4 Kasım 2012

SEVGİ MENÜSÜ


Babalar ve çocuklar iş başına çocuklar söylesin siz yazın “Anneme Mektup”Anneler günü için en güzel hediye çocuğun annesiyle ilgili hissettiklerini yazdığı bir mektup olacaktır.

BABALAR ve çocuklar iş başına beraberce bir çerçeve hazırlayın ve çocuğunuzun annesiyle
le beraber çekilmiş bir fotoğrafını yada sadece annesinin fotoğrafını yada sadece annesinin
fotoğrafını “Anneciğim”köşemize yollayın.

ELLERİNİZİ, parmaklarınızı açarak yere koyun ve çocuğunuzun,kendinizin ve eşinizin
Elleri arasındaki benzerliklere ve farklılıklar dikkati çekin.

ÇOCUĞUNUZLA beraber bir hayvan dükkanını ziyarete gidin.Bu gezide herhangi bir
Hayvanla ilgili öğrendiği bir bilgiyi,yada anısını arkadaşlarıyla paylaşması için çocuğu
nuzu yüreklendirin.

SOYADININ özelliğine dikkat çekin

BAYRAK nedir?Ne zaman bayrak asıyoruz.Nerede bayrak görüyoruz?vb.sorular .Türk
bayrağını ve diğer bayrakları inceleyin.

Değişik boyutlarda ve şekillerde kaplara su doldurun ve bunları dondurtun.Çocuğunu
zun sudaki değişimi görmesi için suyu tekrar eritin.Bu değişim hakkında çocuğunuzla
sohbet edin.

ÇOCUKLARIN güçlü anne-baba modellerine gereksinimi vardır.Eğer siz komşularınızla
Olan sorununuzda bağırıp çağırıp kavga ederseniz çocuk problem çözme yolu olarak bu
nu öğrenir.Eğer siz eşinizle tartışınca ağlarsanız çocuk ağlamayı öğrenir.Çocuklara güç
lü ve doğru modeller olmaya özen gösterin.

ÇOCUKLAR zaman zaman kendilerine yol gösterilmesine gereksinim duyarlar.Bununla
Birlikte kendi başlarına seçtikleri yolda ilerlemek için yeterince özgür olmaya da gerek
Sinim duyarlar.Çocuğunuzu zaman zaman yalnız bırakmazsanız gerçekten özgürlüğünü
kullanmayacağını bilemezsiniz.Çocuğunuzu yalnız bırakmak onu terk etmek anlamına
gelmez.Yanında siz yokken de başarabildiğini görmesine izin verin.

  Prof. Dr. Belma  Tuğrul
Alıntı

30 Ekim 2012

Çocuklarınızla Etkili İletişim Kurabilmek


Çocuklarla iyi bir iletişim kurabilmek anne-babalar için önemli bir beceridir. Çocuklarıyla etkili bir iletişim ve pozitif bir ilişki kurabilen anne-babalar, anne-baba omlaktan daha fazla keyif alabilirler. Genç ya da çocuk, her yaşta anne-babaları ile iyi ilişki içinde olan bireylerin kendilerine güven duyguları gelişir, kişilerarası ilişkilerde karşılıklı saygı duymayı öğrenirler.Çocuklarla iyi iletişim kurmak her zaman kolayca ulaşılabilen bir hedef değildir. Çocuklar ve anne-babaların iletişim kurma biçimleri birbirinden farklıdır. Öte yandan iletişimin etkili olabilmesi ortama da bağlıdır. İyi bir iletişim için anne-babalar sakin ve huzurlu bir ortam hazırlamalıdırlar. Bu yazı çocuğunuzla etkili iletişim kurabilmeniz için bazı öneriler içeriyor.

*Çocuğunuzu dikkatli ve nazik bir şekilde dinleyin.
*Çocuğunuz konuşurken sözünü kesmeyin.
*Çocuğunuz konuşurken vereceğiniz yanıtı hazırlamakla meşgul olmayın.
*Çocuğunuz konuşmasını bitirip sizden yanıt isteyene dek düşüncenizi söylemeyi erteleyin.
*Çocuğunuzun, gereksinimi olduğunda onun yanında olacağınızı bilmesine izin verin.
*Çocuğunuz sizinle konuşmak istediğinde gazetenizi bırakın, televizyonu kaapatın ve dinlemeye hazır olun.
*Çocuğunuz size önemli bir şey anlatmaya çalışırken telefon konuşması yapmaktan kaçının.
*Başkalarının yanında çocuğunuzu eleştirmeniz ya da uyarmanız, çocuğunuzun size gücenmesine ve kızgınlık duygularına neden olabilir ve size olan güven duygusunu zedeleyebilir. Çocuğunuzla konuşurken gerekmiyorsa başkalarını konuşmanıza katmayın ve mümkün olduğunca çocuğunuzla yalnızken konuşun.
*Çocuğunuzla konuşurken fiziksel olarak aynı seviyede olmaya dikkat edin, tepesinden bakmak yerine eğilin ve göz hizasındayken onunla konuşun.
*Eğer çocuğunuza kızgınsanız onunla konuşmak içim sakinleşmeyi bekleyin. Aksi halde objektif olamayabilirsiniz.
*Çok yorgun olduğunuz zamanlarda çocuğunuzu aktif bir şekilde dinlemeniz zorlaşacaktır. Bu nedenle çocuğunuzla konuşmak için yorgun olmadığınız zamanları seçmeye özen gösterin.
*"Neden öyle olduğunu ya da neden öyle davrandığını" sormak yerine "Ne olduğunu" sorun.
*"Ben, sözümü bitirdikten sonra konuşacaksın, senin için en iyisinin ne olduğunu biliyorum, sadece söylediğimi yap" gibi tümceleri azaltmaya çalışın. Bu tür konuşma biçimi açık iletişimi engeller ve daha sonra çocuğunuzun sizinle açık iletişim kurma olasılığını azaltabilir.
*Hakarat içeren ya da aşağılayıcı sözcükler kullanmayın.
*Konunun çözümü için çocuğunuzun adım adım bazı tedbirler planlamasına yardım ve öncülük edin.
*Yaptıklarıyla ya da yapmadıklarıyla onu yargılamayın. Çocuğunuza, onu olduğu gibi kabul ettiğinizi gösterin.
*Çocuğunuzun sizinle iletişim kurma çabasını destekleyerek açık iletişimin sürdürülmesine yardımcı olun.










