8 Ağustos 2014

Kalbimi Çaldığın O Yaz


Yıllar sonra eski aşkınızla yeniden karşılaşsanız neler yaşayacağınızı hiç merak ettiniz mi?

Alice henüz on sekiz yaşındayken, güneşin sımsıcak ısıttığı bir yaz tatilinde Joe ile tanışır. Daha göz göze geldikleri ilk anda birbirlerine âşık olurlar. Kısacık yaz tatili, ardında iki kırık kalp ve bir sürü unutulmaz anı bırakarak bitiverir. Âşıklar birbirlerini bir gün yeniden bulma sözüyle ayrılarak kendi yollarına yürürler. 

Aradan yıllar geçer ve Joe, mümkün olabilecek en yanlış zamanda Alice'in karşısına tekrar çıkar, ancak artık hayal bile edilemeyecek kadar ulaşılmazdır. 

Alice, bir zamanlar geleceği olmadığını düşündüğü ilk aşkı Joe ile zengin ve kendisiyle gelecek planları yapan üniversite aşkı Lukas arasında kalır.

Joe ile Alice için birbirlerinin kalplerini çaldıkları o yazın büyüsünü yakalamak mümkün olacak mıdır? Ve ilk aşklar gerçekten unutulmaz mıdır?

"Bir solukta okunacak eğlenceli bir kitap… Kaderin cilveleri ve bir o kadar duyguyla süslenmiş birinci sınıf bir roman." 
-Daily Express-
(Tanıtım Bülteninden)

Azur


Zehir bilim uzmanı Profesör Liz Ehnore, kanser ve tümörlere çare olması umuduyla zehrini araştıracağı kurbağa projesi için bütçe ve destek alır ancak ona dergi için eşlik edecek bir fotoğrafçı bulamaz. Genç kadın araştırmaları sonucu ajandası açık sadece tek bir fotoğrafçı bulabilir; eski ödüllü fotoğrafçı ve karısı öldüğünden beri işi bırakmış Jack McLaughlin. Jack yıllar sonra bir projeye adım atmak konusunda isteksiz olsa da, kendini evet derken bulur ve ikilinin her adımı tehlikeli vahşi doğa macerası başlar. 

(Tanıtım Bülteninden)

5 Ağustos 2014

Sonunda


Karşınızda hannah. Romantik, zeki ve acemi. Hayatının aşkını arıyor.

Karşınızda sam. Eğlenceli, çekici ve acemi. Hayatının aşkını arıyor. 

Acemi Bir Aşk Hikâyesi
Bu yazın Sam ve Hannah için bambaşka bir anlamı vardır. Bu yaz her ikisinin de hayatı değişebilir. Her ikisi de hayatlarının aşkını bulma peşindedir fakat gerçek aşkın net bir adresi yoktur. Asla kolay bulunmaz. Hele bir de acemiysen gözler ne kadar onu arasa da o saklanacak yeni yerler, yeni bahaneler bulur.

"Yıllardır bu kadar gülmedim. Hem de daha ilk bölümden itibaren. Ne kitap ama! Yazarın dili karakterleri capcanlı kılıyor. Size dürüstçe diyebilirim ki bu kitabı okumadıysanız deli olmalısınız." 
-readaraptor.co.uk-

"Okurken neredeyse oturduğum yerden düşüyordum. Bu yüzden kitap boyunca deli gibi gülmeye hazır olanlara kesinlikle tavsiye ediyorum." 
- thebookbag.co.uk-

Tom Ellen & Lucy Ivison 
Altıncı sınıftan beri arkadaş olan Tom ve Lucy'nin yeni yetişkin türünde yazdıkları Sonunda, ikilinin ilk kitabı. Lucy okulda kütüphaneci olarak çalışırken aynı zamanda online gençlik dergisi Whatever After'ı yönetiyor. Tom ise gazeteci ve ShortList, Time Out, Vice, talkSport, ESPN ve Viz için yazılar yazıyor
(Tanıtım Bülteninden)

4 Ağustos 2014

Evdeki Hesap


  Merhaba dostlarım, evdeki hesap çarşıya uymadı. Bugün dolayısıyla özür grubu atamaları başladı. Ama eğitim özrünü içermiyor dolayısıyla ben de psikoloji yüksek lisansı yapamıyorum bu yıl. Biraz üzgünüm.
Bir yıl daha Uzunköprü'deyim atamayla ilgili olarak seneye bir değişiklik yapılmazsa.  Bir de Haziran sonu değil de ortasında atama başvuruları alınırsa günden kaybederim. Bu sene öyle oldu mesela. Evet Uzunköprü'yü seviyorum ama orada beş altı yıl çalışmayı istemiyorum doğrusu. İşte bende durum bu.
Yeniden görüşünceye dek dostça kalın!

Düğün Hediyesi


Julie Delgado, restoranı kapandıktan sonra, San Francisco'da ünlü bir düğün mekânı olan Rose'un Köşkü'nde geçici olarak işe başlar. Julie hazırlayacağı mönüyle gelinle damadın başını döndürmeyi planlıyordur, böylece yeni patronunu etkileyecektir. Ancak kaderin Julie için farklı planları vardır. Damat yerine damadın kardeşi ünlü şef yemekleri tatmaya gelince, işler umduğu gibi gitmez.

