4 Mayıs 2019

Kıymalı Poğaça


Merhaba sevgili dostlarım,  nasılsınız? Dilerim çok iyisinizdir. Biz de çok iyiyiz. Bugün siz dostlarıma güzel bir poğaça tarifi vereceğim. Malzemeleri yazıyorum.
100 gr erimiş tereyağ ya da margarin
1 su  bard. ılık süt
1/2 su bard. sıvıyağ
1 yemek kaşığı kuru maya
1 yemek kaşığı toz şeker
1 tatlı kaşığı tuz
2 yumurta (birinin sarısı üzerine)
Aldığı kadar un
300 gr kıyma
2 orta boy kuru soğan
tuz, karabiber, pulbiber
Yapılışı: Soğan ve kıyma kavrulur.Tuz, karabiber, pulbiber eklenir. Bir kenarda soğumaya bırakılır.
Poğaça malzemeleri büyükçe bir kaba konup karıştırılır ve hamur yoğrulur. İçine kıymalı harç konur, şekillendirilir. 180 C'de üzeri kızarana dek pişirilir.
Afiyetle yenir.
Sevgili dostlarım yeniden görüşünceye dek sevgiyle kalın.

16 Nisan 2019

Hayata Dön


Psikiyatrist Budayıcıoğlu'ndan roman tadında bir anlatı...
Hiç de güzel denemeyecek suskun mu suskun bir kız... O sustukça, terapistin tarihin mahrem yerlerinden bulup çıkardığı unutulmuş hikâyeler dökülüyor ortaya.
Genç firavun Tutankamon'un esrarı, Hitler ve Freud'un kişiliklerinde gücün analizi... 18. yüzyılda adına "Fısıltı Sanatı" dedikleri, evli kadınların yaşadığı aşk ilişkileri... Çariçe Katerina'nın çamaşırcılık ve hayat kadınlığından başlayan tılsımlı yazgısı... Eva Peron'un ve Prenses Süreyya'nın hüzünlü hayat hikâyeleri ve daha niceleri...
Derken suskunluk bozuluyor. Çirkin kızın hikâyesi başlıyor. Öyle bir hikâye ki acısıyla, dehşetiyle, hüznüyle her şeyi gölgede bırakıyor.
Çirkin genç kızın açıldıkça güzel bir prensese dönüşmesi... Psikanalizin sihirli değneğinin dokunduğu yerde ortaya çıkan bir başarı öyküsü.

*Bugün D&R'dan ısmarladığım ikinci kitap ta bu. Yine sabırsızlıkla elime geçmesini bekliyorum. 

Camdaki Kız


“Küçükken çekilen acıların ateşi kolay sönmüyor, kolay unutulmuyor ve izlerini hayatımız boyunca üstümüzde taşıyoruz.”
Aşk yakıyor
Ayrılık kavuruyor
Aldatılmaksa hep çok acıtıyor…
Bize çocukluk acılarını tekrar yaşatacak kişileri gözünden tanır, başkasına değil, ona âşık oluruz. Hayat onu kendi ellerimizle buldurur bize.
Kaderimiz aslında doğduğumuz evlerde yazılır. Yine o evlerde yaralanır, o yaralarla büyür, sonunda o yaraların bizi götürdüğü yere gideriz. Ancak mutluluk her zaman o yolda değildir…
“Bu kitapta her zamanki gibi gerçek bir yaşam hikâyesi anlatacağım sizlere. Hep lüks içinde yaşamış ama kaderi daha baştan kötü yazılmış Camdaki Kız ile bir varoş çocuğunun aşk hikâyesi bu.”
- Dr. Gülseren Budayıcıoğlu-
(Tanıtım Bülteninden)
* D&R'dan bu kitabı sipariş ettim, sabırsızlıkla elime geçmesini bekliyorum. İstanbullu Gelin'in senaristi Dr. Gülseren Budayıcıoğlu yazmış. Diziyi çok severek izlediğimizden yazarın kitaplarını da severek okuyacağımızı düşündüm.