23 Ekim 2012

Bayramınız Kutlu Olsun

 Sevgili dostlarım, bayramınız kutlu olsun! Tüm sevdiklerinizle bayram tadında nice sağlıklı, huzurlu, mutlu yıllar geçirmeniz dileğiyle!

19 Ekim 2012

Aşk Yeniden


"Okumaya başlar başlamaz karakterlerle aramda güçlü bir bağ oluştu. Kitap hiç bitmesin istedim."

Debbie Macomber

Altı yüz nüfuslu Virgin River kasabasında çalışacak bir ebe/uzman hemşire aranıyor. Kaliforniya'nın ulu ağaçları ve ışıl ışıl ırmakları arasında bir fark yaratmak istemez miydiniz? Hem de kulübenize kira ödemeden?

Kısa bir süre önce eşini kaybetmiş olan Melinda Monroe bu ilanı görür ve Virgin River adındaki bu uzak dağ kasabasının, yaşadığı gönül yarasından kaçmak ve çok sevdiği hemşirelik mesleğine yeniden tutkuyla bağlanmak için mükemmel bir yer olabileceğine karar verir. Fakat kasabaya ulaştıktan sonra bir saat içerisinde bütün umutları yıkılır: Vadedilen kulübe çöplükten farksızdır, yollar korkunçtur, kasaba doktoru da yanında bir hemşire istememektedir. Çok büyük bir hata yaptığını fark eden Mel, ertesi sabah kasabadan ayrılmaya karar verir.

Fakat doktorun ön verandasına terk edilen minik bir bebek bütün planlarını değiştirir... Eski bir deniz piyadesi olan Jack Sheridan da değişen bu planlarını iyice pekiştirir.

Bu kitabı da okumak üzere sıraya koydum! Yeniden görüşmek üzere dostça kalın!



14 Ekim 2012

Gül Limanı Oteli

Jo Marie Rose, Sedir Koyu'na yeni bir başlangıç yapmak ve biraz olsun huzura kavuşmak için gelir. Kocasının ölümünün acısını atlatmaya çalışan genç kadın, burada bir otel satın alır ve otelin adını değiştirip Gül Limanı Oteli koyar. Buranın yeni başlayacağı hayatı için doğru yer olduğunu hissetmektedir. Ancak otel ve ilk gelen konuklar, Jo Marie'ye beklediğinden çok daha büyük sürprizler yapacaktır.

7 Ekim 2012

ÇOCUĞUNUZA...

 
A-AKIL VERMEYİN
B-BAŞKALARINA BENZEMESİNİ BEKLEMEYİN
C-CİDDİYE ALIN
Ç-ÇİMLERE BASMASINI SAĞLAYIN
D-DENEMESİNE İZİN VERİN
E-EMPATİ KURUN
F-FİKRİNİ SORUN
G-GURUR DUYDUĞUNUZU SÖYLEYİN
H-HAYALLERİNİ SORUN
I-ISRARCI OLMAYIN
İ-İNATLAŞMAYIN
J-JEST YAPIN
K-KUCAKLAYIN
L-"LÜTFEN"Lİ KONUŞUN
M-MODEL OLUN
N-NE İSTEDİĞİNİ SORUN
O-OYUN OYNAYIN
Ö-ÖZÜR DİLEYİN
P-PAYLAŞIN
R-RİCA EDİN
S-SORUMLULUK VERİN
Ş-ŞANS VERİN
T-TUTARLI OLUN
U-UTANDIRMAYIN
Ü-ÜZÜNTÜLERİNİ PAYLAŞIN
V-VAKİT AYIRIN
Y-YÜREKLENDİRİN
Z-ZEVKLERİNİ ÖĞRENİN

Böyle güzel çocuklarınız olduğu için emin olun çok şanslısınız. İnsanı ayakta tutan en önemli şeylerden biri umutsa o umudu ayakta tutan da çocuklarımızdır. Onlara iyi bakın!
Sevgilerimle!



17 Eylül 2012

Sımsıcacık Kitaplar

Evlilik partisindeki pasta piyangosu sayesinde pastanın içine yerleştirilmiş her tılsım, onu çeken kişiye kaderini değiştirmesi için ihtiyacı olan yardımı bahşedecektir. Nic kendisinin ve iki arkadaşının hangi tılsımı çekeceğini kontrol etmek için elinden geleni yapar. Ancak tılsımlar gizemli bir şekilde Nic'in ayarladığı konumdan kayar ve üç genç kadının tüm planları suya düşer.

