2 Nisan 2012

Mutlu Aşk Yoktur


İnsan her şeyi elinde tutamaz hiç bir zaman
Ne gücünü ne güçsüzlüğünü ne de yüreğini
Ve açtım derken kollarını bir haç olur gölgesi
Ve sarıldım derken mutluluğuna parçalar o şeyi
Hayatı garip ve acı dolu bir ayrılıktır her an
Mutlu aşk yoktur

Hayatı bu, silahsız askerlere benzer
Bir başka kader için giyinip kuşanan
Ne yarar var onlara sabah erken kalkmaktan
Onlar ki akşamları aylak kararsız insan
Söyle bunları hayatım ve bunca gözyaşı yeter
Mutlu aşk yoktur

Güzel aşkım tatlı aşkım kanayan yaram benim
İçimde taşırım seni yaralı bir kuş gibi
Ve onlar bilmeden izler geçiyorken bizleri
Ardımdan tekrarlayıp ördüğüm sözcükleri
Ve hemen can verdiler iri gözlerin için
Mutlu aşk yoktur

Vakit çok geç artık hayatı öğrenmeye
Yüreklerimiz birlikte ağlasın sabaha dek
En küçük şarkı için nice mutsuzluk gerek
Bir ürperişi nice pişmanlıkla ödemek
Nice hıçkırık gerek bir gitar ezgisine
Mutlu aşk yoktur

Bir tek aşk yoktur acıya garketmesin
Bir tek aşk yoktur kalpte açmasın yara
Bir tek aşk yoktur iz bırakmasın insanda
Ve senden daha fazla değil vatan aşkı da
Bir tek aşk yok yaşayan gözyaşı dökmeksizin
Mutlu aşk yoktur ama
Böyledir ikimizin aşkı da

Aragon

29 Mart 2012

Sevgi, Bilgeliktir, Sevgi Adaleti Bilir



Sevgi alçak gönüllülüktür, içtenlik ve dürüstlüktür;
Sevgi barıştır,
Sevgi uzun bir acıdır ve naziktir.
Sevgi yumuşak başlıdır ve hata bulmaz.
Sevgi yargılamaktan sakınır,
Asla bir başkasına olumsuz niteleme yapmaz,
Çünkü kalbindekini yalnız Tanrı bilir.

26 Mart 2012

Uyanan Doğa


Uyanan doğanın karşısında bir şey söylemeye, yazmaya gerek yok, değil mi?

23 Mart 2012

Bahar Coşkusu


Ne güzel! Bahar geldi, havalar ısındı, doğa canlandı!Bundan büyük mutluluk mu olur?
Sorunların kafada bertaraf edilmesi de kolaylaşıyor!

18 Mart 2012

Pırasalı Börek


Annemin bu böreği enfes oluyor! Ben de tarifi siz dostlarımla paylaşmak istedim!

Tarifi veriyorum.
Malzemeler:

4 yufka

1 kg pırasa

300 gr kıyma

2 yumurta

2 baş kuru soğan

1 su bardağı süt

2 çay bardağı sıvıyağ

tuz

karabiber

Yapılışı:

Pırasalar ortadan ikiye bölünerek ince ince kıyılır. Bol sirkeli suda bekletilerek yıkanır.
Bir tenereye 1 çay bardağı sıvıyağ konur, ince doğranmış kuru soğan ve pırasa kavrulur. Ardından kıyma eklenir. İyice kavrulunca tuz ve karabiber eklenir, harç soğumaya bırakılır.
4 yufkanın her biri altı üçgen parçaya bölünür, yumurta, sıvıyağ ve sütle hazırlanan ve iyice çırpılan karışımdan her bölünen parçaya sürülür. 2 parça üst üste konur, yufkaların geniş kısmına soğumuş harçtan 2'şer çorba kaşığı konur. Kenarlar kapatılarak geniş olarak sarılır. Yağlanmış fırın tepsisine dizilir. Kalan karışım (süt, yumurta, yağ karışımı) üste de sürülür. Ve ısıtılmış fırında üstleri kızarana dek pişirilir.
Afiyetle yenir!

Yeniden görüşünceye dek dostça kalın!

