20 Şubat 2009

Üstün Dökmen ile Eşitler Evi

Geçtiğimiz Pazar, Üstün Hoca'nın Bahçeşehir Belediyesi'nde, Muhsin Ertuğrul Tiyatrosu'nda semineri vardı,"Ailede Yaşama Sevinci ve 3-6 Yaş Çocukla Uzlaşma".
Ben, Üstün Hoca'nın seminerleri için elimden gelse dünyanın öbür ucuna gidebilirim diye düşünürken, gökte ararken yerde buldum duygusuna kapıldım, mutluluktan havalara uçtum!
Sevdiğim tüm dostlarımla bu haberi büyük bir sevinçle paylaştım!
İple çektiğim gün ve saat geldi nihayet! Üstün Hoca, kitapları imzaladı, ardından seminer başladı. Televizyondaki "Küçük Şeyler" Programı'ndan çok daha uzun sürdü, üç program süresi diyebilirim.
Çok keyifliydi, günümüzün Nasreddin Hocası, güldürürken düşündürdü bizi!
Üstün Hoca, kendi yaşamından da kesitler sunuyor, özeleştiri yapıyor, çok içten! Sevecen, tam bir halk insanı!
Tv'deki programlarında, sıklıkla kullandığı bir ifade var, bayılmamak mümkün değil," annelerin, sayılır miktarda hataları, sayılmayacak kadar çok doğruları vardır". Üstün Hoca, gönülleri fethediyor!
Üstün Hoca, seminerde, genellikle, duyguya itiraz edildiğini söyledi, duyguya değer verilmesi, saygı duyulması gerektiğini belirtti. Doğru değilse düşünceye, davranışa itiraz edebiliriz ama duyguya değer vermeli, saygı duymalıyız dedi.
Hepimizin yaşamında "böyle hissetmelisin, şunu hissetmen yanlış" diyen, farkına bile varmadan ne hissetmemiz gerektiği konusunda bizi yönlendirmeye çalışan yakınlarımız mutlaka olmuştur.
Hepimiz, zaman zaman ya da sıklıkla anlaşılmadığımız duygusuna kapılmışızdır mutlaka!
"Kafana takma" sözünü de duymuşuzdur hatta biz bile söylemişizdir hiç farkına varmadan.
Ben, sevdiklerime empatiyle yaklaşmaya çalışan ben bile zaman zaman, diğerlerine göre daha az da olsa bu sözü sarf ettiğimi fark ettim. Bu da benim özeleştirim. İnsan, Psikoloji'ye ilgi duyup ta 16 yaşından beri bu tür kitaplar okuyunca biraz daha dikkatli olmaya çalışıyor diyelim.
Ama şunu fark ettim, "kafana takma" sözü aslında sevdiklerimize, bizim, daha çok üzülmelerini kendimizce önlemek amacıyla söylediğimiz bir söz, bir şeyleri değiştiremeyeceğimizi, buna gücümüzün yetmeyeceğini biliyoruz, bütünüyle çaresizlikten kaynaklanan bir söz bu bence!
Aynı durum sevdiklerimiz için de geçerli, öyle değil mi?

Esirlikten, kölelik durumundan duygusundan kurtulmak isteyenlere, farkına varmadan baskı uygulanlar için aydınlanmalarını sağlamak eşitçe yaşamlar sürülmesini sağlamak amacıyla "Küçük Şeyler -4 Eşitler Evi" kitabını yazmış. Yaşamında "eşitler evine" taşınmak isteyen herkes için.
Yeni kitabı 15 gün önce çıkmış. Kaçar mı, hemen bulunup alındı, elimde taptaze bir "Küçük Şeyler" kitabı var! Annem, bitirdi, ben de dün doktoruma giderken ancak 1,5 sayfa okuyabildim, geç kalacağım stresinden otobüsü neredeyse ben sürecektim. Vakitlice çıktım, buna rağmen geç kaldım! Bir daha geç kalmamakta yarar var, çok mahçup oldum! Hamiş, neymiş, okul çıkışı, eve uğramadan hemen randevuya yetişmek gerekiyormuş!
Bu arada, Üstün Hoca'nın "TRT 1'de hazırladığı, 2002'den beri yayınlanan "Küçük Şeyler" Programı bu sezon sona ermiş. Programı yazın hazırlıyormuş, Ekim ayında başlıyor, Ocak ayının sonuna dek sürüyormuş. Ben de üzüldüm, merak ettim, kendisine sordum. İnsanın ufkunu genişleten, esprilerle, skeçlerle farkındalıklar geliştirmesine yardımcı olan enfes bir program. İlgilenenler için tekrar bölümler "TRT- İNT'te, Cumartesi günleri saat 14.25'te yayınlanıyor. Ben de oradan izlemeyi sürdüreceğim, programın tadına doymak mümkün değil ki!
Ertelediğim yazı buydu işte! Gazanfer Özcan'ı, toprağa verdik, Allah rahmet eylesin, ailesine sabır versin! Tüm sevdiklerimizi de bize bağışlasın!
Yeniden buluşuncaya dek sevgiyle, dostça kalın!

