11 Şubat 2015

Ebedi Nişanlı Kafka


Kafka dört kere sevdi, dört kere nişanlandı, dört kere evliliğin eşiğinden döndü. Kadınların adları Felice, Milena, Julie ve Dora'ydı. Biten bu dört aşkın ardından, dört büyük romanını tamamladı. Hepsi Prag'ın uzağında yaşıyordu, ilişkileri mektuplarla ve mektuplarda sürdü, yüz yüze görüşmeler hep hüsranla bitti. Hepsi biricik olan bütün bu aşklar, hep aynı döngüde savruldular; tutku, korku, acı ve ayrılık.Kafka ona uzaktan ilham veren bu kadınları hep güvenli bir mesafede tuttu, gerçek tutkusu olan edebiyatla arasına girmelerine hiç izin vermedi.

Ebedi Nişanlı'da, Kafka'yı bir tutkulu âşık, ebedi bir yalnız, kaçak bir sevgili olarak yeniden tanıyacaksınız.
(Tanıtım Bülteninden)

* Sevgi Kamelyaları'nı ve Ebedi Nişanlı Kafka kitabının tanıtımlarını bugün aldığım gazetede gördüm ve siz dostlarımla paylaşmak istedim. Sevgiyle kalın dostlarım!

Cevizli-Üzümlü Börek


 Sevgili dostlarım merhaba, nasılsınız, dilerim iyisinizdir. Ben iyiyim, sevdiklerimin manevi desteğini hissediyorum.  Bugün size Güldal ablamın Akçay'da yaptığı böreğin tarifini vereceğim. Tadı nefis.



 Ablamlar Akçay'a geldiler, ertesi günü Ayvalık'a gittik. Cuma günü de ablam tarifini aldığı böreği yaptı. Tarife geçiyorum.
Malzemeler
3 yumurta
1 çay bard. yoğurt
1 çay bard. sıvıyağ
1 çay bard. ılık su
1 çay kaşığı tuz
Aldığı kadar un (kulak memesi kıvamı)
Arasına
1 su bard. toz şeker
250 gr ceviz
250 gr üzüm
Ayrıca
1 su bard. un
1 su bard. buğday nişastası
250 gr tereyağı
1/2 çay bard. sıvıyağ
Yapılışı: Önce yumurtalar kırılır, yoğurt, sıvıyağ eklenip karıştırılır (çırpmadan el yardımıyla karıştırılır. Aldığı kadar un eklenir, karıştırılır. Hamur yoğrulur ve ceviz kadar bezeler hazırlanır. Ortalama 50-60 arası beze çıkmalı. Hamur yarım saat kadar dinlendirilir. Sonrasında her beze açılırken üzerine 1 su bard. un ve nişasta karışımından serpilir. 5 beze pasta büyüklüğünde açılır, aralarına nişasta konur, üst üste koyup açılır.
Tepsi yağlanır. Tepsiye ilk  10 kat beze serilir. Sonra üzüm ve eritilen tereyağı-sıvıyağdan 2 kaşık serpilir. 5 yufka daha koyunca tekrar toz şeker ve 2 kaşık yağ serpilir. Ortaya ceviz serpilir. 5'er kat devam edip üzüm ve yağ sürülür. Her 5 katta mutlaka yağ serpiştirilir. En son 5 yufkadan sonra dilimlenir. 180 C fırına atılır. Biraz kazarınca çıkarılır, 1/2 çay bard. süt serpiştirilir, tekrar fırına sürülür, kızarınca çıkarılır.
Afiyetle yenir.
Sevgili dostlarım yeniden görüşünceye dek sevgiyle, dostça kalın!














Sevgi Kamelyaları


Bir aileyi ayakta tutan sadece gerçek sevgidir...

Tiger, büyükannesi ve normal olmayan anne babasıyla küçük bir kasaba olan Saitter'da yaşamaktadır. Teyzesi Dorie daha bir şehirli hayatı yaşamakta ve ara sıra onları ziyarete gelmektedir. Büyükannesi evi çekip çevirmede, babası oranın en zengin toprak sahiplerinin birinin bahçelerinde çalışmaktadır. 
Bir gün bir fırtına kopar… Bunu babası önceden tahmin etmiştir. 

Çalıştığı seranın 8 yıldır emek verdiği 'Louisiana Hanımefendileri' adlı kamelyaları bu fırtınadan kurtarır. Diğer taraftan annesinin fırtınada hayatını tehlikeye atma pahasına bile olsa Tiger'ı aramaya çıkması, Tiger'ın ondan beklediği sevginin en büyük göstergesi olmuştur. Tiger sonunda ailesi ile gurur duymaya başlar ve teyzesi ile şehre gitmek istemediğini belirtir, kasabada ailesiyle kalır.

Rüzgârı dinliyorum; diyor ki, nefes al... Bedenine, zihnine ve ruhuna iyi bak... Doğru zamanı bekle. Sakin ol, yüreğinin sesini dinle... Affet!..
(Tanıtım Bülteninden)

8 Şubat 2015

Akçay Dönüşü Hüznü


Merhaba sevgili dostlarım nasılsınız? Dilerim iyisinizdir. Ben çok iyi değilim. Akçay'dan Misicik ile dün akşam döndük. Hiç te dönmek istemiyordum doğrusu, gözüm arkada kaldı. Akçay'da olduğum süre boyunca önce annemle sonra ablamlarla her gün dışarı çıktık. Annemle deniz kenarına gittik, birşeyler içtik, alışverişimizi ettik ve evimize döndük. Ablamlar gelince de boş durmadık gezdik, Ayvalık'a gittik, pazarından alışveriş ettik. Ertesi günü Akçay'da zaman geçirdik, Ben dün döndüm. Annemler iki gündür gezmeye devam ediyorlar, aklım orada kaldı doğrusu. Okullar açılıyor olduğu için mecburen döndüm. Şimdiden yaz tatilini iple çekiyorum uzun bir süre orada kalabilmek için.  Arada Akçay'a gideceğim ama yalnızca iki günlüğüne. Bir son dakika golü atılmazsa, seçimler nedeniyle il dışı atamalar öne çekilmezse  hayırlısıyla tayin isteyeceğim.. Bende durum bu sevgili dostlarım, hüzünlüyüm anlayacağınız! Yeniden görüşmek, keyif paylaşmak üzere dostça kalın!

