4 Mayıs 2014

Benim On Altıncı Yüzyılım


"On altıncı yüzyıl ile modern dünyanın zekice bir kurguyla iç içe geçtiği Benim On Altıncı Yüzyılım, okuru daha önce deneyimlemediği, keyifli bir zaman yolculuğuna çıkarıyor."

Küçük yaşlarda anne-babası ayrılan, ardından annesinin onu terk etmesiyle ailevi bağlara inancı kalmayan Cat, insan ilişkilerinde başarısız bir genç kızdır. Kendisiyle yakınlık kurmak isteyenlere karşı mesafeli duran, aynı zamanda aşka duvar örmüş biridir. Ta ki babası ve babasının hiç hoşlanmadığı nişanlısıyla çıktığı Floransa tatilinde tanıştığı, doğaüstü güçlere sahip bir Çingene onu 16. yüzyıl İtalya'sına gönderene kadar…

Zamanda yaptığı bu yolculuk sırasında tanıştığı birbirinden ilginç insanlar ve yaşadığı olaylar sayesinde hayata bambaşka pencerelerden bakmaya başlayan Cat, Rönesans İtalya'sındaki macerasına son verip modern yaşantısına dönmeyi başarabilecek midir?

"Merak uyandıran fantastik bir kurguyla yazılmış ve bunu okuyucunun hayal gücünü yormadan gerçekleştirmeyi başarmış olağanüstü nitelikte bir ilk roman."
-The New York Times-

"16. yüzyıl ile modern dünyanın zekice bir kurguyla iç içe geçtiği Benim On Altıncı Yüzyılım, okuru daha önce deneyimlemediği bir zaman yolculuğuna çıkarıyor."
-USA Today-

"İlham veren karakterlerle donatılmış, Harris'in esprili üslubunu konuşturduğu oldukça eğlenceli ve fantastik bir roman."
-Publishers Weekly-
(Tanıtım Bülteninden)

Sonsuz Mutluluk


Gitmek,
Sadece baharda dökülen yapraklara yakıştı.
Onların adının geçtiği,
Aşk şiirlerine değil.
(Tanıtım Bülteninden)

Egoist Beyin Ve Kilo


Ne yaparsan yap olmuyor, bir türlü kilo veremiyorsun. Sence neden?

Aldığın kiloların nedeni yediklerin değil; stres çünkü. Ruh sağlığı olmadan bedensel sağlığın olmayacağı ilkesinibenimseyen Vata Stres Yönetimiyle hem kilolardanhem de hastalıklardan kurtul!

"Bu kitabın sadece obezite hastalarına değil, aynı zamanda konunun uzmanlarına da önerilebilecek bir kaynak olacağını düşünüyorum."
-Doç. Dr. Yunus Yavuz / Obezite ve Metabolik Cerrahi Uzmanı
(Tanıtım Bülteninden)

Papatya Kokulu Hikayeler


"Papatya Kokulu Kitap!"

Hayata Bir Bardak Çay Molası

Hiç kimsenin yanınızdan mutsuz ve kötü ayrılmasına izin vermeyin. Bulunduğunuz konumda mutlu olmaya bakın. Çiçek büyütün, kitap okuyun. Hayatı yarım bırakmayın!

Okurken içinizi huzurla dolduracak, yüreğinizi ısıtacak, iyilik, sevgi, dostluk ve mutluluğu dile getiren birbirinden güzel 53 adet hikâyeden derlenen bu kitapla hayata keyifli bir mola verip kargaşadan sıkıntılardan uzaklaşacaksınız.
(Tanıtım Bülteninden)

Son Kamelya

Önce küçük bir tohum düşer kalbin odasına, sonra aşkla yeşerir. Kulak verin, umudun sesini duyabiliyor musunuz?

1940'lı yılların Amerikası'nda bir fırıncının kızı olan Flora Lewis, un kokulu hayatının bir gün çok farklı yöne sürükleneceğini bilmiyordur. Genç kız bir yandan yaşlı anne babasına yardım ederken, öte yandan botanik bahçesinde bitkilerin ve çiçeklerin gizemli dünyasıyla uğraşmaktadır. Ta ki kendini uluslararası çiçek hırsızlığı zincirinin tam ortasında bulana kadar… Yapacağı iş çok basittir; İngiltere kırsalındaki Livingston Köşkü'ne gidip Middlebury Pembesi olarak bilinen ender bir kamelya türünü bulup haber vermek. Köşke dört öksüz çocuğa dadı olarak sızan Flora, içinde imkânsız bir aşkın tohumlarını büyütürken, ne tür bir belaya bulaştığını acı bir şekilde öğrenecektir.