Bu kitap hayatınızı renklendirecek ve yüzünüzde kocaman bir gülümseme yaratacak. Son sayfaya gelmeyi hiç istemeyeceksiniz…


 Küçük düşleri, büyük umutları ve dostlukları yeşertmeye çalışan hayatın içinden üç kadın ve onların inanılmaz hikâyeleri...
  

İnsanı karmaşaya sürükleyen deli dolu bir ailenin ferdi olsaydınız ne yapardınız ?

Hayat bazen asansörün kat numaraları kadar düzenli olmayabilir..

Elizabeth Kellynin insanı kahkahaya boğacak kadar esprili ve akılcı bir dille kaleme aldığı, dram ve komedinin bir arada sunulduğu Benim Çılgın Ailem, aile bağlarını iyileştirmeye ve güçlendirmeye yönelik, affetmeyi ve affedilmeyi öğreten büyüleyici bir roman.

Güçlü bir mizah anlayışına sahip bu roman, birlikte yaşamayı hayal bile edemeyeceğiniz ama bir o kadar da hikâyelerini merak edeceğiniz insanlarla dolu.
The Washington Post


* "Benim Çılgın Ailem" kitabını biricik yeğenim İlayda bana hediye etti. Bu yüzden bu kitap benim için iki kat daha değerli! 

* "Küçük Düşler Büyük Umutlar" kitabını da Cumartesi günü Uzunköprü'de, ben kendime hediye ettim!

Yeniden görüşmek dileğiyle!

4 Eylül 2012

ELMALI PAY


Merhabalar! Biz, Uzunköprü'ye geldik, evi yerleştirdik. Güldal ablam ve İloş'um da bizi getirdiler. Sonra da dün döndüler! Şimdiden özledik onları!
Elmalı tart, Uzuköprü'ye gelmeden önce uygulamış olduğum bir tarifti. Orjinali erikli pay. Boyut Yayınları'nın "Lezzet Saati" kitabından. İlk olarak erikli olanı denedim ama elmalısı daha başarılı oldu. Bir dahaki sefere böğürtlenli yapacağım. Hamuru çok pratik, çok çok başarılı.
Hemen tarifini veriyorum.

  Pay Hamuru:

1 su bardağından biraz fazla un

150 gr margarin

1/2 su bardağı toz şeker

Üzerini süslemek için:

pudra şekeri

4 elma (soyulup çok ta ince olmayacak biçimde dilimlenir)

ya da 10-12 adet erik (ortadan ikiye bölünüp iç kısımları hamura gelecek biçimde yerleştirilir)

* Ben, hamura bir de vanilya ekledim, çok güzel koku verdi, öneririm!

En kısa zamanda görüşmek dileğiyle! Dostça kalın!


25 Ağustos 2012

Kitap-Kahve Keyfi


Merhaba sevgili dostlarım! Bugün yine kitap-kahve keyfi yaptım. Bu keyfi de sizlerle paylaşmak istedim. Çilekli ve hafif frappemi içerken kitap okumak çok zevkliydi doğrusu!


Holly aşk ve iş hayatında yaşadığı sorunlardan kaçmak için bir sığınak gibi gördüğü Mavi Yengeç Adasındaki Aşk Tanrıçasının Yemek Okulunu işleten büyükannesinin yanına döner. Kısa süre sonra çok sevdiği büyükannesinin ölümüyle ona sunulan yeni hayata sımsıkı sarılır. Fal bakma yeteneği ve muhteşem yemekleriyle adada oldukça ün yapmış büyükannesinin bu mirası Hollynin tutunacağı güçlü bir dal gibidir. Bu görev aynı zamanda büyük bir sorumluluğu da beraberinde getirir ada halkına umut dağıtıp yaşam gücü veren Aşk Tanrıçasının Yemek Okulunu ayakta tutmak zorundadır. Bu konuda yeteri kadar tecrübesi olmayan Hollynin elinde ona yol gösterecek iki şey vardır büyükannesinin dilek ve hatıralarla yarattığı muhteşem yemeklerle dolu tarif defteri ile masalsı bir geçmişe ışık tutan günlüğü..

Kitabı severek okumanız dileğiyle, dostça kalın!

21 Ağustos 2012

Bayram Kaçamağı

 Bugün bir kaçamak yaptım. Kahve Dünyası'na gidip kendime kocaman bir bardak karamelli frappe ısmarladım. Tadı çok çok güzeldi ama bana sert geldi. Çilekli frappeleri çok daha hafif! Frappemi içerken bir yandan da kitabımı okudum. Kitap-kahve buluşması oldu kısacası! Çok ta keyif verdi bana!
Şu an'da okumakta olduğum kitabı da siz dostlarımla paylaşmaktan mutluluk duyuyorum her zamanki gibi!


Geçmişte yaşadıklarım bana şunu öğretti: Hepimiz bu dünyaya, hayatımızı en iyi şekilde yaşamak için geliyoruz ve inanın bana, hayat saklanarak, umutsuzluklarla, pişmanlıklarla harcanamayacak kadar kısa. Dertler ve sıkıntılarla boğuşurken her gün, bir öncekinin aynısı gibi görünmeye başlıyor. Oysaki her yeni gün kendi mucizelerini de beraberinde getiriyor. Hem de en beklenmedik anlarda...

