12 Haziran 2012

Meyveli ve Sütlü İrmik Tatlısı

Merhaba Sevgili Dostlarım, bugün irmik tatlısı ile yanınızda yer alıyorum! Nasılsınız, dilerim keyfiniz yerindedir!
Öğrenciler tatile girdi ama biz öğretmenler ayın 29'una kadar seminerlerdeyiz. 29'unu iple çekiyorum, İstanbul'a dönebilmek için! Şimdi tarife geçiyorum.

İrmik Tatlısı

Malzemeler:

1 litre süt

10 çorba kaşığı irmik

1 su bardağı şeker

1   paket vanilya

Dilediğiniz bir meyve

Yapılışı:

İrmik, şeker, süt kaynayıncaya dek karıştırılır. Kaynamaya başlayınca ocak kısılır, bir beş altı daha pişirilir, vanilya eklenir. Tatlı ocaktan alınır. Dikdörtgen bir kaba boşaltılır. Soğuyunca istenilen bir meyve ile servis yapılır.

Afiyetle yenir!

Yeniden görüşünceye dek dostça kalın!

10 Haziran 2012

Blogum 6 Yaşında


Blogum bugün 6 yaşına girdi! Siz dostlarımla  uzun soluklu paylaşımlar dileğiyle!
Ayrıca bir kutlama daha var, ALES'i kazandım. Seneye İstanbul'uma atanıp master yapmayı iple çekiyorum dostlarım!

2 Haziran 2012

Nice İnsanlar Gördüm...



Nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok.
Nice elbiseler gördüm, içinde insan yok


Hz. Mevlana






22 Mayıs 2012

Geliştiren Kitaplar

 
Nevzat Tarhan, doğru zamanda doğru duyguları ön plana çıkarma ve duyguları eğitme ve yönetme yeteneği olarak özetleyebileceğimiz duygusal zekâyı bilimsel verileri ve tarihsel birikimi göz önüne alarak yeniden gündemimize sokuyor. Tarihsel olarak doğu kökenli kavramlar olan kendi çıkarına ters düşse bile adaletten vazgeçmemek, gerektiğinde gücü terk edebilmek, erdem sahibi olmayı önemsemek gibi değerler kitapta yeniden kazanılan gelenekler olarak anlatılıyor. Tarhan bir anlamda duygusal zekâyı doğunun ve batının değerleriyle yeniden yorumluyor. Zaten yazara göre, kitabın amacı da; insana duygularının kökenini anlatıp kendi kendisini yönlendirmesini sağlamak.

*Ben şimdi bu kitabı çok zevk alarak okuyorum. Okumanızı öneririm. Ayrıca çok ta güzel testler var!
 
.Konu: Ümitsizlik. Bir gün, erkeklerin başını döndüren kadın, Salome, Nietzsche'den habersiz Breuer'e gelir. 'Avrupa'nın kültürel geleceği tehlikede, Nietzsche ümitsiz. Ona yardım edin, ' der. Breuer Salome'yi tekrar görebilmek umuduyla 'peki' der. Ve varoluşun kader, inanç, hakikat, huzur, mutluluk, acı, özgürlük, irade... ve neden, nasıl gibi en önemli duraklarından geçen bir yolculuk başlar... Kendisiyle ve hayatla yüz yüze gelmekten çekinmeyenlere..
 *İkinci olarak bu kitabı okuyacağım! Okumanız önerilir çünkü fazlaca methini duydum ve okudum!

Yeniden buluşuncaya dek dostça kalın!

19 Mayıs 2012

Depodan Üzümlü Cheseecake

En kısa zamanda çilekli cheseecake tarifiyle burada olacağım dostlarım! Bizim işler çok yoğun, Pazartesi günü sergimiz, 31'inde de şenliğimiz var! Onları atlatırsak zaten bir hafta sonrasında da okullar kapanıyor!

Gerekli Malzeme
1,5 paket yulaflı bisküvi

100 gr eritilmiş tereyağ

150 gr labne peyniri

300 gr çırpılmış krem şanti

2 yumurta sarısı

2 paket tart jölesi

80 gr toz şeker

200 gr beyaz üzüm (çilek, kivi, vb,...)

Yapılışı:
1- Bisküviler, rondoya konur, toz haline getirilir.
2- Margarin eritilir, toz haline getirilmiş bisküvilere yedirilir. Bisküviler, 18-20 cm çapında bir kelepçeli kalıbın tabanına sıkıca yayılır. 30 dk. boyunca buzdolabında tutulur.
3- Labne peyniri bir kaba alınır, mikser ile çırpılır. Çırpılmış krem şanti eklenip çırpılarak peynire yedirilir.

4- Yumurta sarıları ayrı bir kapta toz şekerle çırpılarak kabartılır. Diğer karışım eklenip yedirilir. Tart jölesi, iki çay bardağı su konularak kaynatılır. Ilınınca karışıma eklenip hızlıca karıştırılır. Bisküvinin üzerine yayılır. Derin dondurucuda 2 saat bekletilir.
4- Servisten yarım saat kadar önce buzluktan çıkarılır. Kek, çember kalıptan çıkarılacak kadar çözüldükten sonra kalıptan dikkatlice çıkarılır, servis tabağına alınır, üzeri dilediğiniz şekilde çikolata sos ya da meyvelerle süslenir. Üçgen dilimler halinde kesilip soğuk olarak servis edilir.
Afiyet olsun!

İlk fırsatta görüşmek dileğiyle dostça kalın!