1 Şubat 2015

Agapi Ölümsüz Aşk


İlk görüşte âşık olabilirsiniz. Fiziksel bir çekime kapılarak âşık olabilirsiniz. Tutku ve ihtiras dolu bir serüvene çıkabilirsiniz. Paylaşımlarınız üzerinden aşka tutunabilirsiniz. Hiçbir bağlayıcılığı olmayacak şekilde de aşkı tanımlayabilirsiniz. Peki gelecek planlarınızla uyumlu bir aşka ne dersiniz? Ya da belki ölümsüz aşkı bulursunuz. Aşkın altıncı hali agapiyi... Onu "o" olduğu için seversiniz ve asla vazgeçmezsiniz.

EROS: Hem fiziksel hem duygusal aşk. Aşkın bu türü tutkuyla doludur.
LUDUS: Bir oyun gibi oynanan aşk. Aşkın bu türünün en önemli parçası eğlencedir. Çiftler, bir araya gelmekten, karşısındakini etkileyip cezbetmekten hoşlanır. Ancak uzun süreli bağlılık sözü yoktur.
STORGE: Arkadaşlıktan doğan ve desteğe dayanan aşk. Güven dolu ve bağlılık gerektiren bir aşktır.
MANIA: Saplantılı aşktır. Duygusal iniş çıkışlar, kıskançlıklar hâkimdir.
PRAGMA: Kalbin değil aklın kontrol ettiği aşktır. Çiftler seveceği kişiyi mantığıyla seçer, kendisiyle benzer ilgi alanları, ortak değerleri olan birini arar.
AGAPI: Özverili, fedakâr, koşulsuz, bencil olmayan aşktır. Kişi kendini sevdiğine adar, karşılığında hiçbir şey beklemeden verir. Onu 'o' olduğu için sever. 
(Tanıtım Bülteninden)

Meyveli Kek


Merhaba sevgili dostlarım nasılsınız? Biz iyiyiz. Benim işim çıktı, bugün Uzunköprü yolcusuyum. Bir saat sonra yola çıkacağım. Yarın da hayırlısıyla işimi halledip akşamleyin yine Akçay'a geleceğim. Ama bir gün kalıp dönsem de maalesef tatilim bölünmüş oluyor.  Akçay'a evvelki sene ve ondan önceki sene gelmiştik ve çok sevmiştik. Ama Akçay kışın da başka güzel, kaç gündür annemle yürüyüşe çıkıyoruz, sahile geliyoruz. Çok alıştım, bugün gidemiyoruz diye üzülüyorum. Neyse inşallah Salı günü yine yürüyüşe çıkacağız. Bu arada Misi bavulu görünce yine saklandı, benimle geleceğini sandı. Oysa ki Misi ile önümüzdeki Cumartesi günü döneceğiz. 
Cuma günü annemle Cuma Pazarı'na çıktık, alışveriş ettik. Ben de kek için meyve karışımından aldım. Dün de meyveli kekimi yaptım, annem tadına baktı ve çok beğendi. Şimdi hemencecik tarifini veriyorum. 


Malzemeler
3 yumurta
1 su bard. süt
1 su bard. 1 parmak eksik sıvı yağ
1 su bard. 1 parmak eksik toz şeker
150-200 gr karışık ve kurutulmuş meyve karışımı 
Vanilya
Kabartma tozu
3 su bard. un
Yapılışı
Yumurta ve vanilya çırpılır, süt, şeker, sıvıyağ eklenir, karıştırılır. Kabartma tozu, un eklenir, kek harcı karıştırılır. Meyve karışımı unlanır ve kek harcına eklenip karıştırılır. 180 C fırında yaklaşık 45 dk. pişirilir. Afiyetle yenir!
Yeniden görüşünceye dek sevgiyle kalın!














28 Ocak 2015

Maske


Adrian... Bir soy ismi olmaksızın hayatta tek başına tutunmuş güçlü bir erkek. Sahip olamayacaklarını arzularken yıkılan kurallar ve aşılan sınırlarla işlenen bir günah daha önce hiç bu kadar önemli olmamıştı. Maskenin ardına gizlenmiş ihtiyaçlarını saklayabildikçe yıkılmayacağına inanırken, sokakların kanunu aşk kapıyı çaldığında yeterli olacak mıydı? 

Jasmine… Hayatından adadığı tek bir geceye ödenen bedellerin altında ezilmiş bir kadın. Arzularına yenik düşmek hiç bu kadar cezbedici olmamıştı. Peki, ya kırılan kalbi? Arzularıyla başa çıkamayan ateşli benliği teslim olduğu aşkın cehenneminde yanarken, maskesinin ardında gizledikleri kaybolan ruhlarına kılavuz olabilir miydi?

"Adrian yangındı! Yakan bir ateş... Tatlı tatlı çıtırdarken bir anda harlanan ve harlandığında yakıp yıkabilen, ardından yeniden başında şarkıların söylendiği bir kamp ateşine dönüşebilen bir yangındı. Şimdi de onun tenini dağlıyordu. Bir yangının aleviydi ruhundan ruhuna akan ve Jasmine yanıyordu. Küle döneceğini bile bile yanıyor, yandıkça harlanıp coşuyordu tükenen yüreği."
(Tanıtım Bülteninden)

Sevginin Bağladıkları


Pamuk İpliğinden Hayaller'in sahibi Evelyn Dixion'ın hayatı artık yoluna girmiştir. Ta ki iki küçük çocuklu genç bir kadın kasabalarına gelene kadar. Sığınma evine yerleşen bu kadına yardım elini uzatırken, bir yandan da bu gizemli genç kadının ardındaki hikâyeyi merak etmektedir. Evelyn Dixion, Abigail Burgess, Liza ve Margot'nun kırkyama yapmaları gibi işlemeleri gereken yeni bir motif vardır önlerinde...

