13 Temmuz 2014

Kalp Sızısı


Jane Champion, zengin ve bağımsız bir İngiliz asilzadesi olmakla birlikte bir o kadar çirkin ve gösterişsiz bir kadındır.

Garth ise genç, yakışıklı ve güzel olan her şeye aşık bir ressamdır. Zaman zaman Meldrum Düşesi olan teyzesinin malikanesinde kalan Jane, ortak dostlar vasıtasıyla katıldığı bir partide Garth ile karşılaşır.

Sakin bir şekilde devam eden partide Jane'in vermiş olduğu kısa süreli konser Garth'ın, Jane'in içinde barındırdığı güzelliği görmesine ve ona deliler gibi aşık olmasına neden olur.

Bir süre sonra Garth artık dayanamaz, Jane'e olan duygularını açılar ve ona evlenme teklif eder.

Fakat Garth'ın kuralları hiçe sayan yaşam tarzı ve yakışıklılığı karşısında Jane'in gösterişsiz ve çirkin biri olmasından dolayı kendine olan güvensizliği bu teklifi reddetmesine neden olur. Korkaklığın ve kendine olan güvensizliğin ağır yükü altında ezilen Jane'in psikolojisi alt üst olur ve yaşadığı travmadan kurtulmak umuduyla dünya turuna çıkmaya karar verir. Yıllar sonra verdiği karardan pişman olan Jane, Garth'ı bulup ondan af dilemek ister ama Garth, geçirdiği kaza sonucu gözlerinin kaybetmiştir ve artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.
(Tanıtım Bülteninden)

Zaman Uçup Giderken



Merhaba dostlarım, nasılsınız? Ben mi, mutluyum ama biraz da karamsarım. Tatilimiz güzel geçiyor, dolu dolu yaşıyoruz. Ama zaman uçup gidiyor. Bir ay öncesinden beri tatili iple çekiyordum. Ama şimdi ne oluyor?
Ne olduğunu anlamadan bir de bakacağız ki tatil bitivermiş. Sayılı günler çabuk geçermiş. Ama bu söz bekleme, iple çekme evresi için geçerli olsa ne olur sanki? Bu arada hemen önümüzde olduğu için denize birkaç basamakla  ulaşıveriyoruz. Sabah denize girmek zevkli olmasına zevkli. Ama ben en çok gün batımında, yemekten, kahve keyfinden sonra denize girmeyi seviyorum. Sabah ta akşam da bol bol denize giriyorum. Sık sık merkeze iniyoruz, geziyoruz. Alışveriş ediyoruz, kitaplar alıyorum, sevdiklerime hediyeler alıyorum. Arada dışarda yemek yiyoruz, hoş bir değişiklik oluyor. Bizde durum bu. Yeniden görüşünceye dek dostça, sevgiyle kalın!

12 Temmuz 2014

Her Şey Bitti Derken


Bazen kurtuluş için aşkı seçmek gerekir...

Nastya tam 450 gündür konuşmuyorsa, gülmüyor ve ağlamıyorsa, bir bildiği olmalı;bazı günler sadece öfkesiyle ayakta durabiliyorsa, bir umudu olmalı; ayakları onu dönüp dolaşıp Josha götürüyorsa, bir nedeni olmalı;ve tam 450 gün sonra yeniden konuşmaya karar veriyorsa, söyleyecekleri olmalı.

Josh hayatındaki herkesi teker teker kaybediyorsa, bunun bir açıklaması olmalı;etrafında görünmez bir güç kalkanıyla dolaşıyor, herkesten kaçıyorsa, bir derdi olmalı;ve kasabaya yeni gelen kıza Günışığım diyorsa, bir sırrı olmalı.

Her Şey Bitti Derken, hayat denen yapbozun parçalarını bir arada tutan şeyin sevmek olduğunu bilenlerin, bir de günün en karanlık saatinde çıkagelip, "Her şey bitti demek için çok erken" diyecek bir günışığını bekleyenlerin hikâyesi. 

"Baştan sona heyecan dolu, duygusal bir yolculuk. Benim için tartışmasız yılın en iyi kitabı." 
-Colleen Hoover-

"Çarpıcı bir ilk roman. Her Şey Bitti Derken yüreğimi çaldı, nefesimi kesti, canımı yaktı. Katja Millayin lirik anlatımına kapılmamak imkânsız." 
-Ann Aguirre-

"Her Şey Bitti Derken, kitapların eğlendirmekten çok daha fazlasını yapabildiğini hatırlatan bir roman. Katja Millayin sözcükleri duygularınızı saklandıkları yerden çıkaracak, zihninizi ele geçirecek ve sonunda ayrılmaz bir parçanız olup çıkacak."
- Tough Critic Book Reviews -
(Tanıtım Bülteninden)

Paris'te Balayı


Jojo Moyesin merakla beklenen kitabı Ardında Bıraktığın Kadınla tanışmak için küçük bir başlangıç. 