10 Nisan 2019

Fark Et Düşün Hisset Yaşa


- Yaşamımızı anlamlı kılan şey nedir?
- Neden istek ve ideallerimize uygun bir yaşam süremiyoruz?
- Yaşam olaylarını çözümlerken nerede hata yapıyoruz?
- Duygularımız aslında nelere işaret eder?
- Üzüntü ve depresyonla nasıl başa çıkabiliriz?
- Panik bozukluğu, agorafobi, sosyal kaygı ve yaygın kaygı bozukluğu neden ortaya çıkar?
- Düşünce ve davranışlarımızı sağlıklı kılmanın yolu nedir?
- Yaşamımızı zorlaştıran temel bilişsel özellikler nelerdir?
- Beynimizin gelişimiyle ruhsal rahatsızlıklarımız arasında nasıl bir bağlantı var?
- Neleri değiştirebiliriz, neleri değiştiremeyiz?
- Duygu ve düşüncelerimizi nasıl takip etmeliyiz?
- İyi iletişimin özellikleri nelerdir ve iyi yaşama katkısı nedir?
- Bilişsel Davranışçı Terapi sorunlarımızı çözmemize nasıl yardımcı olur?
Türkiye’nin önde gelen bilişsel davranışçı terapistlerinden Prof. Dr. Hakan Türkçapar’ın tecrübeleri ve akademik birikimini bir araya getirerek kaleme aldığı Fark Et, Düşün, Hisset, Yaşa bu alanda Türkçe yazılan ilk bilimsel temelli “kendi kendine yardım” kitabı niteliğini taşıyor. Klinik rahatsızlık düzeyinde olmayan kimi sorunları kişinin kendi kendine aşmasına yardımcı olmayı hedefleyen bu çalışma, insan psikolojisine dair kimi bilgileri yaşamdaki karşılıklarıyla birlikte anlaşılır ve akıcı bir şekilde aktarıyor. “İyi yaşam”ın ancak bireyin istek ve ideallerine uygun şekilde hareket etmesiyle mümkün olabileceğine dikkat çekerken, duygu ve düşüncelerimizin asıl anlamlarını araştırarak yaşamımızda karşılaştığımız ruhsal problemleri aşmamıza yardımcı olacak bir yol haritası çıkarıyor. Türkçapar’ın Kendi Kendine Psikoterapi Rehberi istemediklerinize odaklanıp vakit kaybetmek yerine isteklerinize odaklanarak yaşamınızı anlamlı hale getirmenize kapı aralıyor.
“Prof. Dr. Hakan Türkçapar bizlere iyi yaşamın sırlarını bilimsel bilgilere dayalı bir şekilde sunuyor. Fark Et, Düşün, Hisset, Yaşa kişilerin yaşamlarında karşılaştıkları zorlukları Bilişsel Davranışçı Terapi ilkeleriyle kendi kendilerine çözümlemeleri için yol gösterici nitelikte… Hem akıcı diliyle hem sunduğu değerli bilgilerle daha olumlu ve anlamlı bir yaşam sürmelerine katkı sağlayacaktır. Kendisine bizlere kazandırdığı bu değerli kitap için teşekkürlerimi sunuyorum.”
-Dr. Emel D. Stroup
Dr. Türkçapar, Bilişsel Davranışçı Terapi alanında yalnızca ülkemizin değil, dünyanın önde gelenlerinden. Farklı psikoterapi ekollerinde olsak da bu son kitabında birtakım tanım farklılıklar dışında itiraz ettiğim hiçbir nokta yok.”
-Dr. Erol Göka
“Hakan Türkçapar, bize gidişatını belirleyen düşünce/duygu/davranış üçgeninin her aşamasında kendimize yöneltmemiz gereken soruları nasıl soracağımızı öğretiyor. Bu soruları kendimize sormak ve yanıtlarını verme cesareti göstermekse bize kalıyor. Bir psikoterapist ancak bu kadarını yapabilir. Danışanlarıma/hastalarıma tavsiye edebileceğim bu kitabı kaleme aldığı için Hakan Türkçapar'a teşekkürler…”
-Dr. Alper Hasanoğlu
“Ülkemizde bilişsel davranışçı terapi ekolünün önde gelen isimlerinden olan Türkçapar, otuz yıla yaklaşan mesleki bilgi ve deneyimlerini bir bilgelik süzgecinden geçirip damıtıyor ve bir hayat kılavuzu haline getiriyor. Prof. Dr. Türkçapar’ın bu harikulade eserini daha iyi ve anlamlı bir hayatı arzulayan herkese gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.”
-Prof. Dr. Kemal Sayar