17 Mart 2012

Elde Var İnsan


Ne varsa gördüğün hayattan yana
Bulan da insan ahh- yıkan da insan
Bu dünyada başka suçlu arama
Yapanda insan ahh bozan da insan

Bir düşün yıllarca taptıklarını
Uğrunda hesapsız yaptıklarını
Bir topla bir çıkar aldıklarını
Verende insan ahh- çalan da insan

Sen bensin -ben senim yabancımız yok
Kendimizden başka yalancımız yok
Ne acı kimseye inancımız yok
Seven de insan ahh söven de insan

Ahmet Selçuk İlkan

14 Mart 2012

Güneşin Olsun Gönlünde



Güneşin olsun gönlünde
Kar bile yağsa, ya da fırtına olsa
Gök bulutlarla ve dünya kavgayla dolsa
Güneşin olsun gönlünde
O zaman gelsin ne gelirse
Doldurur ışıklarla en karanlık gününü

Bir şarkın olsun dudaklarında
Sevinçli ezgilerle
Seni günlük tasalar bunalıma boğsa bile
Bir şarkın olsun dudaklarında
O zaman gelsin ne gelirse
Yardım eder savuşturmaya en yalnız gününü

Başkaları için de bir diyeceğin olsun
Tasada ve bunalımda
Ve kendi ruhunu şenlendirecek her şeyi
Söyle onlara da,bir şarkın olsun dudaklarında
Yitirme sakın yürekliliğini
Güneşin olsun gönlünde
Ve her şey iyi olacak

Casar Flaischlen


* Bu şiiri çok seviyorum bu yüzden bu şiiri uzun bir süre sonra yeniden yayımlamak istedim! Sorunlar yaşanıyor ama önemli olan gönlümüzde ilkbaharı yaşamak!

13 Mart 2012

Sözün Bittiği Yer


Söze gerek var mı? Çok beğendim, siz dostlarımla paylaşmak istedim!

11 Mart 2012

ALES'E HAZIRLIK


Adım adım ALES'e hazırlanıyorum! Mayıs ayında gireceğim, kazanabilirsem pdr ya da pedagoji konusunda master yapmak istiyorum!Bakalım ne olacak? Başvurular bu ay!
Elimde 9 tane kitap var bu konuyla ilgili olarak. Hele bir tanesi o kadar kalın ki 1050 sayfa, Nobel Akademi ile hazırlanıyorum, sorular, konular epey ağır! Haydi hayırlısı olsun bakalım! Kazanırsam sonucu burada paylaşırım.Ömrüm yeterse kazanana dek gireceğim! Gerekirse matematikten takviye alacağım!Anneciğim yanımda, manevi desteğini hiç esirgemiyor sağolsun!
Şimdilik bu kadar! Sevgiyle kalın!

7 Mart 2012

İşte Hayat


İpek Ongun'u, Serra'nın serüvenlerini okumaya devam! İnsan kendini kaptırıyor. Yapılan stajlar, mezuniyet yılı, sınavlar! Her şey hayatın içinden! Okumanızı öneririm!
Yeniden buluşmak üzere sevgiyle kalın!

4 Mart 2012

Süzme Yoğurtlu İrmik Helvası


Merhabalar, geçen gün canım feci halde irmik helvası çekti. Annemle mutfağa girdik, yaptık. Nasıl mı?
Hemen tarifini veriyorum!

Malzemeler:

1 su bardağı irmik

1 su bardağı şeker

125 gr margarin

1 su bardağı süzme yoğurt

1 su bardağı su

Yapılışı:

İrmik yağ ile kavrulur,şekerli su konur. Ocaktan indirmeye yakın yoğurt konur, karıştırılır, dinlendirilir.
Sonra da afiyetle yenir!Yapıp yemeniz şiddetle önerilir, benden söylemesi!

2 Mart 2012

Bir Çocuğun Bir Yetişkine Öğreteceği Şeyler



"Eğer bir gün yolunuzu kaybederseniz bir çocuğun gözlerinin içine bakın. Çünkü bir çocuğun bir yetişkine öğreteceği üç şey vardır:

*Nedensiz yere mutlu olmak
*Her zaman meşgul olabileceği bir şey bulmak
*Elde etmek istediği şeyi var gücüyle dayatmak...

Paulo Coelho

22 Şubat 2012

Adım Adım Hayata

Üniversiteye giriş...
O ilk yılın heyecanı...
Arkadaşla paylaşılan kendine ait bir ev...
Küçük özgürlükler...
Serra bu yeni ortamda kimlerle arkadaş olacak?
Acaba onu neler bekliyor?
Ya aşk?

Şu anda bu kitabı çok ta keyif alarak okuyorum! Atamam çıkmadan, ev tutmadan önce alıp okumalıymışım aslında! Geç kalmışım! Ama yine de iyi gidiyor!Zira kahramanların bocalama evrelerini ben de yaşadım!
Şimdilik benden bu kadar! En kısa sürede yeniden görüşmek dileğiyle!