Âşıklar şehri Pariste yeni evli iki çift… 

Genç ve güzel Liv, 2002 yılında zengin ve çekici bir mimar olan Davidle evlenir. Rüya gibi bir balayı geçirme hayaliyle Parise gelseler de beklenmedik bir sorun evliliklerini daha ilk günden sorgulamalarına yol açar. Acaba aralarındaki büyük aşk onları bir arada tutmaya yetecek midir?

1900lerin başında ünlenen ressam Édouard Lefèvre, tabloları için kendisine modellik yapan Sophieye âşık olur. Bir kadına bağlanmayı daha önce asla aklından geçirmemiş olsa da Sophienin, hayatının kadını olduğuna inanıp ona evlenme teklif eder. Ancak genç Sophie kısa bir süre sonra evlilik hayatının beklediğinden çok daha farklı olduğunu, aşkı için büyük fedakârlıklarda bulunması gerektiğini anlar…

Farklı yüzyıllarda yaşanan kadın erkek ilişkilerini, sevgiyi ve evliliği anlatan Pariste Balayı, büyük aşkların ölümsüz olduğunu kanıtlıyor.

"Mutlaka etrafınızdaki insanlara da okutmak isteyeceğiniz sımsıcak bir kısa roman. Moyes karizmatik, inatçı ve hayattan ne beklediğini bilen karakterler yaratıyor." 
-Independent on Sunday-

"Pariste Balayı kahkahalar attırıyor, yoğun hislerle gülümsetiyor ve bir bebek gibi ağlatıyor."
- Closer-
(Tanıtım Bülteninden)

Ön Sipariş Tarihi: 15 Temmuz 2014

11 Temmuz 2014

Gerçek Aşk Hikayesi



Sparrow Fisher dönüşüm geçiriyordu. Artık demode kıyafetlerini ve ideallerini bırakıp nihayet özgürlüğünü kuşanmaya başlamıştı.

New Yorka taşınmasından hemen önce Sparrow, sahnede ilk gördüğü günden beri rüyalarına giren müzisyen Ian Sterling ile tanışır. Aralarındaki çekim daha ilk dakikada kendini gösterir ama ilişkileri o kadar da basit değildir.

Beş yıllık bir zaman diliminde Sparrow ve Ian birbirlerine olur olmadık yerlerde rastlarlar. Sparrowun her defasında ona gerçekten güvenip güvenemeyeceğine, Ianın da ona karşı aynı hisleri besleyip beslemediğine ve en önemlisi aşkın her şeye yetip yetmeyeceğine karar vermesi gerekir.

Gerçek Aşk Hikâyesi, bir ilişkideki inişleri ve çıkışları - mutluluk, acı, endişe ve aşkın her şeyin üstesinden gelip gelemeyeceğini anlatan elinizden bırakamayacağınız sürükleyici bir hikâye.
(Tanıtım Bülteninden)





Yalnızlar Adası


"Umutlar, deneyimler karşısında galip gelsin..."

Altı yaşındaki Holly yağmurlu bir akşam, aile olarak bildiği tek kişi olan annesi Victoria'yı kaybettikten sonra konuşmaz olmuştu. 

Mark Nolan'ın hayatında ihtiyaç duyduğu son şey ise altı yaşındaki bir kız çocuğuydu. Ancak o da kaybettiği kardeşinin bu sessiz çocuğunun hayatını güzelleştirmek için her şeyi yapabileceğini fark edecekti. 

Kız kardeşinin ona son tavsiyeleri açıktı. "Her şeye onu sevmekle başla. Gerisinin geleceğinden eminim."

Maggie Conroy ise bir senelik eşini kaybettikten sonra, tekrar âşık olmaktan korkuyordu. Yine de hayal gücünün sihrine inanıyordu. İşlettiği oyuncakçı dükkânında Holly Nolan'la tanıştığında, bu küçük kızın sihre ihtiyacı olduğunu o da anlayacaktı.


"Tatlı, romantik ve eşsiz… Tatil için ideal."
-Publishers Weekly

"Baştan sona büyüleyici." 
- Library Journal 
(Tanıtım Bülteninden)

Ön Sipariş Tarihi: 15 Temmuz 2014

Lavanta Kokulu Sevgim



O hayatının askıydı... Seneler geçse de, şehirler değişse de, hatıralar unutulmaya yüz tutsa da o hayatının aşkıydı... Çocukluğunu gençliğini geçirdiği kadın sekiz yıl sonra karşısına çıktığında tekrar çocuk olmuş, kalbi kanatlanıp gökyüzüne yükselmişti sanki... O gerçekti... Rüyalarında defalarca gördüğü,umutsuzca peşinden koştuğu adam sen/er sonra karşısındaydı. Hayali gerçek yapmak için elindeki son fırsatı iyi değerlendirmeli, boynu bükük aşkın küllerinden alev yaratmalıydı…
(Tanıtım Bülteninden)

10 Temmuz 2014

Tatili İple Çekerken...


