19 Mart 2014
Çok Hafif Bir Karnıyarık
Sevgili dostlarım merhaba! Yine uzunca bir süredir tarif yayımlamıyorum. Annem, geçen hafta Birgül abla gelecek diye karnıyarık hazırlamıştı. Ben de kendisini tarifi vermesi için yeni ikna edebildim.
Gecikmeden tarifi veriyorum.
Malzemeler:
1 kg orta boy patlıcan
1,2 kg kıyma
1 demet maydanoz
4-5 diş sarımsak
1/2 tatlı kaşığı tuz
1/2 tatlı kaşığı karabiber
3 orta boy soğan
1 çorba kaşığı salça
1 domates
patlıcanların sayısı kadar sivri biber
Yapılışı: Patlıcanlar alacalı soyulur, 1 saat kadar tuzlu suda bekletilir. Sudan çıkartılarak kağıt havluyla kurulanır.
1 kaseye 1/2 çay bardağı sıvı yağ konur. Yumurta fırçasıyla patlıcanların her yerine yağ sürülür. Yağlı kağıt konmuş fırın tepsisine patlıcanlar dizilir, orta ısılı fırında yaklaşık 45 dk. kızarması sağlanır.
Diğer yandan bir tencerede soğanlar kavrulur. Sarımsak ve kıyma eklenir, kavrulur, baharat, tuz, salça eklenir. Altı kapatılınca ince kıyılmış maydanoz eklenir. Patlıcanların içi doldurulur, patlıcanlar borcama yerleştirilir. Patlıcanların üzerine birer biber, birer dilim domates konur. 1 su bard. su eklenir. Orta ısılı fırında 40-45 dk. pişirilir.
Yeniden görüşünceye dek dostça kalın!
17 Mart 2014
Hepimiz İyi Olalım
Merhaba sevgili dostlarım, nasılsınız, dilerim iyisinizdir. Ben de annemle, Misi'mle birlikte çok iyiyim. Neler yapıyorum, güzel, dinlendirici bir hafta sonu geçirdim. Okula gittim. Yarından itibaren 23 Nisan gösterisi için çocukları hazırlamaya başlayacağım. Dilerim gösterimiz çok beğenilir.
Ben, en kısa zamanda burada sevdiğimiz bir yemek tarifi vereceğim, hafif, lezzetli bir o kadar da pratik. Fotoğrafları hazır, annem vermeye gönüllü olduğu zaman da tarifi paylaşacağım.
Benden şimdilik bu kadar, sevgiyle, dostça, sağlıkla kalın!
15 Mart 2014
Her Şeyin Gizemi
Köklerini arayan bir kadının aşk, yemek ve duygu dolu hikâyesi…Yalnız ve özgür ruhlu biri misiniz? Kendinizi kaybolmuş mu hissediyorsunuz?Macerayı sevseniz de gerçekte bağlanmaya hazır mısınız?Ya aşk? Yoksa ondan uzun zaman önce vaz mı geçtiniz? Tıpkı Tessa gibi...Tessa 37 yaşında güzel ve maceracı bir tur rehberidir. Dünyayı dolaşmış olmasına rağmen kendi içine yaptığı yolculukta henüz bir yere varamamıştır.Ta ki bir gün hafızasının derinlerinden çıkagelen kötü bir çocukluk anısı onu New MexicoDağlarının eteğine sürükleyene dek… Yanık tenli insanlar ve başıboş köpeklerle dolu bu mistik kasabanın bir de dünyaca meşhur bir kafesi vardır: 100 Kahvaltı Kafe.
Kafede hayatı mücadeleyle geçmiş güçlü kadınlar birbirinden zengin kahvaltı çeşitleri hazırlamaktadırlar. Her sabah uğradığı bu ilham verici kafe, Tessanın geçmişindeki yaraları yeniden kanatsa da, sadece gerçek benliğiyle ilgili soruların değil, aynı zamanda özlemini çektiği bir aşkın da anahtarını sunar… Hayat bir hazinedir ve anahtarı bazen çok yakınımızdadır...
(Tanıtım Bülteninden)
Kocan Kadar Konuş

"Türkiyede kadınların DNAlarına kodlanmış olan evlenme saplantısı, ne yazık ki bizim ailede daha yoğun. Millete ailesinden genetik miras olarak mavi göz kalır, bize bu evlenme saplantısı kalmış. Sinek kadar eri olanın dağ kadar feri olurmuş atasözü, anneannem Peykerin lafıdır. Yani o sözü söyleyen ata, bizzat benim anneannem.
Sözün özü, kocan varsa varsın, yoksa da geçmiş olsun. Hele ki bir de 30una gelip de bekâr kaldıysan bu dünyada yatacak yerin yok!"
Evli misin?
Ya nişanlı?
Sevgilin var mı?
O da mı yok!
Yaş kaç?
Hmm. Anlaşıldı.
Sen en iyisi bu kitabı bir oku. Yalnız değilsin Türk kızı! Senden çok var -ay bunu da yanlış anlayıp trip atarsın sen şimdi. Yok, öyle demek istemedik. Ailen, çevren, eşin-dostun-arkadaşınkankan, hepsi evlilik lafı ediyor değil mi? Ama zor iş.
