18 Mart 2015

Ölmek Kolaydır Sevmekten


Araba kumarhanenin önünde durdu, Nizam aceleyle indi arabadan, koşar adımlarla kumarhaneye girdi, piyano sesi yoktu, köşk sessizdi, yandaki salona yürüdü, piyanonun kapağı kapatılmıştı, gözleriyle salonu taradı, Anya pencerenin yanındaydı, sigara içiyordu.

Nizam'ın kendisine doğru yürüdüğünü gördüğünde, yüzünde ilk kez bir şaşkınlık izi gördü Nizam.
Gidip kadının karşısında durdu:
- Adınız ne?
- Neden soruyorsunuz?
- Çünkü kimse yokken, sabahın aydınlığında ikimiz burada yalnızken adınızı söyleyip söylemeyeceğinizi merak ediyorum.
- Bunun için mi geldiniz?
- Evet Anya, bunun için geldim.
- Adımı öğrenmişsiniz.
- Öğrendim... Ama sizin de bana adınızı söyleyip söylemeyeceğinizi merak ediyorum... Adınız ne Anya?

Anya, Nizam'ın yüzüne, gözlerine baktı ve orada daha önce hiç kimsenin görmediğini, göremediğini, bir deliliğin kendini yakarak yok edişinin parlayışını gördü. Bundan korkmadı, bir başkası korkabilirdi ama o bundan korkmadı, aksine ilk kez bakışlarındaki boşlukta neşeye benzer bir pırıltı belirdi.
- Delisiniz.
- Evet Anya... Adınız ne?
Anya, sigarasından bir nefes çekti, tavana doğru üfledi, bakışlarını Nizam'a çevirdi, uzun uzun baktı, yavaşça, neredeyse şefkatle konuştu.
-Adım Anya...
(Tanıtım Bülteninden)

Vazgeçtim



İnsan Sebepsiz Yere Terk Eder mi Sevdiğini?

Aklı ve mantığı ele geçiren, aynı zamanda akla ve mantığa sığmayan bir duygunun içindeyim. Geriye bakarak gitmeye çalışıyorum. Kırık bir umut taşıyorum. Aklım sende kala kala senden gidiyorum. İnsan yarısında terk ettiği filmin sonunu merak eder mi? Ediyorum. Tüm yelkenlerim yırtılmış ama ben hâlâ rüzgârdan medet umuyorum… 
(Tanıtım Bülteninden)

Ön Sipariş Tarihi: 26 Mart 2015

12 Mart 2015

Bir Ömrün Sonbaharı


Ömrüm ömrüne emanet demiştin bana.Ve giderken yarım kalan ömrünü bırakmıştın hayatıma.Nasıl geçti günler? Yıllar nasıl aktı sensizliğe hiç bilmiyorum.Günüm unuttu aydınlık kavramını, gecemin yıldızları gittiğin yerlere kaydı.Ve seninle gelen ilkbaharım yerini sonbaharlara bırakırken hayat kulağıma fısıldadı:"Doğmanın bedeli ölmek ise sevdanın bedeli ayrılıktır çünkü her ayrılık bir parça ölüm taşır içinde…"
(Tanıtım Bülteninden)

Bana Seni Seviyorum Deme...



Sevmekten daha önemli şeyler vardır. Hissettirmek gibi, koklayarak öpmek gibi. Bazen sevilmekten çok varlığını hissetmek istersiniz. Varlığını hissedemediğiniz birini sevemezsiniz. Kadınlar sevildiğini duymaktan çok hissetmek ister. Sevdiği adamın sevgisini hisseden kadından daha güzeli yoktur. Sevdiği kadına sevgisini hissettiren erkeğin aşkına doyum olmaz. Ben bu kitapta kendimi sana hissettirmeye geldim. Ben sevdikçe hissettirdim, sen hissettikçe gittin. Oysa sen benim kalbimin kafası güzel haliydin. Ve o gün öyle bir gittin ki, ben o günden sonra kendimi hissetmedim. Ve o kalple seni sevdim..
(Tanıtım Bülteninden)

Küçük Dilekler ...


Yoksul bir ailenin kızı olan Tess daha iyi bir yaşam umudu ile ailesi tarafından  sosyo-ekonomik düzeyi yüksel olan başka bir şehirdeki akrabalarının yanına gönderilir. Yeni yaşamında ise aldığı kararlar ile hayatı tam bir çıkmaza girer. Bir kadının başına gelebilecek en kötü olayları yaşar. Çevresini saran ve içinden çıkılması zor durumlarla ne kadar mücadele etse de nafiledir. Ne var ki, tam vazgeçmek üzere olduğu sırada hayatının aşkıyla tanışır ve yaşadığı bütün bu acılara rağmen aşkının kendisine verdiği güç ile dimdik ayakta durmaya çalışır. Ne var ki, hayat onu çok farklı yerlere götürecektir. Kader ve tesadüf kavramlarının saf bir şekilde anlatıldığı bu hikayede Tess'in trajedi dolu hayatında tek istediği sevgilisiyle biraz mutluluk. SİT

Mevsim



Bahar kadar umutlu, yaz kadar tutkulu, güz gibi durağan, kış gibi fırtınalı. Bir yanda aşklarını itiraf edemeyen Esra ve Kaan'ın, diğer tarafta geçmişin izleriyle savaşmış Mevsim ve Tolga'nın doludizgin aşkları... Duygusallığı ve tutkusuyla… Bazen vazgeçmişliği, bazen umudu ile Aşk'ı şaha kaldıran sayfalar arasında kaybolmak için… Her Mevsim Aşk'ı hissetmek için... "Sadece onunla olmak, yanından bir an olsun ayrılmamak, suratı düştüğünde onu gülümsetebilmek, ağladığında ona sarılmak... Her zaman güçlü olmak zorunda kaldığı yorucu hayatında bir mola olmak... Bunların hepsi ve daha fazlası ne zaman oldu bilememek... Zamanla olan bir şey değildi aşk. Belki sevgi öyleydi ama aşk ilk görüşte ruhunu, beynini, kalbini sorgusuz vermekti… O'ydu. Geçmişim berbat olabilir, onu hak etmiyor olabilirim ama onu bırakamayacak kadar da bencilim."
(Tanıtım Bülteninden)

Yeniden Meyveli Kek



Merhaba sevgili dostlarım nasılsınız? Dilerim iyisinizdir. Ben de iyiyim, hayırlısıyla anneme Cumartesi günü kavuşacağım. Bu aralar değişik bir tarif uygulamadık bu nedenle meyveli kekimi yeniden yayımlıyorum.

Malzemeler
3 yumurta
1 su bard. süt
1 su bard. 1 parmak eksik sıvı yağ
1 su bard. 1 parmak eksik toz şeker
150-200 gr karışık ve kurutulmuş meyve karışımı 
Vanilya
Kabartma tozu
3 su bard. un
Yapılışı
Yumurta ve vanilya çırpılır, süt, şeker, sıvıyağ eklenir, karıştırılır. Kabartma tozu, un eklenir, kek harcı karıştırılır. Meyve karışımı unlanır ve kek harcına eklenip karıştırılır. 180 C fırında yaklaşık 45 dk. pişirilir. Afiyetle yenir!




Dostlarım yeniden görüşünceye dek sevgiyle kalın!