(Tanıtım Bülteninden)

Fırın Makarna


Merhaba sevgili dostlarım nasılsınız? Dilerim çok iyisinizdir. Biz de iyiyiz. Bu aralar sıklıkla internetteyim. Uzaktan eğitim görüyorum. Aile danışmanlığı eğitimi. Zevkli konular işleniyor. İşin içinde aşina olduğum çocuk gelişimi de var, aileyle ilgili bilgiler de. Örneğin aile yapısında tay geldi sistemi de var. Kadın önceki evliliğinden olan çocuklarını sonraki evliliğinde yanında getiriyorsa bu ad veriliyormuş.  Biraz yoğunum anlayacağınız.
Bu ayın sonunda sınav var. İnşallah başarılı olabilirim. Sizde durumlar nedir? Neler yapıyorsunuz?
Annemden uzunca bir süredir fırın makarna yapmasını rica ediyordum. 10 yıldan daha uzun süredir yapmıyordu. En sonunda yaptı. Çok ta güzel oldu. Tarifi veriyorum.
Kalın makarna haşlanır. Kıyma soğan ile kavrulur.
2 su bard. yoğurt, bir yumurta, 1/2 çay bard. erimiş sıvıyağ karıştırılır. Borcama makarnanın yarısı konur. Üzerine yoğurtlu karışım dökülür. Kıyma konur. Tekrar makarna, üzerine yeniden yoğurtlu karışım dökülür. Orta ısıdaki fırında üzeri kızarana dek pişirilir.
Afiyetle yenir.

Sevgili dostlarım yeniden görüşünceye dek sevgiyle kalın!



6 Nisan 2019

Güzel Havalar


Beni bu güzel havalar mahvetti,
Böyle havada istifa ettim
Evkaftaki memuriyetimden.
Tütüne böyle havada alıştım,
Böyle havada aşık oldum;
Eve ekmekle tuz götürmeyi
Böyle havalarda unuttum;
Şiir yazma hastalığım
Hep böyle havalarda nüksetti;
Beni bu güzel havalar mahvetti.

*En sevdiğim mevsim ilkbahar. Ne güzel ki ilkbahar mevsimine girdik. Hava güzel, hayat güzel.
Yaz tatilini de iple çekiyorum. Yeniden görüşünceye dek sevgiyle kalın dostlarım. 

25 Mart 2019

Sevmeye Kendinden Başla


Günümüzde sağlam bir kişiliğe sahip olmak, çok enerjik olmak, geniş bir sosyal çevreye sahip olmak, birçok aktiviteye katılmak, dolu bir ajandaya sahip olmak ve bir gece boyunca eğlenebilecek kapasitede olmak prestijli bir durum olarak kabul edilir.
Bu ideal durumla kıyaslama yaptığınızda, kendinizde bir şeylerin yanlış gittiğini hissediyorsanız bu kitaptan yardım alabilirsiniz. Bu kitap, bazı alanlarda daha kırılgan olup başka alanlardaysa genelde kendilerinin bile farkında olmadıkları becerilere sahip olan aşırı duyarlı ve hassas ruhlu kişiler için yazılmıştır. Kitap aşırı duyarlı olmanın ne demek olduğunu, bu durumun nasıl deneyimlendiğini ve bunu hayatınızda olumlu yönde nasıl kullanabileceğinizi anlatıyor.
Kitapta şu konularla ilgili yönergeler bulabilirsiniz: Sınır koyma konusunda nasıl daha iyi olabileceğiniz ve doğuştan getirdiğiniz derinlik, yoğunluk hâlini nasıl en keyifli şekilde kullanabileceğiniz...
Ayrıca hassas bir doğaya sahipseniz kitapta size mutluluk ve huzur verecek uğraşlarla ilgili bir öneri listesi de bulabilirsiniz.

(Tanıtım Bülteninden)
*Ben şu an'da bu kitabı okuyorum. Dikkatinizi vererek okumanız gerekli. 

24 Mart 2019

Enfes Poğaça


Merhaba sevgili dostlarım, nasılsınız? Dilerim çok iyisinizdir. Annem, Misi ve ben üçümüz de iyiyiz.
Bugün sizlerle enfess bir poğaça tarifi paylaşacağım. Tarife geçiyorum.

