12 Mart 2015
Küçük Dilekler ...
Yoksul bir ailenin kızı olan Tess daha iyi bir yaşam umudu ile ailesi tarafından sosyo-ekonomik düzeyi yüksel olan başka bir şehirdeki akrabalarının yanına gönderilir. Yeni yaşamında ise aldığı kararlar ile hayatı tam bir çıkmaza girer. Bir kadının başına gelebilecek en kötü olayları yaşar. Çevresini saran ve içinden çıkılması zor durumlarla ne kadar mücadele etse de nafiledir. Ne var ki, tam vazgeçmek üzere olduğu sırada hayatının aşkıyla tanışır ve yaşadığı bütün bu acılara rağmen aşkının kendisine verdiği güç ile dimdik ayakta durmaya çalışır. Ne var ki, hayat onu çok farklı yerlere götürecektir. Kader ve tesadüf kavramlarının saf bir şekilde anlatıldığı bu hikayede Tess'in trajedi dolu hayatında tek istediği sevgilisiyle biraz mutluluk. SİT
Mevsim
Bahar kadar umutlu, yaz kadar tutkulu, güz gibi durağan, kış gibi fırtınalı. Bir yanda aşklarını itiraf edemeyen Esra ve Kaan'ın, diğer tarafta geçmişin izleriyle savaşmış Mevsim ve Tolga'nın doludizgin aşkları... Duygusallığı ve tutkusuyla… Bazen vazgeçmişliği, bazen umudu ile Aşk'ı şaha kaldıran sayfalar arasında kaybolmak için… Her Mevsim Aşk'ı hissetmek için... "Sadece onunla olmak, yanından bir an olsun ayrılmamak, suratı düştüğünde onu gülümsetebilmek, ağladığında ona sarılmak... Her zaman güçlü olmak zorunda kaldığı yorucu hayatında bir mola olmak... Bunların hepsi ve daha fazlası ne zaman oldu bilememek... Zamanla olan bir şey değildi aşk. Belki sevgi öyleydi ama aşk ilk görüşte ruhunu, beynini, kalbini sorgusuz vermekti… O'ydu. Geçmişim berbat olabilir, onu hak etmiyor olabilirim ama onu bırakamayacak kadar da bencilim."
(Tanıtım Bülteninden)
Yeniden Meyveli Kek
Merhaba sevgili dostlarım nasılsınız? Dilerim iyisinizdir. Ben de iyiyim, hayırlısıyla anneme Cumartesi günü kavuşacağım. Bu aralar değişik bir tarif uygulamadık bu nedenle meyveli kekimi yeniden yayımlıyorum.
Malzemeler
3 yumurta
1 su bard. süt
1 su bard. 1 parmak eksik sıvı yağ
1 su bard. 1 parmak eksik toz şeker
150-200 gr karışık ve kurutulmuş meyve karışımı
Vanilya
Kabartma tozu
3 su bard. un
Yapılışı
7 Mart 2015
Büyümüşsün
İçindeki çocuk büyümüş senin
Büyümüş bu şehir, bu kasaba
Bu evdeki herkes
Sen
Onlar
Herkes
Zile basıyorum
Yoksun
Açan yok
Elma desem yoksun
Armut desem zaten çıkmazsın
Pabucu yarım desem yine boş
Madem ki böyle
Pekâlâ
Ben de büyümesini bilirim...
Büyümüş bu şehir, bu kasaba
Bu evdeki herkes
Sen
Onlar
Herkes
Zile basıyorum
Yoksun
Açan yok
Elma desem yoksun
Armut desem zaten çıkmazsın
Pabucu yarım desem yine boş
Madem ki böyle
Pekâlâ
Ben de büyümesini bilirim...
Şebnem Güngeçiren
* Eski okul arkadaşım Şebnem'in şiir kitabı çıkmış. Şiirini çok beğendim siz dostlarımla paylaşmak istedim.
Yeniden Merhaba
Yeniden merhaba sevgili dostlarım, nasılsınız? Dilerim çok iyisinizdir. Ben de çok iyiyim. Hafta sonları çok daha iyi oluyorum. Bugün sabah kalktım. Canım hiçbir şey yemek istemedi. Fırına sivri biber attım, domates sos hazırladım. Afiyetle yedim. Temizlik yaptım. Yemek yaptım. Dolma hazırladım. Spagetti sosu hazırladım, fiyonk makarna haşladım, afiyetle akşam yemeğimi az önce yedim. Şimdi de çay keyfi yapıyorum. Bugün canım dışarı çıkmak istemedi. Ev kuşu oldum, kitap okudum. Bugün burada fazlaca yağmur yağdı. Onun için de kahve ya da çay keyfi yapmak için ideal bir gün. Hayırlısıyla önümüzdeki hafta anneme kavuşacağım bu nedenle şimdiden çok mutluyum, inşallah bir aksilik olmaz.