Doğduğumuz andan itibaren hepimize birer yumak iplik veriliyor; bundan mutluluğun desenlerini örmek ise bizim elimizde…


Önümüzdeki hafta Perşembe günü hayırlısıyla Uzunköprü yolcusuyuz! Hem heyecan duyuyorum hem de sevdiklerimi, memleketimi her istediğimde göremeyeceğim için burukluk hissediyorum! Annem de bana "insan doğduğu değil doyduğu yerdedir" diyor.

Yeniden görüşünceye dek sevgiyle kalın!

17 Ağustos 2012

Nice Mutlu Bayramlara

Sevdiklerinizle şeker tadında, sağlıklı, umutlu, neşe dolu nice bayramlar geçirmeniz dileğiyle! Sevgiyle kalın!

13 Ağustos 2012

Fırında Sandal Kabak

Merhaba dostlarım, günler koşuşturmaca içersinde geçiyor. 18 gün sonra Uzunköprü'ye gideceğiz, çok az kaldı işte! Allah, hepimize sağlık ve koşturma gücü versin!
Tarif, Turkcell'in hanımlar klübünden, biz de merak edip denedik. Ana yemek değil de iyi bir aperatif olabilir.

Tarife gelince:

4 kabak

250 gr lor peyniri

dereotu

2 çorba kaşığı sıvıyağ

Tuz

Yapılışı:

Kabaklar soyulup boylamasına ikiye bölünür.Çekirdekli kısımları temizlenir.Kaynayan suya atılıp 5 dk. haşlanır. Fırın kabına alınır.
Diğer yanda lor peyniri, dereotu, sıvıyağ ve tuz iyice karıştırılır.Hazırlanan bu harç kabakların içlerine doldurulur. Fırında 30 dk. pişirilir.
Afiyetle yenir!

En kısa zamanda yeniden görüşmek dileğiyle, dostça kalın!



7 Ağustos 2012

Depodan İstifno Otu Salatası

 Merhaba, bugün, geçen yıl yaptığımız istifno otu salatası tarifini yeniden yayımlıyorum!
Yapılışı:
İstifno otlarının sadece yaprakları kullanılır. Yapraklar saplardan ayrılır, yıkanır, biraz tuz ilavesiyle yaklaşık 20 dk kadar haşlanır. Süzgece alınır.Süzüldükten sonra bir kaba alınarak bol limon, tuz, sızma yağ ile karıştırılarak servis yapılır. Arzu edilirse sarımsaklı yoğurt ile de servis yapılabilir.
Tadı muhteşem! Mutlaka denemenizi öneririm!
Yeniden görüşmek dileğiyle!

30 Temmuz 2012

Akçay Günlerimiz

Civciv çiftlikten
Orfe çiftlikten
Evimizin manzarası İkiz Çay
Zeytinli Köyü

Akçay'da geçirdiğimiz 10 gün çok zevkli ve hareketliydi. Neredeyse her yeri gördük.Sergileri hemen her akşam gezdik, kordonda dolaştık. Zeytinli Köyünü gezdik, çiftliği keşfettik. Dolu dolu bir tatil oldu bizim  için!Dün gece dolayısıyla tatilimiz bitti, yola çıktık, bu sabah evimize vardık. Her gidişin bir dönüşü vardır!
Yaşar çiftlikten
. Yeniden görüşünceye dek dostça kalın!

26 Temmuz 2012

Gizli Anların Yolcusu

Ayşe Kulin yeni romanında aşkın değiştirdiği ve bir daha hiç aynı olmayacak hayatları anlatıyor…

Çağdaş edebiyatımızın en sevilen yazarlarından Ayşe Kulin, Gizli Anların Yolcusu ile bir kez daha okurlarını şaşırtıcı gerçeklerle yüzleşmeye zorluyor. Bu kitap yerleşik ve düzenli hayatlarımızın nasıl da pamuk ipliğine bağlı olduğunu, bir anda yıkılıp gidebileceğini gösteriyor bize... Acı bir kaza... Bir anda ağızdan kaçan bir söz... Ansızın yayınevine gelen bir dosya... Birbirine dolanmış eşarplar... Bütün bunlar, aykırı bir aşkın başını ve sonunu belirlemeye yeter mi?

Gizli Anların Yolcusu, pek çoğumuzun anlamakta zorlandığı, yargılamakta ısrar ettiği bir aşkın romanı. Ayşe Kulin her zamanki ustalığıyla yaklaşmaya korkulan bir konunun üstüne giderek tabuları yıkmayı deniyor.
Sevgili dostlarım en son bu kitabı aldm. Sizin de alıp okumanızı öneririm. Yeniden buluşuncaya dek dostça kalın!


*Eve dönünce Akçay resimlerimizden bazılarını burada sizlerle paylaşacağım! Sevgiler!

21 Temmuz 2012

KİTAP ÖZETLERİ

Dostlarım, kitapların resimlerini yayımladım ama yazılarını ekleyemedim maalesef. Bu nedenle fikriniz olsun diye  birazcık ta olsa yazı yazarak fikir vermeyi görev edindim.


KÜÇÜK MUCİZELER DÜKKANI


"Artık o eski tasasız kız değilim. Yaşadığım her günün değerini biliyorum. Çünkü hayatın ne kadar değerli olduğunu öğrendim... Hiçbir şeyi, özellikle de hayatı hafife almaz oldum. Artık hiçbir günümü boşa geçirmiyorum. Çektiğim acıların karşılıklarının olduğunu öğrendim..."

Hayatın içinden dört güçlü kadın...
Küçük mucizeler, büyük umutlar
Ve dostluğun iyileştirici gücüne dair sımsıcak bir hikâye...
Bu kitapta mutlaka kendinizden bir şeyler bulacaksınız!