Andrew Kyle, ünlü bir şef olmakla birlikte yaptığı eleştiriyle Julie'nin restoranının sonunu getiren kişi olma özelliğine de sahiptir. Andrew Julie ile Rose'un Köşkü'nde tanıştığı anda onun risk almayan biri olduğunu anlamıştır. O andan itibaren Andrew'un tek isteği, Julie'nin kalbine ördüğü bu zırhı kaldırmaktır. 

Andrew'la aralarındaki karşı konulmaz kıvılcıma rağmen Julie, hayatında bir kez olsun aşkı göze alabilecek midir?
(Tanıtım Bülteninden)

Kumsalda


Bazen hayat o güne kadar sunduklarını kumsala vuran dalgalar gibi elinizden alır. Lacey de tüm hayal kırıklıklarını geride bırakıp yeni bir hayatı kucakladığını sandığı sırada öncekilerden daha büyük bir dalganın etkisiyle her şeyini kaybeder. Artık elinde sadece umudu kalmıştır. Umutları hayale, hayalleri gerçeğe dönüşürken kumsala vuran dalgalar bu sefer ona yepyeni bir sürpriz taşır: Aşk.Güneşin ısıttığı sıcak kumların altın sarısına aşkın en tutkulu renkleri karışır. Ancak 14 yıl önce Lacey'yi çocuğuyla terk eden eski aşkı da kara bir gölge gibi ortaya çıkar. Mimoza kokulu meltemlerin estiği Yalınayak Kumsalı'nda Lacey aradığı mutluluğu, peşinden koştuğu hayalleri ve beklemediği bir anda karşısına çıkan aşkı kucaklayabilecek midir? 
(Tanıtım Bülteninden)

3 Ağustos 2014

Demian



On yaşındaki Latince öğrencisi Emil Sinclair, güvenceli aile ortamının dışında sert ve acımasız bir dünya olduğunu erken fark eder. Kendini bulma yolundaki delikanlı, din ve ahlak gibi artık inanamadığı kalıparla birlikte baba evinden de kopar. Küçük yalanlar ve hırsızlıklarla beslenen yaşamında, sağlam çocuk dünyasının çöktüğünü görür. Onu bu acılardan kurtaracak olan kişi, okula yeni gelen bir başka öğrenci: Max Demian'dır. Demian, Sinclair'in yaşamını yönlendiren, etkileyen başkisi olur. Tanıştığı ve tanıdığı insanlar, Sinclair'in kendini ve benliğini bulma yolunda birer kilometre taşıdır. Hermann Hesse'nin öteki romanlarından ayrılan bir yanı var Demian'ın: Bir gençlik ve öğrencilik romanı olan Demian, yazarın o dönemdeki korkularını ve sorunlarını tümüyle yansıtıyor. Hesse'nin meslek sorunlarının yanına kişisel sorunları da katılıyor: Babasının ölümü, en küçük oğlu Martin'in tehlikeli bir hastalığa yakalanması ve karısının, onu hastanelerde tedavi görmeye zorlayan ve gitgide ciddileşen ruhsal bozukluğu. Hesse'nin acılarla yoğrulan bu dönemi hayatında büyük değişimlere yol açtı. Ruhsal çöküntüsüyle, ancak doktor yardımıyla baş edebildi. Bu sorunlu dönemin meyvesi ise Demian oldu. Birkaç ay içinde bitirdiği romanını Emil Sinclair adı altında yayınevine yolladı, ancak İsviçreli bu genç, ama hasta yazarı desteklediğini söyledi. Gerçek kimliğini kitabın daha sonraki baskılarında açıkladı.

*Sevgili dostlarım, ben bu kitabı 21 yıl önce bir arkadaşımdan aldım, okudum. Çok etkilendim. En kısa zamanda satın alacağım. Çünkü yeniden okumak istiyorum. Sizlere de şiddetle öneriyorum. Çok çok güzel bir kitap.

Dingin Bir Hafta Sonu


Sevgili dostlarım merhabalar, nasılsınız? Dilerim  iyisinizdir. Ben de iyiyim. Dün annem, ablam, yeğenim ve ben brunch için Polonezköy'e gittik. Brunch, sohbet muhabbet derken saatler geçti.Anadolu Hisarı'na geçtik, gezdik, hediyelik eşyalar baktık, beğendik. Bir şeyler atıştırdık.Sonra döndük, ablamlarda gırgır şamata yaptık, yemek yedik, kahve keyfinden sonra evimize döndük. Dün çok keyifliydi ama çok ta yorulduk doğrusu.
Bugün de hafta sonu diye 4 tane gazete aldım. Gün boyu gazete keyfi yaptık, dinlendik. Bu hafta sonumuz çok dingin geçti doğrusu.
Yarın büyük gün! Özür grubu atamaları başlıyor.%0,1 ihtimalle eğitim özrü açılırsa başvuracağım. Ama çok büyük bir ihtimalle olmayacak. Bu durumda zaten seneye tayin isteme hakkım doğuyor. Tabii seneye bir değişiklik olmazsa, son dakika golü yemezsek!
Benden şimdilik bu kadar dostlarım, yeniden görüşünceye dek sevgiyle kalın! İyi haftalar dilerim.











Uzak Kıyılar


Gerçek mutluluk, hayal kırıklıklarından ders almayı öğrenmekte gizlidir. 