Yirmi yedi yaşındaki Ivy Peterman, aile içi şiddete maruz kalan genç bir annedir ve kaçarak yaşamaya çalışmaktan bıkmıştır. Tek isteği iki küçük çocuğuyla birlikte huzurlu ve mutlu bir hayat sürmektir. New Bern, Connecticut'a gelip cadde üzerinde beyaz badanası, kırmızı kapısıyla ona gülümseyen evi görünce kararını vermiştir. Ne olursa olsun çocuklarına istediği hayatı verecektir. "Gülen ev" onun umut kapısı olacaktır. Öte yandan geçmişindeki hayaletten kurtulmak o kadar kolay olmasa da bu yolda yalnız değildir artık. Geçmişini gizlese bile onu koruyup kollayan dört meleği vardır… 

Pamuk İpliğinden Hayaller'le birlikte başlanan kırkyama yolculuğu bu kez Sevginin Bağladıkları ile devam ediyor. Bir iğne, bir parça hüzünle anı kumaşı ve biraz umut ipliğiyle hayallerindeki evi işleyecek olan bu beş kadının birbirlerine olan desteğini okurken, gözyaşlarınıza hâkim olamayacaksınız. 

"Bostwick serinin ilk kitabı Pamuk İpliğinden Hayaller'deki gibi yine önemli bir konuya parmak basıyor. Kadına şiddeti içeren bu kitapta yine dostluğun ve inancın kırılmaz bağını bir kez daha görüyoruz. " 
-Publishers Weekly-
(Tanıtım Bülteninden)

Öteki Bahçe


Ali Kırca'nın kaleminden on üç yıllık bir öykü… Hayatları roman olabilecek insanların, şehirlerin ve adaların öyküsü…

Ama o gece, parmaklarımla piyanonun tuşlarına dokunduğum o ilk anın, ruhumu kavuracak, hayatımı sonsuz bir ıstıraba sevk edecek bir şarkının ilk notası olduğunu bilemezdim.Yanı başımda, imkânsız bir aşkın girdabında savrulan çaresiz bir genci derin bir kıskançlık acısının denizine fırlatıp attığımı, ama öte yandan kendimi de sonu olmayan yasak bir aşkın felaketine sürüklediğimi bilemezdim.Bilsem kanatır mıydım yüreğimi? 1967 sonbaharında Heybeliada… Özgürlük rüzgârlarıyla dünyayı değiştirmeye yelken açmış, bahriye öğrencisi dört genç, adalı bir Rum olan arkadaşları Niko ve onun güzeller güzeli kuzeni Leyla… "Öteki Bahçe"nin insanları… üreklerindeki sarsıntı, ülkenin içinde bulunduğu çalkantılara karışırken, Türkiye olası bir savaşa sürüklenirken; sokaklar kan gölüne dönmüş, hayatlar paramparça, akıl yerle yeksan olmuşken; susanların da, susturanların da birer kelimeyle konuşacağı darbe günlerinin ayak sesleri duyulurken, artık kimse kimseye âşık olamaz, hatta sevemez bile denirken, tam da bu imkânsızlıkların ortasında filizlenen masalsı bir aşk. Ali Kırca'nın kaleminden on üç yıllık bir öykü… Hayatları roman olabilecek insanların, şehirlerin ve adaların öyküsü…Roman mı, gerçek mi olduğuna okurun karar vereceği, sarsıcı olduğu kadar sırlarla dolu sımsıcak bir ilk roman.
(Tanıtım Bülteninden)

Brokoli Çorbası


Yeniden merhaba dostlarım! Çok güzel bir saatte Akçay'da oldum, sabah 06.00'da geldim, anneme ve kızıma kavuştum. Misicik çok mutlu oldu, koltukların tepelerine çıktı, ordan oraya koştu yavrum benim. 
Annemle kahvaltımızı erkenden yaptık, kahvemizi içtiğimizde saat henüz sekizdi. Daha sonra dışarı çıktık, deniz kenarında yürüyüş yaptık, alışverişimizi ettik, eve döndük. Çayımızı içtik, Hande ablam geldi, çok güzel sohbet ettik. 
Annem akşam yemeği olarak benim çok sevdiğimi bildiği brokoli çorbası, köfte ve Ali Nazik yaptı. 
Ali Nazik'in tarifini çok daha önce vermiştim. Bugün brokoli çorbasının tarifini vereceğim sizlere!
Tarife geçiyorum.
½  kg brokoli
1 paket krema
1 bardak süt
3 bardak su
Karabiber, pulbiber, tuz
2 çorba kaşığı becel
1 çorba kaşığı un

Yapılışı
 Brokolilerin çiçekleri ayrılır, sirkeli suda bekletilir. Daha sonra yarım bardak suyla kısık ateşte haşlanır. Blendırdan geçirilir. Un ,yağ ile kavrulur. Üstüne süt, su, tuz, karabiber ve pul biber eklenir. Krema koyulur. Brokoliler de üzerine eklenip kaynamaya bırakılır.
Afiyetle yenir. 
Dostlarım yeniden görüşünceye dek sevgiyle kalın!

Yollarda...


Sevgili dostlarım merhaba! Sizler uyurken ben Akçay'a gidiyorum, ilk kez evimizi göreceğim. Hem de anneme ve Misi'me kavuşacağım hayırlısıyla! Gece yolculuğunu çok seviyorum, uykusuz kalıyorum evet ama günün ışımasını görmek benim için mutluluk verici! Deniz kenarında bol bol yürüyüş yapmayı planlıyorum annişimle! Benden şimdilik bu kadar, yeniden görüşünceye dek sevgiyle kalın dostlarım!