Merhaba dostlarım, nasılsınız? Dilerim çok iyisinizdir. Ben mi? Çok iyiyim. Annişim, kedişim ve ben bugün Avşa adasına geldik. Hem de Misi için üzülmeden. Çünkü deniz otobüsünde kedi ve köpekleri kutularıyla dışarıda tutmak şartıyla kabul ediyorlar. İple çeke çeke nihayet tatilimiz bugün başladı. Biz öğretmenlerin tatilli bu yıl Ramazan nedeniyle 27 Haziran'da başladı. Ama ben bu tatilden bahsetmiyorum. Anlatmak istediğim deniz ve kumdan ibaret. Güneş diyemiyorum çünkü dayanamıyorum. Ayrıca doktorum güneşe çıkmamamı söyledi. Durum bundan ibaret. Annişle ben bugün iki kez merkeze gidip alışveriş ettik, bir şeyler yedik, içtik ve eve döndük. Aslında ben deniz otobüsünde yazımı yayımlayıp siz dostlarımla daha önceden paylaşacaktım. Ama mobil internetin çekimi denizde güçlü değildi. Bu yüzden paylaşım gecikti.  Avşa'yı sevdim, evimizin hemen karşısında deniz var. Buradan denize girilebiliyor. Biz Mavikoy'dayız. Kalabalık değil. Merkez de güzel, cıvıl cıvıl. Sevgili dostlarım bugünlük benden bu kadar, yeniden görüşünceye dek dostça kalın!



5 Temmuz 2014

Yalnız Kadınlar Yazı




New York'ta yaşayan Lily Dane, küçüklüğünden beri her yazı ailesinin Rhode Island, Seaview'daki evinde geçirmiştir. 1938 yılında da kendisini öncekiler gibi sakin, hatta sıkıcı bir yazın beklediğini sanır, ancak o yaz yaşanacaklar, sıkıcılıktan çok uzak olacaktır. Her şey Budgie ve Nick'in kasabaya geleceklerini öğrenmesiyle başlar. Budgie eskiden Lily'nin en yakın arkadaşı, Nick ise eski nişanlısıdır. Yeni evli çiftin bütün yaz orada kalacaklarını öğrenen Lily, bunun bir karabasana dönüşeceğini tahmin eder. Lily bir yandan bu genç çifti pek hoş karşılamayan ve hemen dedikodulara başlayan kasaba halkıyla uğraşır, bir yandan da nedense Lily'nin dostluğunu geri kazanmak için tüm sınırları zorlayan Budgie'yle başa çıkmaya çalışır. Sürekli Nick'i görmesi de işleri iyice karıştırır. Nick ile Lily'yi birbirine bağlayan bağların göz ardı edilemeyecek kadar güçlü ve karmaşık olması iki genci uzun zamandır unuttuklarını sandıkları bir dünyaya sürükler. Oysa onları bağlayan sadece hayaller değil, müthiş bir sır ve onun getirdiği sorumluluktur da. 

Yalnız Kadınlar Yazı, People Magazine, Vanity Fair, O: The Oprah Magazine ve Good Housekeeping dergileri tarafından yazın okunacak en iyi kitaplardan biri seçildi.
(Tanıtım Bülteninden)


Uğur Koşar Kitapları


Allah her şeyden haberdardır, sanmayın ki size yapılan haksızlığa kayıtsız kalıyor. O, size bir annenin evladına yaklaştığı merhametten daha fazla merhamet duyandır. Duanın karşılığını takip etmeden "Allah de ötesini bırak". Kul Rabb'ini imtihan etmez. O'na tevekkülle yaklaştığında rahmetini tüm hücrelerinde hissedeceksin.

Karşında o kadar çok maskeli insan var ki onları tanımak için yoruluyorsun. Şayet dikkat edersen güzel olan bir şey var; o senin hakkını aldıkça, sen onun sevaplarından kazanıyorsun. O halde kaybettim diye üzülme, biraz daha derin bakarsan, aslında kazandığını fark edeceksin!..

Aşık olcaksın evet ama kalbini Allah aşkıyla yakacaksın...
Dünyanın geçici olduğunu, biteceğini İDRAK edeceksin; sadece sonsuz kudrete bağlanacaksın.
Allah'a bağlı yaşayacaksın. İşte Uğur Koşar bu kitap da sana herkes gibi Allah'ı anlatmıyor O'nu adeta hissettirip yaşatıyor!..
Psikolog Cavidan Ebru Kızıl

Yirmi yıldır terapi deneyimlerimde elde ettiğim sonuçlardan biri şudur ki; eksik olan parçaları yitirdiğini düşünen ve bunları arayarak çıkmazlara giren ve bunun da dışarıda olduğunu sanan çok büyük bir çoğunluk çeşitli psikolojik sorunlarla ruh sağlıklarını bozmuştur. Bu büyük çoğunluğa eserlerinde ve görüşlerinde öze dönüş yolunda katkı sağlayan, aradıklarını bulabilme cesareti ve ışığı olan Uğur Koşar Dostuma "Allah De Ötesini Bırak" ile özlerine dönebilmesi adına ışık olan eserinden dolayı en içten teşekkürlerimi sunuyorum...
Uzm. Psikolog Abdullah Topal


Seni terk eden insanlar olacaktır, bırak hepsi terk etsin,
insan dünyadan uzaklaştıkça Rabb'ine yakınlaşır.
O'nun dostluğu ile yeniden doğar...