 





13 Mayıs 2012

Anne

Sevgin bir başkadır içimde anne
Her yerde anar yanarım anne
Sevgiyi sende buldum anne
Özlem,şefkat,merhamet sendedir anne

İçimde bir başkadır senin yerin anne
Kederde ve sevinçte yarensin anne
Hayat bir başka tatlıdır seninle anne
Kanat geren,aman diyen sensin anne

Kelimeler seni anlatmaya yetmiyor anne
Sevgin ancak hissedilerek anlaşılır anne
Senin kadar biz de yansak denizi ateş alır anne
Aman diyen,yavrum diyen sensin anne

Sen ancak bizim için yaşarsın anne
Karşılık beklemez,her şeyi verirsin anne
Keşke insan kıymet bilse anne
Umut veren,his veren sensin anne
 Ali Koç

7 Mayıs 2012

Gemileri Yakmak

 Bu kitabı ilk olarak annem okudu, çok beğendi ve bana önerdi. Ben de elime alıp okumaya başladım!  Mutlaka alıp okumanızı öneririm!
"Tarık bin Ziyad, 19 Temmuz 711’de, 12 bin kişilik ordusuyla İspanya’ya geçti. Askerlerini indirdikten sonra, bütün gemileri ateşe verip yaktırdı. Bu arada İspanya Kralı Rodrik’in 100 bin kişilik ordusuyla üzerine geldiğinin haberini aldı. Askerlerine şu tarihi sözleri söyledi: “Arkanızda düşman gibi deniz, önünüzde deniz gibi düşman. Nereye kaçacaksınız? Vallahi sizin için ancak sadakat ve sabır kalmıştır. Düşmanın silahı, teçhizatı ve erzakı boldur. Sizin silah olarak ancak kılıçlarınız, erzak olarak da düşmanın elinden sahip olabileceğiniz vardır.”
Tarık Bin Ziyad, düşman asker sayısının kendi ordusundan sekiz kattan fazla olduğu bu savaşı, kesin bir zaferle kazandı. Endülüs Emevileri’nin temelini attı. Batılı tarihçilerin de dediği gibi o topraklarda 800 yıl süren Rönesans ve Reform’un fikir olarak temelinde Endülüs Emevileri’nden çevrilen kitaplar vardır."
“Gemileri Yakmak” deyiminin böyle önemli bir tarihi olaya işaret ettiğini birçoğumuz biliyoruz. Fakat bilip de uygulamadığımız birçok doğru gibi hayatımızda gemileri hiç yakamıyoruz. Hiç düşündük mü kaç yerde gemilerimizi yakmamız gerekirken yakmadık?
Bu kitap, eğitimini ve kişisel gelişimini en güzel şekilde gerçekleştirmek isteyen genç beyinlere başarının kıyısında gemileri yakmak adına önemli bir kaynak eser…


29 Nisan 2012

Depodan Üzümlü ve Bademli Kek



Not: Keki, krema yerine süt ile yaparsanız daha hafif olur!Bir süre tarif yayımlamayınca depo kurtarıcı oluyor! Yeniden görüşünceye dek sevgiyle kalın!

25 Nisan 2012

Hayat Devam Ediyor

 
Merhaba sevgili dostlarım, ben, tatilde İstanbul'a gittim, çok güzel günler geçirdim, dostlarımla birlikte güzel saatler geçirdim! Pek mutluyum anlayacağınız! Moral depoladım, döndüm! Sizler de umarım iyisinizdir! 

 
Bu kitapta Serra evleniyor, yeni bir yaşama başlıyor! Okuması çok keyifli, dilerim sizler de beğenirsiniz!Yeniden görüşmek dileğiyle, sevgiyle ve dostça kalın!                                                          




19 Nisan 2012

Şiddete Sıfır Tolerans

Gaziantep Avukat Cengiz Gökçek Devlet Hastanesi'nde ameliyatına girdiği 85 yaşındaki kanser hastasının torunu tarafından bıçaklanarak öldürülen Op. Dr. Ersin Arslan, toprağa verildi. Geride kalanlara Allah sabır versin! Hiç kimsenin kimseye şiddet uygulamaya hakkı yoktur!Hele ki görevi hastaları iyileştirmek olan doktorlara şiddet çok çirkin bir eylemdir! Şiddeti kınıyoruz!

18 Nisan 2012

Her Gün Biraz Daha Yakın

Genç, yetenekli yazar Ginny Elkin ile psikiyatr Irvin Yalom özel seanslara başlarlar ve seanslara dair ayrı ayrı günlükler tutmaya karar verirler. Böylece, psikiyatr ve hasta ilişkisinin nasıl bıçak sırtında geliştiğini gözler önüne seren ilk kitap ortaya çıkar. Özel izlenimlerin kaydı, yavaş yavaş iki insanın güç ve güçsüzlüklerini sergiledikleri bir sahneye dönüşür. Bir başkasının terapi seansında bulunmanın nasıl bir şey olduğunu ya da psikoterapinin ne derece başarılı olduğunu merak eden herkes için ufuk açıcı bir çalışma. Şu anda terapi görmekte olan bir kimse için belki de pek rahatlatıcı olmayacaktır bu kitap, çünkü her şeyi iki tarafın da bakış açısıyla anlatıyor. Fakat terapide masanın önünde ve arkasında olmak arasındaki farkı merak eden entelektüel akıl için, Ginny'nin kendisi hakkında giderek daha bilinçli hale geldiğini görmek öğretici olabilir. Her Gün Biraz Daha Yakın, zorlayıcı ama, bu çabaya fazlasıyla değen bir okuma sunuyor. Ben, şimdi bu kitabı okuyorum, oldukça ilginç, okumanızı öneririm!