17 Şubat 2009

Hepimizin Başı Sağolsun

Usta oyuncumuz, büyük sanatçımız Gazanfer Özcan'ı kaybettik!
Bambaşka bir konuda yazı yazmayı düşünürken usta oyuncumuzu kaybettiğimizi öğrendim, çok çok üzüldüm! Çok şaşırdım, öylece kalakaldım. O, hep oradaydı, yaşıyordu. Hastaydı, durumu ağırlaşmıştı ama iyileşeceğine inanıyordum! İçim kan ağlıyor şu anda!
Bir çınar daha yıkıldı! Hepimizin başı sağolsun!

16 Şubat 2009

TEMİZ BİR ÇEVRE İÇİN

Ben, bu afişi, yazılarını büyük bir keyifle takip ettiğim Sevgili Femme Noir'in blogunda gördüm.
Çok beğendim, sizlerle de paylaşmak istedim. İsterseniz gelin bir
  • Femme Noir
  • 'in blogunu ziyaret edelim, bu konuyla ilgili enfes yazısını bir okuyalım!
    Yeniden buluşmak üzere!

    7 Şubat 2009

    Okulda Yeni Yıl Kutlamamız

    Yeniden merhaba! Ben, uzunca bir süredir blogumu iyi serdim, değil mi?
    Ama boş durmuyorum, kendimi keşfetme çalışmalarına yoğunluk verdim, farkındalıklarımla, düşündüklerimle, duyumsadıklarımla ilgili olarak bol bol yazı yazıyorum. Kitap çalışmalarım da başladı. Bu nedenle zaman zaman buradan kopabiliyorum.

    Yeni yıl hazırlıklarımız çok heyecan vericiydi. Arkadaşım Ayla, Gülşen teyzemiz ve ben çocuklara sürpriz yapmak için epeyce uğraştık. Yorucu oldu ama değdi. Çocuklar da süsleme, hazırlık aşamasına katkıda bulundular. Gözlerinin içlerinin sevinçle, coşkuyla parladığını görmek bizi mutlu etmeye yetti.

    Aylacığım, alışveriş işleri ile epeyce bir ilgilendi. Birlikte çocuklara küçük hediyeler seçtik.
    Ama arkadaşımın emeği çok büyük. Bir de ikna, rica yeteneğini kullanıp ta benim kendisine anlattığım Noel Kardan Adam'ı alıp ta bana haber verince havalara uçtum. Benim, oturduğum yerde vermiyorlar. :(( Çünkü geçen sene bir arkadaş almıştı. Olsun, bizim de artık yeni yılda kullanmak üzere bir kardan adamımız var, üzerindeki yılı değiştirip uzun yıllar kullanabiliriz!

    Neşeli Melekler Sınıfı ve neşeli öğretmenleri ;)) On kilo fazlası var bu neşeli öğretmenin! Bugün dolayısıyla kilo vermeye yönelik çalışmalar başladı. Porsiyonları küçültüp midesinin dişleri olmadığını kendine hatırlatarak! ;)))

    Neşeli Melekler Sınıfı, onları da düşünen, ayırmayan Ayla Öğretmenleri, onları hep düşünen Gülşen Teyzeleri

    Kelebekler Sınıfı ve biricik Ayla öğretmenleri


    Kelebekler Sınıfı ziyafette! Neşeli Melekler'in dalgın öğretmeni tam da o gün fotoğraf makinesini yanına almayı unutmuş, çok ayıp çok. Sonra Ayla öğretmene haber vermiş, Ayla öğretmen de mümkün olduğunca erken gelerek Neşeli Melekler'in resimlerini çekmiş. Dolayısıyla ziyafet resimleri olamamış. Olsun! Çikolatalı pastamızı da, ikramlık çikolatalarımızı da biz yaptık. Görünümlerini beğenmedim yalnız!