Bir insan yüreğini üşütüyorsa üzülme, 
Allah oraya rahmetini bırakır 
sıcacık eder. Sen yeter ki 
kapını açık tut!...


Sen gözyaşını bir elinle silerken
melekler sırtını sıvazlar ve der ki;
üzülme Hak teala senin hakkını ahretinde
kendi verecek...

O halde de ki; Bana Allah Yeter 
(Tanıtım Bülteninden)



Sabır dostların makamıdır… Allah sıkıntı verdiyse mümine bilsin ki derecesi yükselsin diye Ve artık sadece Allah için sabretmek düşer geriye… Kalbini çevirdiğin zaman asırlar öncesine İçini sımsıkı saracak bir ayet düşecek gönlüne:

"Rabb'in için Sabret"…

(Tanıtım Bülteninden)

*Sevgili dostlarım, ben Uğur Koşar'ın kitaplarına önceleri yer vermeye çekindim ama dün ablam onun kitaplarını alıp arkadaşlarının önerdiğini söyleyince etkilendim doğrusu. Uğur Koşar aynı zamanda psikologmuş. Ben yalnızca üç kitabına yer verdim. Diğerlerini D&R gibi kitap marketlerde bulmak mümkün.  Yeniden görüşünceye dek sevgiyle kalın!



Beni Senden Kurtar




Evlenmeyi reddettiği için ailesi tarafından kuleye hapsedilen Leydi Brenna, günlerini, kimseye gösteremeyeceği resimler yaparak geçirmektedir. Bu resimlerin ortaya çıkması durumunda idam edileceğini bilse de, gizli tutkusundan vazgeçemez. Ancak hayatı Kont Montgomerynin Brennanın kız kardeşiyle evlenmek için Windrose Kalesine gelmesiyle değişir. 

Brenna kardeşinin böyle barbar bir adama denk olmadığını bilmektedir. Kardeşini korumak için, Brenna gelinliği kendisi giyer ve herkesin önünde tir tir titrediği Kralın infazcısı Montgomery Kontu, James Vaughn ile evlenir… 

James gerçeği öğrendiğinde bu zoraki ilişkinin yarattığı tehlike de tutku da artacaktır. 

Brenna sadece resimlerinden bildiği arzuyu onda bulacak, James ise unuttuğu aşkı yeniden keşfedecektir. 

"Bu kitap iradelerin savaşı, sıcak aşk sahneleri ve tutkulu kadın karakteriyle Johanna Lindsey romanlarını hatırlatıyor. Eğer klasik bir hikâyeye getirilen yeni bir bakış açısı arıyorsanız, bu roman tam size göre."
-Kathe Robin, RT Book Reviews-
(Tanıtım Bülteninden)

Güzel Bir Gün


Vakti geldiğinde sana destek olmak ya da rehberlik etmek için burada olamayacağım, büyük olasılıkla evleneceğin adamla asla tanışamayacağım. Evlilik yeminini etmeden önce elini tutamayacağımı düşündükçe avuçlarım sızlıyor. Yokluğumda sana rehberlik edeceğine inandığım bu defter, ikimiz için de küçük bir teselli olsun…

Jenna düğününü, ölmeden önce kendisine gelecekteki nikâh törenine dair her detaya yer verdiği bir defter bırakan annesinin isteklerine göre yapmayı planlar. O gün geldiğinde Jenna ile müstakbel eşi Stuart her şeyin yolunda gideceğini düşünseler de, aileleri düğüne gelirken karmaşık hayatlarını da beraberinde getirirler. Hal böyle olunca, düğünün yapılacağı mükemmel hafta sonu kusursuz bir fırtınaya dönüşme tehlikesiyle karşı karşıya kalır. Annesinin Jenna'ya yazdığı yol gösterici nasihatler, aile üyelerinin ilişkilerine de ışık tutabilecek midir?
(Tanıtım Bülteninden)

Umut Sokağı'ndaki Ev


Bazı kadınlar özeldir…

Kitaplarını okuduğunuz, filmlerini seyrettiğiniz, oyunlardan tanıdığınız, tarihe geçmiş tüm o özel kadınlar size umut dolu bir yolda rehberlik etse? Alba, umutsuzluğun karanlık yollarına sapmışken onu adeta içine çağıran bir ev görür. Hem de tam Umut Sokağı'nın sonunda. Kadınlığın tüm öngörülerine sahip olan Alba, kendini ilk defa bu evde rahat ve huzurlu hisseder. Ancak ev ona önemli bir hazine daha sunar: Umut. Sylvia Plath'dan Virginia Woolf'a, Florence Nightingale'den Elizabet Taylor'a, Doris Lessing'ten Agatha Christie'ye kadar birçok isme de kapılarını açan bu sıra dışı ev, Alba'nın kalbini saran kara bulutları dağıtıp gökkuşağından bir patikada yürüyebilmesini sağlayacak mıdır?"O kadar keyifli ve kendine has bir tarzı var ki en sıkılmış okuyucuları bile şaşırtacak kadar taze ve harika, güneş ışığı gibi bir roman." 

