28 Nisan 2015
Bir Artı Bir
Sen ve beni toplasak sonuç ne olur?
Tatlı bela bir kadın…
İki çocuğuna bakmak için deliler gibi çalışan ve baharın gelmesini dört gözle bekleyen Jess Thomas bugüne kadar hayatındaki tüm zorlukların üstesinden tek başına gelmiş. Ama artık birinin ona yardım istemenin kötü bir şey olmadığını anlatması gerekiyor…
Ve hayatı alt üst olmuş bir yabancı…
Yıllar boyunca çalışıp kazandığı her şeyi kaybetmesine neden olabilecek inanılmaz bir hata yapan Ed Nicholls bir uçurumun eşiğinde. Hatasını telafi edebilmesi için tek bir kurtuluş yolu var ve o yol da büyük bir maceranın içinden geçiyor…
Sonuç…
Jess birine borçlu kalmak istemeyecek kadar gururlu, Ed ise kendi sorunlarından başka hiçbir şeyi görmüyor… Peki, apayrı dünyalara ait bir kadın ve bir adam yan yana geldiğinde beklenmedik bir sürpriz gerçekleşebilir mi?
"Bir su damlası kadar saf ve yeni yeni konuşmaya başlayan bir bebek kadar komik… İşte Jojo Moyes'in başyapıtı!"
-Marie Claire-
"Jojo Moyes aşk, romantizm ve komediyi coşkuyla yan yana getiren bir kraliçe gibi… Senden Önce Ben'e doyamayan herkes bu sevimli romana bayılacak!"
-New York Times-
"Rengârenk bir lunaparka girip duygudan duyguya koşmaya hazırlanın!"
-Sunday Express-
"Kitabın son sayfasını çevirdiğimde içimden bir parça koptuğunu sandım. Bu kitap ve karakterler içinize işleyecek."
-Random Things Through My Letterbox-
(Tanıtım Bülteninden)
Zor Kadın
Şaşırtıcı bir kadınla karşı karşıyaydı. Oysa her şey ne kadar kolay gözüküyordu! Onu elde etmek ne kadar zor olabilirdi ki? İçinde bulunduğu maddi sıkıntılardan kurtulması için kendisini genç adamın kollarına bırakması yeterliydi. Kolay olması gerekirdi! Ama!.. Ama yanılmıştı! Hem de çok!
Acımasız bir adam olması genç kızı hiç korkutmuyordu. Kötü bir şöhreti olması bile onu hiç rahatsız etmiyordu. Herkesi sindirip yakan ateşli gözlerine bakarak gülebiliyordu! Bunlardan daha da kötü bir özelliği vardı. Hiç alışık olmadığı kadar... zor bir kadındı!
Aşka ve aileye inanmayan, her istediği kadını kolayca elde edebilen bir adam için onunla karşılaşmak büyük bir talihsizlikti! Ve onu ancak evlilikle elde edebileceğini anlayınca, çaresizce teslim oldu... Hem de iki kere...
Kötü kalpli olmakla ün salmış, huysuz bir adamın yanında yer almaya hazır mısınız?
Böyle bir adamı bile kolayca sevebilirsiniz dedirten,
sürprizlerle dolu bir FMArsal romanı daha...
(Tanıtım Bülteninden)
23 Nisan 2015
Hayallerimin Kitapçısı
Bir kadın, bir aile, bir kitabevi ve gerçeğe dönüşen hayaller... Edebiyat eleştirmeni Petra Hartlieb, harabeye dönmüş bir "kitapçı" satın alınca, bütün ailesinin hayatı bir anda değişir... Kitapçıyı tamir ederken dostluğu, aşkı ve aileyi yeniden keşfeden Petra, küçük şeylerle yetinmenin önemini bir kez daha anlayacak ve hayallerini gerçekleştirmek için çok çalışacaktır.
Zamanla mahallenin buluşma mekânına dönüşen kitabevinin sahibi Petra Hartlieb, sessiz sedasız kaybolan mahalle yaşamının kitapçılarını ve küçük dükkânlarını anlatıyor bu gerçek öyküde... Hayallerimin Kitapçısı, hayallerin bir gün gerçekleşebileceği ümidini aşılayan sıcacık bir roman.
"Biraz gözü karalık, biraz Polyannacılık ile bir harabeyi bir kitapçıya dönüştüren kadının hikâyesi! Muhteşem!"
-Der Spiegel-
"Harika bir hikâye... Bu roman, kitap severler için bir aşk mektubu!"
-Glamour-
"Kitap okumayı seven sevmeyen herkes bu kitaba ve bu kitapçıya bayılacak!"
-S. F. Journal-
(Tanıtım Bülteninden)
Adanmış Güzellik
Üç ay birbirlerini hiç görmediler.. Laurelyn, Jack'i terk etmişti ama Jack pes etmeyecekti. Bedenleri öylesine susamıştı ki...