    Yeni yıl partisi başlıyorrrr!



    Neşeli Melekler ve Kelebekler ne güzel kaynaştılar!


    Gözlerdeki neşeli, keyifli pırıltılara bakın!


    Bu kartlarla da tüm sevdiklerimize mutlu yıllar diledik!

    Yeniden buluşuncaya dek sevgiyle kalın!

    1 Şubat 2009

    Yankı Yazgan ile, Psikiyatri ile Kendi İçimize Yolculuk


    Eveeeet, uzunca bir aradan sonra kitap keyfini sizlerle paylaşmak üzere yeniden buradayım. Bazen, insan böyle güzel keyifleri paylaşmak için sabırsızlanır ama ertelemek durumunda kalır ya. Ne tatlı eziyettir bu! Bir fırsat yaratıp bu keyfi daha fazla geciktirmeyeceğini bilmenin verdiği bir rahatlık ta vardır. Paylaşmak için harekete geçtiğin an ise eşsizdir! Hiç bir engel kalmamıştır önünde!


    Yankı Hoca'nın kitaplarını eline alınca bırakmak pek te mümkün görünmüyor. Kitapların kapağında da yazdığı gibi "Herkes için beyin ve psikiyatri bilgisi".
    "Kalp Çarpar Beyin Böler" kitabı 2006 yılında yayımlanmış. Bizim gibi konuya yabancı bireyler için bir başlangıç, bir hazırlık kitabı diyebilirim. Tabii ki kafanızı bütünüyle verip psikiyatri ve beyinle ilgili bilimsel anlatımları bir iki kez okumak gerekebiliyor.Hepimizin anlayabileceği bir dille yazılmış. Zorlanabileceğimiz noktalarda da Yankı Hoca, imdadımıza yetişiyor.
    Hazırlık sınıfını başarıyla geçtik mi, sıra geldi ikinci kitaba!;))
    Şaka bir yana ben, iki kitabı da aynı anda okuyorum. Kitaplar, her yerde, başucumda, yolda, kısacası benim olduğum her yerde!


    "Kalbinle Düşün Aklınla Hisset" kitabı ise "Kalp Çarpar Beyin Böler" kitabını bitirip başarıyla mezun olabilenlerin okuyabileceği bir kitap. Kitap mezuniyeti de mi olurmuş demeyin. Deneyin, göreceksiniz. Öncelikle temek bilgiler yalın bir dille anlatılıyor. Sonra da bu bilgiler ileri seviyede veriliyor.Yaa işte öyle! Yani, bir an'da, ikinci kitabı anlayabilmek için birinci kitaba dönmek durumunda kalabiliyorsunuz. Ben,son kitaptan başlamak istedim de, anlayabildiklerim bir yere kadardı. Temelsiz bilgi olmuyor!
    Ama her şey ileri seviyede bilgiden ibaret değil elbette, anlaşılır, güncel konular var, Yankı Hoca'nın düşünceleri, izlenimleri, yaşantısından kesitler var.
    Ülkemizin değişmeyen gerçekleri var. Okumanız şiddetle önerilir efendim. Otuz yıldır değişmeyen durumları okuyalım, hep birlikte öğrenelim.
    Bir de Yankı Hoca'nın daha önce hiç bilmediğim bir özelliğini öğrendim kitaplarını okurken. Kitapta yer alan karikatürleri bizzat kendisi çiziyormuş. Eskiden karikatüristmiş. Çok güzel bir yetenek,çok büyük bir ayrıcalık. Kongrelerde, mesleki toplantılarda sunum yaparken, konuşma yaparken o an'da da çizme gücüne sahipsin. Muhteşem bir yetenek!
    Kongreye katılanların sahip olduğu ayrıcalığa bir baksanıza, her şey daha iyi yerleşmez mi belleğe, mizahi bir bakış açısıyla, yaşayarak! Çok kıskandım!:((
    Bir gün, ben de dinleyicisi olma şansına erişebilirim dilerim!
    Bazen, kitaptaki karikatürlere bakıyorum, okuyorum da gülmekten kırılmamak elde değil! Bir karikatür bütün bir yazıyı çok güzel özetliyor!
    Bu arada, biliyorsunuzdur, aslında Yankı Hoca, çocuk ve ergen psikiyatrisi konusunda uzman! Yani bu alanda yazmış olduğu kitapları da almak, okumak gerekli!