Etkinliklerimizden Seçmeler

Merhaba dostlarım, yeni bir blog oluşturdum, anaokulunda yaptığımız etkinlerden seçmeler yer alıyor, beklerim!
  • anaokulundakietkinliklerimiz

  • 15 Nisan 2012

    Mutluluk İçimizde


    Mutluluk içimizde
    Duyamasakta,
    Göremesekte

    Mutluluk içimizde
    Bilemesekte,
    Söyleyemesekte

    Mutluluk içimizde
    Hissimizde,
    Düşlerimizde,
    Sevgimizde

    Mutluluk içimizde
    Çevremizde,
    Gölümüzde,
    Batan güneşlerde

    Mutluluk içimizde
    Göz bebeklerinde

    Mutluluk içimizde
    Saç diplerinde

    Mutluluk içimizde
    Gamzelerinde

    Mutluluk içimizde
    Tebessümlerinde

    Mutluluk içimizde
    Şarkılarda, türkülerde

    Mutluluk içimizde
    Hayallerde, gizlerde

    Mutluluk içimizde
    Gecelerde, gündüzlerde
    Ve bir yerlerde bulunmayı beklemekte

    Volkan Yoruç

    11 Nisan 2012

    Durulmayan Bir Kafa


    Durulmayan Bir Kafa, manik-depresif hastalıklar üzerine uluslararası bir uzman ve bir Amerikan üniversitesinde tıp profesörü unvanına sahip az sayıda kadından biri olan Kay Redfield Jamison' ın, iradesini, azmini ve etkileyici entelektüel yeteneklerini kullanarak manik-depresif hastalıkla on yedi yaşından beri nasıl savaştığını anlatıyor. Çalışmaları, dünyanın dikkatini bu ölümcül olabilecek hastalığa çekmekte büyük ölçüde yardımcı olmuş ve sayısız insanın hayatını kurtarmıştır.

    *Ben, şimdi bu kitabı okuyorum, roman gibi hızlı gitmiyor. Ama çok ilginç! Okumanızı öneririm!

    Patatesli Kol Böreği


    Merhabalar, yine uzunca bir süredir tarif yayımlamadığımı fark ettim. Ve annişimin nefis kol böreğinin tarifini yayımlama kararı aldım. Hemen tarifi veriyorum!

    Malzemeler:

    1 kg yufka

    1/2 kg kıyma (tercihen hindi kıyması)

    3 baş kuru soğan

    1 tatlı kaşığı karabiber

    1 tatlı kaşığı tuz

    1 su bardağı süt

    2 tane yumurta

    3 çay bardağı sıvıyağ

    Yapılışı:

    Soğan ve kıyma 1 çay bardağı sıvıyağ ile kavrulur. Haşlanıp soyulmuş ve püre haline getirilmiş patateslere eklenir. Karabiber ve tuz eklenip güzelce karıştırılır.
    Diğer yandan
    2 yumurta, 2 çay bardağı sıvıyağ ve bir bardak süt çırpılır. Yufkalara tek tek fırça ile sürülür. Patatesli harç bolca kenarlara konur ve 2 parmak kalınlığında rulo haline getirilir. Yuvarlayarak yağlanmış tepsiye dizilir. Üstüne yağ, süt ve yumurta karışımından sürülür, fırına konur. 150 C'de ısınmış fırında 30-40 dk. pişirilir.

    Afiyetle yenir!

    9 Nisan 2012

    ELSA'YA ŞİİRLER


    Sana büyük bir sır söyleyeceğim. Zaman sensin
    Zaman kadındır. İster ki
    Hep okşansın diz çökülsün hep
    Dökülmesi gereken bir giysi gibi ayaklarına
    Bir taranmış
    Bir upuzun saç gibi zaman
    Soluğun buğulandırıp sildiği ayna gibi
    Zaman sensin uyuyan sen şafakta ben uykusuz seni beklerken
    Sensin gırtlağıma dalan bir bıçak gibi
    Ah bu söyleyemediğim işkencesi hiç geçmeyen zamanın
    Bu durdurulmuş zamanın işkencesi mavi çanaklarda kan gibi
    Bu göz susuzluğundan sen yürürken odada
    Bense bilirim büyüyü bozmamak gerektiğini
    Daha beter seni kaçak
    Seni yabancı bilmekten
    Aklın ayrı bir yerde gönlün ayrı bir yüzyılda kalmaktan
    Tanrım ne ağırdır sözcükler. Asıl demek istediğim bu
    Hazzın ötesinde sevgim hiçbir zararın erişemeyeceği yerde bugün sevgim
    Sen ki benim saat-şakağımda vurursun
    Boğulurum soluk alıp vermesen
    Tenimde bir duraksar ve yerleşir adımın
    Sana büyük bir sır söyleyeceğim. Her söz
    Dudağımda bir dilenen zavallı
    Acınacak birşey ellerin için kararan birşey bakışının altında
    İşte bu yüzdendir sık sık seni seviyorum deyişim
    Boynuna takabileceğin bir tümcenin o parlakca kalp kristali
    Kaba konuşmamdan gücenme benim. Bu konuşma
    Ateşte şu tatsız cızırtıyı çıkaran sudur o kadar
    Sana büyük bir sır söyleyeceğim. Bilmem ben
    Sana benzeyen zamandan söz açmayı
    Bilmem senden söz açmayı bilir görünürüm
    Tıpkı uzun bir süre garda
    El sallayanlar gibi gittikten sonra trenler
    Bilekleri sönerken yeni ağırlığından gözyaşlarının
    Sana büyük bir sır söyleyeceğim. Korkuyorum senden
    Korkuyorum yanın sıra gidenden. Pencerelere doğru akşam üzeri
    El kol oynatışından söylenmeyen sözlerden
    Korkuyorum hızlı ve yavaş zamandan korkuyorum senden
    Sana büyük bir sır söyleyeceğim. Kapat kapıları
    Ölmek daha kolaydır sevmekten
    Bundandır işte benim yaşamaya katlanmam
    Sevgilim.