Laurelyn, Amerika'ya döndüğünde, müzik kariyerine kaldığı yerden devam etmeye karar verdi. Ama işler hiç de istediği gibi gitmedi. Ahlaksız tekli? er ve Jack'in özlemi, onu yerlebir etti ama çok geçmeden küçük de olsa bir ümit ışığı beliriverdi.
Avusturalya'nın en zengin ve yakışıklı bekârı Jack ise önce başka kadınlarda aradı mutluluğu ama Laurelyn'siz nefes bile alamadığını fark ettiğinde soluğu Amerika'da aldı. Fakat soyadını bile bilmediği bir kadını nasıl bulacaktı?
Bir kadın ne ister? Şöhret? PARA
(Tanıtım Bülteninden)
20 Nisan 2015
Elmalı Tart
Sevgili dostlarım merhaba, nasılsınız? Ben üzgünüm çünkü annem bu sabah yola çıktı, yuvaya döndü bile. Ama olsun annişimle çok güzel bir hafta geçirdim. Mayıs ayında da anneme ben gideceğim!
Elma almıştım, bir tane yiyebildim ben de Cumartesi günü elmalı tart yaptım, kendim yaptım diye değil gerçekten de güzel oldu. Annem tadına baktı ve beğendi. Hemen tarife geçiyorum.
Malzemeler
3 tane elma
2 yemek kaşığı toz şeker
2 çay kaşığı tarçın
Hamuru için
125 gr oda ısısında margarin
1 tane yumurta
1/2 su bard. toz şeker
1/2 paket kabartma tozu
Aldığı kadar un (3 su bard. un ideal, kulak memesi kıvamında olacak)
Üstü için
pudra şekeri
Yapılışı:
Elmalar rendelenir, toz şekerle suyunu çekene dek pişirilir. Tarçın eklenir, biraz çevrilip ocaktan alınıp soğumaya bırakılır. Hamur için olan malzemeler genişçe bir kaba alınıp yoğrulur. Kulak memesi kıvamında olacağı için unu azar azar ilave ediyoruz. Yoğrulan hamur 15 dk. buzdolabında dinlendirilir. Dinlenen hamurdan portakal büyüklüğünde bir hamur ayrılır. Kalan hamur yağlı kalıba açıp yayılır. Üzerine elmalı harç yayılır. Ayırdığımız hamurdan şeritler kesiyoruz, kafes şekli vererek fırına yerleştiririyoruz. 200 C'de üstleri kızarana dek pişiriyoruz. Soğuduktan sonra üstüne pudra şekeri serpiyoruz. Afiyetle yiyoruz. Ilıkken tadına doyum olmuyor.
Sevgili dostlarım yeniden görüşünceye dek sevgiyle kalın!
Hiç Hesapta Yoktun Sen
Kendime yediremiyordum. Benimle evlenmek istediğini annesinin aracılığıyla ileten bu adam; kendini şimdi bana farklı bir kişi olarak tanıtıyordu.İntikam almam artık kaçınılmazdı.
"Evli misin?" diye sorduğumda şaşırdı. "Hayır," dedi.
Soğukkanlılığımı korumaya çalışarak devam ettim.
"Peki, nişanlı olabilir misin ya da bir kız arkadaşın var mı?"
derken göz ucuyla ellerine baktım. Bunu bilinçli yapıyordum.Sorduğum sorular onu şüphelendirmiş olmalıydı ki, bana tereddütle bakarken yine, "Hayır," dedi.
"Güzel!" dedim neşeyle. "Beni kaçırsana!"
Karadenizin hırçın dalgaları arasında hayat bulan, büyüleyici bir aşk hikayesi
(Tanıtım Bülteninden)
Küçük Bir Aşk Hikayesi
Keri Daniels, ülkenin en popüler magazin dergilerinden birinde çalışan bir muhabirdir. Yıllardır hayalini kurduğu editörlük koltuğuna ulaşmak için, patronunın ondan istediği çok zor bir işi yapmak zorundadır: ünlü ve münzevi bir yazar olan Joseph Kowalski'yle bir röportaj.Keri için sorunlar tam olarak bu ismi duyduktan sonra başlar. Çünkü Joseph, lise yıllarında, kalbini paramparça ettiği gençlik aşkının ta kendisidir.Keri yıllar önce Joseph'i acımasızca terk ettiğini unutup,bu tanışıklığın röportajı yapmasını kolaylaştıracağını düşünürken, Joseph onunla aynı fikirde değildir.Onca zaman sonra ayağına gelen bu intikam fırsatını en iyi şekilde değerlendirecektir.
(Tanıtım Bülteninden)
Kaydol:
Yorumlar (Atom)





