Yahudi yazar. Yaşadıkları büyük aşk trajik bir şekilde sona erecekti. Bu trajediden geriye kalan elmas yüzük ise, Gotthard'ların kaderini yeni yaşamlara ve aşklara taşıyacaktı."
Yeniden görüşünceye dek dostça kalın. Bir sonraki yazar Nora Roberts olacak. Onu da burada siz dostlarımla paylaşacağım.
28 Aralık 2011
Taciz

Ben, şimdi bu romana başladım, çok dramatik bir konusu var, okumanızı şiddetle öneririm. Konusu şöyle:"New York’lu avukat Charles Mackenzie ile tanışınca Grace’nin hayatının akışı değişir.Acılarını dindirecek,dertlerini dinleyecek ve hiçbir zaman sahip olamayacağını sandığı sıcak yuvayı verecek adamı bulmuştur.Fakat bu mutlu günler uzun sürmez. Mutluluğunu ve sahip olduğu tüm değerli varlıkları,geçmişinden gelen bir düşman ve iğrenç fotoğraflar yüzünden kaybetmek üzeredir."
24 Aralık 2011
Kapı

Bugünlerde bahar indi Çukurovanın düzüne
Donandı ağaçlar
Donandı dünya
Donandı yeşilinden alından
Sarısından
Donandı delicesine
Bir ışık fışkırır topraktan yağmur gibi
Bir güneş doldurur ortalığı
Bire canım
Tüter
Açıldı apaydınlık terütaze
Devedikeni çiçekleri koskocaman
Mosmor açıldı
Nennilendi dağlarda.
Yaşar Kemal
"Bugünlerde Bahar İndi" adlı şiir kitabından alınmıştır.
18 Aralık 2011
Kabak Böreği
Merhaba dostlarım! Bugün, bizim yeni denediğimiz bir tarife yer veriyorum. Kabak böreği annişimin elinden çıktı.
Tarifi veriyorum.
Malzemeler:
1 kg balkabağı
100 gr toz şeker
1 çay bardağı sıvı yağ
2 çay bardağı su
1 yumurta sarısı
4 yufka
pudra şekeri
Yapılışı:
1- Kabaklar ayıklanıp yıkandıktan sonra rendenin kalın tarafıyla rendelenir. İçine şeker ilave edilir, karıştırılır.
2-Yufkalar tek tek açılır, yarısına karıştırarak hazırlanmış su ve yağ karışımı sürülür, diğer yarısı üstüne kapatılır. Ve bir avuç kabak elle sıkılarak tüm yufka boyunca konur, rulo haline getirilir.
3-Rulolar 3 parça halinde eşit boyda kesilerek yağlanmış tepsiye yerleştirilir.
Hepsi bitince yumurta sarısı sürülür.
4-Isıtılmış fırında 180 C'de 30 dk kadar pişirilir.
5- Üstüne pudra şekeri serpilerek servis yapılır.
10 Aralık 2011
Annemin Enfesss Aşuresi
Merhaba dostlarım, annelerimizin yaptığı yemekler,tatlılar,ellerinin değdiği her şey bize enfess ötesi gelir değil mi?
İşte benim annem de enfess ötesi aşuresini yaptı. Hem de bu yıl benim evimde yaptı aşureyi. Onun için annişimin aşuresi bu yıl beş kat daha değerli!
Yine uzunca bir süredir tarif yayımlamadığım için aşure tarifini yeniden vermek işime geldi doğrusu!
Annem yanımda keyfim yerinde, dilerim sizin de keyfiniz yerindedir.
Şimdi gelelim mi tarife?
Malzemeler:
2 su bardağı nohut,
2 su bardağı kuru fasulye,
3 su bardağı buğday,
1 su bardağı pirinç,
1 kg toz şeker,
3 çorba kaşığı gül suyu,
25 adet kuru kayısı,
10 adet kuru incir,
½ su bardağı kuru üzüm,
1 ayva,
1 portakalın kabuğu,
Üzerini Süslemek İçin:
2 nar,
1 su bardağı ceviz veya fındık,
1 su bardağı badem
Yapılışı:
1- Akşamleyin ayrı ayrı tencerelerde nohut, fasulye ve buğday ıslatılır.
2-Sabah, nohutun, fasulyenin ve buğdayın ıslatma suları dökülür, yeterince su konularak ayrı ayrı haşlanır.
3-Yaklaşık bir buçuk saat sonra nohut, fasulye ve buğday suları ile birlikte aşure tenceresine konur,
kaynamaya bırakılır. Üçü birden kaynamaya başlayınca suyuna bakılır, gerekirse bir bardak kadar sıcak su konulur. Pirinç ilave edilir.
4-Kuru üzüm konur. Sayılı olarak, kesmeden incir ve kayısı konur, arada sırada karıştırılır, kaynamaya bırakılır. Yaklaşık 20 dk. sonra tane ile konulan kayısı ve incirler delikli kepçe ile çıkartılır. Bir tabağa alınır.
5- Küçük küp biçiminde doğranmış portakal kabuğu ve kabuğu soyulmuş, küçük küp doğranmış ayva aşure tenceresine eklenir. 20-25 dk. daha kaynamaya bırakılır.
Dibinin tutmaması için arada karıştırma işlemini unutulmaması gerekir.
Not: Nohutlar iyice yumuşayınca aşurenin pişmiş olduğunu anlayabiliriz.
6- Suyu, gözle görülür biçimde helmelenmiş ise toz şeker ve gül suyu ilave edilir. İyice karıştırılır, 5 dk. sonra altı kapatılır ve aşure kaselere bölüştürülür.
7- Kaselere boşaltılan aşuremiz ılındıktan sonra üzeri ceviz, badem, nar, ince ince kıydığımız incir ve kayısı ile süslenir.
Not: Bütün olarak aşurenin içine konulan, çıkarılan kayısı ve incirler aşurenin renginin kararmasını önler.
Afiyet Olsun!
Yeniden görüşmek üzere dostça kalın!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


