18 Şubat 2012

Vefat Haberi


Genç ve son derece destekleyici, ilgili, güler yüzlü, babacan İlçe Milli Eğitim Müdürümüz Dursun Erdem'i kaybettik!Onu en son geçen hafta Cuma günü, okulumuzu ziyarete geldiğinde görmüştüm! Öğrenince şok oldum, onun öleceği aklımıza bile gelmezdi. Üzüntümüz büyük!
Toprağınız bol olsun müdürüm!

14 Şubat 2012

Kendinizle Barışık Olmak


Ruh sağlığını korumanın yolu, insanın kendisiyle ve çevresiyle barışık olmasından geçer. Kendimizle barışmak; duygularımızı denetim altına almayı başarmak ve hayatımızı amaçlarımız doğrultusunda yönlendirebilmek demektir. Bunun için duygularımızı eğitmeyi öğrenmemiz gerekir. Çünkü duygularımızı yönetebilmek bizim elimizdedir.
Profesör Doktor Nevzat Tarhan, “Kendinizle Barışık Olmak” kitabında, tıbbın ve psikoloji biliminin verileriyle, kendinizle ve çevrenizle uyum içinde bir yaşama kavuşmanın ipuçlarını veriyor.

* Nevzat Tarhan kitabında son derece yalın bir dil kullanmış, psikiyatriyle ilgili bilgisi olmayan insanlar bile yazılanları kolayca anlıyor! Okumanızı, paylaşmanızı öneririm!

Sevgiyle ve dostça kalın!

8 Şubat 2012

Çatıdaki Pırıltılar


İkiz kardeştiler ama tümüyle ayrı karakterlere sahiptiler. Ruby ve Giselle'nin tek benzer yanları aynı erkeği sevmeleriydi.

Çatıdaki pırıltılar hangisinin başarı tacını süsleyecekti?

1 Şubat 2012

Kar Manzaramız


Evet, evimizden görünen manzara bu!

28 Ocak 2012

İstifno Otu Salatası


Merhaba dostlarım! Bugün, yazdan kalma bir tarifle buradayım. Arada depoya yani arşive bakmak iyi oluyor doğrusu!

İstifno Otu Salatası

İstifno otlarının sadece yaprakları kullanılır. Yapraklar saplardan ayrılır, yıkanır, biraz tuz ilavesiyle yaklaşık 20 dk kadar haşlanır. Süzgece alınır.Süzüldükten sonra bir kaba alınarak bol limon, tuz, sızma yağ ile karıştırılarak servis yapılır. Arzu edilirse sarımsaklı yoğurt ile de servis yapılabilir.

Yeniden buluşuncaya dek sevgiyle kalın!

23 Ocak 2012

Benim Güzel Kitaplarım


Merhaba dostlarım! Danielle Steel'in "Malikane" adlı kitabını bir solukta bitirdim.
Konusu şöyle:
Yüzyılın başı... Amerika'da altına hücum çağının öncüleri artık olgunluk çağına gelmişler, San Francisco yeni dünyanın bir heyecan ve güç merkezi. Jeremiah Thurston, bu yöredeki cıva madenlerinin en büyüğünün sahibi, Napa Vadisi'nde cıva madenleriyle uğraşıp büyük servet kazanmak da yeterli değildir bu genç ve hırslı erkek için... Jeremiah Thurston, Atlanta'dan gelin getirir. Ona büyük bir malikane armağan eder. Camille Thurston, California sosyetinin kraliçesi olmaktan çok çabuk bıkar. Daha büyük mutluluklar, daha büyük emeller uğruna kocasını ve minik kızını terkedip gider. Annesin güzelliğini ve babasının zekasını, bilgisini miras olan Sabrina, Thurston ailesinin geleneğini sürdürecektir. Thurston Malikanesi, kuşaktan kuşağa bir anıt olarak kalacaktır. Jeremiah, Camille, Sabrina, John, Jonathan, Antoine, Andre... Onların kaderlerini Thurston Malikanesi saptadı... Yaşamlarının en büyük sevinçlerini ve acılarını orada yaşadılar.


Şimdi de elimde Nora Roberts'in "Üç Kader Tanrıçası" kitabı var. O da çok güzel!Onun konusu da şöyle:Greenfield'ın Ailesi'nden üç kardeş -Rebecca, Malachi ve Gideon- Üç Kader Tanrıçası'ndan kendilerine ait olanı geri almak için açgözlü ve acımasız bir antikacının peşine düşer. Böylece hayatları egzotik bir striptizci, hastalık hastası bir mitoloji profesörü ve bir güvenlik uzmanının hayatıyla kesişir ve kaderleri değişir.

İki kitabı okumanızı da şiddetle öneriyorum. Yeniden görüşünceye dek dostça kalın!