Elizabeth ile Jack üniversite çağında aşk yaşayıp genç yaşta evlenir, kısa bir süre sonra iki çocuk sahibi olup ailelerini genişletirler. Yirmi yılı aşkın bir süre sonra dışarıdan bakıldığında hâlâ kusursuz bir çift gibi görünseler de aslında birliktelikleriyle ilgili kendilerine bile itiraf edemedikleri ciddi sorunları vardır. Jack yıllardır kariyer hedeflerinin peşinden gidip tüm ülkeyi dolaşmış, Elizabeth de ailesini bir arada tutmak için hayallerinden vazgeçip kendini tamamen kocasına ve çocuklarına adamıştır. Ancak bugüne kadar hep kaçtıkları kırılma anı artık çok yakındadır. Elizabeth uzun yıllar boyunca yaptığı tüm tercihleri, evliliğini ve genç bir kızken gerçekleştirmek istediği arzularını düşünmeye başlar ve hem kendisini hem de kocası Jack’i şaşırtan bir kararla hayalini kurduğu kadına dönüşebilmek için harekete geçer. Elizabeth’in çıktığı bu içsel yolculuk aynı zamanda ailesinin de kaderini belirleyecektir 


Kristin Hannah bir türlü yüzleşemediğimiz sorunları önümüze seriyor ve onları görmemizi sağlıyor. Evliliği, aile olmanın sorumluluğunu ve hayal kırıklıklarını anlatan enfes bir roman 
Library Journal 

Mutluluğun ancak bedel ödenerek kazanılacağını anlatan ve hepimizin hayatının merkezindeki sorunları irdeleyen 
hem hüzünlü hem de neşeli bir hikâye. 
Publishers Weekly 

Uzak Kıyılar en hassas duygularınıza hitap ediyor ve sizi film tadında bir yolculuğa çıkarıyor. Mutlaka okumalısınız. 
Eileen Goudge 

Nadir bulunan bir hikâye… Bu kitabı okuyan herkes Elizabeth’e bakınca kendisini görecek. 
Adriana Trigiani

Sadece Bir Gün


Bazen bulunmak için kaybolmak gerekir 

Allyson Healey’nin hayatı da tıpkı bavulu gibidir; hazır, planlı, düzenli. Lise mezuniyetinden sonra çıktığı üç haftalık Avrupa turunun son gününde Willem’le tanışır. Özgür ruhlu, gezgin bir aktör olan Willem, Allyson’dan çok farklı bir hayat sürmektedir ve ondan planlarını iptal edip kendisiyle birlikte Paris’e gelmesini teklif ettiğinde Allyson bu teklife karşı koyamaz. Böylece tehlike, romantizm ve özgürlükle geçecek bir gün başlar: Allyson’ın hayatını tamamen değiştirecek yirmi dört saat. 

Aşk, kalp kırıklıkları, yolculuk, kendini bulma ve hayatın karşımıza çıkardığı tesadüfler üzerine kurulu Sadece Bir Gün, bazen hiç beklenmedik anda açılan bir kapının hayatımızı değiştirdiğini ve aradığımız kişilerin aslında çok yakınımızda olduğunu gösteriyor... 

Forman tesadüflerin bizi ne kadar çabuk değiştirebileceğini çok iyi anlatıyor. 
New York Times Book Review 

Romantik okurlar bu hikâyeye bayılacak; içinde her şey var: gerçek aşk, Paris, Shakespeare ve evet, ‘bir günde her şey olabilir’ fikri. 
Booklist

1 Ağustos 2014

Kumsalda Kaybolan İzler


Huzur kokan sokakların uzandığı, dostluğun nefes almakla eşdeğer olduğu, sakin ve bir o kadar keyifli bir kasabada hayat, ansızın ortaya çıkan davetsiz bir misafirle bozulur. Herkesin hikâyesini merak ettiği bu yabancının gelişiyle, sanat camiasının önde gelen isimleri tuhaf bir şekilde peş peşe cinayete kurban gitmeye başlamış; kasaba halkının bir liman gibi sığındığı dinginlik artık yerini korku ve endişeye bırakmıştır...

İlk romanı Kıyıya Vuran Hayatlar'la dikkatleri üzerine çekmeyi başaran Sally Goldenbaum, serinin ikinci kitabı Kumsalda Kaybolan İzler ile okurlara heyecanın, gizemin ve entrikanın harmanlandığı doyumsuz bir roman daha armağan ediyor.

"Sally Goldenbaum'un keyifli ve bir o kadar da heyecanlı dünyası okuyucularını bir kez daha içine çekiyor."
-Carolyn Hart-

"Büyüleyici... Goldenbaum serinin ikinci kitabında muhteşem bir desenle karşımıza çıkıyor. Izzy ve örgücü arkadaşları bir ilmeği dahi kaçırmadan, bilinmez bir düğümü çözmek için yeniden işbaşındalar."
-Publishers Weekly-

"Kumsalda Kaybolan İzler, muhteşem karakterleri ve merakı canlı tutan anlatımıyla okuyucularını yeniden o güzel kasabanın kıyılarına götürüyor. Roman bittiğinde bu uzak kasabada yaşama isteğiyle dolup taşacaksınız."
-Nancy Pickard-
(Tanıtım Bülteninden)

Kırık Kalpler Tamircisi


Kırık Kalpler Tamircisi, size kaybettiklerinizi geri kazandırmak için var...

Beklenmedik bir anda çok sevdiğiniz ve değer verdiğiniz kişinin fısıldadığı bir sır, hayatınızın akışını değiştirip altüst edebilir. Ancak öyle sırlar vardır ki, sizi uzun süren uykunuzdan uyandırır ve gerçeğin içine çekip kurtarabilir. İşte bu kitabın kahramanları, gizli kalmış olayların yaşamlarını mahvetmesine izin vermeyenler...