Malzemeler
250 gr margarin
1 çay bard. sıvı yağ
1  çay bard. yoğurt
1 paket kabartma tozu
2 yumurta (1'inin sarısı poğaçanın üzerine sürülecek)
Alabildiği kadar un
2 yemek kaşığı şeker
1 tatlı kaşığı tuz

Yapılışı: Margarin eritilir. Diğer malzemeler eklenir. Hamur kulak memesi yumuşaklığında olmalı.
İçine istediğiniz harcı koyabilirsiniz, biz patates koyduk.
180 C'de 30 dk. kadar pişirilir.  Ilınmaya bırakılır, afiyetle yenir.

* Annem bu poğaçanın lezzetine bayıldı.



11 Mart 2019

Bukre Kalp


Bir an...
Bir anda çatlar tohum. Sonra filiz yavaş yavaş toprağın altında yol alır hiç görmediği güneşe doğru.
Tohum, çiçek olacağını bilir mi acaba? Yoksa içinden gelen ses mi güneşin peşine düşürür onu? Toprağın altında, karanlığın zifirisinde, öldüğümüzde gömüldüğümüz yerde bir filiz güneşi arar, hayat bulmak için yukarıya çıkmayı arzular. Belki güneşi de bilmez, belki çiçek olmayı hayal bile edemez. Yalnızca bir sestir onu yücelten. Henüz sessizlikte duran, fakat tüm sesleri birdenbire susturuveren gizli ama kuvvetli bir ses... Tohumu çatlatan güç, içbükey bir sese dönüşür içinde.
Ve işte bir an...
Çatladığı an tohum ölmüştür artık. Ve filiz doğmuştur doğaya. Oysaki tohumdu önceden. Yasını tutmaz tohum olarak bildiği varlığının. Artık kendisinin dışındadır tamamen, yol alacaktır nereye gittiğini bilmeden. Mecburdur kendisini zorlayarak uzamaya güneşe doğru. Yoksa toprağın derinliklerinden hiç çıkamayacak, çürüyüp gidecektir. Ölüp gidecektir güneşi göremeden, birçokları gibi hiç yaşamadan gömülüp gidercesine...
Kimse görmez, kimse bilmez toprağın altında doğup yine orada ölenleri. Güneşten habersiz çürüyüp gidenleri.
Bebek yavaş yavaş büyür ana karnında. Sancıyla doğar. Yavaş yavaş büyür çocuklar düşe kalka, yavaş yavaş yaşlanır insan. Ama kaç yaşında olursa olsun bir anda ölür herkes. Ölüm bir anda keser nefesi.
Karabulutlar yavaş yavaş birbirinin içine geçer. Ama şimşek birden çakıverir. Bir an için aydınlatır gökyüzünü ve sönüp gider. Bir yıldız ansızın kayıp gider. Ardında kalırsa, sadece bir dilek kalır. İnsan sonsuzca yaşar kısacık ömrünü ama ölüm bir anda son verir sonsuzluğa. Yeni bir hayat başlar, başka bir sonsuzlukta. Ardında kalırsa, sadece bir dua kalır...

(Tanıtım Bülteninden)

5 Mart 2019

Anksiyete Terapisi



Anksiyete terapisi, panik atak, agorafobi ve sosyal fobiler gibi birçok anksiyete bozukluğunun klinik tedavisine yönelik kapsamlı ve güncel bir rehberdir. Alanlarındaki uzman kişiler tarafından yazılan Anksiyete terapisi, bir dizi etkili klinik teknik ve müdahale hakkında yararlı bilgiler sunmaktadır. Hem sağlık profesyonellerine hem de konuyla ilgili okuyucuya hitap eden kitapta, birçok vaka öyküsünün yanı sıra, ilacın rolü incelenmekte ve maruz kalma terapisi, bilişsel-davranışsal terapi, progresif relaksasyon ve psiko-dinamik psikoterapi gibi spesifik teknikler ele alınmaktadır. Yazarlar, bu tekniklerin pratikte nasıl işlediğinin açıkça anlaşılması için klinisyenlerler danışanlar arasındaki diyalog metinlerini de yazılarına dahil etmiştir.