20 Ocak 2012

Ponçik


Merhabalar, tarif uzun süre önce düzenlenen kahvaltı-ye etkinliğinden. İki tarifle katılmıştım. Tariflerden biri bu!
Tarif, “Dünya Mutfakları-Tatlı Tarifleri” Serisi’nin “İkindi Keyfi” kitapçığından. Tarif Ponçik tarifi ama sonuç puf puf bir ekmek görünümü.

Malzemeler:


3 bardak un

2 çorba kaşığı pudra şekeri

100 gr tereyağı

1 su bardağı süt

1 çorba kaşığı maya

½ su bardağı çilek reçeli

1 su bardağı krema

½ çay kaşığı tuz

Üzeri İçin:


1 çorba kaşığı pudra şekeri

Yapılışı:


Hamuru hazırlamak için unu eleyip ortasını havuz gibi yapın. Mayayı 1 çorba kaşığı su ile sulandırın. Unun ortasına maya, oda sıcaklığında tereyağı, pudra şekeri, süt ve tuzu koyup bir mikser yardımı veya el ile yoğurun.

Hamuru 10 eşit parçaya bölüp yuvarlak toplar yaparak fırın tepsisinde 25 dk. ılık ortamda mayalanmaya bırakın. Yeterli büyüklüğe ulaştıklarında fırına atın.
180 C’de ısıtılmış fırında yaklaşık 20 dk. altın sarısı renk alıncaya kadar pişirin.

Kremayı çırpın (tarifte belirtilmemiş ama bana kalırsa kremayı 2-3 çorba kaşığı pudra şekeri ile çırpmakta yarar var, öbür türlü ponçik kremasına benzemiyor çünkü).

Ponçikleri ortalarından ikiye yarın ama tam koparmayın.
Reçeli ponçiklerin arasına bir bıçak yardımıyla sürün. Kremayı bir sıkma torbası ya da krema pompası yardımı ile arasına sıkın.

Afiyet Olsun!

Yeniden görüşünceye dek dostça kalın!

Bilgeliğin Anahtarı


Nora Roberts, Anahtar üçlemesinin ikinci kitabı olan Bilgeliğin Anahtarı nda da dizinin ilk kitabı Işığın Anahtarı nda olduğu gibi, hayal gücünün sınırlarını zorlayarak bir yirmi birinci yüzyıl masalı anlatmaya devam ediyor. Kişilikleri birbirinden fazlasıyla farklı üç genç kız, hayatı aydınlatan sanatın, bilgi ile gerçekliğin ve cesaretle yiğitliğin anahtarlarını ararken, kendileriyle yüzleşip mutluluğu ve aşkı buluyorlar. Bu kez, ikinci kitabın baş kahramanı olan kitap kurdu Dana, Bilgeliğin Anahtarı na ulaşmak için, kitap sayfaları arasında zorlu bir yolculuğa çıkmak zorunda kalıyor... Erkek kahramanlarını çok iyi anlayan ve anlatan; güçlü kadın kahramanlarını hayata çok yakın çizen ve aşkı en güzel yazan Nora Roberts, bu üçlemesinde okurunu hem heyecanlandırıyor hem de düşündürüyor.

Nihayet bugün sömestr tatiline girdik, yarın İstanbul yolculuğu bekliyor bizi. Orada Aytül'ü ve arkadaşlarımı göreceğim, kitap okuyacağım. Beni,güzel bir tatil bekliyor!
Yeniden görüşmek dileğiyle, şimdilik dostça kalın!

8 Ocak 2012

Peynirli Poğaça


Yine uzunca bir süredir tarif yayımlamıyorum. Canım da peynirli poğaça çekiyordu, tarif aradım, buldum, mutfağa girdim, yaptım, resmini çektim, annişimle afiyetle yedik.
Tadı aynı minik kanepe ekmeklerine benziyor. Mutlaka denemenizi öneririm.
Tarifine gelince:
Malzemeler
•1 tatlı kaşığı instant maya (ben 1 paket kullandım)

•2 yemek kaşığı toz şeker

•1 tatlı kaşığı kaşığı tuz

•4 su bardağı un

•1 su bardağı süt

•1 yemek kaşığı sirke

•1/4 su bardağı su

•1/4 su bardağı zeytinyağı

İçi için:

•Yarım demet maydanoz

•250 gr beyaz peynir

Üzerine
•1 yumurta sarısı
Yapılışı

1.Eğer ekmek makinanız varsa mayalı hamuru ekmek makinasında hazırlayabilirsiniz. Makinanınızın 1.5 saatlik mayalama seçeneğini seçip tüm malzemeleri hamur teknesine koyun. Karıştırma esnasında hamuru kontrol etmelisiniz. Hamurun toplanmama ihtimaline karşı biraz daha su veya biraz daha un eklemeniz gerekebilir.
2.Eğer makinanız yoksa öncelikle sütü ve suyu karıştırıp biraz ılıtın. Elinizin dayanabileceği kadar bir ısı olsun. (Çok soğuk veya çok sıcak su mayalanmayı kötü etkiler.) Sonra bu suyun içine toz şekeri ekleyip karıştırın. Bu karışımı hamuru yoğuracağınız kaseye alıp içine kuru mayayı ekleyin ve üzerini temiz bir bezle örtün. 15 dakika kadar mayanın kabarmasını bekleyin. Kabaran mayanın için geri kalan malzemeleri ekleyip kulak memesi yumuşaklığında bir hamur elde edin. Hamuru 45 dakika bekletin. Bu arada hamur iki katına çıkmış olacaktır.
3.Hazırladığınız hamurdan küçük küçük bezeler alıp elinizle açın. İçine peynirli harcı koyup yuvarlak şekilde kapatın. Üzerlerine yumurta sarısı sürün. Çatal yardımıyla hamurların üzerini çarpı şeklinde çizin. Bu şekilde de 15 dakika bekletin.
200 derece fırında üzerleri kızarana kadar pişirin.
Afiyet olsun!
Yeniden görüşünceye dek dostça kalın!

6 Ocak 2012

Yüzük


Danielle Steel'in, Taciz kitabını bir solukta okuyup çok beğendikten sonra tercihimi yine aynı yazardan yana kullandım. 2011'de bir de Kızkardeşler kitabını okumuş ve burada paylaşmıştım. Sıra Yüzük kitabında. Konusuna gelince: "Yüzük, onların kaderini sonsuza dek bağlamıştı. Otuzlu yılların kargaşa içindeki Almanya'sında Kassandra von Gotthard hayatını değiştiren adamla tanıştı: Dolff Sterne. Kassandra, Berlin bir bankerin karısıydı, Dolff ise ünlü bir Yahudi yazar. Yaşadıkları büyük aşk trajik bir şekilde sona erecekti. Bu trajediden geriye kalan elmas yüzük ise, Gotthard'ların kaderini yeni yaşamlara ve aşklara taşıyacaktı."

Yeniden görüşünceye dek dostça kalın. Bir sonraki yazar Nora Roberts olacak. Onu da burada siz dostlarımla paylaşacağım.

28 Aralık 2011

Taciz


Ben, şimdi bu romana başladım, çok dramatik bir konusu var, okumanızı şiddetle öneririm. Konusu şöyle:"New York’lu avukat Charles Mackenzie ile tanışınca Grace’nin hayatının akışı değişir.Acılarını dindirecek,dertlerini dinleyecek ve hiçbir zaman sahip olamayacağını sandığı sıcak yuvayı verecek adamı bulmuştur.Fakat bu mutlu günler uzun sürmez. Mutluluğunu ve sahip olduğu tüm değerli varlıkları,geçmişinden gelen bir düşman ve iğrenç fotoğraflar yüzünden kaybetmek üzeredir."

24 Aralık 2011

Kapı


Bugünlerde bahar indi Çukurovanın düzüne
Donandı ağaçlar
Donandı dünya
Donandı yeşilinden alından
Sarısından
Donandı delicesine
Bir ışık fışkırır topraktan yağmur gibi
Bir güneş doldurur ortalığı
Bire canım
Tüter
Açıldı apaydınlık terütaze
Devedikeni çiçekleri koskocaman
Mosmor açıldı
Nennilendi dağlarda.

Yaşar Kemal

"Bugünlerde Bahar İndi" adlı şiir kitabından alınmıştır.

18 Aralık 2011

Kabak Böreği


Merhaba dostlarım! Bugün, bizim yeni denediğimiz bir tarife yer veriyorum. Kabak böreği annişimin elinden çıktı.


Tarifi veriyorum.

Malzemeler:

1 kg balkabağı

100 gr toz şeker

1 çay bardağı sıvı yağ

2 çay bardağı su

1 yumurta sarısı

4 yufka

pudra şekeri

Yapılışı:

1- Kabaklar ayıklanıp yıkandıktan sonra rendenin kalın tarafıyla rendelenir. İçine şeker ilave edilir, karıştırılır.

2-Yufkalar tek tek açılır, yarısına karıştırarak hazırlanmış su ve yağ karışımı sürülür, diğer yarısı üstüne kapatılır. Ve bir avuç kabak elle sıkılarak tüm yufka boyunca konur, rulo haline getirilir.