 MUCİZELER DÜKKANINA DÖNÜŞ
Aşkın ve arkadaşlıkların filizlenerek çoğaldığı, zamanla sımsıcak ilişkilere dönüştüğü bir sokak hayal edin.

Her iki yanında kapısını çalabileceğiniz, bir bardak çay eşliğinde sevdiklerinizle sohbet edebileceğiniz, içinizi ısıtan dükkânların dizili olduğunu düşünün. Aydınlığa açılan umut dolu bir dünyaya girmenin, hüzün ve mutluluğun bir arada sunulduğu, doyumsuz yaşam öykülerine tanıklık etmenin vakti gelmiş demektir.

Debbie Macomber, Mucizeler Dükkânına Dönüş adlı romanıyla iyi-kötü her yaşanmışlığın bir tecrübe olarak bizlere geri döndüğünü bir kez daha kanıtlıyor.



TANRI DAİMA TEBDİL-İ KIYAFET GEZER
Mutluluğun kapını çalmasını bekleme, sen ona git
Hayatını değiştirecek roman bu işte!
Bir düşünün. İntihar etmek üzeresiniz. Bir adam hayatınızı kurtarıyor, ama karşılığında sizinle bir anlaşma yapıyor. Bundan sonra o ne söylerse sorgusuz sualsiz yapacaksınız. Kendi iyiliğiniz için... Çaresiz, kabul ediyorsunuz ve hayatınızın iplerini tıpkı bir kukla gibi başkasının ellerine bırakıyorsunuz. Ve hayatınız eskisinden çok daha güzel oluyor. Yine de şüpheleriniz var: Bu adam aslında kim? Çevresindeki gizemli kişilerin sırrı ne? Sizden aslında ne istiyor?

Tanrı Daima Tebdil-i Kıyafet Gezer, kendi kendimize koyduğumuz engelleri, korkularımızı ve önyargılarımızı nasıl aşacağımızın, kaderimiz sandığımız mutsuz bir yaşamı, bizi mutluluğa götüren bir yolculuğa nasıl dönüştüreceğimizin hikâyesi.

Yeniden görüşünceye dek sevgiyle, dostça kalın!
.

Taptaze Sıcacık Kitaplar


 





Akçay Tatilimiz

 Dün dolayısıyla Akçay'a geldik, tatilimiz başlamış oldu. Denize girdik, akşam yemekten sonra çarşıda tur attık. O canlılığa bayıldım doğrusu. Tatile hazırlık amacıyla aldığım kitapları paylaşma ve okuma zamanı geldi diye düşünüp fotoğraf çektim. Ama fotoğrafları bilgisayara aktarma hazırlığı yaparken hevesim kursağımda kaldı. Çünkü aktarmak için gereken usb'yi İstanbul'da unutmuşum. Kös kös oturup bu yazıyı yazdım. Birazdan internetten aldığım kitapların resimlerini bulup siz dostlarımla paylaşacağım. Sevgiyle kalın!

10 Temmuz 2012

Küçük Bir Kaçamak















Bugün sabah endokrinoloji ve metabolizma doktoruna gittim, muayene oldum. Tiroid eksikliğini kontrol altında tutuyoruz. Tahlillerimi de yaptırdım. Doğru karnımı doyurmaya gittim. Aslı Börek açıktı. Oraya gittim, peynirli ve nefis bir su böreği, enfesss iki bardak çay veeee kendimi şımartmak için bir dilimlik pasta kaçamağı yaptım. Denemenizi öneririm. Adı dilim damla frambuaz.Tadı damağımda kaldı. Sonra İnkılap Kitapevi'ne girdim, bir saatimi orada geçirmişimdir. Aldığım, alacağım kitapları siz dostlarımla sonra paylaşacağım. Sıcacık ve tazecik kitaplar!Yeniden görüşünceye dek sevgiyle kalın!




 
 
 
 
 
 
 

 









 

5 Temmuz 2012

Yuvaya Dönüş

Yuvaya dönmek ne kadar güzel bir duygu! Uzunköprü'ye taşındık, yerleştik ve İstanbul'a döndük!

20 Haziran 2012

Rotasyon Piyangosu Vurdu

Bir sene sonra İstanbul'a atama istemeyi beklerken Pazartesi günü sürpriz bir haber aldım. Rotasyon piyangosu vurdu. Uzunköprü'ye atamam çıktı. Üç yıl burada olacağım. Uzunköprü, İpsala'ya göre daha hareketli, cıvıl cıvıl. İpsala'dan alacağımı aldım, kadrolu oldum, adaylığım kalktı. Şimdi veda etme zamanı. Hayırlısı olsun bakalım!

12 Haziran 2012

Meyveli ve Sütlü İrmik Tatlısı

Merhaba Sevgili Dostlarım, bugün irmik tatlısı ile yanınızda yer alıyorum! Nasılsınız, dilerim keyfiniz yerindedir!
Öğrenciler tatile girdi ama biz öğretmenler ayın 29'una kadar seminerlerdeyiz. 29'unu iple çekiyorum, İstanbul'a dönebilmek için! Şimdi tarife geçiyorum.

İrmik Tatlısı

Malzemeler:

1 litre süt

10 çorba kaşığı irmik

1 su bardağı şeker

1   paket vanilya

Dilediğiniz bir meyve

Yapılışı:

İrmik, şeker, süt kaynayıncaya dek karıştırılır. Kaynamaya başlayınca ocak kısılır, bir beş altı daha pişirilir, vanilya eklenir. Tatlı ocaktan alınır. Dikdörtgen bir kaba boşaltılır. Soğuyunca istenilen bir meyve ile servis yapılır.