Rebecca, Joy ve umuda sığınmak isteyen kalbi kırık insanlar, çıktıkları birbirinden ilginç yolculuklarda, kimsenin bilmediği hayal kırıklıklarını birbirleriyle paylaşarak sevgi, sadakat ve özgürlüğe açılan bir dünyanın var olduğunu gösteriyor. Geçmişin gölgesinde kalmak yerine, umudun peşinden giden bu yolculuğa katılmamak imkânsız!

Bazı Mutluluklar Yolculuklarla Başlar...

"İnsanı sıcaklığıyla sımsıkı saran, zekice yazılmış, eğlenceli ve hayat dolu bir roman…"
Publishers Weekly

"Kırık Kalpler Tamircisi, doğru noktalara değinen sımsıcak bir roman. Senate etkileyici kalemiyle okuyucuyu kendine hayran bırakmaya devam ediyor."
Booklist

"Kırık Kalpler Tamircisi, uzun zamandır hayalini kurduğunuz yolculuğa çıkmanızı ve hiç farkında olmadan ceplerinizde hayat kurtaran derslerle dönmenizi sağlayacak keyifli bir kitap."
Caprice Crane

Zamanın Rengi Aşktır


Aşk için ne kadar sabredebilirsin?

Küçük yaşta yaşadığı zorluklara rağmen yeteneğine tutunarak zaman içinde başarılı bir sporcu olan Anthony, ailesini kaybeden Dany'de gördüğü ışığın peşinden gider ve onun sorumluluğunu üzerine alır. Duygusuz ve içine kapanık Anthony için bu karar bir dönüm noktasıdır. Çünkü hayatına dahil ettiği bu kız ya onun için bir hayal kırıklığı olacak ya da sert bir kabuğun içine sığınmış bu adamı ödüllerin en büyüğüyle taçlandıracaktır...

Iris Johansen'ın neredeyse aynı kaderi yaşayan ancak birbirinden oldukça farklı karaktere sahip iki insanın hayata aşkla tutunuşlarını anlattığı bu roman, dolu dolu bir romantizm sunuyor.

"Harikulade bir hikâye… Zamanın Rengi Aşktır, güçlüklerin ortasında kalan ve birbirine tamamen zıt iki âşığı önyargıların merkezine alan bir roman."
-BookPage-

"İnsanların birbirlerini keşfedişleri bu kadar gerçekçi anlatılamazdı. İnsan ilişkileri oldukça karmaşık bir tema ve Iris Johansen, iki âşığın gözünden bu karmaşık temayı başarıyla işliyor."
-Romantic Times-

"Iris Johansen'ın aşkın büyüleyici dokunuşlarıyla yazdığı bu romanını okurken, romantizme teslim olduğunuzu fark edeceksiniz."
-Woman's Day-
(Tanıtım Bülteninden)

Aşkın Baharına Uyanmak


Mutlu olmanın hayalini kuran iki insanın imkânsız aşkı...

Hayatın zorluklarıyla erken yaşta tanışan Lauren, ailesini kaybettikten sonra sorumsuz amcasının baskısıyla zengin bir kontla evlenir. Kontun ölümüyle kendisine kalan mirasa bile dokunmayan Lauren her şeyi bırakarak evine döner, ancak geride bıraktıkları ona huzur vermemekte kararlıdır.

Kardeşinin ölümü üzerine dük olan Alex, kendi gibi olamadığı bir hayatı yaşamaya mecbur kalır. Ancak benimseyemediği bu hayata daha fazla dayanamayan Alex oyunun kurallarını bozmanın peşine düşer, bir de imkânsız aşkının...

Julia London hayranlık uyandıran üslubuyla âşık olmanın ne denli müthiş,büyüleyici aynı zamanda acı olduğu gerçeğini bir kez daha hatırlatıyor.

"Bu kitabı okuduktan sonra yaşadığınız yoğun duygusallığın üstesinden gelmek için kendinize zaman vermelisiniz! Julia London'ın güçlü kalemi sizlere daha önce hiç hissetmediğiniz duyguları yaşatacak."
Publishers Weekly

"Çok farklı iki insanı buluşturan tek neden, aşkın karşı konulmaz gücüdür. Aşkın Baharına Uyanmak bu gerçeği anlaşılabilir kılan etkileyici bir roman."
Booklist

"Julia London'ın gerçeğe bürünen karakterleri, hayatlarındaki seçimleriyle okuyucuları kimi zaman hüzünlendirirken kimi zaman da gülümsetmeyi başarıyor."
Romantic Times

30 Temmuz 2014

Aşka Düşünce



Aşk kaybettiğinde değil,ondan vazgeçtiğinde biter...

Joe kendini bildi bileli Janey'e âşıktır fakat genç kadın bundanbihaberdir. Nişanlı olan ve ilişkisinin mükemmel bir seyirde yol aldığını zanneden Janey evlilik hazırlıkları devam ederken nişanlısının kendisini aldattığına şahit olur. Bu sarsıcı olayı atlatmak için birkaç günlüğüne ağabeyi olarak gördüğü Joe'nun yanında kalmanın iyi olacağını düşünür. Genç adamın önünde artık iki yol vardır. Bu fırsatı değerlendirerek, beraber olmalarının getireceği güzellikleri Janey'e kanıtlamayı mı yoksa ondan uzak durmayı mı tercih edecektir?

