11 Temmuz 2014
Yalnızlar Adası
"Umutlar, deneyimler karşısında galip gelsin..."
Altı yaşındaki Holly yağmurlu bir akşam, aile olarak bildiği tek kişi olan annesi Victoria'yı kaybettikten sonra konuşmaz olmuştu.
Mark Nolan'ın hayatında ihtiyaç duyduğu son şey ise altı yaşındaki bir kız çocuğuydu. Ancak o da kaybettiği kardeşinin bu sessiz çocuğunun hayatını güzelleştirmek için her şeyi yapabileceğini fark edecekti.
Kız kardeşinin ona son tavsiyeleri açıktı. "Her şeye onu sevmekle başla. Gerisinin geleceğinden eminim."
Maggie Conroy ise bir senelik eşini kaybettikten sonra, tekrar âşık olmaktan korkuyordu. Yine de hayal gücünün sihrine inanıyordu. İşlettiği oyuncakçı dükkânında Holly Nolan'la tanıştığında, bu küçük kızın sihre ihtiyacı olduğunu o da anlayacaktı.
"Tatlı, romantik ve eşsiz… Tatil için ideal."
-Publishers Weekly
"Baştan sona büyüleyici."
- Library Journal
(Tanıtım Bülteninden)
Ön Sipariş Tarihi: 15 Temmuz 2014
Lavanta Kokulu Sevgim

O hayatının askıydı... Seneler geçse de, şehirler değişse de, hatıralar unutulmaya yüz tutsa da o hayatının aşkıydı... Çocukluğunu gençliğini geçirdiği kadın sekiz yıl sonra karşısına çıktığında tekrar çocuk olmuş, kalbi kanatlanıp gökyüzüne yükselmişti sanki... O gerçekti... Rüyalarında defalarca gördüğü,umutsuzca peşinden koştuğu adam sen/er sonra karşısındaydı. Hayali gerçek yapmak için elindeki son fırsatı iyi değerlendirmeli, boynu bükük aşkın küllerinden alev yaratmalıydı…
(Tanıtım Bülteninden)
10 Temmuz 2014
Tatili İple Çekerken...
Merhaba dostlarım, nasılsınız? Dilerim çok iyisinizdir. Ben mi? Çok iyiyim. Annişim, kedişim ve ben bugün Avşa adasına geldik. Hem de Misi için üzülmeden. Çünkü deniz otobüsünde kedi ve köpekleri kutularıyla dışarıda tutmak şartıyla kabul ediyorlar. İple çeke çeke nihayet tatilimiz bugün başladı. Biz öğretmenlerin tatilli bu yıl Ramazan nedeniyle 27 Haziran'da başladı. Ama ben bu tatilden bahsetmiyorum. Anlatmak istediğim deniz ve kumdan ibaret. Güneş diyemiyorum çünkü dayanamıyorum. Ayrıca doktorum güneşe çıkmamamı söyledi. Durum bundan ibaret. Annişle ben bugün iki kez merkeze gidip alışveriş ettik, bir şeyler yedik, içtik ve eve döndük. Aslında ben deniz otobüsünde yazımı yayımlayıp siz dostlarımla daha önceden paylaşacaktım. Ama mobil internetin çekimi denizde güçlü değildi. Bu yüzden paylaşım gecikti. Avşa'yı sevdim, evimizin hemen karşısında deniz var. Buradan denize girilebiliyor. Biz Mavikoy'dayız. Kalabalık değil. Merkez de güzel, cıvıl cıvıl. Sevgili dostlarım bugünlük benden bu kadar, yeniden görüşünceye dek dostça kalın!
5 Temmuz 2014
Yalnız Kadınlar Yazı

New York'ta yaşayan Lily Dane, küçüklüğünden beri her yazı ailesinin Rhode Island, Seaview'daki evinde geçirmiştir. 1938 yılında da kendisini öncekiler gibi sakin, hatta sıkıcı bir yazın beklediğini sanır, ancak o yaz yaşanacaklar, sıkıcılıktan çok uzak olacaktır. Her şey Budgie ve Nick'in kasabaya geleceklerini öğrenmesiyle başlar. Budgie eskiden Lily'nin en yakın arkadaşı, Nick ise eski nişanlısıdır. Yeni evli çiftin bütün yaz orada kalacaklarını öğrenen Lily, bunun bir karabasana dönüşeceğini tahmin eder. Lily bir yandan bu genç çifti pek hoş karşılamayan ve hemen dedikodulara başlayan kasaba halkıyla uğraşır, bir yandan da nedense Lily'nin dostluğunu geri kazanmak için tüm sınırları zorlayan Budgie'yle başa çıkmaya çalışır. Sürekli Nick'i görmesi de işleri iyice karıştırır. Nick ile Lily'yi birbirine bağlayan bağların göz ardı edilemeyecek kadar güçlü ve karmaşık olması iki genci uzun zamandır unuttuklarını sandıkları bir dünyaya sürükler. Oysa onları bağlayan sadece hayaller değil, müthiş bir sır ve onun getirdiği sorumluluktur da.