3-Rulolar 3 parça halinde eşit boyda kesilerek yağlanmış tepsiye yerleştirilir.
Hepsi bitince yumurta sarısı sürülür.

4-Isıtılmış fırında 180 C'de 30 dk kadar pişirilir.

5- Üstüne pudra şekeri serpilerek servis yapılır.

10 Aralık 2011

Annemin Enfesss Aşuresi


Merhaba dostlarım, annelerimizin yaptığı yemekler,tatlılar,ellerinin değdiği her şey bize enfess ötesi gelir değil mi?
İşte benim annem de enfess ötesi aşuresini yaptı. Hem de bu yıl benim evimde yaptı aşureyi. Onun için annişimin aşuresi bu yıl beş kat daha değerli!
Yine uzunca bir süredir tarif yayımlamadığım için aşure tarifini yeniden vermek işime geldi doğrusu!
Annem yanımda keyfim yerinde, dilerim sizin de keyfiniz yerindedir.
Şimdi gelelim mi tarife?

Malzemeler:

2 su bardağı nohut,

2 su bardağı kuru fasulye,

3 su bardağı buğday,


1 su bardağı pirinç,

1 kg toz şeker,

3 çorba kaşığı gül suyu,

25 adet kuru kayısı,

10 adet kuru incir,

½ su bardağı kuru üzüm,

1 ayva,

1 portakalın kabuğu,

Üzerini Süslemek İçin:

2 nar,

1 su bardağı ceviz veya fındık,

1 su bardağı badem

Yapılışı:

1- Akşamleyin ayrı ayrı tencerelerde nohut, fasulye ve buğday ıslatılır.

2-Sabah, nohutun, fasulyenin ve buğdayın ıslatma suları dökülür, yeterince su konularak ayrı ayrı haşlanır.

3-Yaklaşık bir buçuk saat sonra nohut, fasulye ve buğday suları ile birlikte aşure tenceresine konur,
kaynamaya bırakılır. Üçü birden kaynamaya başlayınca suyuna bakılır, gerekirse bir bardak kadar sıcak su konulur. Pirinç ilave edilir.

4-Kuru üzüm konur. Sayılı olarak, kesmeden incir ve kayısı konur, arada sırada karıştırılır, kaynamaya bırakılır. Yaklaşık 20 dk. sonra tane ile konulan kayısı ve incirler delikli kepçe ile çıkartılır. Bir tabağa alınır.

5- Küçük küp biçiminde doğranmış portakal kabuğu ve kabuğu soyulmuş, küçük küp doğranmış ayva aşure tenceresine eklenir. 20-25 dk. daha kaynamaya bırakılır.
Dibinin tutmaması için arada karıştırma işlemini unutulmaması gerekir.

Not:
Nohutlar iyice yumuşayınca aşurenin pişmiş olduğunu anlayabiliriz.

6- Suyu, gözle görülür biçimde helmelenmiş ise toz şeker ve gül suyu ilave edilir. İyice karıştırılır, 5 dk. sonra altı kapatılır ve aşure kaselere bölüştürülür.

7- Kaselere boşaltılan aşuremiz ılındıktan sonra üzeri ceviz, badem, nar, ince ince kıydığımız incir ve kayısı ile süslenir.

Not: Bütün olarak aşurenin içine konulan, çıkarılan kayısı ve incirler aşurenin renginin kararmasını önler.

Afiyet Olsun!



Yeniden görüşmek üzere dostça kalın!

3 Aralık 2011

Kişisel Ataleti Yenmek


OLDUĞUN YERDE DURARAK OLMAK İSTEDİĞİN YERE VARAMAZSIN! Hayatta başarılı bir insan olmak istiyorsunuz. Başarılı olmak için neler yapmanız gerektiğini biliyorsunuz. Bunları niçin yapmanız gerektiğini de biliyorsunuz. İsterseniz nasıl yapabileceğinizi de biliyorsunuz. Yapmakla neler kaybettiğinizi ve yaparsanız neler kazanacağınızı biliyorsunuz. Ama yine de bir şey yapmıyorsanız, sizi durduran nedir? Atalet! İşinde başarılı olmak isteyen, bunun için neler yapması gerektiğini bilen, niçin yapması gerektiğini bilen, nasıl yapabileceğini bilen, yapmamakla neler kaybettiğini ve yaparsa neler kazanacağını bilen ama yine de hiçbir şey yapmayan bir kişi atalet halinde yaşıyor demektir. Atalet, eylemsizlik, durağanlık, hareketsizlik demektir.
Bu kitap bir kendini harekete geçirme kitabıdır. Tembelliği yenmek isteyen atalet savaşçıları için yazılmıştır. Atalet halini analiz eden ve başa çıkma yollarını gösteren ilk ve tek kitaptır.