-Barbara O'Neal, Mutlu Sonlar Bahçesi'nin yazarı-
(Tanıtım Bülteninden)

Aşkım Sana Ait


Etrafındaki dostlarının çoğu evlilik hazırlıklarıyla meşgulken Amber, boşanma sonrası dönemi en az zararla atlatmaya çalışmaktadır. Hayatının kontrolünü elinden kaçırmış, yeni bir başlangıç yapmak için geç bile kalmıştır. Yeni bir işe başlayarak hayatında yepyeni bir sayfa açmak niyetindedir.Ünlü şef Oscar'ın mutfağında çalışmaya başlamak, atacağı ilk adım olacaktır ancak şefin, ağzı bozuk ve sinirli bir adam olduğunu öğrendiğinde iş işten geçmiştir.Bu mutfakta aşk, tutku ve çekişme bir arada…
(Tanıtım Bülteninden)

4 Temmuz 2014

Garson Ve Mutlu


"Ne işim var benim burada? Müşterisi olmam gereken yerde servis yapıyorum. Yaş otuz iki. Çok değil, daha dört ay önce takım elbiselerimin içinde kırıtıyordum şu caddede. Ama hadi evimize gidelim Fulsen. Burası bize uygun bir yer değil."

"Omlet alacağım bir tane. Bir de çay. Omleti yumurtasız yapalım lütfen."

"... bu arada salata rica ediyorum ben. Ama gereksiz yeşillik koymayın içine."

"Vejetaryen bir içeceğiniz var mı? Sıcak, soğuk farketmez."

Garsonluk yedi milletten insanla anlaşabilme yeteneği ve yüksek sabır gerektirir. İçinizden söyledikleriniz duyulmasın diye güçlü mimik kontrolü ve teatral yetenek ister...

Yalnızca statü ve etiketlerin yüksek sesle konuştuğu bir hapishanede yaşıyorsunuz. Ne kadar dayanabilirsiniz? Mutlaka sizi de "daha iyi yerlerde görmek" isteyenler vardır. Onlara bir fincan iyi kahve verin. Sakinleşeceklerdir. Bazı işler geçici olabilir, evet. Ama hayat kesin olarak geçici. Bunu bilirken nasıl durduğu yerde durabiliyor bunca insan?

Blogunda paylaştığı "32'me doğru, garson ve mutlu..." yazısıyla 300.000'den fazla okurun yoğun ilgisiyle karşılaşan Fulsen Türker, ilk romanında herkesin içten içe "ah keşke" dediği büyük dönüşümünü, beyaz yakalıktan garsonluğa uzanan yolu bütün ayrıntılarıyla anlatıyor.

Yalnızca bir meslek değiştirme serüveni değil, insanın kendisi ve geri kalan her şeyle yeni baştan ilişki kurma mücadelesi.

Ansızın tepetaklak olan hayatını kahve kokusuyla, soslarla, kokteyllerle, sandviçlerle ve envai çeşit müşteriyle dolu rengarenk bir alemde tedavi eden genç bir kadının öyküsü...

"Dede sana bir şey söylemem lazım."
"Söyle kızım."
"Ben mutluyum."
(Tanıtım Bülteninden)

Sevdiklerimizle Paylaşılan Keyifler


Sevgili dostlarım merhabalar, nasılsınız? Ben mi, çok iyiyim.  Geçtiğimiz Pazartesi günü Aytülcüm'de idik.
 Dün  hem Ayşenur abla hem de Fikriye geldi. Çok keyifli saatler geçirdik. Bugün de temizliğimiz vardı, bitti. Önce Birgül ablaya gideceğiz, onlar yarın tatile çıkıyorlar, vedalaşacağız. Sonra da Güldal ablama gidip hep birlikte keyif yapacağız. Meslek yaşantımda genelde sabırlıyımdır ama bunun dışında pek te sabırlı olduğum söylenemez. Sabır söz konusu olduğu zaman "Allah sabır dağıtırken ben bir köşede uyuyormuşum" derim hep.  Ama keyif dağıtılırken sıramı savmamışım belli ki. Keyif sevdiklerimizle birlikte yapılıyorsa o zaman daha mutlu olurum. Bende şimdilik durum bu, yeniden görüşünceye dek dostça, sevgiyle kalın!