Yalnız Kadınlar Yazı, People Magazine, Vanity Fair, O: The Oprah Magazine ve Good Housekeeping dergileri tarafından yazın okunacak en iyi kitaplardan biri seçildi.
(Tanıtım Bülteninden)
Uğur Koşar Kitapları
Allah her şeyden haberdardır, sanmayın ki size yapılan haksızlığa kayıtsız kalıyor. O, size bir annenin evladına yaklaştığı merhametten daha fazla merhamet duyandır. Duanın karşılığını takip etmeden "Allah de ötesini bırak". Kul Rabb'ini imtihan etmez. O'na tevekkülle yaklaştığında rahmetini tüm hücrelerinde hissedeceksin.
Karşında o kadar çok maskeli insan var ki onları tanımak için yoruluyorsun. Şayet dikkat edersen güzel olan bir şey var; o senin hakkını aldıkça, sen onun sevaplarından kazanıyorsun. O halde kaybettim diye üzülme, biraz daha derin bakarsan, aslında kazandığını fark edeceksin!..
Aşık olcaksın evet ama kalbini Allah aşkıyla yakacaksın...
Dünyanın geçici olduğunu, biteceğini İDRAK edeceksin; sadece sonsuz kudrete bağlanacaksın.
Allah'a bağlı yaşayacaksın. İşte Uğur Koşar bu kitap da sana herkes gibi Allah'ı anlatmıyor O'nu adeta hissettirip yaşatıyor!..
Psikolog Cavidan Ebru Kızıl
Yirmi yıldır terapi deneyimlerimde elde ettiğim sonuçlardan biri şudur ki; eksik olan parçaları yitirdiğini düşünen ve bunları arayarak çıkmazlara giren ve bunun da dışarıda olduğunu sanan çok büyük bir çoğunluk çeşitli psikolojik sorunlarla ruh sağlıklarını bozmuştur. Bu büyük çoğunluğa eserlerinde ve görüşlerinde öze dönüş yolunda katkı sağlayan, aradıklarını bulabilme cesareti ve ışığı olan Uğur Koşar Dostuma "Allah De Ötesini Bırak" ile özlerine dönebilmesi adına ışık olan eserinden dolayı en içten teşekkürlerimi sunuyorum...
Uzm. Psikolog Abdullah Topal
Seni terk eden insanlar olacaktır, bırak hepsi terk etsin,
insan dünyadan uzaklaştıkça Rabb'ine yakınlaşır.
O'nun dostluğu ile yeniden doğar...
Bir insan yüreğini üşütüyorsa üzülme,
Allah oraya rahmetini bırakır
sıcacık eder. Sen yeter ki
kapını açık tut!...
Sen gözyaşını bir elinle silerken
melekler sırtını sıvazlar ve der ki;
üzülme Hak teala senin hakkını ahretinde
kendi verecek...
O halde de ki; Bana Allah Yeter
(Tanıtım Bülteninden)
Sabır dostların makamıdır… Allah sıkıntı verdiyse mümine bilsin ki derecesi yükselsin diye Ve artık sadece Allah için sabretmek düşer geriye… Kalbini çevirdiğin zaman asırlar öncesine İçini sımsıkı saracak bir ayet düşecek gönlüne:
"Rabb'in için Sabret"…
(Tanıtım Bülteninden)
*Sevgili dostlarım, ben Uğur Koşar'ın kitaplarına önceleri yer vermeye çekindim ama dün ablam onun kitaplarını alıp arkadaşlarının önerdiğini söyleyince etkilendim doğrusu. Uğur Koşar aynı zamanda psikologmuş. Ben yalnızca üç kitabına yer verdim. Diğerlerini D&R gibi kitap marketlerde bulmak mümkün. Yeniden görüşünceye dek sevgiyle kalın!
Beni Senden Kurtar
Evlenmeyi reddettiği için ailesi tarafından kuleye hapsedilen Leydi Brenna, günlerini, kimseye gösteremeyeceği resimler yaparak geçirmektedir. Bu resimlerin ortaya çıkması durumunda idam edileceğini bilse de, gizli tutkusundan vazgeçemez. Ancak hayatı Kont Montgomerynin Brennanın kız kardeşiyle evlenmek için Windrose Kalesine gelmesiyle değişir.
Brenna kardeşinin böyle barbar bir adama denk olmadığını bilmektedir. Kardeşini korumak için, Brenna gelinliği kendisi giyer ve herkesin önünde tir tir titrediği Kralın infazcısı Montgomery Kontu, James Vaughn ile evlenir…
James gerçeği öğrendiğinde bu zoraki ilişkinin yarattığı tehlike de tutku da artacaktır.