Sıkıntı, bulantı, endişe, kaygı, dilimizde anksiyete karşılığı olarak kullanılan kelimelerdir. Hastalar bu durumu "kötü bir şey olacakmış hissi", "hoş olmayan bir endişe hali" ya da nedensiz bir korku" şeklinde ifade ederler. Psikiyatrik açıdan anksiyete, somatik belirtilerin de eşlik ettiği, normal dışı, nedensiz bir tedirginlik ve korku hali diye tanımlanabilir. Kişi huzursuzdur, kötü bir şey olacağından endişe etmektedir, ancak bu durumu açıklayacak nesnel bir tehlike ya da tehdit kaynağı gösterememektedir.

Şu an'da bu kitabı okuyorum. Anlayabilmek için çok dikkatli okumak gerekiyor.

Turunç Reçeli


Merhaba sevgili dostlarım, nasılsınız? Dilerim çok iyisinizdir. Biz iyiyiz. Bahçede biraz sorunlar vardı, bugün akşamüstü giderildi. Bugün yine bahçemizdeki turunç ağacından toplayıp annemin yaptığı reçel tarifini vereceğim. Tarif sevgili Tijen'den. "Tak Koluna Sepeti" adlı kitabından.
Tarifi veriyorum.
Malzemeler
7-8 turunç
3 su bard. su
4 su bard. toz şeker
4-5 karanfil
Yapılışı: Önce turunçların kabuklarını rendeleyecek, dışındaki acı kısmı atacaksınız. Sonra portakal soyar gibi dilimler halinde soyup kabukları kıvırarak ipe dizeceksiniz. Büyükçe bir kaba koyduğunuz suya atın. Üzerine de bir ağırlık koyup sabah akşam suyunu değiştirerek 2-3 gün suda bekletin.
Bu sürenin sonunda bir tencerede bolca su kaynatın, içine turunç dizilerini atın, 4-5 dk. kaynatıp süzün. Tencereye üç su bard. su, toz şeker ve karanfili koyup kaynatın. İçine turunç dizilerini atıp orta ısıda 20-30 dk. pişirdikten sonra 1/2 limonun suyunu ekleyin ve karıştırdıktan sonra ateşten alın.
Turunçları şerbetin  içinden çıkarıp bir tabağa alın ve soğumaya bırakın. Ellenecek kıvama geldiğinde iplerini çıkarıp ince şeritler halinde kesin, kavanozlara doldurun, üzerlerine de tencerede kalan şurubu pay edin. Reçeliniz soğuduktan sonra kavanozların kapaklarını kapayıp buzdolabında muhafaza edin.
Çok lezzetli bir reçel, afiyetle yiyin. Sevgili dostlarım yeniden görüşünceye dek dostça kalın.









10 Şubat 2019

Pembe Fili Düşünme


Pembe fili düşünmemem gerekiyor. Tamam, o zaman kocaman, gri bir balina düşünürüm. Pembe fili düşünme. Balinalardı değil mi su püskürten? O kadar zaman nefeslerini mi tutuyorlar, ne yapıyorlar? Pembe fili düşünme. Geçenlerde aldığım kitabı da düşünebilirim. Pembe fili düşünme. Çok heyecanlıyım başlamak için. Pembe fili düşünme. Pembe fili düşünmemem lazım. Acaba kaç defa düşündüm? Pembe fili düşünme.
Böyle de düşünmemem lazım galiba. Pembe fili düşünme. Pembe fili düşünme. Mini mini bir kuş donmuştu, pencereme konmuştu. Pembe fili düşünme. Of kaç dakika oldu acaba? Pembe fili düşünme. Dakika tutmayı unuttum galiba. Pembe fili düşünme. Pembe fili düşünme.  Acaba telefonum nerede? Kılıfı da pembe! La la la la. Pembe fili düşünme. Pembe fili düşünme.

(Tanıtım Bülteninden)
* Öğrendiğime göre öz şefkat ile ilgili çok güzel bir kitapmış, yazarı da psikologmuş. İnternetten sipariş verdim, gelecek. 