"Bir Aşk Çarpıntısı'yla romantik tür yazmakta ne kadar yetenekli olduğunu gösteren Marie Force, ikinci kitabı Aşka Düşünce ile bunu bir kez daha kanıtlıyor. Unutulmaz bir aşk hikâyesiyle karşı karşıyasınız."
-Kirkus Reviews-

"Dolu dolu bir aşk hikâyesini eğlenceli bir anlatımla sunan Marie Force, Aşka Düşünce romanıyla harika bir iş çıkarmış."
-Amazon-

"Aradığınız şeyin aslında tam da gözünüzün önünde olabileceğini ispatlayanbir roman."
-Booklist-
(Tanıtım Bülteninden)

Ön Sipariş Tarihi: 04 Ağustos 2014

Erken Rüya Zamanlar


Yarım kalan aşklar, tamamlanmamış cümleler gibidir. Bir hıçkırığa düğümlenmiş itiraflar, bastırılmak zorunda kalınan hevesler, gönderilmemiş, hatta kaleme dahi alınmamış, yürekten yüreğe yazılan mektuplar, saklanmış duygular, beklenmedik bir veda, zor anlar, zor yıllar…

Ayrılık…
Oysa, söylenecek ve yaşanacak ne çok şey vardı daha. Aradan geçen yıllar, onların aşklarını güçlendirmekten başka bir işe yaramamıştı. Birbirini kıyamete kadar sevmek için yaratılmış olan Eser ve Nehir için de, cümle tamamlanmamıştı henüz.

Sağ elimle kalbimin üzerine dokundum. Sanki gerçekten de var olan bir yaraya değiyordum. Yavaşça, usulca, aşkla… Ah, kalbim! Bedenimin en iflah olmaz, en söz dinlemez, en laf anlamaz yeriydi. Başkasına dilsizdi, kördü, sağırdı. Sadece Eser oturmuştu oraya ve bir dağ kadar yüksek, bir dağ kadar ağırdı. 

Sen hep oradaydın Nehir. Gittim sandığında bile ben seni bırakmadım. Yumdum avuçlarımı, sakladım sıcaklığını… Kader bu, biliyorum. Bu, elinde değil insanın. Sevdaların her biri birbirinden farklı. İçerikleri, derinlikleri, hissetme şiddetiyle doğru orantılı. Benimki bir depremdi, bir iç sarsıntısı. Bir vurgun, bir kalp yarılması. Seni gördüğüm gün başladı. Her yaşımda, her yılımda azalır sandım, umdum ama olmadı.
(Tanıtım Bülteninden)

Beyaz Düğün


Hayallerini süsleyen gelinlikleri ararken tanıştılar. Ama acaba dilediklerinden fazlasını mı bulacaklar? Bir çikolata hanedanlığının varisi olan Bel, hayatının aşkı Richard'la yapacağı mükemmel düğünü planlıyor. Derken, bir felaket meydana geliyor ve inandığı her şey yerle bir oluyor.Dondurma dükkanı sahibi Violet, Glyn'le nişanlı ama uzun süre önce ona âşık olmadığını fark ediyor. Mutsuz olduğu halde, nedense "Artık seninle evlenmek istemiyorum" diyemiyor.Sıfırdan başlayıp başarılı bir iş kadını olan Max de nişanlısı Stuart'la belediye binasında şipşak evlenecekleri bir nikâh töreni planlıyor, ancak o gün yaklaştıkça çocukluğunda hayallerini süsleyen şatafatlı bir düğün gününü de bir türlü aklından atamıyor.Üç kadın, büyük günleri için kusursuz birer gelinlik ararken Beyaz Düğün gelinlik mağazasında karşılaşıyor. Mağaza sahibi Freya, gelinliklerin onlara mutluluk getireceğine söz veriyor, ama bu mutluluk hiç de üç kadının düşündüğü gibi gelmeyebilir… 
(Tanıtım Bülteninden)

Ön sipariş Tarihi: 31.07.2014


29 Temmuz 2014

Yeniden Krem Karamel


Merhaba dostlarım nasılsınız, ben iyiyim. Yine uzunca bir süredir bir tarif yayımlamıyorum, feci halde kitaplara dalmış durumdayım. Annem bayram için krem karamel yapmaya karar verdi. Ben de çok sevdiğim bu tarifi yeniden yayımlamaya karar verdim. Tarife geçiyorum!

Malzemeler:
Krem için:
  • 6 adet yumurta
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 1 paket vanilya
  • 1 litre süt
Karamel için:
  • 1 su bardağı şeker
  • 6-7 yemek kaşığı su
Yapılışı:
  1. Öncelikle küçük bir teflon tavaya karamel için şeker ve su konur.
  2. Tava ocağın büyük gözüne yerleştirilir ve yüksek ateşte şeker suyunu çekip rengi koyulaşana kadar pişirilir.
  3. Dikkat edilmesi gereken karamelin rengi çok koyulaşmadan ocaktan almaktır, çünkü siz farketmeden karamel yanabilir.
  4. Ocaktan alınan akışkan karamel hiç vakit kaybetmeden kaplara eşit olarak dağıtılır. (Soğurutsanız karamel kristalleşir ve akmaz)
  5. Derin ve geniş bir kapta oda sıcaklığında yumurtalar ve şeker yoğunlaşana ve köpürene kadar çırpılır.
  6. İçine 1 paket vanilya ilave edilir ve 2 dk. daha çırpmaya devam edilir.
  7. Yumurtalı karışıma süt eklenerek ve yüksek devirde çırpma işlemine 3-4 dk. devam edilir.
  8. Mikser kullandığınız için yumurtalar aşırı şekilde kabaracak (Aman bu ne biçim tarif 50 kişilik krem karamel çıkar bundan demeyin :) ) Üzerinde biriken köpükleri sıvı karışım görünene ve köpük tamamen temizlenene kadar kepçe ile alın.
  9. Karamel koyduğunuz kaplara bölüştürün.
  10. Fırını 175 dereceye ayarlayın ve ısıtın, ocakta su kaynatın.
  11. Borcam yada başka bir fırın kabına karamel kaplarını yerleştirin.
  12. Sıcak suyu borcama kapların yarısına gelecek şekilde dökün ve fırına verin.
  13. Üzerileri kızarana kadar pişirin.
  14. Kaplarından çıkartarak ılınmasını bekleyin ve buzdolabına alın.
  15. Yaklaşık 12 saat dinlendirdikten sonra servis yapın.