Brenna sadece resimlerinden bildiği arzuyu onda bulacak, James ise unuttuğu aşkı yeniden keşfedecektir.
"Bu kitap iradelerin savaşı, sıcak aşk sahneleri ve tutkulu kadın karakteriyle Johanna Lindsey romanlarını hatırlatıyor. Eğer klasik bir hikâyeye getirilen yeni bir bakış açısı arıyorsanız, bu roman tam size göre."
-Kathe Robin, RT Book Reviews-
(Tanıtım Bülteninden)
Güzel Bir Gün
Vakti geldiğinde sana destek olmak ya da rehberlik etmek için burada olamayacağım, büyük olasılıkla evleneceğin adamla asla tanışamayacağım. Evlilik yeminini etmeden önce elini tutamayacağımı düşündükçe avuçlarım sızlıyor. Yokluğumda sana rehberlik edeceğine inandığım bu defter, ikimiz için de küçük bir teselli olsun…
Jenna düğününü, ölmeden önce kendisine gelecekteki nikâh törenine dair her detaya yer verdiği bir defter bırakan annesinin isteklerine göre yapmayı planlar. O gün geldiğinde Jenna ile müstakbel eşi Stuart her şeyin yolunda gideceğini düşünseler de, aileleri düğüne gelirken karmaşık hayatlarını da beraberinde getirirler. Hal böyle olunca, düğünün yapılacağı mükemmel hafta sonu kusursuz bir fırtınaya dönüşme tehlikesiyle karşı karşıya kalır. Annesinin Jenna'ya yazdığı yol gösterici nasihatler, aile üyelerinin ilişkilerine de ışık tutabilecek midir?
(Tanıtım Bülteninden)
Umut Sokağı'ndaki Ev
Bazı kadınlar özeldir…
Kitaplarını okuduğunuz, filmlerini seyrettiğiniz, oyunlardan tanıdığınız, tarihe geçmiş tüm o özel kadınlar size umut dolu bir yolda rehberlik etse? Alba, umutsuzluğun karanlık yollarına sapmışken onu adeta içine çağıran bir ev görür. Hem de tam Umut Sokağı'nın sonunda. Kadınlığın tüm öngörülerine sahip olan Alba, kendini ilk defa bu evde rahat ve huzurlu hisseder. Ancak ev ona önemli bir hazine daha sunar: Umut. Sylvia Plath'dan Virginia Woolf'a, Florence Nightingale'den Elizabet Taylor'a, Doris Lessing'ten Agatha Christie'ye kadar birçok isme de kapılarını açan bu sıra dışı ev, Alba'nın kalbini saran kara bulutları dağıtıp gökkuşağından bir patikada yürüyebilmesini sağlayacak mıdır?"O kadar keyifli ve kendine has bir tarzı var ki en sıkılmış okuyucuları bile şaşırtacak kadar taze ve harika, güneş ışığı gibi bir roman."
-Barbara O'Neal, Mutlu Sonlar Bahçesi'nin yazarı-
(Tanıtım Bülteninden)
Aşkım Sana Ait
Etrafındaki dostlarının çoğu evlilik hazırlıklarıyla meşgulken Amber, boşanma sonrası dönemi en az zararla atlatmaya çalışmaktadır. Hayatının kontrolünü elinden kaçırmış, yeni bir başlangıç yapmak için geç bile kalmıştır. Yeni bir işe başlayarak hayatında yepyeni bir sayfa açmak niyetindedir.Ünlü şef Oscar'ın mutfağında çalışmaya başlamak, atacağı ilk adım olacaktır ancak şefin, ağzı bozuk ve sinirli bir adam olduğunu öğrendiğinde iş işten geçmiştir.Bu mutfakta aşk, tutku ve çekişme bir arada…
(Tanıtım Bülteninden)
4 Temmuz 2014
Garson Ve Mutlu

"Ne işim var benim burada? Müşterisi olmam gereken yerde servis yapıyorum. Yaş otuz iki. Çok değil, daha dört ay önce takım elbiselerimin içinde kırıtıyordum şu caddede. Ama hadi evimize gidelim Fulsen. Burası bize uygun bir yer değil."
"Omlet alacağım bir tane. Bir de çay. Omleti yumurtasız yapalım lütfen."
"... bu arada salata rica ediyorum ben. Ama gereksiz yeşillik koymayın içine."
"Vejetaryen bir içeceğiniz var mı? Sıcak, soğuk farketmez."
Garsonluk yedi milletten insanla anlaşabilme yeteneği ve yüksek sabır gerektirir. İçinizden söyledikleriniz duyulmasın diye güçlü mimik kontrolü ve teatral yetenek ister...
Yalnızca statü ve etiketlerin yüksek sesle konuştuğu bir hapishanede yaşıyorsunuz. Ne kadar dayanabilirsiniz? Mutlaka sizi de "daha iyi yerlerde görmek" isteyenler vardır. Onlara bir fincan iyi kahve verin. Sakinleşeceklerdir. Bazı işler geçici olabilir, evet. Ama hayat kesin olarak geçici. Bunu bilirken nasıl durduğu yerde durabiliyor bunca insan?