1 Temmuz 2014

Kumsalda



Bazen hayat o güne kadar sunduklarını kumsala vuran dalgalar gibi elinizden alır. Lacey de tüm hayal kırıklıklarını geride bırakıp yeni bir hayatı kucakladığını sandığı sırada öncekilerden daha büyük bir dalganın etkisiyle her şeyini kaybeder. Artık elinde sadece umudu kalmıştır. Umutları hayale, hayalleri gerçeğe dönüşürken kumsala vuran dalgalar bu sefer ona yepyeni bir sürpriz taşır: Aşk.Güneşin ısıttığı sıcak kumların altın sarısına aşkın en tutkulu renkleri karışır. Ancak 14 yıl önce Lacey'yi çocuğuyla terk eden eski aşkı da kara bir gölge gibi ortaya çıkar. Mimoza kokulu meltemlerin estiği Yalınayak Kumsalı'nda Lacey aradığı mutluluğu, peşinden koştuğu hayalleri ve beklemediği bir anda karşısına çıkan aşkı kucaklayabilecek midir? 
(Tanıtım Bülteninden)

Ramazanda Sağlıklı Ve İnce Kalın


Dr. Ender Saraç, ramazanda da sağlıklı ve ince kalmanın sırlarını bu kitapta okurlarıyla paylaşıyor.

Ramazanda çoğu kişi kilo vereceğini sanır. Aksine bilinçli beslenemezse kilo aldığını ve yağlandığını görür. Asıl amacımız ramazanda hücrelerimizi ve bir bütün olarak bedenimizi sağlıklı tutmak olmalıdır. Kilo kontrolünde esas öz iradenin kuvvetlendirilmesidir.

Ramazan çok özel bir arınma dönemidir. Bu dönemde nefsimizi ve irademizi kuvvetlendirmemiz önemlidir.

Kitaptan:
Midesi hassas olanlar bu önerilere dikkat
Bol bol ılık su için.
Bolca nane, meyankökü, rezene, sarı kantaron çayı için.
Yemeklerde az miktarda dereotu, nane, tarçın tüketin.
Zeytinyağını ön plana çıkartın.
Komposto özellikle de elma kompostosu midenin dostudur.
Beyaz şeker yerine esmer şeker veya kaya şekeri kullanın.

Ramazan nedeniyle özel bir yazı yazmadım, oruç tutan herkese hayırlı Ramazanlar dilerim! Saygılar, sevgiler!

Aşk Ve Yedi Güzel Adam


Kadim soru : Aşk nedir ?
Nereden gelir ve nereye gider ?

Kalplerine ateş düşmüş iki genç...
Yedi Güzel Adam ve edebiyatı merkezine alıp genişleyen bir aşk !
Eğiten bir aşk... Büyüten bir aşk...

Yaslan göğsüme sevdiğim 
Benim gönlüm gök gibidir açık deniz gibidir 
Pas tutmaz benim içim yeryüzü gibidir 
Toprak gibidir 
Sen ki bulut gibisin 
Ay gibisin güneş gibi bazen 
Usul usul inen 
Yağmur tıpırtılarını 
Dinler gibi 
Dalıp gitmiştik 
Sen konuşuyordun 
İpil ipil yağan bir yağmur gibi konuşuyordun 
Onlar ki konuklarımızdı 
Adları Keremdi,Yusuftu, Kaystı 
Hepsi de ezelden tanıdıktı dosttu.
-Erdem Bayazıt-
(Tanıtım Bülteninden)

Ön Sipariş Tarihi: 10.07.2014

İlk Bakışta Aşk


"İki deli âşık! Korktu, ama sevindi bu sözlere. Yoksa kendileri de delirecekler miydi sonra? Âşık olunca öyle mi oluyordu? Niye olsunlar? Âşık olmak, akıllı olmaktır diye düşündü. Sonra ya kavuşamazlarsa diye endişeye kapıldı. Yoksa o zaman, Mecnun'un Leyla'yı yitirdikten sonra olduğu gibi o da deli mi olacaktı? Çöllere mi düşecekti? Hangi çöle? Harran'a mı? Bir divane mi olacaktı yani? Ne çok dinlemişti bu masalı küçüklüğünden beri... Çok acıklıydı. Hep ağlamaklı olurdu anlattıklarında. Sanki bir masal değildi bu. Daha gerçekti. Sanki yaşamıştı o insanlar. Belki de gerçekten yaşamışlardı. Peki Aygül? Yok, o olmasın. O deli olmasın. Deli olursa nasıl sevecekti onu?" 
(Tanıtım Bülteninden)

Ön Sipariş Tarihi: 03.07.2014

Los Angeles Şekeri



Los Angeles'ta Tatlı Hayat! 

Gözde gece kulüpleri, yakışıklı erkekler ve akla gelebilecek her şeyin tasarımcı versiyonu! 

On dokuz yaşındaki Jane Roberts işte böyle bir hayata dalmak üzeredir. Los Angeles'a staj yapmaya gitmiştir fakat eğlenmeyi de aklına koymuştur. Üstüne üstlük yanında en yakın arkadaşı Scarlett da vardır. 