    Lois Aragon

    2 Nisan 2012

    Mutlu Aşk Yoktur


    İnsan her şeyi elinde tutamaz hiç bir zaman
    Ne gücünü ne güçsüzlüğünü ne de yüreğini
    Ve açtım derken kollarını bir haç olur gölgesi
    Ve sarıldım derken mutluluğuna parçalar o şeyi
    Hayatı garip ve acı dolu bir ayrılıktır her an
    Mutlu aşk yoktur

    Hayatı bu, silahsız askerlere benzer
    Bir başka kader için giyinip kuşanan
    Ne yarar var onlara sabah erken kalkmaktan
    Onlar ki akşamları aylak kararsız insan
    Söyle bunları hayatım ve bunca gözyaşı yeter
    Mutlu aşk yoktur

    Güzel aşkım tatlı aşkım kanayan yaram benim
    İçimde taşırım seni yaralı bir kuş gibi
    Ve onlar bilmeden izler geçiyorken bizleri
    Ardımdan tekrarlayıp ördüğüm sözcükleri
    Ve hemen can verdiler iri gözlerin için
    Mutlu aşk yoktur

    Vakit çok geç artık hayatı öğrenmeye
    Yüreklerimiz birlikte ağlasın sabaha dek
    En küçük şarkı için nice mutsuzluk gerek
    Bir ürperişi nice pişmanlıkla ödemek
    Nice hıçkırık gerek bir gitar ezgisine
    Mutlu aşk yoktur

    Bir tek aşk yoktur acıya garketmesin
    Bir tek aşk yoktur kalpte açmasın yara
    Bir tek aşk yoktur iz bırakmasın insanda
    Ve senden daha fazla değil vatan aşkı da
    Bir tek aşk yok yaşayan gözyaşı dökmeksizin
    Mutlu aşk yoktur ama
    Böyledir ikimizin aşkı da

    Aragon

    29 Mart 2012

    Sevgi, Bilgeliktir, Sevgi Adaleti Bilir



    Sevgi alçak gönüllülüktür, içtenlik ve dürüstlüktür;
    Sevgi barıştır,
    Sevgi uzun bir acıdır ve naziktir.
    Sevgi yumuşak başlıdır ve hata bulmaz.
    Sevgi yargılamaktan sakınır,
    Asla bir başkasına olumsuz niteleme yapmaz,
    Çünkü kalbindekini yalnız Tanrı bilir.

    26 Mart 2012

    Uyanan Doğa


    Uyanan doğanın karşısında bir şey söylemeye, yazmaya gerek yok, değil mi?

    23 Mart 2012

    Bahar Coşkusu


    Ne güzel! Bahar geldi, havalar ısındı, doğa canlandı!Bundan büyük mutluluk mu olur?
    Sorunların kafada bertaraf edilmesi de kolaylaşıyor!

    18 Mart 2012

    Pırasalı Börek


    Annemin bu böreği enfes oluyor! Ben de tarifi siz dostlarımla paylaşmak istedim!

    Tarifi veriyorum.
    Malzemeler:

    4 yufka

    1 kg pırasa

    300 gr kıyma

    2 yumurta

    2 baş kuru soğan

    1 su bardağı süt

    2 çay bardağı sıvıyağ

    tuz

    karabiber

    Yapılışı:

    Pırasalar ortadan ikiye bölünerek ince ince kıyılır. Bol sirkeli suda bekletilerek yıkanır.
    Bir tenereye 1 çay bardağı sıvıyağ konur, ince doğranmış kuru soğan ve pırasa kavrulur. Ardından kıyma eklenir. İyice kavrulunca tuz ve karabiber eklenir, harç soğumaya bırakılır.
    4 yufkanın her biri altı üçgen parçaya bölünür, yumurta, sıvıyağ ve sütle hazırlanan ve iyice çırpılan karışımdan her bölünen parçaya sürülür. 2 parça üst üste konur, yufkaların geniş kısmına soğumuş harçtan 2'şer çorba kaşığı konur. Kenarlar kapatılarak geniş olarak sarılır. Yağlanmış fırın tepsisine dizilir. Kalan karışım (süt, yumurta, yağ karışımı) üste de sürülür. Ve ısıtılmış fırında üstleri kızarana dek pişirilir.
    Afiyetle yenir!

    Yeniden görüşünceye dek dostça kalın!