Blogunda paylaştığı "32'me doğru, garson ve mutlu..." yazısıyla 300.000'den fazla okurun yoğun ilgisiyle karşılaşan Fulsen Türker, ilk romanında herkesin içten içe "ah keşke" dediği büyük dönüşümünü, beyaz yakalıktan garsonluğa uzanan yolu bütün ayrıntılarıyla anlatıyor.
Yalnızca bir meslek değiştirme serüveni değil, insanın kendisi ve geri kalan her şeyle yeni baştan ilişki kurma mücadelesi.
Ansızın tepetaklak olan hayatını kahve kokusuyla, soslarla, kokteyllerle, sandviçlerle ve envai çeşit müşteriyle dolu rengarenk bir alemde tedavi eden genç bir kadının öyküsü...
"Dede sana bir şey söylemem lazım."
"Söyle kızım."
"Ben mutluyum."
(Tanıtım Bülteninden)
Sevdiklerimizle Paylaşılan Keyifler
Sevgili dostlarım merhabalar, nasılsınız? Ben mi, çok iyiyim. Geçtiğimiz Pazartesi günü Aytülcüm'de idik.
Dün hem Ayşenur abla hem de Fikriye geldi. Çok keyifli saatler geçirdik. Bugün de temizliğimiz vardı, bitti. Önce Birgül ablaya gideceğiz, onlar yarın tatile çıkıyorlar, vedalaşacağız. Sonra da Güldal ablama gidip hep birlikte keyif yapacağız. Meslek yaşantımda genelde sabırlıyımdır ama bunun dışında pek te sabırlı olduğum söylenemez. Sabır söz konusu olduğu zaman "Allah sabır dağıtırken ben bir köşede uyuyormuşum" derim hep. Ama keyif dağıtılırken sıramı savmamışım belli ki. Keyif sevdiklerimizle birlikte yapılıyorsa o zaman daha mutlu olurum. Bende şimdilik durum bu, yeniden görüşünceye dek dostça, sevgiyle kalın!
1 Temmuz 2014
Kumsalda

Bazen hayat o güne kadar sunduklarını kumsala vuran dalgalar gibi elinizden alır. Lacey de tüm hayal kırıklıklarını geride bırakıp yeni bir hayatı kucakladığını sandığı sırada öncekilerden daha büyük bir dalganın etkisiyle her şeyini kaybeder. Artık elinde sadece umudu kalmıştır. Umutları hayale, hayalleri gerçeğe dönüşürken kumsala vuran dalgalar bu sefer ona yepyeni bir sürpriz taşır: Aşk.Güneşin ısıttığı sıcak kumların altın sarısına aşkın en tutkulu renkleri karışır. Ancak 14 yıl önce Lacey'yi çocuğuyla terk eden eski aşkı da kara bir gölge gibi ortaya çıkar. Mimoza kokulu meltemlerin estiği Yalınayak Kumsalı'nda Lacey aradığı mutluluğu, peşinden koştuğu hayalleri ve beklemediği bir anda karşısına çıkan aşkı kucaklayabilecek midir?
(Tanıtım Bülteninden)
Ramazanda Sağlıklı Ve İnce Kalın

Dr. Ender Saraç, ramazanda da sağlıklı ve ince kalmanın sırlarını bu kitapta okurlarıyla paylaşıyor.
Ramazanda çoğu kişi kilo vereceğini sanır. Aksine bilinçli beslenemezse kilo aldığını ve yağlandığını görür. Asıl amacımız ramazanda hücrelerimizi ve bir bütün olarak bedenimizi sağlıklı tutmak olmalıdır. Kilo kontrolünde esas öz iradenin kuvvetlendirilmesidir.
Ramazan çok özel bir arınma dönemidir. Bu dönemde nefsimizi ve irademizi kuvvetlendirmemiz önemlidir.
Kitaptan:
Midesi hassas olanlar bu önerilere dikkat
Bol bol ılık su için.
Bolca nane, meyankökü, rezene, sarı kantaron çayı için.
Yemeklerde az miktarda dereotu, nane, tarçın tüketin.
Zeytinyağını ön plana çıkartın.
Komposto özellikle de elma kompostosu midenin dostudur.
Beyaz şeker yerine esmer şeker veya kaya şekeri kullanın.
Ramazan nedeniyle özel bir yazı yazmadım, oruç tutan herkese hayırlı Ramazanlar dilerim! Saygılar, sevgiler!
Aşk Ve Yedi Güzel Adam
Kadim soru : Aşk nedir ?
Nereden gelir ve nereye gider ?
Kalplerine ateş düşmüş iki genç...
Yedi Güzel Adam ve edebiyatı merkezine alıp genişleyen bir aşk !