23 Ocak 2015

Yoğurt Yapımı


Merhaba dostlarım nasılsınız? Dilerim iyisinizdir. Ben de iyiyim. Bugün okullar tatile girdi, 15 gün evdeyiz. Annemle Misi yarın sabah yola çıkıyorlar, Akçay'a gidiyorlar. Ben de Pazar günü İstanbul'a gidiyorum, doktor kontrollerim var. Sonra Salı gecesi yola çıkıyorum, Akçay'a gidiyorum.
Yoğurt yapımını mutlaka çok iyi biliyorsunuzdur. Ama aramızda denemeyenler de olabilir.
Ben markette probiyotik yoğurt mayası buldum, aldım. Annemle yoğurt yaptık. Malzemeleri veriyorum.
2 kilo süt
2 paket probiyotik yoğurt mayası
Yapımı
Süt 15-20 dk. kaynatılır. Ilınınca 1 çay bardağından 1 parmak eksik ılık sütle maya karıştırılır. Sütün içine eklenir. Süt tenceresi battaniye ya da havlu ile iyice sarılır, 12 saat kadar bekletilir. Sonra buzdolabına konur, 24 saat bekletilir. Sonra da afiyetle yenir.

Not: 1 paket maya ile 1-3 litre arası süt mayalanabilirmiş ama anneme az göründü, 2 paket maya kullandı. yoğurt çok ta lezzetli oldu. Çok severek yedim, bitirdim. Şimdi annem mayaları Akçay'a götürüyor, orada da yapacağız. İlkini hazır sütten yaptık. İkincisini köylülerden alacağımız sütle yapacağız.

Sevgili dostlarım benden şimdilik bu kadar yeniden görüşünceye dek sevgiyle kalın!










18 Ocak 2015

Dalya


Sevgili dostlarım pastanın nedeni blogumda yazdığım 1000'ci yazı olması. 1000'ci yazı olması dolayısıyla dalya diyorum.  Ve siz sevgili dostlarımla nice 1000'ci paylaşımlar diliyorum! 1000'ci yazıya ulaşmak benim için çok anlamlı. Yeniden görüşünceye dek sevgiyle, dostça kalın!

Kalbin Anahtarı


Kendine Bir Söz Ver

Hayatın hızlı temposu içinde isteklerimiz, hayallerimiz, planlarımız günbegün erteleniyor,hepsi aklımızın bir köşesinde kalıp gizli, saklı dualara dönüşüyor. Hiçbir şeye yetişemiyoruz, hiçbir şeye yetemiyoruz. Kendimiz olmaktan bile uzaklaşıyoruz. Uzaklaşma, bir dur ve kendine bir söz ver!

Önce sadece kendin için bir şeyler yapmaya ne dersin? Gülümse, aynaya bak, konuş, yazı yaz, daha çok oku, inan… Kalbinin anahtarına ulaşınca açamayacağın kapı kalmayacak. Çünkü Kalbin Anahtarı, mutluluğun anahtarıdır…
(Tanıtım Bülteninden)

Yasak


Görevi onu memnun etmekti, kalbini çalmak değil...

Leydi Isabella Stirling Selkrik İskoçya kırsalında sevgisiz bir evliliğe mahkûm olmuştur. Gittiğinde aylarca gelmeyen kocası nedeniyle Bella; içinde yanan, özgür bırakılmak isteyen tutkuları inkâr ettiği yalnız bir yaşam sürmektedir. 

Sonra görmüş geçirmiş kuzeni onu ziyarete gelir ve edepsizce bir öneride bulunur. Bella'nın ihtiyacı olan şey bir sevgilidir. Parayla tutulan bir sevgili. Ne de olsa erkekler bu tür aktivitelerde bulunmaktadır; kadınlar neden yapmasınlar ki? Bella reddeder, ama sonra Mr. Gideon Rosedale adında muhteşem bir ziyaretçi ortaya çıkar, iki hafta için hizmetine verilmiştir. Bunun zararsız bir flört olacağını düşünen Bella Gideon'un baştan çıkarıcılığına karşı koyamaz. Sonunda tüm tutkularına hizmet etmesine izin verdiğindeyse düşünülemez olanı, yasak olan tek şeyi yaptığını keşfeder: O âşık olmuştur...
(Tanıtım Bülteninden)

Sana Bağlandım


Alayna Withers ve Hudson Pierce'ın ilişkileri adeta birbirlerine ve insanlara güven duyabilme yeteneklerini test ediyordu. İlişkilerine devam edebilmelerinin yolunun kapalı kapılarını açmak ve birbirlerine karşı şeffaf olmak olduğunu biliyorlardı. Yaralı kalpleri ile bunu başarmaları kolay olmayacaktı ve birbirlerine her zamankinden daha çok ihtiyaçları vardı.

Alayna, sevdiği adama her zamankinden çok daha fazla güvenmeye ve onunla ilişkilerinin geleceğine yönelik planlar yapmaya başlamıştı. Ama bu mutlu günler Alayna'nın sandığı kadar uzun sürmeyecekti. Alayna, Hudson'ın büyük sırları olduğunu öğrendiğinde onu affedemeyeceğinin ve bu sırların onların sonu olacağının da farkındaydı. Hudson'ın onu iyileştirebilecek tek erkek olduğunu bildiği halde sonsuza dek onunla olma hayali artık çok uzaklarda görünüyordu.
(Tanıtım Bülteninden)

* Ön Sipariş Tarihi:  20 Ocak 2015

17 Ocak 2015

Un Helvası


Sevgili dostlarım merhaba, nasılsınız? Dilerim çok iyisinizdir. Annemle ben ve Misi üçümüz de çok iyiyiz, keyfimiz yerinde! Kaç gündür canım un helvası çekiyordu, bugün ifade ettim ve annişle yaptık. Annişim bugün yoğurt ta yaptı. Şimdi kaloriferin önünde beklemede. Onun tarifini daha sonra vereceğim. Eminim hepiniz biliyorsunuzdur ama bilmeyenler de olabilir arada, öyle değil mi?nb 
Gelelim un helvasına, tarifi çok pratik. Tarifini veriyorum. 