    Ben, bana ait olan kitapları okurken önemli bulduğum yerlerin altını mutlaka çiziyorum. Eğer, çizmezsem bir şeyler eksik kalıyor sanki.
    Çizersem, kitaba kendimi bütünüyle vermiş hissediyorum. Tamamlanmışlık duygusu olsa gerek!
    Eğer Yankı Hoca, imza günü düzenlenir de kitaplarını imzalarsa o zaman eksik hiç bir şey kalmayacak işte!
    Yeniden görüşünceye dek sevgiyle kalın!

    31 Ocak 2009

    Sahi Biz İnsan mıyız?



    Müzik, öylesine sarsıcı ki arada kurt ulumasını andıran seslere yer veriliyor!Sahi insan insanın kurdu olurmuş değil mi? Bu ifadeyi duyarsızlıklara verilen bir tepki olarak kabul etmekte yarar var!

    Bu dünyanın her yerinde ne oluyorsa çocuklara oluyor! Bütün yaraları çocuklar alıyorlar. Yardımımıza gereksinim duyuyorlar. Biz neredeyiz, ne yapıyoruz? Onların yaşadıklarına kulak tıkıyoruz, göz yumuyoruz. Açlıktan, sefaletten, silahlardan çıkan kurşunlardan, bombalardan ölüyorlar. En acısı da bombaları oyuncak sanıyorlar! Sahi biz insan mıyız?



    Bizler, çocuklarımız yiyemediğimiz yiyecekleri çöpe atarken onlar ekmek bulamıyorlar. Ve açlıktan her saniyede 5-6 çocuk ölüyor! Yalnızca Türkiye'de tonlarca ekmek çöpe gidiyor!
    Biz neyiz, insan mıyız sahiden? Her şeyi, tüm yaşananları, bizim yaşamadığımız zulümleri "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" zihniyetiyle ve tavşan boku(ne kokar ne bulaşırım) yaklaşımıyla karşıladığımız sürece insan mıyız sahiden?
    Çocukların yaşadıklarını görmezden gelmek insanlık mı sahiden? Biz insan mıyız, insan sureti miyiz?

    Buradan Serkan Süleymaniye'ye çocuklara karşı duyarlı yaklaşımından dolayı teşekkürler, tebrikler!

    28 Ocak 2009

    Yeniden Yeni Yıl Yeni Başlangıçlar Etkinliği

    Sevgili dostlarım, arkadaşlarım, "Yeniden Yeni Yıl Yeni Başlangıçlar Etkinliği'miz sona erdi.
    Ben, aslında 20 Ocak'ta yayımlamam gereken yazıyı bugün yazabiliyorum ancak. Sizleri merakta bıraktım biliyorum ve özür diliyorum. Beni, durumumu, sağlığımı merak eden arkadaşlarıma da çok çok teşekkür ediyorum. Elimde olmayan nedenlerden dolayı yayımlayamadım.
    Bir daha böyle olmayacak, etkinlik yazımı günler önceden yazacağım, söz veriyorum. ;)))
    Hepiniz için gülümseyerek anımsayacağınız bir anı olmasını diliyorum!
    Ve baharda düzenleyeceğim kitap-kahve etkinliğinin ön sızıntısını şimdiden yapıyorum. ;))

    Benim hediyelerim sevgili
  • Emel
  • 'den geldi. Hepsi birbirinden güzel. Dekoratif çam ağaçlarımı, kırmızı, sıcacık mumlarımı, mavili runner örtü (sehpa, masa örtüsü olarak ta kullanabilirim, masa örtüsünün üzerine dekoratif olarak ta koyabilirim, iki kişilik Amerikan servis olarak ta kullanılabilir) ve yeniyıl temalı ekmek sepetimi çok çok sevdim. Seçimi çok zevkli. Emelciğim, hediyelerimi büyük bir zevkle kullanacağım, söz veriyorum. Çok çok teşekkür ederim.