Eğiten bir aşk... Büyüten bir aşk...
Yaslan göğsüme sevdiğim
Benim gönlüm gök gibidir açık deniz gibidir
Pas tutmaz benim içim yeryüzü gibidir
Toprak gibidir
Sen ki bulut gibisin
Ay gibisin güneş gibi bazen
Usul usul inen
Yağmur tıpırtılarını
Dinler gibi
Dalıp gitmiştik
Sen konuşuyordun
İpil ipil yağan bir yağmur gibi konuşuyordun
Onlar ki konuklarımızdı
Adları Keremdi,Yusuftu, Kaystı
Hepsi de ezelden tanıdıktı dosttu.
-Erdem Bayazıt-
(Tanıtım Bülteninden)
Ön Sipariş Tarihi: 10.07.2014
İlk Bakışta Aşk
"İki deli âşık! Korktu, ama sevindi bu sözlere. Yoksa kendileri de delirecekler miydi sonra? Âşık olunca öyle mi oluyordu? Niye olsunlar? Âşık olmak, akıllı olmaktır diye düşündü. Sonra ya kavuşamazlarsa diye endişeye kapıldı. Yoksa o zaman, Mecnun'un Leyla'yı yitirdikten sonra olduğu gibi o da deli mi olacaktı? Çöllere mi düşecekti? Hangi çöle? Harran'a mı? Bir divane mi olacaktı yani? Ne çok dinlemişti bu masalı küçüklüğünden beri... Çok acıklıydı. Hep ağlamaklı olurdu anlattıklarında. Sanki bir masal değildi bu. Daha gerçekti. Sanki yaşamıştı o insanlar. Belki de gerçekten yaşamışlardı. Peki Aygül? Yok, o olmasın. O deli olmasın. Deli olursa nasıl sevecekti onu?"
(Tanıtım Bülteninden)
Ön Sipariş Tarihi: 03.07.2014
Los Angeles Şekeri
Los Angeles'ta Tatlı Hayat!
Gözde gece kulüpleri, yakışıklı erkekler ve akla gelebilecek her şeyin tasarımcı versiyonu!
On dokuz yaşındaki Jane Roberts işte böyle bir hayata dalmak üzeredir. Los Angeles'a staj yapmaya gitmiştir fakat eğlenmeyi de aklına koymuştur. Üstüne üstlük yanında en yakın arkadaşı Scarlett da vardır.
"Sex and the City'nin realite versiyonunu" çekmek isteyen bir yapımcı, Jane ve Scarlett'a teklif götürünce kızlar şanslarına inanamazlar. Kısa süre sonra Jane televizyonun en gözde yıldızı haline gelir. Şöhret, büyük şehre yeni gelmiş bir kızın hayal dahi edemeyeceği şeyler sunmaktadır: tasarımcı elbiseleri, en şık kulüplerde seçkin masalar, Hollywood prömiyerlerine davetler…
Fakat hayallerinin peşinde koşan insanlarla dolu bir şehirde hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını ve herkesin ondan bir şey talep ettiğini keşfetmesi Jane'in fazla zamanını almayacaktır…
"Kitabı deneyimlerine dayanarak kaleme alan Conrad, okurların devamını talep edeceği, heyecanlı bir öykü yazmış."
-School Library Journal-
(Tanıtım Bülteninden)
Bana Prenses Deme

Hırs, tutku, kıskançlık ve nefret duyguları arasında beklenmedik bir biçimde filizlenen muhteşem bir aşkın hikâyesini okumaya hazır mısınız?
Babasının biricik prensesi, dünyalar güzeli Nil, bir gün cici kız olmaktan sıkıldığına karar verip çocukluğundan beri âşık olduğu Murat'ı tavlamanın yollarını ararken, kalbini âşık olmayı en son umacağı erkeğe kaptırır.
Baş döndürücü güzellikte, masum ve tecrübesiz bir genç kızın, aşk oyunlarını teker teker öğrenişini gülümseyerek okuyacak ve âşık olduğunu sandığı erkek ile nefret ettiğini sandığı erkek arasında bocalarken, gerçek aşkı keşfedişine tanık olacaksınız.