Afiyetle yenir!

Yeniden görüşünceye dek dostça kalın!

10 Haziran 2012

Blogum 6 Yaşında


Blogum bugün 6 yaşına girdi! Siz dostlarımla  uzun soluklu paylaşımlar dileğiyle!
Ayrıca bir kutlama daha var, ALES'i kazandım. Seneye İstanbul'uma atanıp master yapmayı iple çekiyorum dostlarım!

2 Haziran 2012

Nice İnsanlar Gördüm...



Nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok.
Nice elbiseler gördüm, içinde insan yok


Hz. Mevlana






22 Mayıs 2012

Geliştiren Kitaplar

 
Nevzat Tarhan, doğru zamanda doğru duyguları ön plana çıkarma ve duyguları eğitme ve yönetme yeteneği olarak özetleyebileceğimiz duygusal zekâyı bilimsel verileri ve tarihsel birikimi göz önüne alarak yeniden gündemimize sokuyor. Tarihsel olarak doğu kökenli kavramlar olan kendi çıkarına ters düşse bile adaletten vazgeçmemek, gerektiğinde gücü terk edebilmek, erdem sahibi olmayı önemsemek gibi değerler kitapta yeniden kazanılan gelenekler olarak anlatılıyor. Tarhan bir anlamda duygusal zekâyı doğunun ve batının değerleriyle yeniden yorumluyor. Zaten yazara göre, kitabın amacı da; insana duygularının kökenini anlatıp kendi kendisini yönlendirmesini sağlamak.

*Ben şimdi bu kitabı çok zevk alarak okuyorum. Okumanızı öneririm. Ayrıca çok ta güzel testler var!
 
.Konu: Ümitsizlik. Bir gün, erkeklerin başını döndüren kadın, Salome, Nietzsche'den habersiz Breuer'e gelir. 'Avrupa'nın kültürel geleceği tehlikede, Nietzsche ümitsiz. Ona yardım edin, ' der. Breuer Salome'yi tekrar görebilmek umuduyla 'peki' der. Ve varoluşun kader, inanç, hakikat, huzur, mutluluk, acı, özgürlük, irade... ve neden, nasıl gibi en önemli duraklarından geçen bir yolculuk başlar... Kendisiyle ve hayatla yüz yüze gelmekten çekinmeyenlere..
 *İkinci olarak bu kitabı okuyacağım! Okumanız önerilir çünkü fazlaca methini duydum ve okudum!

Yeniden buluşuncaya dek dostça kalın!

19 Mayıs 2012

Depodan Üzümlü Cheseecake

En kısa zamanda çilekli cheseecake tarifiyle burada olacağım dostlarım! Bizim işler çok yoğun, Pazartesi günü sergimiz, 31'inde de şenliğimiz var! Onları atlatırsak zaten bir hafta sonrasında da okullar kapanıyor!

Gerekli Malzeme
1,5 paket yulaflı bisküvi

100 gr eritilmiş tereyağ

150 gr labne peyniri

300 gr çırpılmış krem şanti

2 yumurta sarısı

2 paket tart jölesi

80 gr toz şeker

200 gr beyaz üzüm (çilek, kivi, vb,...)

Yapılışı:
1- Bisküviler, rondoya konur, toz haline getirilir.
2- Margarin eritilir, toz haline getirilmiş bisküvilere yedirilir. Bisküviler, 18-20 cm çapında bir kelepçeli kalıbın tabanına sıkıca yayılır. 30 dk. boyunca buzdolabında tutulur.
3- Labne peyniri bir kaba alınır, mikser ile çırpılır. Çırpılmış krem şanti eklenip çırpılarak peynire yedirilir.

4- Yumurta sarıları ayrı bir kapta toz şekerle çırpılarak kabartılır. Diğer karışım eklenip yedirilir. Tart jölesi, iki çay bardağı su konularak kaynatılır. Ilınınca karışıma eklenip hızlıca karıştırılır. Bisküvinin üzerine yayılır. Derin dondurucuda 2 saat bekletilir.
4- Servisten yarım saat kadar önce buzluktan çıkarılır. Kek, çember kalıptan çıkarılacak kadar çözüldükten sonra kalıptan dikkatlice çıkarılır, servis tabağına alınır, üzeri dilediğiniz şekilde çikolata sos ya da meyvelerle süslenir. Üçgen dilimler halinde kesilip soğuk olarak servis edilir.
Afiyet olsun!

İlk fırsatta görüşmek dileğiyle dostça kalın!