    Sizi aynı zamanda evin minik cadısı Misi ile tanıştırıyorum. Spidergirl, tavandan ip sarkıtacağım, örümcek gibi tırmanacak. Üç buçuk aylık.


    Bana, çekiliş sonucunda
  • Zeynep
  • çiğim çıktı. Ben de hediyelerimi aldım, yolladım. Umarım severek kullanır. Hediyelerini güle güle kullan Zeynepçiğim.
    İşte etkinliğe katılan dostlarım, arkadaşlarım:

  • Hülya

  • Şerife


  • Şerife

  • Emel


  • Emel

  • Burçak


  • Burçak

  • Zeynep


  • Zeynep

  • Ezgi


  • Ezgi

  • Özlem


  • Özlem

  • Fadime


  • Fadime

  • Sevda


  • Sevda

  • Hülya


  • Hülya

  • Sibel


  • Sibel

  • Hülya

  • Dostlarım, etkinliğe katıldığınız için hepinize çok çok teşekkür ediyorum. En kısa zamanda görüşmek dileğiyle! Şimdilik hoşçakalın!




















    26 Ocak 2009

    Bir Özür Ve Gecikmeli Yerli Malı Günü Paylaşımı

    Arkadaşlar, merhaba!
    "Yeniden Yeni Yıl Yeni Başlangıçlar Etkinliği'nin yazısını bu ayın 20'sinde yayımlamam gerekiyordu ama elimde olmayan nedenlerden dolayı gecikti.
    Yarın yayımlayacağımı umuyorum! Sizi, gecikmeli bir Yerli Malı Günü resimlerimizle başbaşa bırakıyorum. Son zamanlarda gecikmeli iş yapar oldum galiba!

    Biricik öğrencilerim ve bizim her türlü yardımımıza koşan iyilik meleğimiz, çoxuklarını ve öğretmen kardeşlerini aç bırakmaya gönlü razı olmayan bu yüzden de kendine habire iş icat eden Gülşen Teyzemiz!
    Ben yokum çünkü resimlerim içime sinmedi, hiç güzel çıkmamışım!:(((

    Nasıl buldunuz benin öğrencilerimi? Meyveli taçları nasıl?

    Etkinlik yazımdan sonra da okulda yaptığımız yeni yıl kutlamamızın resimlerini paylaşacağım sizlerle!

    Yeniden buluşmak üzere sevgiyle kalın!

































    19 Ocak 2009

    Buika ile Bambaşka Diyarlara Yolculuk

    BUIKA VIDEOCLIP LA FALSA MONEDA 2008


    Muhteşem bir ses, mutlaka dinleyin!Cuma günü doktorumu ziyaretimden sonra eve döndüğümde Gece-Gündüz Programı'nı kaçırmadığımı görünce çok mutlu oldum!
    Buika ile de o zaman tanıştım.
    Önce bu videoyu sonra da NTV'nin Gece-Gündüz Programı'nın videosunu izleyin derim!

  • ntvmsnbc.com


  • Yeniden Yeni Yıl Yeni Başlangıçlar Etkinliği ile ilgili yazıyı en kısa zamanda yayımlayacağım! Yeniden buluşuncaya dek sevgiyle kalın!

    18 Ocak 2009

    Etnoritmix ile Bambaşka Dünyalara Yolculuk

  • ntvmsnbc.com


  • Mutlaka dinleyin, çok muhteşem. 18 Kasım 2008'de, NTV'de, Gece-Gündüz Programı'nda dinlemiş ve büyülenmiştim, bayılmıştım. Türkiye, İran, Hindistan ve İspanya'dan ezgiler! İnsanı bambaşka yerlere götürüyor! Dinlememek büyük eksiklik bana göre! Çok rahatlatıcı! Grubun henüz bir albümü yok bildiğim kadarıyla, arıyorum bulamıyorum çünkü!
    Ben, buradan NTV'ye bizlerin güzelliklerle tanışmalarını sağladıkları için çok çok teşekkür etmek istiyorum!