    17 Mart 2012

    Elde Var İnsan


    Ne varsa gördüğün hayattan yana
    Bulan da insan ahh- yıkan da insan
    Bu dünyada başka suçlu arama
    Yapanda insan ahh bozan da insan

    Bir düşün yıllarca taptıklarını
    Uğrunda hesapsız yaptıklarını
    Bir topla bir çıkar aldıklarını
    Verende insan ahh- çalan da insan

    Sen bensin -ben senim yabancımız yok
    Kendimizden başka yalancımız yok
    Ne acı kimseye inancımız yok
    Seven de insan ahh söven de insan

    Ahmet Selçuk İlkan

    14 Mart 2012

    Güneşin Olsun Gönlünde



    Güneşin olsun gönlünde
    Kar bile yağsa, ya da fırtına olsa
    Gök bulutlarla ve dünya kavgayla dolsa
    Güneşin olsun gönlünde
    O zaman gelsin ne gelirse
    Doldurur ışıklarla en karanlık gününü

    Bir şarkın olsun dudaklarında
    Sevinçli ezgilerle
    Seni günlük tasalar bunalıma boğsa bile
    Bir şarkın olsun dudaklarında
    O zaman gelsin ne gelirse
    Yardım eder savuşturmaya en yalnız gününü

    Başkaları için de bir diyeceğin olsun
    Tasada ve bunalımda
    Ve kendi ruhunu şenlendirecek her şeyi
    Söyle onlara da,bir şarkın olsun dudaklarında
    Yitirme sakın yürekliliğini
    Güneşin olsun gönlünde
    Ve her şey iyi olacak

    Casar Flaischlen


    * Bu şiiri çok seviyorum bu yüzden bu şiiri uzun bir süre sonra yeniden yayımlamak istedim! Sorunlar yaşanıyor ama önemli olan gönlümüzde ilkbaharı yaşamak!

    13 Mart 2012

    Sözün Bittiği Yer


    Söze gerek var mı? Çok beğendim, siz dostlarımla paylaşmak istedim!

    11 Mart 2012

    ALES'E HAZIRLIK


    Adım adım ALES'e hazırlanıyorum! Mayıs ayında gireceğim, kazanabilirsem pdr ya da pedagoji konusunda master yapmak istiyorum!Bakalım ne olacak? Başvurular bu ay!
    Elimde 9 tane kitap var bu konuyla ilgili olarak. Hele bir tanesi o kadar kalın ki 1050 sayfa, Nobel Akademi ile hazırlanıyorum, sorular, konular epey ağır! Haydi hayırlısı olsun bakalım! Kazanırsam sonucu burada paylaşırım.Ömrüm yeterse kazanana dek gireceğim! Gerekirse matematikten takviye alacağım!Anneciğim yanımda, manevi desteğini hiç esirgemiyor sağolsun!
    Şimdilik bu kadar! Sevgiyle kalın!

    7 Mart 2012

    İşte Hayat


    İpek Ongun'u, Serra'nın serüvenlerini okumaya devam! İnsan kendini kaptırıyor. Yapılan stajlar, mezuniyet yılı, sınavlar! Her şey hayatın içinden! Okumanızı öneririm!
    Yeniden buluşmak üzere sevgiyle kalın!

    4 Mart 2012

    Süzme Yoğurtlu İrmik Helvası


    Merhabalar, geçen gün canım feci halde irmik helvası çekti. Annemle mutfağa girdik, yaptık. Nasıl mı?
    Hemen tarifini veriyorum!

    Malzemeler:

    1 su bardağı irmik

    1 su bardağı şeker

    125 gr margarin

    1 su bardağı süzme yoğurt

    1 su bardağı su

    Yapılışı:

    İrmik yağ ile kavrulur,şekerli su konur. Ocaktan indirmeye yakın yoğurt konur, karıştırılır, dinlendirilir.
    Sonra da afiyetle yenir!Yapıp yemeniz şiddetle önerilir, benden söylemesi!

    2 Mart 2012

    Bir Çocuğun Bir Yetişkine Öğreteceği Şeyler



    "Eğer bir gün yolunuzu kaybederseniz bir çocuğun gözlerinin içine bakın. Çünkü bir çocuğun bir yetişkine öğreteceği üç şey vardır:

    *Nedensiz yere mutlu olmak
    *Her zaman meşgul olabileceği bir şey bulmak
    *Elde etmek istediği şeyi var gücüyle dayatmak...

    Paulo Coelho

    22 Şubat 2012

    Adım Adım Hayata

    Üniversiteye giriş...
    O ilk yılın heyecanı...
    Arkadaşla paylaşılan kendine ait bir ev...
    Küçük özgürlükler...
    Serra bu yeni ortamda kimlerle arkadaş olacak?
    Acaba onu neler bekliyor?
    Ya aşk?

    Şu anda bu kitabı çok ta keyif alarak okuyorum! Atamam çıkmadan, ev tutmadan önce alıp okumalıymışım aslında! Geç kalmışım! Ama yine de iyi gidiyor!Zira kahramanların bocalama evrelerini ben de yaşadım!
    Şimdilik benden bu kadar! En kısa sürede yeniden görüşmek dileğiyle!

    18 Şubat 2012

    Vefat Haberi


    Genç ve son derece destekleyici, ilgili, güler yüzlü, babacan İlçe Milli Eğitim Müdürümüz Dursun Erdem'i kaybettik!Onu en son geçen hafta Cuma günü, okulumuzu ziyarete geldiğinde görmüştüm! Öğrenince şok oldum, onun öleceği aklımıza bile gelmezdi. Üzüntümüz büyük!
    Toprağınız bol olsun müdürüm!

    14 Şubat 2012

    Kendinizle Barışık Olmak


    Ruh sağlığını korumanın yolu, insanın kendisiyle ve çevresiyle barışık olmasından geçer. Kendimizle barışmak; duygularımızı denetim altına almayı başarmak ve hayatımızı amaçlarımız doğrultusunda yönlendirebilmek demektir. Bunun için duygularımızı eğitmeyi öğrenmemiz gerekir. Çünkü duygularımızı yönetebilmek bizim elimizdedir.
    Profesör Doktor Nevzat Tarhan, “Kendinizle Barışık Olmak” kitabında, tıbbın ve psikoloji biliminin verileriyle, kendinizle ve çevrenizle uyum içinde bir yaşama kavuşmanın ipuçlarını veriyor.