 





13 Mayıs 2012

Anne

Sevgin bir başkadır içimde anne
Her yerde anar yanarım anne
Sevgiyi sende buldum anne
Özlem,şefkat,merhamet sendedir anne

İçimde bir başkadır senin yerin anne
Kederde ve sevinçte yarensin anne
Hayat bir başka tatlıdır seninle anne
Kanat geren,aman diyen sensin anne

Kelimeler seni anlatmaya yetmiyor anne
Sevgin ancak hissedilerek anlaşılır anne
Senin kadar biz de yansak denizi ateş alır anne
Aman diyen,yavrum diyen sensin anne

Sen ancak bizim için yaşarsın anne
Karşılık beklemez,her şeyi verirsin anne
Keşke insan kıymet bilse anne
Umut veren,his veren sensin anne
 Ali Koç

7 Mayıs 2012

Gemileri Yakmak

 Bu kitabı ilk olarak annem okudu, çok beğendi ve bana önerdi. Ben de elime alıp okumaya başladım!  Mutlaka alıp okumanızı öneririm!
"Tarık bin Ziyad, 19 Temmuz 711’de, 12 bin kişilik ordusuyla İspanya’ya geçti. Askerlerini indirdikten sonra, bütün gemileri ateşe verip yaktırdı. Bu arada İspanya Kralı Rodrik’in 100 bin kişilik ordusuyla üzerine geldiğinin haberini aldı. Askerlerine şu tarihi sözleri söyledi: “Arkanızda düşman gibi deniz, önünüzde deniz gibi düşman. Nereye kaçacaksınız? Vallahi sizin için ancak sadakat ve sabır kalmıştır. Düşmanın silahı, teçhizatı ve erzakı boldur. Sizin silah olarak ancak kılıçlarınız, erzak olarak da düşmanın elinden sahip olabileceğiniz vardır.”
Tarık Bin Ziyad, düşman asker sayısının kendi ordusundan sekiz kattan fazla olduğu bu savaşı, kesin bir zaferle kazandı. Endülüs Emevileri’nin temelini attı. Batılı tarihçilerin de dediği gibi o topraklarda 800 yıl süren Rönesans ve Reform’un fikir olarak temelinde Endülüs Emevileri’nden çevrilen kitaplar vardır."
“Gemileri Yakmak” deyiminin böyle önemli bir tarihi olaya işaret ettiğini birçoğumuz biliyoruz. Fakat bilip de uygulamadığımız birçok doğru gibi hayatımızda gemileri hiç yakamıyoruz. Hiç düşündük mü kaç yerde gemilerimizi yakmamız gerekirken yakmadık?
Bu kitap, eğitimini ve kişisel gelişimini en güzel şekilde gerçekleştirmek isteyen genç beyinlere başarının kıyısında gemileri yakmak adına önemli bir kaynak eser…


29 Nisan 2012

Depodan Üzümlü ve Bademli Kek



Not: Keki, krema yerine süt ile yaparsanız daha hafif olur!Bir süre tarif yayımlamayınca depo kurtarıcı oluyor! Yeniden görüşünceye dek sevgiyle kalın!

25 Nisan 2012

Hayat Devam Ediyor

 
Merhaba sevgili dostlarım, ben, tatilde İstanbul'a gittim, çok güzel günler geçirdim, dostlarımla birlikte güzel saatler geçirdim! Pek mutluyum anlayacağınız! Moral depoladım, döndüm! Sizler de umarım iyisinizdir! 

 
Bu kitapta Serra evleniyor, yeni bir yaşama başlıyor! Okuması çok keyifli, dilerim sizler de beğenirsiniz!Yeniden görüşmek dileğiyle, sevgiyle ve dostça kalın!                                                          




19 Nisan 2012

Şiddete Sıfır Tolerans

Gaziantep Avukat Cengiz Gökçek Devlet Hastanesi'nde ameliyatına girdiği 85 yaşındaki kanser hastasının torunu tarafından bıçaklanarak öldürülen Op. Dr. Ersin Arslan, toprağa verildi. Geride kalanlara Allah sabır versin! Hiç kimsenin kimseye şiddet uygulamaya hakkı yoktur!Hele ki görevi hastaları iyileştirmek olan doktorlara şiddet çok çirkin bir eylemdir! Şiddeti kınıyoruz!

18 Nisan 2012

Her Gün Biraz Daha Yakın

Genç, yetenekli yazar Ginny Elkin ile psikiyatr Irvin Yalom özel seanslara başlarlar ve seanslara dair ayrı ayrı günlükler tutmaya karar verirler. Böylece, psikiyatr ve hasta ilişkisinin nasıl bıçak sırtında geliştiğini gözler önüne seren ilk kitap ortaya çıkar. Özel izlenimlerin kaydı, yavaş yavaş iki insanın güç ve güçsüzlüklerini sergiledikleri bir sahneye dönüşür. Bir başkasının terapi seansında bulunmanın nasıl bir şey olduğunu ya da psikoterapinin ne derece başarılı olduğunu merak eden herkes için ufuk açıcı bir çalışma. Şu anda terapi görmekte olan bir kimse için belki de pek rahatlatıcı olmayacaktır bu kitap, çünkü her şeyi iki tarafın da bakış açısıyla anlatıyor. Fakat terapide masanın önünde ve arkasında olmak arasındaki farkı merak eden entelektüel akıl için, Ginny'nin kendisi hakkında giderek daha bilinçli hale geldiğini görmek öğretici olabilir. Her Gün Biraz Daha Yakın, zorlayıcı ama, bu çabaya fazlasıyla değen bir okuma sunuyor. Ben, şimdi bu kitabı okuyorum, oldukça ilginç, okumanızı öneririm!