Mercimekli Köfte


Merhaba sevgili dostlarım, nasılsınız? Dilerim çok iyisinizdir. Annem, Misi ve ben üçümüz iyiyiz..
Bir hafta sonu tatilinin daha sonuna geldik. Erken uyanmaya alışamadım, strese giriyorum. Bu kez de çok daha erken uyanıp uykusuz kalıyorum.Her neyse annem hafta ortası mercimekli  köfte yaptı.
Şimdi onun tarifini sizlerle paylaşacağım.
Malzemeler: 
1 su bard. mercimek
1+ 1/2 su bard. çiğ köftelik bulgur
1+1/'2 çorba kaşığı salça
2 orta boy kuru soğan
1 çay bard sıvı yağ
Yeterince tuz, pul biber, kara biber, 1 tatlı kaşığı kimyon
Maydanoz, taze soğan

Yapılışı: 2 su bard. su ile mercimek haşlanır. Sonra bulgur mercimeğin içine konur, yarım saat bekletilir.
1 çay bard. sıvı yağda kuru soğan kavrulur, salça, baharatlar eklenir. Yeşillikler ince ince kıyılır. Harcın içine eklenir. İyice yoğrulur. Şekillendirilir, servis tabağına alınır, sızma yağ gezdirilir.
Afiyetle yenir.
Sevgili dostlarım yeniden görüşünceye dek sevgiyle kalın!













3 Şubat 2019

Turunç Şekerlemesi


Merhaba sevgili dostlarım, nasılsınız? Dilerim çok iyisinizdir. Biz de iyiyiz. Tatil bittiği için üzülüyorum açıkçası. Yaz tatilini iple çekiyorum.
Annem ile Ayşe geçen hafta bahçemizdeki turunç ağacından turunç topladılar. Ve annem  şekerleme yaptı,  lezzeti çok güzel oldu. İlk fırsatta reçelini yapacağız.Şimdi şekerlemenin tarifini veriyorum dostlarım.

Malzemeler
5 adet irice turunç
6 su bard. toz şeker
1 limon suyu

Yapılışı: Turunçları yıkayın, büyükçe bir tencerede bol suyla haşlayın. Su kaynadığında turunçları çıkartın, suyunu dökün. Yeniden bol suyla 5 dk boyunca haşlayın. Turunçları çıkartın, ve biraz soğuması için için bekletin. Haşlama suyunu dökün. Süzgece alarak soğuk sudan geçirmeniz bekleme süresini azaltacaktır. Soğuyan turunçları doğrama tahtası üzerinde yaklaşık 1 cm kalınlığında yuvarlak halkalar halinde dilimleyin. Bir kat turunç bir kat şeker koyarak tencereye dizin, 4-5 saat kadar ya da bir gece bekletin.
Tencereyi hafif ateşe oturtun, yavaş yavaş kaynatın. Kaynadıktan 8 dk. sonra limon suyunu ekleyin ve ateşten alın. Ilındığında kavanozlara alabilirsiniz. Afiyetle yiyin sevgili dostlarım. Yeniden görüşünceye dek dostça kalın!

23 Ocak 2019

Gör Beni


Bedenimin içindeki canı gör, sadece etimi değil.
Gözlerimin içindeki hayatı gör, sadece bakışımı değil.
Hissettiklerimi gör, sadece tepkilerimi değil.
eni gör.
Derinliğimde boğulmadan,
Sorularımda kaybolmadan, 
Korkularında yok olmadan,
Gör Beni.
Bir fısıltıya koydum kendimi.
Kalbine soruyorum yerimi:
Başarabilir misin beni görmeyi? 
Cesaretin yeter mi?
Topla cesaretini ve Gör Beni.
Birileri bizden fırtına bekliyor, 
onlara gökkuşağı vermeye hazır mısınız?

(Tanıtım Bülteninden)

20 Ocak 2019

Yeniden Buluşuyoruz















Sevgili dostlarım merhaba, nasılsınız? Yeniden sizlerle kavuştuğumuz için ben çok mutluyum.
Taşındık, yerleştik.İnternet için nakil işlemi yapılmıştı ama internet bağlanamamıştı, modem arızalanmış, birkaç gün önce arıza da giderildi. Ben, siz dostlarımla buluşabilmek tatile girmeyi bekledim. Evet ya sömestr tatiline de girdik. Bizde durumlar şimdilik böyle. Yerleştik ama işler bütünüyle bitmedi. İnşallah kısa sürede işler hallolacak. Sevgili dostlarım yeniden görüşünceye dek sevgiyle kalın.