Yeniden görüşünceye dek  sevgiyle, dostça kalın!

27 Temmuz 2014

Şeker Bayramınız Kutlu Olsun



Sevgili dostlarım Şeker Bayramı'nız kutlu olsun. Sevdiklerinizle bayram tadında nice yıllar geçirmenizi dilerim. Sevgiyle kalın.

Düş Bahçelerinin Uzağında


Kayıp annemizi aradığımız o yaz henüz küçük bir kız çocuğuydum. Hayat denen bu tekinsiz dünyaya farkında olmadan atıldım. Benimle yıllar öncesine, 1969 yılına dönmeye ne dersiniz? Sadece çocukların sahip olabileceği bir iyimserlikle dolu hikâyeme tanık olurken, kimsesiz kalmış yürekleri daha iyi anlayacağınızı umuyorum… 

"İkiz kardeşiyle bir anda kimsesiz kalan on bir yaşındaki Shenny, tüm renklerin aniden griye dönüştüğü yaşamını yüreklilikle kelimelere döküyor."
BookPage 

"İnsanı her sayfasında hayrete düşüren bu roman, eşsiz bir yeteneğin elinden çıkmış değerli bir kitap… Hikâyenin başkahramanı Shenny, okuru 'ilk izlenimin yanıltıcılığı' konusunda uyarıyor ve kitabın sonunda haklılığı apaçık anlaşılıyor."
The New York Times 

"Her satırında mucizenin, umudun ve sabrın büyüleyici sesini duyabileceğiniz bu roman, sizleri hayata bambaşka gözlerle bakmaya davet ediyor."
Publishers Weekly 

"Bu kitabı okumaya başlamadan önce tüm alışkanlıklarınızı bir tarafa bırakmaya hazır olun. Atik, yürekli ve kalbi kırık Shenny ile kırılgan ikizi Woody'ye hayran kalacaksınız."
Booklist 

"Lesley Kagen'ın bilgelik, hassasiyet ve mizahla dokuduğu Düş Bahçelerinin Uzağında mükemmel bir kitabın bütün özelliklerini taşıyor."
Washington Post 

"Aralıksız okuyup, başka bir şeye odaklanamayacağınız türde bir roman. Sürekli şaşırıp, her sayfasından keyif almaya hazır olun. Eşsiz bir yeteneğin elinden çıkan harikulade bir roman."
Kirkus 

"Acı-tatlı duyguların olağanüstü bir güzellikle harmanlandığı, hatasız dokunmuş bir roman. Kaçırmayın."
Romantic Times

25 Temmuz 2014

Ölüm Korkusunu Yenmek


Mahabharata'da sorulur: "Dünyadaki en mucizevi şey nedir?" Yanıt çevresindeki insanların birer birer öldüğünü görmesine rağmen hiç kimsenin kendisinin öleceğine inanmaması olur.
Yalom'a da çok ilham vermiş bir İtalyan atasözünde ise şöyle denir: "Oyun bittiğinde, oyun nasıl biterse bitsin bütün taşlar aynı kutuya konur."

İşte bu iki anlayış arasında yapacağımız tercih, o kısacık hayatlarımızı nasıl yaşayacağımızı belirliyor. Yalom son dönem eserlerinde yaptığı gibi kendisince bu iki anlayışı uzlaştırmaya çalışıyor. Yalom'a göre ölümü inkâr etmek bizim mutluluk arayışımızı baltalar. Hayatın gerçek anlamı en korktuğumuz şeyle, ölümle yüzleşmekte yatar. Böylece sınırlı olduğunu duyumsadığımız hayatımızın her anını çok daha bilinçli kullanabilir ve bizim için gerçekten önemli olan her neyse onunla ilgilenebiliriz. Ölüm anında "ah keşke"li bir cümle kurmamak için bizim için "asıl" önemli olanın ne olduğunu "şimdiden" görmeliyiz.

24 Temmuz 2014

Keyifli Saatler


Merhaba dostlarım, nasılsınız? Dilerim çok iyisinizdir. Ben de iyiyim. Bugün D&R' a ısmarladığım kitaplarım geldi. Pek bi mutlu oldum.  Bugün Güldal kuzum, yeğenim, annem ve ben keyif yapıyoruz. Elimdeki kitabı bir an önce bitirip yeni aldığım kitaplara başlamak için sabırsızlanıyorum doğrusu.
Benden şimdilik bu kadar dostlarım, yeniden görüşünceye dek sevgiyle kalın!