Koca bulmak ÇOK zor iş arkadaş…
(Tanıtım Bülteninden)
Mutlu Sonlar Bahçesi

Hiçbir kış sonsuza dek sürmez; hiçbir bahar sırasını savmaz… Dünyanın tüm renkleri solup kayboldu, gözlerin olmayınca. Kahkahanın eşlik etmediği bir müziğe katlanamıyorum. Kokunu taşımayan havayı zar zor soluyabiliyorum. Parlak gün ışığını yalanlayan sert rüzgârlar esiyor şimdi bahçemde… Neredesin? Yaşadığı trajedinin ardından Elsa Montgomery bir inanç krizine girer. Doğduğu kasabaya geri dönen Elsa, bir aşevinde gönüllü olarak çalışmaya başlar. Muhtaç insanlar için yemekler hazırlarken yüreği anlam arayışını sürdürür. Elsa'nın mütevazılığına tezat oluşturan kız kardeşi Tamsin ise kocası yüzünden sahip olduğu her şeyi kaybeder; umudu dışında… Hayata tutunmaya çalışan iki kız kardeşle birlikte, arkadaşlığın ve dayanışmanın kol gezdiği, umutların filizlendiği yemyeşil bir bahçede dolaşmaya; aşkı yeniden tatmaya; bereketli toprağın, gün ışığının yenileyici gücüyle tanışmaya hazır olun… Barbara O'Neil, en önemli malzemeleri umut, aşk ve inanç olan mutlu sonlar tarifiyle hem damağınıza hem de yüreğinize hitap edecek, içinizi ısıtacak.
"Bu kitap sizi gülümsetecek, ağlatacak, eski bir aşkın ya da sadece fırından yeni çıkmış taptaze bir parça ekmeğin hasretini çektirecek. Lezzet dolu her bir lokmasını sevdim."
-Jennie Shortridge, When She Flew kitabının yazarı
"Sürükleyici… O'Neal'ın kararlı kadınlar, sevgiyle kurgulanmış karakterler ve gerçek duygularla yüklü romanı standart kadın romanlarından bir gömlek üstün!
-Publishers Weekly
(Tanıtım Bülteninden)
Geçmişten Gelen Mutluluk
Sosyetenin yakın markajındaki Philippa için inanılması güç olan şeylerin başında aşk gelmektedir. Hayatını, yaşıtları gibi mutlu bir evlilik kurma yolunda harcamaya niyeti yoktur. Onun için en önemli şey bilimdir. Soğuk bir laboratuvarı, sıcak bir eve tercih eder. Öte yandan üzerindeki evlilik baskısından da kurtulmalıdır. Kendisi için uygun görülen eş adayıyla evlenecek ve üzerine düşen görevleri yerine getirdikten sonra, kalan vaktini, kendini bilimsel anlamda geliştirmeye adayacaktır. Yapması gereken tek şey, evlendiğinde yerine getirmek zorunda kalacağı görevleri ona anlatacak birini bulmaktır. Bunun için de, çalabileceği en yanlış kapıyı çalar ve Londranın önemli kumarhanelerinden birinin ortağı olan Crossdan yardım ister. Crossun ise Philippayla ilgili bambaşka planları vardır.
"Sarah MacLean, zekice kurgulanmış romanları ve orijinal karakterleriyle sizi heyecanlandıracak. İyi bir kitap okumayı hak ettiğinizi düşünüyorsanız, bu kitabı kaçırmayın."
-Linda Howard-
(Tanıtım Bülteninden)
14 Mart 2014
Beyaz Gardenya
"Anya, sen beyaz bir gardenyasın. Çok güzel ve saf..."
Büyüleyici bir öykü...
Rus devriminin ardından Beyaz Rus aileleri için bir sığınak yeri haline gelen Çinin Harbin Bölgesi...
Eşini kaybettikten sonra kızı ile birlikte kendi küçük dünyasını kuran Alina...
Ve annesinin vermek zorunda kaldığı bir karar sonucu hayatı tamamen değişecek olan Anya...
İkinci Dünya Savaşı sonlarında patlak veren Japonya-Çin Savaşının ortasında kalan anne-kız için artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır... Birçok karakterin eşliğinde, Şanghaydan Rusyaya, Pasifik Okyanusu ortasındaki ıssız bir adadan Avustralyaya uzanan, zengin olay ve tarih örgüsüyle ilgi uyandıran bu kitap; aşk, özlem ve bağışlamak üzerine kurulu bir masal gibi...
Beyaz Gardenya, yeni bir efsanenin doğuşunu müjdeliyor!
"Tek kelimeyle büyüleyici!"
-Daily Telegraph-
"Tutkulu ve çok etkileyici bir aile hikâyesi..."
-Australian Womens Weekly-
"Kesinlikle elinizden bırakamayacaksınız!"
-NW-
"Belinda Alexandra, anneler ve kızları arasında ömür boyu varlığını koruyan o bağı, öylesine güçlü anlatmış ki..."
-Paullina Simons-
Kaydol:
Yorumlar (Atom)