    * Nevzat Tarhan kitabında son derece yalın bir dil kullanmış, psikiyatriyle ilgili bilgisi olmayan insanlar bile yazılanları kolayca anlıyor! Okumanızı, paylaşmanızı öneririm!

    Sevgiyle ve dostça kalın!

    8 Şubat 2012

    Çatıdaki Pırıltılar


    İkiz kardeştiler ama tümüyle ayrı karakterlere sahiptiler. Ruby ve Giselle'nin tek benzer yanları aynı erkeği sevmeleriydi.

    Çatıdaki pırıltılar hangisinin başarı tacını süsleyecekti?

    1 Şubat 2012

    Kar Manzaramız


    Evet, evimizden görünen manzara bu!

    28 Ocak 2012

    İstifno Otu Salatası


    Merhaba dostlarım! Bugün, yazdan kalma bir tarifle buradayım. Arada depoya yani arşive bakmak iyi oluyor doğrusu!

    İstifno Otu Salatası

    İstifno otlarının sadece yaprakları kullanılır. Yapraklar saplardan ayrılır, yıkanır, biraz tuz ilavesiyle yaklaşık 20 dk kadar haşlanır. Süzgece alınır.Süzüldükten sonra bir kaba alınarak bol limon, tuz, sızma yağ ile karıştırılarak servis yapılır. Arzu edilirse sarımsaklı yoğurt ile de servis yapılabilir.

    Yeniden buluşuncaya dek sevgiyle kalın!

    23 Ocak 2012

    Benim Güzel Kitaplarım


    Merhaba dostlarım! Danielle Steel'in "Malikane" adlı kitabını bir solukta bitirdim.
    Konusu şöyle:
    Yüzyılın başı... Amerika'da altına hücum çağının öncüleri artık olgunluk çağına gelmişler, San Francisco yeni dünyanın bir heyecan ve güç merkezi. Jeremiah Thurston, bu yöredeki cıva madenlerinin en büyüğünün sahibi, Napa Vadisi'nde cıva madenleriyle uğraşıp büyük servet kazanmak da yeterli değildir bu genç ve hırslı erkek için... Jeremiah Thurston, Atlanta'dan gelin getirir. Ona büyük bir malikane armağan eder. Camille Thurston, California sosyetinin kraliçesi olmaktan çok çabuk bıkar. Daha büyük mutluluklar, daha büyük emeller uğruna kocasını ve minik kızını terkedip gider. Annesin güzelliğini ve babasının zekasını, bilgisini miras olan Sabrina, Thurston ailesinin geleneğini sürdürecektir. Thurston Malikanesi, kuşaktan kuşağa bir anıt olarak kalacaktır. Jeremiah, Camille, Sabrina, John, Jonathan, Antoine, Andre... Onların kaderlerini Thurston Malikanesi saptadı... Yaşamlarının en büyük sevinçlerini ve acılarını orada yaşadılar.


    Şimdi de elimde Nora Roberts'in "Üç Kader Tanrıçası" kitabı var. O da çok güzel!Onun konusu da şöyle:Greenfield'ın Ailesi'nden üç kardeş -Rebecca, Malachi ve Gideon- Üç Kader Tanrıçası'ndan kendilerine ait olanı geri almak için açgözlü ve acımasız bir antikacının peşine düşer. Böylece hayatları egzotik bir striptizci, hastalık hastası bir mitoloji profesörü ve bir güvenlik uzmanının hayatıyla kesişir ve kaderleri değişir.

    İki kitabı okumanızı da şiddetle öneriyorum. Yeniden görüşünceye dek dostça kalın!

    20 Ocak 2012

    Ponçik


    Merhabalar, tarif uzun süre önce düzenlenen kahvaltı-ye etkinliğinden. İki tarifle katılmıştım. Tariflerden biri bu!
    Tarif, “Dünya Mutfakları-Tatlı Tarifleri” Serisi’nin “İkindi Keyfi” kitapçığından. Tarif Ponçik tarifi ama sonuç puf puf bir ekmek görünümü.

    Malzemeler:


    3 bardak un

    2 çorba kaşığı pudra şekeri

    100 gr tereyağı

    1 su bardağı süt

    1 çorba kaşığı maya

    ½ su bardağı çilek reçeli

    1 su bardağı krema

    ½ çay kaşığı tuz

    Üzeri İçin:


    1 çorba kaşığı pudra şekeri

    Yapılışı:


    Hamuru hazırlamak için unu eleyip ortasını havuz gibi yapın. Mayayı 1 çorba kaşığı su ile sulandırın. Unun ortasına maya, oda sıcaklığında tereyağı, pudra şekeri, süt ve tuzu koyup bir mikser yardımı veya el ile yoğurun.

    Hamuru 10 eşit parçaya bölüp yuvarlak toplar yaparak fırın tepsisinde 25 dk. ılık ortamda mayalanmaya bırakın. Yeterli büyüklüğe ulaştıklarında fırına atın.
    180 C’de ısıtılmış fırında yaklaşık 20 dk. altın sarısı renk alıncaya kadar pişirin.

    Kremayı çırpın (tarifte belirtilmemiş ama bana kalırsa kremayı 2-3 çorba kaşığı pudra şekeri ile çırpmakta yarar var, öbür türlü ponçik kremasına benzemiyor çünkü).

    Ponçikleri ortalarından ikiye yarın ama tam koparmayın.
    Reçeli ponçiklerin arasına bir bıçak yardımıyla sürün. Kremayı bir sıkma torbası ya da krema pompası yardımı ile arasına sıkın.