*Resimdeki kadın ben değilim, kahve keyfi yapıyor olduğu için çok hoşuma gitti.

21 Temmuz 2014

Divan




Daha önce yayımladığımız Nietzsche Ağladığında kısa sürede kendi hayranlarınıyaratarak bir "kült" romana dönüştü. Bunun gibi yoğun metinlerde pekrastlanmayan bir ilgiyle karşılaşarak büyük övgüler aldı. Aynı yazarın hayranlarınıhayal kırıklığına uğratmayacak bir başka romanını sunuyoruz bu kez: Divan.Yine yoğun, şaşırtıcı ve sürükleyici...
ZAMAN
Tam bir iletişim bombardımanına maruz kalırken en yakınımıza bile dokunmaktasorunlar yaşadığımız modern zamanlar. Bütün mahremiyet dengelerininbozulduğu, "özel hayat" tecavüzcüleri ve teşhircilerle dolu bugünün dünyası.
MEKÂN
Psikiyatrist ve hastanın birbirlerine açıldıkları, birbirlerini teslim almaya çalıştıkları,yalan söyledikleri, seviştikleri bir tür mahremiyet koltuğu: Divan.Ya da "oyun yeri".
AKTÖRLER
Sahicilik ve samimiyet arayanlar. İçi acıyanlar. Dokunma ve konuşma yeteneğiniyitirenler. Kendisiyle yüzleşmeyi beceremeyenler. Tanrı arayanlar. Yalnızlar.Dolandırıcılar. Ve zamanımızın vazgeçilmezleri arasındaki yerlerini gidereksağlamlaştıran psikiyatristler.
KONU
Yakınlarımızla yaşayamadığımız mahremiyeti bir kurum olarak paylaşanpsikiyatristlerin ne ölçüde sahici ve samimi oldukları. Psikiyatrist ve hastasıarasındaki mahremiyetin sınırları; seksin terapideki (varsa) yeri. Hayal ve hakikatilişkisi. En mahrem sırlarımıza vâkıf olan psikiyatristlerin bu "mahrem yükler"itaşırken kendi mahremiyetlerindeki dalgalanmalar karşısında nasıl tökezledikleri.Genç bir hekim, Amerikan Psikiyatri Birliği'nin başkanlığını yapmış, şimdi isehastasıyla cinsel ilişkiye girmekle suçlanan bir meslektaşını sorgulamaklagörevlendirilir. Suçlanan psikiyatrist, katı kurallara dayalı hasta-hekim ilişkisininaşılmasını savunmaktadır: "Benim tekniğim, her türlü tekniği bir yana bırakmaktır"der. Genç hekimin tüm yaşamını değiştirecek olan bu görüşmeyle birlikte sevgi,hakikat, teori, otorite, benlik, doğruluk, para, statü, kibir, hınç... ve yalan üzerine,"içeriden anlatılan" bir yolculuk başlar.

* Dostlarım, sizinle İlk Son Öpücük ve Son Şansa Hoşgeldin kitaplarını daha önce paylaşmışım. Bu yüzden paylaşmadığım tek kitap olan Divan'a yer verdim. Sevgiyle kalın!


Ismarladığım Kitaplar


Merhaba dostlarım, nasılsınız? Ben iyiyim, şehre adapte oluyorum. Bu sabah fatura ödeme gibi işlerimiz vardı, onları hallettik. Eve döndük, ablam gibi sevdiğim Birgül abla kahveye geldi. Daha sonraki saatlerde de Güldal kuzum gelecek. Bu arada tatilde aldığım kitaplar yetmedi, D&R'dan kitap sipariş ettim. Sizlerle paylaşmış olduğum kitaplar bunlar, Paris'te Balayı, Ardında Bıraktığın kadın, İlk Son Öpücük ve Divan. Hemen şimdi paylaşmadıklarıma da yer vereceğim dostlarım. Yeniden görüşünceye dek sevgiyle kalın!

Ardında Bıraktığın Kadın


Ardında bıraktığın kadını hatırlıyor musun? Paris'te Balayı devam ediyor…

Genç ve güzel Sophie, savaşa giden ressam kocası Édouard'ın yokluğunda ailesini ne pahasına olursa olsun korumaya kararlıdır. Ancak işlettikleri otel bir Alman komutan ile askerlerine hizmet vermek zorunda bırakıldığında huzurlu evleri, korku ve gerilimin yuvası haline gelir. Ve tehlikeli Alman komutan, Sophie'nin büyüleyici tablosuna tutkuyla bakmaya başladığında artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı anlaşılır…

Neredeyse bir yüz yıl sonra Sophie'nin göz alıcı tablosu Liv Halston'ın evinde asılı durmaktadır. Ölen kocasının hediyesi olan bu tablo, Liv için tüm anılarını gömdüğü bir hazine gibidir. Ancak şans eseri tablonun karanlık geçmişi gün yüzüne çıktığında Liv'in hayatı bir kez daha alt üst olmanın eşiğine gelir…

Ardında Bıraktığın Kadın… Ne pahasına olursa olsun sevdikleri için mücadele etmekten asla vazgeçmeyenlerin öyküsü…

"Tatlı acı romanların ustası Jojo Moyes büyük aşk hikâyelerini en karanlık noktalarıyla ele alırken okuyucusuna alışılmış mutlu sonlardan çok daha fazlasını sunuyor."
Entertainment Weekly-

"Lezzetli bir olay örgüsü, capcanlı bir hayal gücüyle yaratılan karakterler ve karşı konulmaz aşklar…"
-USA Today-