"Sex and the City'nin realite versiyonunu" çekmek isteyen bir yapımcı, Jane ve Scarlett'a teklif götürünce kızlar şanslarına inanamazlar. Kısa süre sonra Jane televizyonun en gözde yıldızı haline gelir. Şöhret, büyük şehre yeni gelmiş bir kızın hayal dahi edemeyeceği şeyler sunmaktadır: tasarımcı elbiseleri, en şık kulüplerde seçkin masalar, Hollywood prömiyerlerine davetler… 

Fakat hayallerinin peşinde koşan insanlarla dolu bir şehirde hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını ve herkesin ondan bir şey talep ettiğini keşfetmesi Jane'in fazla zamanını almayacaktır… 


"Kitabı deneyimlerine dayanarak kaleme alan Conrad, okurların devamını talep edeceği, heyecanlı bir öykü yazmış." 
-School Library Journal-
(Tanıtım Bülteninden)

Bana Prenses Deme



Hırs, tutku, kıskançlık ve nefret duyguları arasında beklenmedik bir biçimde filizlenen muhteşem bir aşkın hikâyesini okumaya hazır mısınız? 

Babasının biricik prensesi, dünyalar güzeli Nil, bir gün cici kız olmaktan sıkıldığına karar verip çocukluğundan beri âşık olduğu Murat'ı tavlamanın yollarını ararken, kalbini âşık olmayı en son umacağı erkeğe kaptırır.

 Aşka inanmayan bir erkek olarak uzun soluklu ilişkilerden kaçınan ve herhangi bir şeye karşı alışkanlık geliştirmek fikrinden nefret eden Yiğit için yenilik, değişiklik, farklı tatları keşfetmek hayatının temel zevkleridir. Ansızın karşısına çıkan Nil'i tecrübesiyle baştan çıkarırken, bu oynadığı oyunda hayatının ve kalbinin kontrolünü tam anlamıyla ona kaptıracağından habersizdir.

Baş döndürücü güzellikte, masum ve tecrübesiz bir genç kızın, aşk oyunlarını teker teker öğrenişini gülümseyerek okuyacak ve âşık olduğunu sandığı erkek ile nefret ettiğini sandığı erkek arasında bocalarken, gerçek aşkı keşfedişine tanık olacaksınız.
(Tanıtım Bülteninden)

Ön Sipariş Tarihi: 04.07.2014

30 Haziran 2014

Keyifli Bir Yaz Günü


Sevgili dostlarım merhabalar! Nasılsınız, dilerim çok iyisinizdir. Ben çok iyiyim. Bu sabah saat 06.00'da kalktım, 06.45'te yola çıktım, doktora gittim. Bir sorun yok yalnızca kontrol. Bir de doktorum ilaçlarımdan birini değiştirdi. Çıktım, eve döndüm. Daha sonra annem, Güldal ablam ve ben Aytülcüm'e gittik. Kahve içtik, bol bol sohbet ettik. Yemeğimizi yedik, çayımızı içtik. Hava değişkendi. Açtıkça kendimi havuza attım. Çok güzel zaman geçirdim, geçirdik. Sonra Aytülcüm yine kahve yaptı. Havuzun içinde kahve içmek beni inanılmaz şımarttı. Her tripleks evin nefis bir bahçesi ve kendi havuzu var. Evleri Göktürk'te. Evi satın aldılar, taşındılar, inanılmaz güzel, Allah güle güle oturmayı nasip etsin! Son kahvemizden sonra yola koyulduk, evimize döndük. Sonra annem, fırına sosis, domates, sivri biber attı. Son derece hafif bir yemek yemiş olduk. Şimdi annem, ipad'imde oyun oynuyor, ben de siz dostlarımla paylaşmak üzere yazı yazıyorum, bir yandan da final kahvemi içiyorum. Keyif devam ediyor anlayacağınız! Şimdilik durum bu, yeniden görüşünceye dek dostça kalın! Bu arada 10 gün sonra tatile çıkıyoruz. Tatili iple çekiyorum! Kocaman sevgilerimle!

Aşkın İstilası


Üç kitaptan oluşacak olan "Aşkın İstilası" serisi; dünyada yepyeni bir istila hareketi yaratacak. Şu an elinde tuttuğun kitap, serinin 1. kitabı, senin ilk adımın...
"YOL"