"Tanrı bize iki yuvarlak organ verdi: biri oturmak, diğeri düşünmek için. Başarımız hangisini daha çok kullanacağımıza bağlı'" Ann Landers

* Ben, şimdi bu kitabı okuyorum ve büyük bir keyif alıyorum! Okumanızı şiddetle öneririm.
Yeniden görüşünceye dek sevgiyle kalın!

27 Kasım 2011

ÖĞRENDİM


Susmayı öğrendim çok konuşanlardan...
Alçak gönüllü olmanın erdemini tattım çok bilmişlere inat...
Gerçekten bilenlerin az konuştuğuna şahit oldum sessizce...
Her yaşananın sadece bir deneyim olduğunu kavradım...
Değmeyenlere çok anlam yüklemenin ruhuma verdiği zararı keşfettim...
Kendim olmayı seçtim başkalarından alınmış parçalardan oluşmayı değil kendi hayatlarını YÖNETEMEYENLERİN diğer hayatlara müdahelelerine güldüm sadece...
Kokuşmuş zihniyetlerin yalan gülümsemelerin içinde yer almaktansa uzaktan onlara seyirci kalıp İNSANLIĞIMI korumayı öğrendim...
Paranın gücüyle, etiketleriyle varolanların elindekileri kaybettiğinde çırılçıplak kalışlarını izledim...
Varlığımı hakedenleri hayatıma dahil etmeyi' haketmeyenlere HOŞÇAKAL demeyi, bu uzun yolda yürümeyi öğrendim...
Şu da Bir Gerçek ki "Kargalar Sürü İle KARTALLAR,Yalnız Uçar..."
Ve Kaybeden değil kaybedilen olduğuma bir kere daha şahit oldum bu düzende!

22 Kasım 2011

Patates Köftesi



Merhabalar sevgili dostlarım! Dilerim keyfiniz yerindedir! Benim keyfim yerinde çünkü bayramdan beri annişimle birlikteyiz!

Patates Köftesi Tarifi

1 adet kuru soğan

2 yemek kaşığı domates salçası

yarım demet maydanoz

Yeteri kadar tuz

2 su bardağı köftelik ince bulgur

2 adet haşlanmış patates

1 tatlı kaşığı kimyon

Yapılışı:
Bulgurları ayıklıyoruz ve yoğurabileceğimiz geniş bir kabın içerisine koyuyoruz. İçersine çok az ılık su koyuyoruz ve dinlenmeye bırakıyoruz. Haşlanmış patateslerin kabuklarını soyup çatal yardımıyla eziyoruz. Dinlenmiş olan bulgurların üzerine soğanları doğrayıp ekliyoruz. Salça, baharat ve tuzu ekleyip 10 dakika yoğuruyoruz. Az önce ezdiğimiz patatesleri bulgurun içine ilave ediyoruz ve üzerine maydanozları doğrayıp tekrar 5 dakika yoğuruyoruz.
Elde ettiğimiz harçtan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp şekil vererek servis tabağına sıralıyoruz. Patates köftesi servise hazır demektir.
Afiyet olsun.

Sevgiyle kalın!

15 Kasım 2011

Doğum Günüm


Bugün benim doğum günüm! 40 yaşındayım, artık kemale erdim desem mi acaba? Yok,anaokulu öğretmeni kolay kolay büyümez!

9 Kasım 2011

Ata'mızı Saygıyla Anıyoruz



Ata'mızı saygıyla anıyoruz!




Bu kitaplar mutlaka okunmalı ve Kur'an-ı Kerim gibi baş köşede tutulmalı! Ben, şu anda Atatürk ve Kur'an Kültürü'nü okuyorum! Çok güzel ve yalın! Okumanızı şiddetle öneriyorum! Diğer kitap ta çok güzel, Kur'an Kültürü bitince hemen onu elime alacağım!
Yeniden buluşuncaya dek dostça kalın!

7 Kasım 2011

Her Gününüz Bayram Olsun


Zamanla anlıyor insan: 3-4 güne sıkışmış bir tatilden öte
Bir şey bayram...

Hayata rasgele serpiştirilmiş ilahi ikramlar, kıymet bilen kullara her daim bayram yaşatır.

***
Nefes almak bayramdır mesela; günün birinde soluksuz
kalınca anlar insan...

Görmenin nasıl bir bayram olduğunu karanlık öğretir;
sevmeninkini yalnızlık...