Etkinliklerimizden Seçmeler

Merhaba dostlarım, yeni bir blog oluşturdum, anaokulunda yaptığımız etkinlerden seçmeler yer alıyor, beklerim!
  • anaokulundakietkinliklerimiz

  • 15 Nisan 2012

    Mutluluk İçimizde


    Mutluluk içimizde
    Duyamasakta,
    Göremesekte

    Mutluluk içimizde
    Bilemesekte,
    Söyleyemesekte

    Mutluluk içimizde
    Hissimizde,
    Düşlerimizde,
    Sevgimizde

    Mutluluk içimizde
    Çevremizde,
    Gölümüzde,
    Batan güneşlerde

    Mutluluk içimizde
    Göz bebeklerinde

    Mutluluk içimizde
    Saç diplerinde

    Mutluluk içimizde
    Gamzelerinde

    Mutluluk içimizde
    Tebessümlerinde

    Mutluluk içimizde
    Şarkılarda, türkülerde

    Mutluluk içimizde
    Hayallerde, gizlerde

    Mutluluk içimizde
    Gecelerde, gündüzlerde
    Ve bir yerlerde bulunmayı beklemekte

    Volkan Yoruç

    11 Nisan 2012

    Durulmayan Bir Kafa


    Durulmayan Bir Kafa, manik-depresif hastalıklar üzerine uluslararası bir uzman ve bir Amerikan üniversitesinde tıp profesörü unvanına sahip az sayıda kadından biri olan Kay Redfield Jamison' ın, iradesini, azmini ve etkileyici entelektüel yeteneklerini kullanarak manik-depresif hastalıkla on yedi yaşından beri nasıl savaştığını anlatıyor. Çalışmaları, dünyanın dikkatini bu ölümcül olabilecek hastalığa çekmekte büyük ölçüde yardımcı olmuş ve sayısız insanın hayatını kurtarmıştır.

    *Ben, şimdi bu kitabı okuyorum, roman gibi hızlı gitmiyor. Ama çok ilginç! Okumanızı öneririm!

    Patatesli Kol Böreği


    Merhabalar, yine uzunca bir süredir tarif yayımlamadığımı fark ettim. Ve annişimin nefis kol böreğinin tarifini yayımlama kararı aldım. Hemen tarifi veriyorum!

    Malzemeler:

    1 kg yufka

    1/2 kg kıyma (tercihen hindi kıyması)

    3 baş kuru soğan

    1 tatlı kaşığı karabiber

    1 tatlı kaşığı tuz

    1 su bardağı süt

    2 tane yumurta

    3 çay bardağı sıvıyağ

    Yapılışı:

    Soğan ve kıyma 1 çay bardağı sıvıyağ ile kavrulur. Haşlanıp soyulmuş ve püre haline getirilmiş patateslere eklenir. Karabiber ve tuz eklenip güzelce karıştırılır.
    Diğer yandan
    2 yumurta, 2 çay bardağı sıvıyağ ve bir bardak süt çırpılır. Yufkalara tek tek fırça ile sürülür. Patatesli harç bolca kenarlara konur ve 2 parmak kalınlığında rulo haline getirilir. Yuvarlayarak yağlanmış tepsiye dizilir. Üstüne yağ, süt ve yumurta karışımından sürülür, fırına konur. 150 C'de ısınmış fırında 30-40 dk. pişirilir.

    Afiyetle yenir!

    9 Nisan 2012

    ELSA'YA ŞİİRLER


    Sana büyük bir sır söyleyeceğim. Zaman sensin
    Zaman kadındır. İster ki
    Hep okşansın diz çökülsün hep
    Dökülmesi gereken bir giysi gibi ayaklarına
    Bir taranmış
    Bir upuzun saç gibi zaman
    Soluğun buğulandırıp sildiği ayna gibi
    Zaman sensin uyuyan sen şafakta ben uykusuz seni beklerken
    Sensin gırtlağıma dalan bir bıçak gibi
    Ah bu söyleyemediğim işkencesi hiç geçmeyen zamanın
    Bu durdurulmuş zamanın işkencesi mavi çanaklarda kan gibi
    Bu göz susuzluğundan sen yürürken odada
    Bense bilirim büyüyü bozmamak gerektiğini
    Daha beter seni kaçak
    Seni yabancı bilmekten
    Aklın ayrı bir yerde gönlün ayrı bir yüzyılda kalmaktan
    Tanrım ne ağırdır sözcükler. Asıl demek istediğim bu
    Hazzın ötesinde sevgim hiçbir zararın erişemeyeceği yerde bugün sevgim
    Sen ki benim saat-şakağımda vurursun
    Boğulurum soluk alıp vermesen
    Tenimde bir duraksar ve yerleşir adımın
    Sana büyük bir sır söyleyeceğim. Her söz
    Dudağımda bir dilenen zavallı
    Acınacak birşey ellerin için kararan birşey bakışının altında
    İşte bu yüzdendir sık sık seni seviyorum deyişim
    Boynuna takabileceğin bir tümcenin o parlakca kalp kristali
    Kaba konuşmamdan gücenme benim. Bu konuşma
    Ateşte şu tatsız cızırtıyı çıkaran sudur o kadar
    Sana büyük bir sır söyleyeceğim. Bilmem ben
    Sana benzeyen zamandan söz açmayı
    Bilmem senden söz açmayı bilir görünürüm
    Tıpkı uzun bir süre garda
    El sallayanlar gibi gittikten sonra trenler
    Bilekleri sönerken yeni ağırlığından gözyaşlarının
    Sana büyük bir sır söyleyeceğim. Korkuyorum senden
    Korkuyorum yanın sıra gidenden. Pencerelere doğru akşam üzeri
    El kol oynatışından söylenmeyen sözlerden
    Korkuyorum hızlı ve yavaş zamandan korkuyorum senden
    Sana büyük bir sır söyleyeceğim. Kapat kapıları
    Ölmek daha kolaydır sevmekten
    Bundandır işte benim yaşamaya katlanmam
    Sevgilim.

    Lois Aragon