1,5 su bard. un
1/2'den 1 parmak fazla sıvı yağ
2 bardak su ya da 1+1 su ve süt
1 su bard. toz şeker
Biz ceviz de koyduk. 
Deneyin, pişman olmayacaksınız, tadı çok güzel oldu. Bir daha ki buluşmamızda yoğurt maceramızı anlatacağım. Yeniden görüşünceye dek sevgiyle, dostça kalın!




10 Ocak 2015

Hafta Sonu Keyfi


Sevgili dostlarım merhaba, nasılsınız? Dilerim iyisinizdir. Ben de iyiyim. Bugün Misi ile tembellik ettik. Ne zamandır okuyup bitiremediğim kitabımı nihayet bugün bitirebildim. Eee akşamları uyumadan önce 3-5 sayfa okursan o kitap kolayca biter mi? Canım karnabahar salatası  istedi, bugün yaptım, havuç ta haşladım.  Bir süredir de canım domatesli pilav istiyor, onu da yapmayı düşünüyorum. Bu arada anneme hafta ortası kavuşuyorum, yanıma geliyor. Benden mutlusu yok.
Bu arada  yayımlayacağım beş yazı sonra toplam bin yazı yayımlamış olacağım yani dalya diyeceğim. Bu yüzden şimdiden çok heyecanlıyım.
Sevgili dostlarım benden şimdilik bu kadar. Yeniden görüşünceye dek sevgiyle, dostça kalın!

Aradığım Her Şey Var Sende


Britt her ne kadar aşk romanları yazarak ünlü olsa da gerçek hayatın hikâyelerdeki gibi olmadığını biliyordu. Eski işi boşanma avukatlığı olan birinden ne beklenebilir ki?

Britt'in kardeşi Mia ise küçük kızının başkasıyla evli olan babasını aklından atamıyordu. Onu ne kadar aldatmış olsa da Mia hâlâ Alejo'ya sırılsıklam âşıktı.

Britt, Mia'ya Karayipler'e gidecek bir gemide ona eşlik etmesini teklif edince işler değişecekti. 
Çünkü biri tutkulu ve düzensiz, diğeri gerçekçi ve disiplinli iki kız kardeş, burada tanışacakları iki adam yüzünden hayatlarını, hayallerini, aşklarını bir kere daha gözden geçirecek ve hayat gibi, ilişkilerin de kusursuz olamayacağını anlamak zorunda kalacaklardı. 
(Tanıtım Bülteninden)

Medcezir


Seni Seviyorum Ama Sen Olmadan Da Yaşayabilirim Sadece Sensizliği Reddediyorum

Willow Avery, çocukluğundan beri oyunculuk yapan ve imrenilecek bir hayat süren, çok yetenekli bir Hollywood yıldızıdır. Ta ki kötü alışkanlıklar edinip her köşe başında küçük suçlar işlemeye başlayana ve dibi boylayana kadar Yatırıldığı rehabilitasyon merkezinden çıktığında Willowun etrafında kimse kalmamış, ümitleri yıkılmıştır. Kendini yepyeni bir film projesinin içinde bulduğundaysa karşısına sarışın, yakışıklı ve seksi sörf hocası Cooperın çıkacağını ve tüm hayatını değiştireceğini henüz bilmiyordur. Tüm dünyanın gözü yine onun üzerine çevrilmişken ve gelecek ona yeni başlangıçlar vaat ederken Willow, kendini dalgaların akışına bırakır ama geçmişindeki sırlar derisindeki yara izi kadar yakınındadır.

"Medcezirin erkek karakteri beni hiç hayal kırıklığına uğratmadı ve yoğun duygulara sürükledi. Cooper yürek hoplatan cinsten."
-Kelli Maine-

"Bu kitapta her şeyden biraz var. Romantizm, karmaşıkkarakterler, sırlar, mizah,ilginç arkadaşlıklar, erotizm… Kitap bittiğinde insan büyük bir duygu yoğunluğu yaşıyor."
-The New York Times-

"Her karakter ve bu kitabın her sayfası inanılmaz eğlenceli, Willow ve Cooperın hikâyesi kesinlikle kalbinize dokunacak."
-Publishers Weekly-
(Tanıtım Bülteninden)

* Ön Siparil Tarihi: 12 Ocak 2015

Çay Keyfinde Hikayeler


Hikâyeler… Duyguların buluştuğu sabah çayı gibidir. Kalbinize ulaşmak için sofralarınıza bol yiyeceklerle gelir. Demini bulmuş çay gibidir hikâyeler. Tadına varmadan önce davet kokan mesajlar verir. Hayatın aynasıdır hikâyeler, aynanın arkasını bize göstererek hayata bakış penceremizi genişletir ve süslerler.

Çay keyfinde hikâyeler; sıra dışı hikâyelerden oluşan, bazen düşündüren, bazen tebessüm ettiren, yepyeni hikâyeler bulacaksınız! Çay keyfinde hikâyeler büyük bir emekle hazırlanmış, sofranıza sunulmuştur. Ruhunuza ferahlık verecek hikâyeler, sayfalarda sizi bekliyor. 
(Tanıtım Bülteninden)

Çikolata Tadında Hikayeler


Çikolata Tadında Hikâyeler'i okurken hem içinizi ısıtacak hem de yüreğinize hiç duymadığınız hikâyelerle huzur verecek. İçinizdeki şükür okyanusuna yeniden yelken açtıracak.

Mutlu olmak için fazla kafa yormaya gerekmediğini,Çikolata Tadında Hikâyeler'in her birinde başka bir tat, başka bir ders olduğunu görecek ve mutluluğun aslında içimizde uyanmayı bekleyen bir nefes olduğunu fark edeceksiniz.