"YOL" bir aşk yolculuğu... Kendinde başlayıp yine kendinde biten...
Bir çırağın yola düşmesi,
Bir neyzenin nefesi,
Bir âşığın kalp atımı,
Bir çocuğun gülümsemesi,
Bir tohumun toprağa kavuşması...
Kalbinin derinliklerinde hayalini kurduğun bambaşka bir dünyanın yol haritası...
Bu bir bilgi kitabı değil. Bu satırlar yaşamını değiştirmek için tasarlandı. Kendi başına yapabileceğin pratik uygulamalardan nefes egzersizlerine, chi enerjisinin kullanımından yeteneklerini hayallerinin ötesine taşıyacak ödevlere, yüzünde gülümsemeyle okuyacağın sayfalardan hüngür hüngür ağlayacağın hikâyelere kadar; her şey senin için titizlikle toparlanıp kaleme alındı...
Bu kitap; senin gözyaşlarınla ıslanacak, kahkahalarına tanıklık edecek, uyanışına "YOL" olacak...
Ciğerlerine çektiğin her nefes kalbinden çıkan kana kavuştuğunda ayakların seni bir adım daha ileriye taşıyacak... Her yeni adımında cennet biraz daha yaratılacak...
Kalbin atmak için doğru nedeni bulduğunda,
İnsanoğlunun uyanışına tanık olduğunda,
Benimle beraber bu "YOL"a çıktığında,
Yaşam ilk kez seninle anlam bulacak...
Aşkın İstilası başlıyor... "YOL"a çıkıyoruz!
Hazır mısın?
(Tanıtım Bülteninden)

26 Haziran 2014

Güçlü Kal


Sevgili Okuyucu,

Hayatımda pek çok tecrübe yaşadım, bağımlılıktan depresyona kadar pek çok zorlukla karşı karşıya kaldım ama hep kendimi keşfetmenin ve mutluluğun peşinde oldum. İnişler ve çıkışlar, kalp kırıklıkları ve zaferler her zaman var olacak. Bu yüzden bazen ufacık birkaç kelime bile çok şeyi değiştirebilir. İnsanı rahatlatıp ilham verebilir.

İçimde var olan yüce güçle temas kurmak için her gün meditasyon yapıyor ve dua ediyorum. Huzur bulmak için sığınabileceğiniz daha yüce bir güce, sizden daha büyük bir şeye sahip olmanız çok önemlidir. Bazı günler mücadele gerektirse de, sizi motive edecek, size ilham verecek ve pozitif kalmanıza, ileri doğru yol almanıza yardım edecek bir şeylerin olması çok önemli.

Bu kitap kendi sözlerim ve bana ilham veren alıntıların yanı sıra derslerin, meditasyonların, düşüncelerin ve günlük hedeflerin bir derlemesi. Bana müthiş yardımcı oldular. Bu hepinizle paylaşmak istediğim, özel ve kişisel bir armağan.

Hayatta her nerede olursanız olun, lütfen bunu okuyun ve yanınızda olduğumu bilin. Güçlü kalın, cesur olun, çok ve gerçekten sevin; bir şey kaybetmez, aksine kazanırsınız.

Sevgilerimle,
-Demi Lovato-

"Yolculuğunuza minnettar olun çünkü o tamamen size ait."
(Tanıtım Bülteninden)

İstanbul'a Dönüş


Merhaba sevgili dostlarım nasılsınız? Biz iyiyiz, hayırlısıyla yarın öğleyin  İstanbul'a döneceğiz! Misi dün de kuduz aşısı oldu, aşı faslı sona erdi. Bugün seminerden dönünce banyoya girdim, çayımızı içtik. Valizleri hazırladık. Yani yolculuğa hazırız, yarın okuldan dönünce bir şeyler atıştırıp gideceğiz! İki ay İstanbul'dayız. İşte bir 10 günlük tatil kaçamağımız olacak. Bizde şimdilik durum bu! Yeniden görüşünceye dek dostça kalın!

Mustafa Kemal Atatürk


Mustafa Kemal, her şeyden önce yorulmaz bir savaşçıdır; işine sertlikle, eserine gönülden bağlanmıştır. Çok hareketli, sabırlı, dostluklarına sadık fakat onların egemenliği altına girmeyen bir mizaç. 

Her şeyde gösterişten nefret eder, ancak her şeyle ilgilenilmesini de şart koşar. Anlattıklarındaki açıklık, çarpıcı niteliktedir; hafızalarda asıl kalan şey, kanıtlamadaki berraklık, tabirlerdeki isabettir. 

Gözlem yapma becerisi en ileri derecede gelişmiş, hiçbir şeyi rastlantıya bırakmıyor. Kendine güveni tam. Ama yine de beklemeyi, düşmanı yorgun düşürmeyi, kendine kalan zamanı kullanmayı iyi bilen bir lider. 

Mustafa Kemal, beklemesini bilir, hiçbir şeyi tesadüfe bırakmaz. Başarısının belirgin üç nedeni var: sezgi, tedbirli olma ve inceleme.


(1923´ten 1938'e)

Aylarca çok satanlar listesinden kalan 20. Yüzyılın En Büyük Lideri Mustafa Kemal'in devamı niteliğinde olan İlker Başbuğ'un hazırladığı bu kitapta Mustafa Kemal Atatürk'ün Cumhuriyet'in ilanından ölümüne kadarki yaşamına yansıyan liderlik dersleri yer alıyor.

Atatürk ise bu konuda şöyle diyor:

"Benim Türk milleti için yapmak istediklerim ve başarmaya çalıştıklarım ortadadır. Benden sonra beni benimsemek isteyenler, bu temel eksen üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse, manevi mirasçılarım olurlar."