(Tanıtım Bülteninden)
Ön Sipariş Tarihi: 04.07.2014
30 Haziran 2014
Keyifli Bir Yaz Günü
Sevgili dostlarım merhabalar! Nasılsınız, dilerim çok iyisinizdir. Ben çok iyiyim. Bu sabah saat 06.00'da kalktım, 06.45'te yola çıktım, doktora gittim. Bir sorun yok yalnızca kontrol. Bir de doktorum ilaçlarımdan birini değiştirdi. Çıktım, eve döndüm. Daha sonra annem, Güldal ablam ve ben Aytülcüm'e gittik. Kahve içtik, bol bol sohbet ettik. Yemeğimizi yedik, çayımızı içtik. Hava değişkendi. Açtıkça kendimi havuza attım. Çok güzel zaman geçirdim, geçirdik. Sonra Aytülcüm yine kahve yaptı. Havuzun içinde kahve içmek beni inanılmaz şımarttı. Her tripleks evin nefis bir bahçesi ve kendi havuzu var. Evleri Göktürk'te. Evi satın aldılar, taşındılar, inanılmaz güzel, Allah güle güle oturmayı nasip etsin! Son kahvemizden sonra yola koyulduk, evimize döndük. Sonra annem, fırına sosis, domates, sivri biber attı. Son derece hafif bir yemek yemiş olduk. Şimdi annem, ipad'imde oyun oynuyor, ben de siz dostlarımla paylaşmak üzere yazı yazıyorum, bir yandan da final kahvemi içiyorum. Keyif devam ediyor anlayacağınız! Şimdilik durum bu, yeniden görüşünceye dek dostça kalın! Bu arada 10 gün sonra tatile çıkıyoruz. Tatili iple çekiyorum! Kocaman sevgilerimle!
Aşkın İstilası
Üç kitaptan oluşacak olan "Aşkın İstilası" serisi; dünyada yepyeni bir istila hareketi yaratacak. Şu an elinde tuttuğun kitap, serinin 1. kitabı, senin ilk adımın...
"YOL"
"YOL" bir aşk yolculuğu... Kendinde başlayıp yine kendinde biten...
Bir çırağın yola düşmesi,
Bir neyzenin nefesi,
Bir âşığın kalp atımı,
Bir çocuğun gülümsemesi,
Bir tohumun toprağa kavuşması...
Kalbinin derinliklerinde hayalini kurduğun bambaşka bir dünyanın yol haritası...
Bu bir bilgi kitabı değil. Bu satırlar yaşamını değiştirmek için tasarlandı. Kendi başına yapabileceğin pratik uygulamalardan nefes egzersizlerine, chi enerjisinin kullanımından yeteneklerini hayallerinin ötesine taşıyacak ödevlere, yüzünde gülümsemeyle okuyacağın sayfalardan hüngür hüngür ağlayacağın hikâyelere kadar; her şey senin için titizlikle toparlanıp kaleme alındı...
Bu kitap; senin gözyaşlarınla ıslanacak, kahkahalarına tanıklık edecek, uyanışına "YOL" olacak...
Ciğerlerine çektiğin her nefes kalbinden çıkan kana kavuştuğunda ayakların seni bir adım daha ileriye taşıyacak... Her yeni adımında cennet biraz daha yaratılacak...
Kalbin atmak için doğru nedeni bulduğunda,
İnsanoğlunun uyanışına tanık olduğunda,
Benimle beraber bu "YOL"a çıktığında,
Yaşam ilk kez seninle anlam bulacak...
Aşkın İstilası başlıyor... "YOL"a çıkıyoruz!
Hazır mısın?
(Tanıtım Bülteninden)
26 Haziran 2014
Güçlü Kal
Sevgili Okuyucu,
Hayatımda pek çok tecrübe yaşadım, bağımlılıktan depresyona kadar pek çok zorlukla karşı karşıya kaldım ama hep kendimi keşfetmenin ve mutluluğun peşinde oldum. İnişler ve çıkışlar, kalp kırıklıkları ve zaferler her zaman var olacak. Bu yüzden bazen ufacık birkaç kelime bile çok şeyi değiştirebilir. İnsanı rahatlatıp ilham verebilir.
İçimde var olan yüce güçle temas kurmak için her gün meditasyon yapıyor ve dua ediyorum. Huzur bulmak için sığınabileceğiniz daha yüce bir güce, sizden daha büyük bir şeye sahip olmanız çok önemlidir. Bazı günler mücadele gerektirse de, sizi motive edecek, size ilham verecek ve pozitif kalmanıza, ileri doğru yol almanıza yardım edecek bir şeylerin olması çok önemli.
Bu kitap kendi sözlerim ve bana ilham veren alıntıların yanı sıra derslerin, meditasyonların, düşüncelerin ve günlük hedeflerin bir derlemesi. Bana müthiş yardımcı oldular. Bu hepinizle paylaşmak istediğim, özel ve kişisel bir armağan.
Hayatta her nerede olursanız olun, lütfen bunu okuyun ve yanınızda olduğumu bilin. Güçlü kalın, cesur olun, çok ve gerçekten sevin; bir şey kaybetmez, aksine kazanırsınız.
Sevgilerimle,
-Demi Lovato-
"Yolculuğunuza minnettar olun çünkü o tamamen size ait."