İçimizden birilerinin hayatından koparak gelen bu hikayeleri keyifle okuyacak ve dostlarınıza tavsiye edeceksiniz!
(Tanıtım Bülteninden)

Kahve Tadında Hikayeler


Hikâyeler… 
Sabah kahvesi gibidir. Damak tadından çok, ruhumuzu dinlendirir. Taze bir günün başlangıcında insana güzel duygular kazandırır ve hayata bakışımızı geliştirir. Kahve tadında hikâyeler, ufkumuza pencere açan manzara resimleri gibidir. Her birini okuduğumuzda yepyeni manzaranın ortasında kendimizi buluruz. Geçmişe takılmadan bakıp geçmek, geleceğe kanat açmamızı sağlarlar. Yepyeni kahve tadında hikâyeler sakin zamanların dinlenme molası gibi ruhunuzu okşayacaktır.
(Tanıtım Bülteninden)

Çilek Tadında Aşk Öyküleri


Leyla ile Mecnun'dan Hüsn ü Aşk'a, O. Henry'den Oscar Wilde'a en ünlü aşklar ve aşk öyküleri... 

Gül ile Bülbül'den Yusuf ile Züleyha'ya, AnnaKarenina'dan Kafka ve Milena'nın aşkına, Halil Cibran'dan Mevlana'ya uzanan aşk dolu satırlar ve sizi farklı dünyalara taşıyacak öyküler...

Kafka'dan James Joyce'a, Balzac'tan Van Gogh'a kadar pek çok ünlü kalemin aşk mektupları...

Kısa anekdotlar, şiirler, mektuplar, sıcacık hikâyeler ve çilekli tariflerle renklendirilmiş bir öykü kitabı… 

Çilek Tadında Aşk Öyküleri, üslubu ve içeriği ile hayata biraz ara verip soluklanmak isteyenler için...

Çünkü herkesin mutluluğa ve etrafa mutluluk yayacak bir aşka ihtiyacı var...
(Tanıtım Bülteninden)

4 Ocak 2015

Aranan Aşk Bulundu


Kate'e ailesinden genetik bir miras kalmıştır: insanlar arasındaki duygusal elektriklenmeyi hissetmek. Kimin kimden hoşlandığını, kimin kime sinir olduğunu, hangi çiftlerin uyumlu, hangilerinin uyumsuz olduğunu anlamak için onlara dokunması yetmektedir. Bu özelliğini kendisi için bir kez bile kullanamamıştır oysa. 

Bazen bir ödül, bazen de bir lanet gibi hayatına yön veren bu özelliğini, başka insanları mutlu etmek için kullanmaya karar verir ve arkadaşlarıyla birlikte bir çöpçatanlık şirketi kurar. İnsanlar kendilerine doğru eşi bulabilsinler diye gizemli özelliğini kullanacak ve onları bir araya getirecektir. 

Bir gün ofisin kapısından içeri giren bir adam ise, bütün işleri değiştirir. Kate ilk kez, kendisi için doğru olan bir adamın titreşimlerini hissetmektedir. Aranan aşk bulunmuştur; şimdi geriye sadece, onu elde etmek kalmıştır.
(Tanıtım Bülteninden)

Sürpriz Balayı


Lacey Garrity, yeni evlendiği eşini, düğünü yaptıkları otelin lobisindeki bir malzeme odasında yarı çıplak halde bulur; yanında Lacey'nin en yakın arkadaşlarından ve nedimelerinden biri olan Becca'yla birlikte. Üstelik daha düğünleri bitmemiştir bile. Yaşadığı şokla oradan kaçıp gelinliğinden kurtulmaktan başka bir şey düşünemeyen Lacey'ye yardım edecek tek kişi, diğer yakın arkadaşı Cat'in ağabeyi ünlü boksör Galen Thomas'tır. Galen'in, Lacey'yi yaşadığı yıkımdan biraz da olsa uzaklaştırmak için bir fikri vardır. Düğünden sonra eşiyle gitmek için hazırlandıkları, aylardır heyecanla bekledikleri balayı için Porto Riko'ya doğru yola çıkmak. Balayı olarak düşünülmüş de olsa biraz tatil yapmak, Lacey'ye iyi gelecektir ve Galen ona eşlik etmeye hazırdır. Birlikte çıktıkları bu balayı, her ne kadar evliliği baştan bitmiş bir gelin ve sahte bir damatla yapılsa da, yeni başlangıçlara gebedir.
(Tanıtım Bülteninden)

Yarım Kalanlara Rağmen


"Aşk iki kişiliktir." Seveni ve sevileni olan. Bazen üçüncü kişiler dahil olur aşka... İstenmezler onlar, habersizce ve sinsice dahil olurlar bu iki kişilik dünyaya. Aşk yenilir çoğu zaman bu üçüncü kişiye...Aşk tek kişiliktir bazen. Tek seveni ya da sevmeyeni olan.İşte orda aşkın her halini görürüz: İhaneti, hayal kırıklığını, umutsuzluğu ve öldürücü kıskançlığı... Aşkın hep yaşaması ve galip gelmesi dileği ile...
(Tanıtım Bülteninden)

Düğün Dansı-Düğün Şarkısı


Düğün Dansı Kilitli bir kalbi, hangi anahtar açabilir?
Rose'un Köşkü'nde sular durulmuyor… Aşk bu kez de mekânın çiçekçisi Phoebe Davis'in peşinde. Ancak tıpkı çok sevdiği çiçekleri gibi hayatta her şeyin geçici olduğunu düşünen Phoebe, kalbinin kapılarını aşka sonsuza dek kapatmaya kararlı. Öte yandan sadece tek bir dansla Phoebe'nin başını döndüren yakışıklı mimar Patrick Knight'ın ondan vazgeçmeye hiç niyeti yok. Phoebe, doğru olduğuna inandığı her şeyden vazgeçmek pahasına aşkın kazanmasına izin verecek mi?