    Afiyet Olsun!

    Yeniden görüşünceye dek dostça kalın!

    Bilgeliğin Anahtarı


    Nora Roberts, Anahtar üçlemesinin ikinci kitabı olan Bilgeliğin Anahtarı nda da dizinin ilk kitabı Işığın Anahtarı nda olduğu gibi, hayal gücünün sınırlarını zorlayarak bir yirmi birinci yüzyıl masalı anlatmaya devam ediyor. Kişilikleri birbirinden fazlasıyla farklı üç genç kız, hayatı aydınlatan sanatın, bilgi ile gerçekliğin ve cesaretle yiğitliğin anahtarlarını ararken, kendileriyle yüzleşip mutluluğu ve aşkı buluyorlar. Bu kez, ikinci kitabın baş kahramanı olan kitap kurdu Dana, Bilgeliğin Anahtarı na ulaşmak için, kitap sayfaları arasında zorlu bir yolculuğa çıkmak zorunda kalıyor... Erkek kahramanlarını çok iyi anlayan ve anlatan; güçlü kadın kahramanlarını hayata çok yakın çizen ve aşkı en güzel yazan Nora Roberts, bu üçlemesinde okurunu hem heyecanlandırıyor hem de düşündürüyor.

    Nihayet bugün sömestr tatiline girdik, yarın İstanbul yolculuğu bekliyor bizi. Orada Aytül'ü ve arkadaşlarımı göreceğim, kitap okuyacağım. Beni,güzel bir tatil bekliyor!
    Yeniden görüşmek dileğiyle, şimdilik dostça kalın!

    8 Ocak 2012

    Peynirli Poğaça


    Yine uzunca bir süredir tarif yayımlamıyorum. Canım da peynirli poğaça çekiyordu, tarif aradım, buldum, mutfağa girdim, yaptım, resmini çektim, annişimle afiyetle yedik.
    Tadı aynı minik kanepe ekmeklerine benziyor. Mutlaka denemenizi öneririm.
    Tarifine gelince:
    Malzemeler
    •1 tatlı kaşığı instant maya (ben 1 paket kullandım)

    •2 yemek kaşığı toz şeker

    •1 tatlı kaşığı kaşığı tuz

    •4 su bardağı un

    •1 su bardağı süt

    •1 yemek kaşığı sirke

    •1/4 su bardağı su

    •1/4 su bardağı zeytinyağı

    İçi için:

    •Yarım demet maydanoz

    •250 gr beyaz peynir

    Üzerine
    •1 yumurta sarısı
    Yapılışı

    1.Eğer ekmek makinanız varsa mayalı hamuru ekmek makinasında hazırlayabilirsiniz. Makinanınızın 1.5 saatlik mayalama seçeneğini seçip tüm malzemeleri hamur teknesine koyun. Karıştırma esnasında hamuru kontrol etmelisiniz. Hamurun toplanmama ihtimaline karşı biraz daha su veya biraz daha un eklemeniz gerekebilir.
    2.Eğer makinanız yoksa öncelikle sütü ve suyu karıştırıp biraz ılıtın. Elinizin dayanabileceği kadar bir ısı olsun. (Çok soğuk veya çok sıcak su mayalanmayı kötü etkiler.) Sonra bu suyun içine toz şekeri ekleyip karıştırın. Bu karışımı hamuru yoğuracağınız kaseye alıp içine kuru mayayı ekleyin ve üzerini temiz bir bezle örtün. 15 dakika kadar mayanın kabarmasını bekleyin. Kabaran mayanın için geri kalan malzemeleri ekleyip kulak memesi yumuşaklığında bir hamur elde edin. Hamuru 45 dakika bekletin. Bu arada hamur iki katına çıkmış olacaktır.
    3.Hazırladığınız hamurdan küçük küçük bezeler alıp elinizle açın. İçine peynirli harcı koyup yuvarlak şekilde kapatın. Üzerlerine yumurta sarısı sürün. Çatal yardımıyla hamurların üzerini çarpı şeklinde çizin. Bu şekilde de 15 dakika bekletin.
    200 derece fırında üzerleri kızarana kadar pişirin.
    Afiyet olsun!
    Yeniden görüşünceye dek dostça kalın!

    6 Ocak 2012

    Yüzük


    Danielle Steel'in, Taciz kitabını bir solukta okuyup çok beğendikten sonra tercihimi yine aynı yazardan yana kullandım. 2011'de bir de Kızkardeşler kitabını okumuş ve burada paylaşmıştım. Sıra Yüzük kitabında. Konusuna gelince: "Yüzük, onların kaderini sonsuza dek bağlamıştı. Otuzlu yılların kargaşa içindeki Almanya'sında Kassandra von Gotthard hayatını değiştiren adamla tanıştı: Dolff Sterne. Kassandra, Berlin bir bankerin karısıydı, Dolff ise ünlü bir Yahudi yazar. Yaşadıkları büyük aşk trajik bir şekilde sona erecekti. Bu trajediden geriye kalan elmas yüzük ise, Gotthard'ların kaderini yeni yaşamlara ve aşklara taşıyacaktı."

    Yeniden görüşünceye dek dostça kalın. Bir sonraki yazar Nora Roberts olacak. Onu da burada siz dostlarımla paylaşacağım.