5 Ocak 2019

Taşınma Hazırlıkları


Sevgili dostlarım merhaba, nasılsınız? Dilerim çok iyisinizdir. Biz de iyiyiz. Okuldan bir hafta izin aldım. Taşınma hazırlıklarımız başladı, toplanıyoruz. İnternet nakline başvurmadan önce siz dostlarımla kısa bir süreliğine vedalaşmak istedim. Şu an oturduğumuz eve taşındığımızda üç hafta kadar internetsiz kalmıştık. Şimdi o kadar uzun süre internetsiz kalmayız ama yine de belli olmaz.
Pazartesi ya da Salı günü nakil işlemi için başvuracağız, taşınmaktı, yerleşmekti derken sizlerle buluşmamız biraz zaman alacak.  Gelişim raporlarını önceden hazırladım, 1 Ocak'ta e-okul'a girdim.
Kafam rahat. Sevgili dostlarım yeniden görüşünceye dek dostça kalın!

26 Aralık 2018

Revani


Sevgili dostlarım merhaba, nasılsınız? Biz çok iyiyiz. Annem iki ay kadar önce evini satmıştı. Ev arıyorduk, bulduk, beğendik ve aldık. 10 Ocak gibi taşınacağız hayırlısıyla. Kiracı var şu anda, çıkacak. Onu bekliyoruz. Biz yine bir süre internetsiz kalacağız.
Bu arada annem revaniyi ikinci kez yaptı, ikincisi çok güzel oldu. Tarifi ilk kez sizlerle paylaşıyorum.
Tarife geçiyorum.
Hamuru için:
3 yumurta
1 limonun kabuğu
1 su bardağı yoğurt
2 su bardağı irmik
1 su bardağı sıvı yağ
1 çay bardağı un
1 paket vanilya
1paket kabartma tozu

Şerbeti için:
2 su bardağı su
2 su bardağı süt
1 1/2 su bardağı toz şeker
Şerbet, şekeri eriyinceye dek karıştırılır.

Hamur malzemeleri  karıştırılır, fırın kabına dökülerek fırına konur. 180 C'de 45 dk. kadar pişirilir.  Revani sıcakken soğuk şerbet yavaşça dökülür. Soğuyunca servis edilir, afiyetle yenir. Son dilimin fotoğrafını çekebildim. Yeniden görüşünceye dek sevgiyle kalın dostlarım.













12 Aralık 2018

Depodan Ispanaklı Muffin



Sevgili dostlarım, merhaba! Nasılsınız, dilerim iyisinizdir. Biz de iyiyiz. Uzunca bir süredir mutfağa girip te değişik bir tarif uygulamıyorum. Çok uzunca bir süredir tarif yayımlamayınca arşive dadanıyorum. İşte size arşivden pratik ve lezzetli bir tarif.
Malzemeler
2 yumurta
1 çay bardağı sıvı yağ
1 çay bardağı süt
4 çay bardağı un
Kabartma tozu
1 tatlı kaşığı tuz
200 gr doğranmış ıspanak
Yapılışı: 
2 yumurtayı mikserle beyazlaşıp köpürene kadar çırpın. İçine yağı, sütü, unu, kabartma tozunu, tuzu ekleyip biraz daha karıştırın. Ispanağı ekleyip hamuru muffin kalıpların yarısına gelecek kadar boşaltarak 180 C fırında pişirin. Sıcak olarak servis edebilirsiniz.
Afiyet olsun!
Yeniden görüşünceye sevgiyle, dostça kalın!

29 Kasım 2018

Depodan Meyveli Kek


 Merhaba dostlarım, nasılsınız, dilerim çok iyisinizdir. Biz de iyiyiz. Annem Akçay'daki evini yaklaşık bir buçuk ay önce sattı. Şimdi ev arıyoruz, Ayvalık merkezden alacağız hayırlısıyla. Aytül ablam internetten bulduğu, beğendiği evleri anneme gönderiyor. Annem ise hem internetten ev bakıyor hem de beğendiği evleri gidip görüyor. Ben de okula gidip geliyorum. Bizde şimdilik durum bu. Bugün siz dostlarımla daha önce yayımladığım tarifi paylaşıyorum. Bu aralar değişik bir tarif yok. Uzun bir zamandır kitap paylaşımında bulunuyorum, farkındayım. Bu nedenle bir değişiklik olması için depodan meyveli kek tarifini yeniden yayımlıyorum. Yeni bir tarif denersek söz veriyorum, siz dostlarımla paylaşacağım.