"Ardında Bıraktığın Kadın yüreğinize büyük bir darbe gibi inecek, baştan çıkarıcı bir roman." 
-The Washington Post-

"Kararlı ve yürekli âşıkların romanı… Son sayfayı çevirine kadar dünyadan koptuğunuzu fark etmeyeceksiniz." Los Angeles Times
"Hataları, cesaretleri ve tutkularıyla Moyes'in karakterleri sizi bambaşka bir dünyaya davet ediyor."
-Library Journal-

"Yüz yıllık bir tablonun etrafında canlanan iki ölümsüz aşk hikâyesi… Bu romanı okumak sıradışı bir deneyim olacak." 
-Booklist-
(Tanıtım Bülteninden)

20 Temmuz 2014

Yuvaya Dönüş


Sevgili dostlarım nasılsınız? Dilerim çok iyisinizdir. Ben de iyiyim. Aslında tatil bittiği için biraz üzgünüm. Ama yuvaya döndüğümüz için de mutluyum. Kaldığımız evde gereksinim duyulabilecek gereçler düşünülmüş elbette. Manzarası müthişti, denize birkaç merdivenle iniliyordu. Şofbeni, fırını vardı. Merkez de güzeldi.
Ama tabii ne olursa olsun evdeki konfor bambaşka. Kaldığımız evde halı yoktu. Evdeki halılarımızı, kettle'mızı, çay makinemizi özledim. Bununla birlikte seneye kadar başka tatil yok. Yani çıkılacak, denize girilecek başka tatil yok. Ama tatilimiz çok güzel geçti. Siz tatile çıkann, çıkacak olan dostlarıma iyi tatiller diliyorum. Benden şimdilik bu kadar, yeniden görüşünceye dek dostça kalın!

17 Temmuz 2014

İtalyan Düğünü


Bir İtalyan yemeği kadar lezzetli ve bir İtalyan ailesi kadar neşeli bu kitabı mutlaka okuyun: Çok eğleneceksiniz!

Yemek hayata benzer. 
Her ikisinin de sırları vardır.

Martinelli ailesinin evinde büyük bir telaş var: Küçük kızları Addolorata evlenecek. Küçük İtalya adlı restoranın sahibi İtalyan baba Beppi ile her zaman endişeli İngiliz anne Catherine ve diğer kızları Pieta da en az gelin kadar heyecanlı. Gelinlik tasarımcısı Pieta, kız kardeşi için mükemmel bir gelinlik yapmakla meşgul. Ama bu arada kafası soru işaretleriyle dolu: Annesi neden hep üzgün ve endişeli? Babası, komşuları DeMatteo ailesinden neden nefret ediyor? Halası Isabella'nın adının anılması neden evde huzursuzluğa yol açıyor?

Pieta, gelinliğin boncuklarını işlemede kendisine yardımcı olan annesinden ailesinin sırlarını yavaş yavaş öğrenir. 
Tabii biz de onunla birlikte...
Bu arada Pieta'nın başında bir dert daha vardır: Michele DeMatteo ile arasında çakan aşk kıvılcımları. 
Tabii biz de bu kıvılcımların en heyecanlı şahitleri...

Okyanus Kokusu


Okyanus kenarında bulunan harika bir ev ve bu eve bir anda doluşan dört kadın. Hayata çok daha farklı gözlerle bakmanızı ve karşınızdakini daha iyi anlamanızı sağlayacak gerçekçi bir hikâye.

Maggie sevgilisinden ayrılıp karnında bebeğiyle büyükannesi Alice'in yazlık evine gelir. Kızının hamile olduğunu öğrenen Kathleen de annesiyle hiç anlaşamamasına rağmen Maggie'yi yalnız bırakmamak için yazlık eve gider. Alice'in oğluyla evlenip Kelleher Ailesi'ne katılan Ann Marie ise sorunlarını unutmak için kendini adadığı oyuncak evini yazlıkta yapmaya karar verir. Bu üç kadın, derinlerinde büyük bir sır saklayan, hırçın tavırlı Alice'le bir araya gelince işler sarpa sarar. Kelleher Ailesi'nin hepsi birbirinden güçlü ama tuhaf kadınları, bir süre birbirlerine tahammül etmek zorunda kalır. İnsana iyi ve kötü kavramlarını sorgulatan bu sürükleyici roman, aslında hiçbir şeyin dışarıdan göründüğü gibi olmadığını fark etmenize yardımcı olacak. 

"Sullivan her ailede yaşanabilecek sıkıntıları harika bir üslupla anlatıyor. Alışılmadık karakterler sizi güldürürken onların pişmanlıklarını kalbinizin derinliklerinde hissedeceksiniz."
-MarieClaire.com-

"Arkadaşlarını seçebilirsin ama aileni seçme şansın yoktur sözü işte bu kitapta hayat buluyor. İnsani duyguların güzel bir kalemle ele alındığı bu hikâyeye kendinizi kaptıracaksınız." 
-The New Maine Time-

"Sevginin bazen en problemli ailelere bile iyi gelebileceğini anlatan vurucu ve incelikli bir roman." 
-The Washington Post Book World-

"Bu kitabı bitirdiğinizde bir sahil kasabasında uzun bir tatil yapmak isteyeceksiniz." 
-The Oregonian-

"Kusurlarına rağmen hepimizin şefkatle bakacağı karakterlerin hikâyesini anlatıyor…" 
-USA Today-
(Tanıtım Bülteninden)