    5 Ocak 2009

    Devletlerin Planları ve Gözden Çıkardıkları


    Devletler, küçük, küçücük te olsalar arkalarına yenilmez olduğuna inandıkları ülkeleri alıyorlar. Yaptıkları bir takım hesapları, planları eyleme döküyorlar.
    Ben, burayı istiyorum, buranın denetimi bende olacak, sen, buraya karışmayacaksın diyorlar. Bunu da gözlerini kırpmadan sivil halkı, savunmasız çocukları hiçe sayarak yapıyorlar! Kolayca gözden çıkarılır savunmasız, mazlum olan nasıl olsa!

    Bkz.

  • forum.filistinetkinlik

  • unimakara


  • Dün akşam,izledim,kahroldum, şu anda ağlayarak dinliyorum!Buna duyarsız kalabilecek, yüreği kanamayacak bir insan düşünemiyorum, hesapçı zihniyetler dışında!

    4 Ocak 2009

    Aslında Bütün Baharlar Eylüldür


    Bilir misin
    aslında bütün baharlar eylüldür

    Hani nerde o
    çiçeklerimiz
    sümbüllerimiz, karanfillerimiz, yaseminlerimiz
    ve nergislerimiz
    ki içimizde açardı hep
    sonra
    nerede servilerimiz, çınarlarımız
    avlularımız terkedip giden
    güvercinlerimiz nerede/neden kesildi bilir misin
    suyu çeşmelerimizin
    sebillerimizin

    Bilir misin
    aslında bütün baharlar eylüldür

    Neden sustu kumrularımız birdenbire
    bülbülerimiz bir de
    ve güllerimizin üstünden
    nice tanzimatlar geçti sonra
    benzi soluk boynu bükük yetimlerdir şimdi
    şiirlerimiz bizim

    Bilir misin
    aslında bütün baharlar eylüldür

    Utanırken geceler karanlığında şimdi
    ve bir de
    utancından kızarırken lalelerimiz
    utanır oldu utanmaktan züleyhalarımız
    bu kays mıdır ya sen leyla mısın
    asla tanımadıklarımız
    ah tanımadıklarımız
    kimsiniz söyler misiniz


    Rıdvan Canım

    31 Aralık 2008

    Mutlu Yıllar


    Sevdiklerimizle birlikte nice sağlıklı, mutlu, keyifli, umutlu, mutlu yıllar geçirmek dileğiyle!
    Yeniden buluşuncaya dek sevgiyle kalın!

    Ataol Behramoğlu ile Beyaz İpek Gibi Yağan Kar



    BEYAZ, İPEK GİBİ YAĞDI KAR

    Beyaz, ipek gibi yağdı kar

    Bir kız kardan hafif adımlarıyla yürüyüp geçti hayal içinde

    Arkadaşlarımı düşündüm, sevgili şeyleri

    Sanki her şey bizimle var ve bizimle olacak

    Şarkılar çaldı odalarda

    Bütün insanları sevmek gerektiğini düşündüm

    Düşmanlarımız dışında

    Düşmanlarımız çünkü

    Sevgiyi yok ettikleri için

    Düşmanımız oldular-

    Beyaz ipek gibi yağdı kar

    Bir kız kardan hafif yüreğiyle

    Geçip gitti güvercinleri anımsatarak.

    Uzaktaki şehir

    Uykuya dalmıştır şimdi.

    Düşündüm bir bir

    Kardeşlerimin ne yaptıklarını

    Nihat

    Uyumuyor olmalı.

    -Nefis bir şarkı

    Söylüyor yandaki odadaki kız

    Bir Rus

    Halk şarkısı.

    Ve şimdi koroyla

    Başladılar-

    Nihat düşünüyordur

    Karanlıkta.

    -Sanırım

    Bir saatten sonra

    Hapishanede

    Dışardan söndürüyorlar ışıkları-

    Beyaz ipek gibi yağdı kar

    Bir kız kelebek adımlarıyla

    Geçip gitti karın üzerinden.

    İnsanlar kendi şarkılarını

    Kendi hayallerini taşıyorlar.

    Çağdaş şarkılar

    Gerekli onlara

    Hem Hayatlarının

    Derinliklerinden söz eden

    Gerçekleştirilmiş

    Gerçekleştirilmemiş duygularından,

    Hem

    Kavgayı ateşleyen

    Somut

    Anlaşılır

    Akıllı şarkılar.