Tam elli sene sonra bahçe tasarımıyla uğraşan Addison Sinclair, eşiyle birlikte Livingston Köşkü'ne gelir. Geçmişindeki hayaletten kurtulmaya çalışan Addison, aslında burada çok daha sancılı bir gizemin içine düşer. Bunu çözmeye çalıştıkça dillere destan kamelya bahçesinin kanla sulandığı gerçeğine de adım adım yaklaşacaktır…

Mart Menekşeleri ve hâlâ çoksatanlar listesinde yer alan Böğürtlen Kışı yazarı Sarah Jio'dan muhteşem bir kitap daha. Son Kamelya, kalbimizdeki geçmişin zehrini umut kırıntısına tutunan küçük bir tohumla yok edebileceğimizi gösteren bir başyapıt.

"Günümüze kadar taşınan geçmişin gizemi ile olayları yatıştıran affetmenin gücü tek kelimeyle muazzam."
-Booklist-
(Tanıtım Bülteninden)

Hafif Kızartma


Merhaba dostlarım, nasılsınız? Umarım iyisinizdir. Annem, ben ve kedim üçümüz de iyiyiz.  Keyfimiz yerinde. Mayıs ayı başlangıcı nedeniyle yazı yazmak istedim ama olmadı. Aslında bir yoğunluk ta olmadı. Neyse bugüne kısmetmiş. Yazının başlığına bakınca hafif ile kızartmayı bağdaştıramamış olabilirsiniz. Ama emin olun çok hafif  bir kızartma çünkü bütün sebzeleri actifry' da kızarttık. Patlıcanı bile kızarttı. Bundan sonra ben de yaparım, annemle birlikte mutfağa girdik. Actifry'dan ben sorumluydum. İyi ki böyle bir aygıt var, ben çok memnunum. Ablamda da actifry var, ona  internetten aldık. Ama o  memnun değil.  Patatesleri kıtır kıtır yapmıyormuş. Ben, 35 dk. pişiriyorum istediğim gibi kıtır kıtır yapıyor.
Tarife geçelim mi?
Malzemeler
2 patlıcan
2 kabak
5 patates
350 gr kadar sivri biber
5 domates
biraz tuz
sıvıyağ
2-3 diş sarımsak

Yapılışı: Bütün sebzeler ayrı ayrı kızartılır. Ben, patatesi ve patıcanı ayrı ayrı 35'er dk. kabağı 30 dk. sivri biberi 13 dk. pişirdim.
Domatesler soyulur, küçük küçük kesilir, biraz sıvıyağ, biraz tuz ve sarımsakla birlikte tencerede ya da tavada pişirilir.  Kızartma işlemi bitince bütün sebzelerin üzerine pişirilmiş domates dökülür.
Afiyetle yenir.
Yeniden görüşünceye dek dostça kalın!

30 Nisan 2014

Yedi Gece



Yedi gün, yedi gece.

Tutku uğruna nelerden vazgeçebilirsiniz?

Sidonie Forsyhte'ın, kumarbaz kız kardeşinin hayatını kurtarabilmesi için yapabileceği tek bir şey vardı: Craven Kalesi'nin duvarlarının arkasında yaşayan, acımasızlığıyla nam salmış, yüzü yaralı o adamla, günah dolu yedi gece geçirmeliydi.

Ancak Sidonie kaleye vardığında, bir canavar yerine, daha önce tanıdığı hiç kimseye benzemeyen biriyle karşılaşacaktı. Bu hafta içinde, Sidonie, ikisinin de hayatını değiştirebilecek karanlık sırrı saklarken, bir yandan Jonas Merrick'e karşı hisler beslemeye başlayacaktı.

Acımasız ve yalnız bir hayat yaşayan Jonas ise geçmişini asla unutmayan bir adamdı. Unutacak olsa bile, aynaya baktığında gördüğü yüz, ona taşıdığı laneti bir kere daha hatırlatıyordu.

Bu masum kızın keskin zekâsı ve güzelliğiyle etkilenen Jonas ile ona gittikçe kendini kaptıran Sidonie'nin aşkı, yaşadıkları tutkulu haftayı aşabilecek mi, yoksa çevrelerini saran tehlikeli düşmanlara karşı yenilecek miydi?
(Tanıtım Bülteninden)