Sızlamayan her organ, hele de burun direği bayramdır.

Bayramdır, elden ayaktan düşmemek, zihinden önce bedeni
kaybetmemek, kurda kuşa yem olmayıp "Çok şükür bugünü de gördük" diyebilmek...

Sevdiklerinle geçen her gün bayramdır.
Küsken barışmak, ayrıyken kavuşmak, suskunken konuşmak bayramdır.

***
Bir kitabı bitirmek, bir binayı bitirmek, bir okulu
bitirmek, kâbuslu bir rüyayı, kodeste ağır cezayı bitirmek
bayramdır.

Yoğun bakımda sancılı geceyi ya da kangren olmuş bir
ilişkiyi bitirmek de öyle...

Vuslat da bayramdır öte yandan...
Endişe içinde beklediğinden mektup almak, telefonda
ansızın sesini duymak, deli gibi burnunda tütenin boynuna
sarılmak bayramdır.

En acıktığın anda dumanı tüten bir somunun köşesini
bölmek, korktuğunda güvendiğine sarılabilmek, dara
düştüğünde dost kapısını çalabilmek bayramdır.

Bir sürpriz paketinden çıkan hediye, tatlı bir şekerlemede
üstüne serilen battaniye, saçlarını müşfik bir sevgiyle
okşayan anne bayramdır.

"Ona güvenmiştim, yanılmamışım" sözü bayramdır.
Hiç aldatmamış, aldanmamış olmak bayram...

***
Yeni bir sözcük öğrenmek, bir tünelin sonuna gelmek,
müzmin bir işin kapısını çarpıp uzun bir yola çıkıvermek
bayramdır.

Zorluklara tek başına göğüs gerebilmek, gereğinde
haksızlığın üstüne yalın kılıç yürüyebilmek bayramdır.

Yeni eve asılan basma perdeler, alın teriyle kazanılmış
ilk rızkın konduğu çerçeveler, yüklü bir borcun son
taksiti ödenirken sıkılan eller bayramdır.

Evde yalnızlığı noktalayan insan nefesi, akşam kapıda
karşılayan yavuklu busesi, sevdalı bir elin tende gezmesi,
nice adağın ardından çınlayan çocuk sesi bayramdır.

Sonrasında gelen ilk diş bayramdır, ilk söz bayram, ilk
adım, ilk yazı, ilk karne bayram...

Güne gülümseyerek başlamak bayramdır.
"İyi ki yanımdasın" bayram, "Her şeyi sana borçluyum"
Bayram, "Hiç pişman değilim" bayram...

***
Evlatların mürüvvetini görebilmek, eve dolu bir torbayla
gidebilmek, konu komşuyla yarenlik edebilmek, akşamları
eskimeyen bir keyifle çay demleyebilmek bayramdır.

Zamanı donduran eski fotoğraflara nedametsiz bakabilmek,
altı çizilmiş eski kitapları aynı inançla okuyabilmek, yol
arkadaşlarının yüzüne utanmadan bakabilmek bayramdır.

Alnı açık yaşlanmak bayramdır; ulu bir çınar gibi ayakta
ölebilmek bayram...

***
Bunların kadrini bilirseniz, kıymet bilmeyi öğrenirseniz
her gününüz bayram olur.

Meraklanmayın, öyledir diye size deli demezler.
Deseler de böyle delilik, bayram artığı günlerdeki nankör
akıllılıktan evladır.

Her gününüz bayram olsun..!

CAN YÜCEL

Grubuma gelen bu şiiri siz dostlarımla paylaşmadan edemedim!Sevgiyle kalın!

4 Kasım 2011

Bayramınız Kutlu Olsun


Tüm sevdiklerinizle nice mutlu günler dileğiyle! Bayramınız kutlu olsun!

26 Ekim 2011

Geç Gelen


Beklenmedik bir sabah
Beklenmedik bir güneş doğmalı
Uzaklardan bilmediğim bir yerden
Ertelenmiş zamanları indirip takvimlerden
Alnımdaki çizgilere inat
Çoban Yıldızı'na tırmanmalıyım
Çakıl taşları sektirmeliyim
Çarşaf gibi durgun sularda

Ummadığım bir gün
Yağmur bulutu gelmeli
Uzaklardan bilmediğim bir yerden
Bir yıldız konmalı saçlarıma
Alnından öpmeliyim gökkuşağını
Beyaz açmalı bütün kırmızı güller
Bütün sokaklar İğde/ye kokmalı
Ben;
Şiir tohumları saçmalıyım bereketli topraklara
Ve firar etmeliyim
Çatlak aynalardaki görüntümden

İrfan ÖZCAN