(Tanıtım Bülteninden)
İstanbul'a Dönüş
Merhaba sevgili dostlarım nasılsınız? Biz iyiyiz, hayırlısıyla yarın öğleyin İstanbul'a döneceğiz! Misi dün de kuduz aşısı oldu, aşı faslı sona erdi. Bugün seminerden dönünce banyoya girdim, çayımızı içtik. Valizleri hazırladık. Yani yolculuğa hazırız, yarın okuldan dönünce bir şeyler atıştırıp gideceğiz! İki ay İstanbul'dayız. İşte bir 10 günlük tatil kaçamağımız olacak. Bizde şimdilik durum bu! Yeniden görüşünceye dek dostça kalın!
Mustafa Kemal Atatürk
Mustafa Kemal, her şeyden önce yorulmaz bir savaşçıdır; işine sertlikle, eserine gönülden bağlanmıştır. Çok hareketli, sabırlı, dostluklarına sadık fakat onların egemenliği altına girmeyen bir mizaç.
Her şeyde gösterişten nefret eder, ancak her şeyle ilgilenilmesini de şart koşar. Anlattıklarındaki açıklık, çarpıcı niteliktedir; hafızalarda asıl kalan şey, kanıtlamadaki berraklık, tabirlerdeki isabettir.
Gözlem yapma becerisi en ileri derecede gelişmiş, hiçbir şeyi rastlantıya bırakmıyor. Kendine güveni tam. Ama yine de beklemeyi, düşmanı yorgun düşürmeyi, kendine kalan zamanı kullanmayı iyi bilen bir lider.
Mustafa Kemal, beklemesini bilir, hiçbir şeyi tesadüfe bırakmaz. Başarısının belirgin üç nedeni var: sezgi, tedbirli olma ve inceleme.
(1923´ten 1938'e)
Aylarca çok satanlar listesinden kalan 20. Yüzyılın En Büyük Lideri Mustafa Kemal'in devamı niteliğinde olan İlker Başbuğ'un hazırladığı bu kitapta Mustafa Kemal Atatürk'ün Cumhuriyet'in ilanından ölümüne kadarki yaşamına yansıyan liderlik dersleri yer alıyor.
Atatürk ise bu konuda şöyle diyor:
"Benim Türk milleti için yapmak istediklerim ve başarmaya çalıştıklarım ortadadır. Benden sonra beni benimsemek isteyenler, bu temel eksen üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse, manevi mirasçılarım olurlar."
Sonun Geldi Sevgilim
Hayalini bile kuramayacağın güzellikte bir kadınla evleniyorsun. Çok geçmeden bütün ülkeye rezil rüsva oluyorsun. Herkes kendinden emin: Tek suçlu sensin! Annen, baban, ablaların... Bakkal, komşu, arkadaşların...
Hatta Polis! Haklı ya da haksız olman mühim değil, Türkiye'nin seni affetmeye hiç niyeti yok! Tek şansın var: Unutulmak! Yapılan araştırmalara göre ihtiyacın olan yalnızca 17 gün. Yoksa 22 miydi?
Devrim lanetli bir medyatik. Şehrin kenarlarında yalnız bir hayat sürüyor. Gezegendeki en şanssız erkek olduğuna inanıyor. Bir gün son kararını veriyor: Yeter! Tam intihar edecekken, evinde televizyon olmayan son güzel kadına rastlayıp âşık olacak. Kaçtığı kameralara mafyanın kurşunları da eklenecek böylece. Gerçek belalarla tanışma fırsatını bu sayede yakalayacak Devrim. Bakalım fırsatı değerlendirebilecek mi?
(Tanıtım Bülteninden)
25 Haziran 2014
Kazım Koyuncu'yu Anıyoruz
Kazım Koyuncu aramızdan ayrılalı dokuz yıl oldu, unutmuyoruz, saygıyla, sevgiyle anıyoruz!
24 Haziran 2014
Duyarlı Olalım Lütfen
Sevgili dostlarım, atlar uzun saatler boyunca aç, susuz bırakılıyorlar. Ölüme mahkum ediliyorlar. Yaz-kış demeden çalıştırılıyorlar. Faytona binmeyelim, duyarsızlığa ortak olmayalım!
23 Haziran 2014
Uçuşta
Ketum kabin memuru Bianca, milyarder otel sahibi James Cavendish'i gördüğünde zor kazanmış olduğu bütün soğukkanlılığını kaybeder. İlk karşılaşmalarından sonra 7 cm topuklu ayakkabıyla on bin metre yükseklikte bir tepsi şampanyayı rahatça taşıyabilen bir kız için şaşırtıcı bir şekilde dizlerinin bağının çözülmüş olduğunu fark eder. Genelde sakin olan Bianca, onun turkuaz gözlerine bakmaktan kendini alamaz. O gözlerde direnmenin imkânsız olduğu bir meydan okuma, bir vaat var. Oysa o, "hayır" demeye ve bunu gerçekten kastetmeye alışık bir kız.