Yeni okulun bana bir artısı var artık daha kısa sürede kitaplarımı okuyup bitiriyorum. Saat 13.00'te dersim bitiyor, öğretmenler odasına gidip yemeğimi yiyorum sonra da öğretmen servisini beklerken kitap okuyorum. Dolayısıyla kitap daha da çabuk ilerliyor. Bu durum mutluluk verici. Ama çok az öğrenci geliyor, en çok dört tane öğrenci geliyor. Kimi zaman bir öğrenci kimi zaman iki öğrenci geliyor. Bu duruma çok canım sıkılıyor, motivasyon sıfır oluyor. 23 Nisan hazırlıkları nasıl olacak bilemiyorum. Müdürüm bana dört öğrenciyle basit bir oyun hazırlamamı söyledi. Velileri yeniden arayıp konuşacağım. Bakalım ne olacak?
Evet dostlarım bende durum bu, yeniden görüşünceye dek sevgiyle, dostça kalın!
On Beş Dakika
New York Times'ın en çok satan yazarı Karen Kingsbury'den şöhret, gerçek aşk ve her şeye birden sahip olmanın bedelinin irdelendiği duygusal bir hikâye.
Zack Dylan'ın bir hayali vardır. En büyük sahnelerde, en kalabalık seyirci kitlelerine şarkı söylemek. Televizyonun popüler yarışması "On Beş Dakika"ya katılmak için evden ayrılırken kız arkadaşına ve ailesine bir söz verir. Eğer yarışmada başarılı olursa hiçbir zaman değişmeyecektir.
Bir gece içinde tüm ülkenin tanıdığı ve hayran olduğu bir yarışmacı olur. Twitter hesabındaki takipçi sayısı yüz binlere ulaşır. Yarışma ilerledikçe, inançları, değerleri ve sahip olduklarıyla şöhret arasında bir tercih yapmak zorunda kalır.
Zack kendi payına düşen on beş dakikalık şöhret uğruna her şeyini kaybedecek midir?
(Tanıtım Bülteninden)
Deniz Feneri Koyu
"Belki de kırılmıştır kalbim. Bildiğimiz anlamda kırık bir kalp değil, sadece ortadan ikiye çatlamış bir kalp de değil. Şömine rafından alınıp, sert bir el tarafından sökülerek parçalarına ayrılan, sonra da paramparça bir halde yere bırakılan bir saat gibi. Bir daha çalışamayacak kadar parçalanmış bir saat…"
Ünlü bir kuyumcu ailesinin gelini olan Isabella Winterbourne, kalbi acıdan kavrulsa da, 1901 yılında eşiyle birlikte o çok kıymetli hediyeyi Avustralya parlamentosuna teslim etmek üzere bir gemi yolculuğuna çıkmak zorundadır. Ancak gemi Queensland sahilinde batar ve bu kazadan sağ kurtulan tek kişi Isabella'dır. Ve ne talihtir ki eşinin gözü gibi sakındığı hediye de kıyıya vurmuştur. Isabella bir karar vermek zorundadır. Ya kocasının zengin ve baskıcı ailesine geri dönecektir ya da elindeki bu hediyeyle yıllardır özlemini çektiği saklı rüyasını gerçekleştirecektir. İşte o an uçsuz bucaksız karanlık sahilde bir ışık dikkatini çeker. Ve Isabella deniz fenerinin sığınağına bırakır kendini…
Bir asır sonra Libby Slater, hiç karşılık beklemeden sevdiği adamı kaybedince, artık ona anlamsız gelen Paris şehrini ardında bırakmaya karar verir. Yaşamını çocukluğunun geçtiği Deniz Feneri Koyu'nda devam ettirecektir. Ancak yirmi senedir hiç görüşmediği kız kardeşinin düşüncesi onu endişelendirse de geçmişte yapılan hataların telafisi yoktur. Dahası fener evinde kalmaya başladığı günler ona bu koyun her zaman sürprizlerle dolu olduğunu gösterecektir…
Kır Çiçeği Tepesi ile gönülleri fetheden Kimberley Freeman, farklı yüzyıllarda yaşamış iki kadının geçmişi geride bırakıp geleceklerine yön verişlerini ustalıkla anlatıyor. Ve bu kadınların aradıkları cevaplar ise Deniz Feneri Koyu'nda saklı.
"Freeman, bir asır arayla yaşayan ama geçmişin zorluklarıyla bir şekilde başa çıkan ve aynı deniz fenerinin huzuruna sığınan iki kadının hikâyesini ustalıkla kaleme alıyor."
-Publishers Weekly-
(Tanıtım Bülteninden
Kaydol:
Yorumlar (Atom)