Düğün Şarkısı Kaderinden kaç kez kaçabilirsin?
Whitney Banning teyzesinin düğünü için Rose'un Köşkü'ne geldiğinde kaderin onun için hazırladığı sürprizlerden habersizdir. İlk dansın ardından karşısına dikilen mekânın müzik yönetmeni, yıllar önce ardında sadece ismini bırakarak terk ettiği adamdan başkası değildir. Yani bu zamana dek öptüğü en yakışıklı adam… Tyce Smith. Daha da kötüsü Whitney birkaç ay sonra başkasıyla evlenecektir, hem de Tyce'ın çalıştığı mekânda.

Whitney onu terk ettiği günden beri tek bir şarkı yazamayan Tyce ise, onu terk eden kadını asla kalbinden silememiştir. Şimdi kader onu ikinci kez karşısına çıkarmışken, bir başkasıyla nişanlı olması onu büyük aşkından vazgeçirmeye yetecek midir? Yoksa bu kez sonsuza dek çalınacak olan o aşk şarkısını yazmayı başarabilecek midir?
(Tanıtım Bülteninden)

27 Aralık 2014

Mutlu Yıllar


Sevgili dostlarım merhaba, nasılsınız? Dilerim çok iyisinizdir. Ben de çok çok iyiyim. Çünkü yeni yılda İstanbul'da olacağım, ailece birarada olacağız. Bu yüzden benden mutlusu yok.
Dün okulda yeni yıl partimiz vardı. Çok güzel ve yoğun bir gün geçirdik.
Ben, yeniden yazabilir miyim bilemiyorum. Bu nedenle siz sevgili dostlarımın yeni yılını şimdiden kutlamak istedim. Yeni yılınız kutlu olsun. Sağlık, mutluluk, umut, neşe peşinizi bırakmasın, her şey gönlünüzce olsun sevgili dostlarım. Hepinize kucak dolusu sevgiler!

Profesör ve Hizmetçi


Japonya'nın en çok övgü toplayan yazarlarından Yoko Ogawa'dan içleri ısıtan, duygusal bir roman… Zeki bir matematikçi olan Profesör, yıllar önce ciddi bir trafik kazası geçirir. Bu yüzden kısa süreli belleği sadece son seksen dakikayı kaydedebilir. Profesör, ona bakmakla yükümlü genç bir bakıcı ve küçük oğlundan başka hiç kimseyle iletişim kuramamaktadır. Seksen dakikadan öncesini hatırlayamayan Profesör her sabah bakıcısıyla yeniden tanışır ve her seferinde aralarında naif bir ilişki filizlenir. 

Profesör kahvaltıda ne yediğini hatırlamıyor olsa da söz konusu matematiksel denklemler olduğunda beyni mucizevî bir şekilde çalışmaktadır. Bu denklemler Profesör'ün Kök ismini verdiği, bakıcının on yaşındaki oğlu ile kadına şiirsel ve korunaklı bir dünyanın kapılarını açmaktadır. Bu sıra dışı evde, üç kayıp ruh arasında soyut sayılardan daha da gizemli bir duygusal bağ kurulur.Sayıların sihirli dünyasının karakterlerin trajedileriyle kesiştiği bu roman, farklı bir tat sunmakla kalmayıp bizlere büyük yalnızlıkların büyük umutlara gebe dünyasından güzel ve dokunaklı bir parça sunuyor. 

"Son derece özgün. Çok sevimli. Bir o kadar da dokunaklı." 
-Paul Auster-

"Yoko Ogawa insan psikolojisinin en ince noktalarını, zarif ve dokunaklı anlatımıyla ifade ediyor." 
-Kenzabur? ?e-

"Profesör ve Hizmetçi başından sonuna mükemmel bir roman… Kazuo Ishiguro ve Kenzabur? ?e'nin romanlarındaki sıcaklığı ve bağı, Haruki Murakami'nin mizahını bu kitapta bulabilirsiniz. Üç hayat, bir üçgenin köşeleri gibi birbirine bağlanıyor. "
-Susan Salter Reynolds-

"Ogawa'nın kurgusu, sizi olduğunuzdan daha eğlenceli gösteren bir ayna gibi… Alışılagelmiş cevapları eğip büküyor, sonra yan yana diziyor. Haruki Murakami gibi, bir kültürün hikâyesini hedef alıyor ve sonra bunu sizin zihninize kancalıyor. Halüsinasyon gibi, iğneli ve merak uyandıran anlatımı aklınıza takılıp kalacak. "
- The Washington Post Book World -

"Bu tatlı, melankolik roman mükemmel olmayanın özündeki güzelliği çekip çıkaran Japon estetiğini yansıtıyor…" 
-Amanda Heller-
(Tanıtım Bülteninden)

Hayallerin Kadar Yakın


Yüreğindeki ışığı kaybetmeyenlerin hikâyesi...

1950'lerin Tennessee'si... Kasaba halkı tarafından kız kurusu olarak görülen Ivorie Walker, anne ve babasının ölümlerinin ardından büyük bir yalnızlığa gömülür. Her ne kadar bağımsız görünmeye çalışsa da hayatı boyunca tek başına kalmaktan korkmaktadır.

Bir gün bahçesini mahveden kirli suratlı, sıska bir çocukla karşılaşır ve bu çocuğu bir türlü aklından çıkaramaz. Onu, başkasının bahçesinden bir şeyler çalıp yemeye itecek çaresizliğin nedenini, yaşadığı tepelerde neler çektiğini merak eder. 

Bu çocuk kimdir? Tepelerde ne işi vardır? Nereden gelmiştir? 
Ve en önemlisi, Ivorie onu kurtaracak bir şey yapabilecek midir? Sorularına cevap bulmak için her şeyi göze alan Ivorie, sırların gömülü kalmasını tercih edenlerle dolu kasabasında büyük bir fırtınaya yol açmak üzeredir. Ivorie ve küçük çocuk acaba bu fırtınaya rağmen ayakta kalabilecekler midir? 