    Beyaz, ipek gibi yağdı kar

    Acılarla dolu bu dünyaya.

    İnsafsızlık

    Vahşet

    Hala güçlü

    Ve hala iktidarda.

    İnsanlar

    Ölüyorlar.

    Gepgenç

    Sımsıcak

    Ölüyorlar

    Sanki

    Ölmüyorlarmış gibi.

    Bir yandan sürüp gidiyor-

    Hayat;

    Bir yanda tel örgüler

    Parmaklıklar.

    Beyaz, ipek gibi yağdı kar

    Yağdı kirpiklerine bir kızın

    Yağdı mavi bir nehre

    Saçlarıma yağdı

    Otobüslere

    Ağaçlara

    Evlere.

    İçimden okşadım onu.

    Kelebek adımlarını

    Yanımdan geçen kızın.

    Herhangi bir kız

    Hayalleri olan.

    İstedim ki

    Daha güzel

    Olsun şu dünya.

    İstedim ki

    Beyaz

    İpek gibi yağan karın altında

    Bitsin artık

    Bu sürüp giden alçaklıklar.

    Bir bebek

    Ölüm tehdidi altında yaşamasın

    Beşiğinde.

    Ve paramparça olmasın

    Sımsıcak

    Capcanlı

    Yaşayıp giderken insanlar.

    Bırakın, beyaz

    İpek gibi yağan karın altında

    Hayallerimiz olsun.

    Yaşayalım

    Özgür

    Güzel

    Düşünceli.

    Anlatalım

    Düşündüklerimizi birbirimize.

    Sevinç egemen olsun her yerde

    İnsanca

    Bir kaygı.

    Beyaz, ipek gibi yağdı kar.

    Yağsın.

    Dünya daha güzel olacak

    İnanıyorum buna.

    Bir insan kalbinin güzelliğine

    Çocukluğuna

    Sonsuz cesaretine, olanaklılığına

    İnandığım kadar.

    Ataol Behramoğlu

    Sezai Karakoç ile İnci Dakikalar


    İNCİ DAKİKALARI

    Sen bana yeni yılsın her dakika

    Her dakika bir yaşıma daha giriyorum

    Sen benim üstüne titrediğim güzel ve yeni

    Saatim kadar saadetimin gözbebeği zamansın

    Ben bin parçaya bölündüm her parçasında

    Her parçasındayım kırkayak sesli boğuk arkadaşlığın

    Çalkantısız Üniversitenin yalnızlığın ve ağlamanın

    Erkek ağlar mı diyeceksin

    Hayberin kapısı ağlar mı erkek ağlar mı

    Ben yel gibi erkekler ağlar diyorum

    Bir dakika ağlar yılbaşı dakikasında

    Daha gözlerimin gerçek yaşları belirmeden

    Ağlamak diye bir şey yoktur diye bir şey

    Yüzme bilmeyen bir uyurgezer yüzer ya

    Çürük ve havada asılı tahtalar üstünde

    Hafif kedi ayaklarıyla yürür gerçekten yürür ya

    Sen benim ağlamamı erkeklığıme

    Uyanan ölmeyen yenilenen

    Azgın kışlar içinde keskin baharlar bulan

    Seni bulan yeniden bulan tekrar tekrar bulan erkekliğime say

    Bütün bir yıl bütün bir yaşama boyu

    Gizli heybelere binbir gece eşyası doldurduğuma say

    Ben otomobilleri böylesine yankısız sağır komam

    Öyle bir isyan şiiri var ki ben onu yakalayacağım

    Bu yunan şehrinin düzenini öper ve yalvarırım

    Şehrin ölümünü yanlış anlama

    Gözleri kör oldu doğrudur ama o kadar

    Ve şehrin gözlerini geri verme dakikalarıdır bu yılgın çanlar

    Senin odan günışığı en güzel müzik bana

    Farklılıklar odası

    Giden tren buharları içinde örümcek ağı

    Sen güzel örümcek ağı yaşamakla yaşamamak

    Doğduğumuz şüpheyle öldüğümüz şüphe arasına gerilmiş

    Garip bulut farklı müzik güzel örümcek ağı.