    28 Aralık 2011

    Taciz


    Ben, şimdi bu romana başladım, çok dramatik bir konusu var, okumanızı şiddetle öneririm. Konusu şöyle:"New York’lu avukat Charles Mackenzie ile tanışınca Grace’nin hayatının akışı değişir.Acılarını dindirecek,dertlerini dinleyecek ve hiçbir zaman sahip olamayacağını sandığı sıcak yuvayı verecek adamı bulmuştur.Fakat bu mutlu günler uzun sürmez. Mutluluğunu ve sahip olduğu tüm değerli varlıkları,geçmişinden gelen bir düşman ve iğrenç fotoğraflar yüzünden kaybetmek üzeredir."

    24 Aralık 2011

    Kapı


    Bugünlerde bahar indi Çukurovanın düzüne
    Donandı ağaçlar
    Donandı dünya
    Donandı yeşilinden alından
    Sarısından
    Donandı delicesine
    Bir ışık fışkırır topraktan yağmur gibi
    Bir güneş doldurur ortalığı
    Bire canım
    Tüter
    Açıldı apaydınlık terütaze
    Devedikeni çiçekleri koskocaman
    Mosmor açıldı
    Nennilendi dağlarda.

    Yaşar Kemal

    "Bugünlerde Bahar İndi" adlı şiir kitabından alınmıştır.

    18 Aralık 2011

    Kabak Böreği


    Merhaba dostlarım! Bugün, bizim yeni denediğimiz bir tarife yer veriyorum. Kabak böreği annişimin elinden çıktı.


    Tarifi veriyorum.

    Malzemeler:

    1 kg balkabağı

    100 gr toz şeker

    1 çay bardağı sıvı yağ

    2 çay bardağı su

    1 yumurta sarısı

    4 yufka

    pudra şekeri

    Yapılışı:

    1- Kabaklar ayıklanıp yıkandıktan sonra rendenin kalın tarafıyla rendelenir. İçine şeker ilave edilir, karıştırılır.

    2-Yufkalar tek tek açılır, yarısına karıştırarak hazırlanmış su ve yağ karışımı sürülür, diğer yarısı üstüne kapatılır. Ve bir avuç kabak elle sıkılarak tüm yufka boyunca konur, rulo haline getirilir.

    3-Rulolar 3 parça halinde eşit boyda kesilerek yağlanmış tepsiye yerleştirilir.
    Hepsi bitince yumurta sarısı sürülür.

    4-Isıtılmış fırında 180 C'de 30 dk kadar pişirilir.

    5- Üstüne pudra şekeri serpilerek servis yapılır.

    10 Aralık 2011

    Annemin Enfesss Aşuresi


    Merhaba dostlarım, annelerimizin yaptığı yemekler,tatlılar,ellerinin değdiği her şey bize enfess ötesi gelir değil mi?
    İşte benim annem de enfess ötesi aşuresini yaptı. Hem de bu yıl benim evimde yaptı aşureyi. Onun için annişimin aşuresi bu yıl beş kat daha değerli!
    Yine uzunca bir süredir tarif yayımlamadığım için aşure tarifini yeniden vermek işime geldi doğrusu!
    Annem yanımda keyfim yerinde, dilerim sizin de keyfiniz yerindedir.
    Şimdi gelelim mi tarife?

    Malzemeler:

    2 su bardağı nohut,

    2 su bardağı kuru fasulye,

    3 su bardağı buğday,


    1 su bardağı pirinç,

    1 kg toz şeker,

    3 çorba kaşığı gül suyu,

    25 adet kuru kayısı,

    10 adet kuru incir,

    ½ su bardağı kuru üzüm,

    1 ayva,

    1 portakalın kabuğu,

    Üzerini Süslemek İçin:

    2 nar,

    1 su bardağı ceviz veya fındık,

    1 su bardağı badem

    Yapılışı:

    1- Akşamleyin ayrı ayrı tencerelerde nohut, fasulye ve buğday ıslatılır.

    2-Sabah, nohutun, fasulyenin ve buğdayın ıslatma suları dökülür, yeterince su konularak ayrı ayrı haşlanır.

    3-Yaklaşık bir buçuk saat sonra nohut, fasulye ve buğday suları ile birlikte aşure tenceresine konur,
    kaynamaya bırakılır. Üçü birden kaynamaya başlayınca suyuna bakılır, gerekirse bir bardak kadar sıcak su konulur. Pirinç ilave edilir.

    4-Kuru üzüm konur. Sayılı olarak, kesmeden incir ve kayısı konur, arada sırada karıştırılır, kaynamaya bırakılır. Yaklaşık 20 dk. sonra tane ile konulan kayısı ve incirler delikli kepçe ile çıkartılır. Bir tabağa alınır.

    5- Küçük küp biçiminde doğranmış portakal kabuğu ve kabuğu soyulmuş, küçük küp doğranmış ayva aşure tenceresine eklenir. 20-25 dk. daha kaynamaya bırakılır.
    Dibinin tutmaması için arada karıştırma işlemini unutulmaması gerekir.

    Not:
    Nohutlar iyice yumuşayınca aşurenin pişmiş olduğunu anlayabiliriz.

    6- Suyu, gözle görülür biçimde helmelenmiş ise toz şeker ve gül suyu ilave edilir. İyice karıştırılır, 5 dk. sonra altı kapatılır ve aşure kaselere bölüştürülür.

    7- Kaselere boşaltılan aşuremiz ılındıktan sonra üzeri ceviz, badem, nar, ince ince kıydığımız incir ve kayısı ile süslenir.

    Not: Bütün olarak aşurenin içine konulan, çıkarılan kayısı ve incirler aşurenin renginin kararmasını önler.

    Afiyet Olsun!



    Yeniden görüşmek üzere dostça kalın!