Bianca, birinci sınıfta görevli bir kabin memuru olarak süper modeller ve film yıldızlarıyla ilgilenmeye alışık ama James Cavendish yakışıklılığıyla hepsini gölgede bırakıyor. Bu dehşet verici adam hakkında karşı konulamaz bulduğu tek şey görünüşü olsaydı, Bianca onu görmezden gelebilirdi. Ama onun hiç olmadığı kadar aklını başından alan şey, tanıştıkları andan itibaren Bianca'nın üzerinde kurduğu hâkimiyet ve onun gözlerinden okuduğu zevk ile acı vaadi.
Kızım ve Ben
Belalı Düğün
Abby Abernathy beklenmedik bir şekilde Bayan Maddox olmuştu. Abby ve Travis'in bir anda ortadan kaybolarak, Vegas'ta evlenmeleri hakkındaki her şey bir sırdı…
Şimdiye kadar Abby neden Travis'e bir anda evlenme teklif etmişti? Düğünden önce neler yaşanmıştı? Bütün bunları başka kim biliyordu? Ve en önemlisi Travis ve Abby için gerçekten bir mutlu son var mıydı? Tatlı Bela ve Ayaklı Bela hayranlarının tüm soruları bu kitapta cevaplanıyor!
(Tanıtım Bülteninden)
Lavanta Kokulu Sabahlar
Yıllar önce zamansız sonlanan bir sevda. Sırların ortasında filizlenen yeni bir aşk. Geçmişte ve bugün, her şey aşk uğruna…
Jocelyn Minton, iki dünya arasında kalmış bir kadındır. Varlıklı bir aileden gelen annesinin ölümünden sonra, tamircilikle uğraşan babasının hayatında bir yabancı gibi kalmıştır. Yeni hayatındaki tek tesellisi, kendisinden altmış yaş büyük Edilean Harcourt'un dostluğudur…
Bayan Edi'nin ölümünün ardından Jocelyn, onu herkesten iyi anlayan dostunun bütün mal varlığını kendisine bıraktığını öğrenir. Buna on sekizinci yüzyıldan kalma bir malikâne ve 1941 yılında başlamış gizemli bir aşkın ipuçlarını veren bir mektup da dâhildir. Malikânenin ve gizemin peşinden küçük Edilean kasabasına giden genç kadın, çekici, kibar bir avukat olan Ramsey McDowell'la ve en az onun kadar yakışıklı, gizem dolu bahçıvan kuzeni Luke Connor'la tanışır.
Joce, yerleştiği bu küçük kasabada bir yandan Bayan Edi'nin hayatı ve kendi ailesinin tarihiyle ilgili sırları keşfederken bir yandan da gerçek aşkın ne olduğunu sorgulayarak içine düştüğü aşk üçgeninden çıkmaya çalışacaktır.
"Geçmiş ve bugün arasında gezinen Edilean serisinin ilk kitabı Lavanta Kokulu Sabahlar, kaçırdıklarınızın farkına varmak için tekrar tekrar okumak isteyeceğiniz kitaplardan. Deveraux'nun dönüşü muhteşem olmuş."
-The Romance Reader-
"Hikâye ustası Deveraux, tatlı ve çekici karakterlerini, biri geçmişte, biri günümüzde geçen iki aşk macerasında buluşturarak en keyifli ve eğlenceli masalını yaratmış."
-Booklist-
"Şaşırtmacalarla dolu, muhteşem bir aile dramı…"
-The Best Reviews-
(Tanıtım Bülteninden)
22 Haziran 2014
Çözüm Var Sorun Yok
"Beni, bana anlatan bir kitap. Her bölümün ayrı bir kahramanı var ama ben her bölümde başka bir ben buldum.
Hayatın içinden, samimi...
Önerileri, uygulama teknikleri ile baş ucu kitabı.
Alimle arifin buluştuğu yer."
Fatma SALAN - Edebiyat Öğretmeni
Bibliyoterapi bireyin kendi yaşadığı sorunla okuduğu kitaptaki kahramanın sorunuyla özdeşim kurması, olayı içselleştirmesi, farklı bakış açıları sunması ve çözümle ilgili farkındalık kazanması için kullanılan bir terapi tekniğidir.
Bu teknik; kişiye ayna tutmaktadır. Kişi kendini ve sorununu hikâyede görmektir. Kendisine dışarıdan bakan biri olarak, kendini ve sorununu daha kolay algılayıp, çözümleri içselleştirerek, gerekli adımı atmaktadır. Bu teknikle birlikte çözüm için atılması gereken adımları daha kolay atmaktadır.
Bu kitap kimlere yöneliktir?
Bu kitap özellikle psikolojik danışman olarak görev yapanlar için yardımcı,
Psikolojik destek gören, danışmanlık hizmeti alanlar için ek bir destek süreci ve takviye,
Çeşitli sorunlar yaşayan ama herhangi bir psikolojik destek alamayan kişiler için kısa süreli bir terapi hizmeti sunmak için okuyuculara yönelik hazırlanmıştır.
(Tanıtım Bülteninden)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

