    Ben bir yabancı buğunun kokusunu alıyorum

    Bu kokuyu alıyorsam onulmaz kıskançlık yaramdandır

    Benim garipliğime bakma benim kıskançlığıma bakma benim

    İncilerin ilk gerçek ve yeni yorumunu bulur gibi oluyorum

    Bu inciler denizlerin en karanlık noktalarında bile yoktur

    Benim ak ve kara kayalar içinde bulduğum inciler

    Bu inciler sen olmasan bende bile yoktur

    Oldukları yerde bile.

    Sezai Karakoç

    26 Aralık 2008

    Yeniden Yeni Yıl Yeni Başlangıçlar Etkinliği'nin Çekilişi Sonuçlandı


    Merhaba dostlarım!
    Yeniden "Yeni Yıl Yeni Başlangıçlar" etkinliğimize katılım dün akşam dolayısıyla sona erdi.
    Ancak ben, okuldaki işlerimin yoğun olması nedeniyle etkinlikle ilgili yazı yayımlayamadım.
    Çekiliş sonuçlandı,etkinliğe katılan dostlarıma bu konu ile ilgili ileti gönderildi.
    Hediyelerimizi, 31 Aralık'ta sahiplerinin ellerine geçmesini sağlayacak biçimde göndermeye dikkat ediyoruz!Hediyelerimizin değiştirme kartlı olmasına dikkat ediyoruz!
    En geç 15 Ocak'ta sahiplerini bulmuş oluyor ve 20 Ocak günü hediyelerimizi etkinlik logosu ve başlıği altında yayımlıyoruz!
    Etkinliğe katılan tüm dostlarıma sıcak paylaşımları için çok teşekkür ediyorum ve bir kez daha çok keyif alacağımız,gülümseyerek anımsayacağımız bir etkinlik olmasını diliyorum!
    Keyifli, sağlıklı bir hafta sonu geçirmeniz dileğiyle!

    11 Aralık 2008

    Yeniden Yeni Yıl Yeni Başlangıçlar Etkinliği


    Merhaba dostlarım! İşte Burçak,yeniden hayata döndü! Bu sonbaharda kitap-kahve etkinliği düzenlemeyi düşünüyordum ama olamadı maalesef! İki kedimin kaybı, üzüntüler, yoğunluklar. Kendimi keşfetmeyi hep sevmişimdir ama bu işe uzunca bir süredir gerçekten çok odaklanmış durumdayım. Bu süreç yaşam boyu sürer artık değil mi?
    Neyse şimdi yeni yıl etkinliği ile sizlerin gönüllerini almak, meraklı ve coşkulu
    bir bekleyiş sürecine girelim istedim!
    Sonra da ilkbaharda yeniden bir kitap-kahve ve çikolata ya da kurabiye etkinliği başlatırız. Her ilkbahar ve sonbaharda bu etkinliği geleneksel hale getiririz ne dersiniz?
    Yeniden "Yeni Yıl Yeni Başlangıçlar" etkinliğimiz bugün başladı. Etkinliğe katılımlar bugün dolayısıyla başlıyor ve 25 Aralık akşamı sona eriyor.
    Ben, aynı akşam en geç 26 Aralık'ta sizlere çekiliş sonucunu bildiriyorum.
    Ve hediyeler en geç 15 Ocak'ta sahiplerini bulmuş oluyor ve 20 Ocak günü hediyelerimiz etkinlik logosu ve başlıği altında yayımlıyoruz!Hediyelerimizin değiştirme kartlı olmasına dikkat ediyoruz!Önemli olan gönülden olması, öyle değil mi?
    Hediyelerimizi tam yenı yıl akşamı almamız büyük bir sürpriz olur ama sonuçta o hediyenin, o sürprizin bizi bulacağını biliyoruz, öyle değil mi?
    Etkinliğe katılmak isteyenler, blog ve adres bilgilerini "mutlulukmutfakta.etkinlik@gmail.com" adresine bildirebilirler!
    Şimdiden katılımı zengin, çok keyifli,sıcacık,zevkli bir etkinlik olması dileğiyle!
    Sizlerle böyle güzel bir etkinlik paylaşımında bulunuyor olduğum için şu anda içimde ilkbahar mevsimimindeymiş gibi kuşlar cıvıldaşıyor!