"Bir kadının yaralı küçük bir çocuğu kurtarmak için duyduğu sevginin, adanmışlığın ve gösterdiği cesaretin hikâyesi… Donna VanLiere 1950'lerin güneyini, zamanın masumiyeti ve kötülüğü içinde inandırıcı bir şekilde yeniden yaratmış. Çok güzel bir hikâye…" 
-Kathleen Kent-

"Hayallerin Kadar Yakın, hiç alışılmadık bir şekilde birbirlerini kurtaran insanların muhteşem öyküsü. Bu kitapkalbinizi fethedecek."
-Jenna Blum-

"Hem iç acıtıcı hem de kurtarıcı, Hayallerin Kadar Yakın, sevgi gibi böylesine büyük bir gücün bir yaşamı nasıl değiştirdiğini gösteriyor."
-Katherine Howe-
(Tanıtım Bülteninden)

* Ön Sipariş Tarihi: 06/01/2015

Yıldızlar Sönünceye Dek


Öldüğümüzde, gökyüzündeki yıldızlardan biri oluruz ve ölmeden gerçek aşkı bulmuşsak eğer, o aşk için tekrar yeryüzüne ineriz; aşkımız sonuza dek sürsün diye...

New York'taki prestijli aile şirketinde genç bir avukat olan Bill, bütün eğitimini ve ailesinin beklentilerini bir kenara bırakıp hayallerinin peşinden gider. Karısı Jenny ise varını yoğunu modaya adamış bir stilisttir. Eşi Bill'le beraber olmak için eski yaşamını terk eder. Birbirlerini çok seven Bill ve Jenny, her ne olursa olsun aşklarının yaşayacağına inanır. 

Kırk yıl sonra...
Yayıncı olan Robert, büyük ses getirecek o eşsiz romanı aramaktadır. Gelen dosyalar arasında Lillibet'in dosyası dikkatini çeker. Fakat kitabı yayımlaması düşündüğü kadar kolay olmayacaktır. Diğer taraftan Lillibet de onu tanıyormuş gibi görünen bu adama karşı engelleyemediği bir çekim hisseder. 

Danielle Steel, Yıldızlar Sönünceye Dek'te gerçek aşkın sonsuza dek sürdüğünü ve eğer gerçekten seviyorsanız, asla o aşktan vazgeçmeyeceğinizi anlatıyor. İki ayrı zamanda yaşayan farklı iki çift üzerinden etkileyici, hatta zaman zaman sarsıcı bir üslupla ölümsüz aşkın öyküsünü dillendiriyor . 

"İki farklı aşk hikâyesi reenkarnatif bir yolculukta bir araya gelerek okurları 'ebediyen' sözcüğüne inandıracak çarpıcı, tutkulu, zamansız tek bir aşk hikâyesine dönüşüyor."
-Publishers Weekly-

"Çetrefilli engelleri aşan ve yıllara yayılan bu romantik hikâye spiritüel bir cazibeye sahip."
-Kirkus-

"Steel'in reenkarnasyon ve ölümsüz aşk hakkındaki iki bölümlük hikâyesi tam da romans severlerin beğenisine hitap ediyor."
-Booklist-
(Tanıtım Bülteninden)

* Ön Sipariş Tarihi: 07/01/2015

Mutlu Sonlar Bahçesi


Hiçbir kış sonsuza dek su?rmez; hiçbir bahar sırasını savmaz… Du?nyanın tu?m renkleri solup kayboldu, gözlerin olmayınca. Kahkahanın eşlik etmediği bir mu?ziğe katlanamıyorum. Kokunu taşımayan havayı zar zor soluyabiliyorum. Parlak gu?n ışığını yalanlayan sert ru?zgârlar esiyor şimdi bahçemde… Neredesin? Yaşadığı trajedinin ardından Elsa Montgomery bir inanç krizine girer. Doğduğu kasabaya geri dönen Elsa, bir aşevinde gönu?llu? olarak çalışmaya başlar. Muhtaç insanlar için yemekler hazırlarken yu?reği anlam arayışını su?rdu?ru?r. Elsa'nın mu?tevazılığına tezat oluşturan kız kardeşi Tamsin ise kocası yu?zu?nden sahip olduğu her şeyi kaybeder; umudu dışında… Hayata tutunmaya çalışan iki kız kardeşle birlikte, arkadaşlığın ve dayanışmanın kol gezdiği, umutların filizlendiği yemyeşil bir bahçede dolaşmaya; aşkı yeniden tatmaya; bereketli toprağın, gu?n ışığının yenileyici gu?cu?yle tanışmaya hazır olun… Barbara O'Neil, en önemli malzemeleri umut, aşk ve inanç olan mutlu sonlar tarifiyle hem damağınıza hem de yu?reğinize hitap edecek, içinizi ısıtacak. 

"Bu kitap sizi gu?lu?msetecek, ağlatacak, eski bir aşkın ya da sadece fırından yeni çıkmış taptaze bir parça ekmeğin hasretini çektirecek. Lezzet dolu her bir lokmasını sevdim."
-Jennie Shortridge, When She Flew kitabının yazarı

"Su?ru?kleyici… O'Neal'ın kararlı kadınlar, sevgiyle kurgulanmış karakterler ve gerçek duygularla yu?klu? romanı standart kadın romanlarından bir gömlek u?stu?n."
-Publishers Weekly
(Tanıtım Bülteninden)

Mevlana ve Şems'ten...


"Ne zaman bu şehre gelecek olsam, içimde bir heyecan duyarım.

Hz. Mevlânâ, düşünceleriyle benliğimi sarar. O çok büyük bir dahi, Müslümanlığı Türk ruhuna intibak ettiren ve çağları aşan büyük bir yenilikçidir."
-Mustafa Kemal Atatürk-

Bütün dünyada tanınan, okunan hayranlık duyulan; onun, "Bırakın beni güneş gibi dünyayı aydınlatayım," sözüne karşılık 'Doğudan doğan ikinci güneş' diye anılan Mevlânâ'nın ve onun yoldaşı, yareni Şems-i Tebrizî'nin eserlerinden özenle seçilmiş sözleri bu kitapta bulabilirsiniz.
(Tanıtım Bülteninden)