Malzemeler:
3 yumurta
1 bardak süt
1/2 bardak toz şeker
Vanilya
Kabartma tozu
1 bardak sıvıyağ
3 su bardağı un
1/2 paket kuru meyve kokteyli

Yapılışı: Yumurtalar iyice çırpılır. Süt, sıvıyağ, şeker, vanilya eklenir, çırpılır. Un ve kabartma tozu eklenir. Çırpılır. Bir yanda kuru meyveler 2 çorba kaşığı kadar unla karıştırılır. Bütün malzemeler çırpılır. Kek fırına konur. 180C 'de 45 dk. kadar pişirilir.
Afiyetle yenir.
Yeniden görüşünceye dek sevgiyle kalın.

26 Kasım 2018

Bir Kere Daha Son


Mustafa Ulusoy, Bir Kere Daha Son’da kendine has üslubuyla okuyucularına yeni bir okuma deneyiminin kapısını açıyor. Her deneyimin bir son, her sonun da yeni bir başlangıç olduğunu filmlerden edebiyata, gündelik hayattan insan ilişkilerine örnekler vererek bir kere daha okuyucuların zihninde yeni ufuklar açıyor.
“Gündelik hayatı yaşarken her yaptığımız şeyin son olabileceğini, bunun bir kere daha tekrarlanmayabileceğini idrak ediyoruz. Bu son olabilir diyoruz. Ama bir kere daha son yanılsamasıyla sonluluk fikrini yumuşatıyoruz.”
Sıkıntılı bir dünyanın sonunda gazete okuyor insanlar, aldırışsız insanlar güneş gibi parlayan portakallar yiyorlar.
- J. C. de Melo Neto - 

(Tanıtım Bülteninden)

*Dr. Ayça Kaya şu sıralar bu kitabı okuyormuş, instagramda paylaşmış. İlk fırsatta alınıp okunmalık. 

Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu


Hayat ne biriktirir bizim için?
Kırık dökük aşklar, yaşanmamışlıklar, olmamışlıklar, bir çocukluk anısına teğellenmiş hüzünler, aşkın sonsuz bekleyişleri, ayrılıklar, kentler, köyler, yollar, rüzgârlar, gündoğumları, biraz keder, biraz da neşeyle çatılmış evler… Hayat bizim için saklamaya hazır olduklarımızı, bize yakışanları, ihtiyacımız olanları ve bizi büyütecekleri, bizi biz edecekleri biriktirir…
Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu gidenler için bir ağıt, kalanlar içinse bir şiir, biriktirilmiş insan öyküleri…
Şermin Yaşar, Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu’nda o çok özlediğimiz “insan”a bütün görkemiyle geri döndürüyor bizi. Hazırlayın yüzünüzü. Gülüşünüzün yanına biraz da keder koyun, okurken biraz ondan alacaksınız, biraz bundan. Kıtlama çay içer gibi...

(Tanıtım Bülteninden)

* İclal Aydın ve arkadaşım paylaşmışlar instagramda. İlk fırsatta okunmalık. 

23 Kasım 2018

Öğretmenler Günü



Yüce Önder Başöğretmen Atatürk nezdinde tüm öğretmenlerimin ve öğretmen arkadaşlarımın Öğretmenler Günü'nü en içten saygılarımla kutlarım.

3 Kasım 2018

Öğretmenim Bir Bakar mısın


Hangi eğitim sistemi içinde olursa olsun, teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin,
öğretmenin öğrenciyle göz göze geldiği bir an vardır. Bu kitap, öğretmenin öğrenciyle
göz göze geldiği o anın gücünü anlatmaktadır.   

* Kitabı az önce kitapyurdu'ndan sipariş ettim, alıp okumak için sabırsızlanıyorum. Aslında ben hep
 D&R'dan alışveriş ederim ama bu kitap orada yoktu.

Yeniden görüşünceye dek sevgiyle kalın dostlarım.

30 Ekim 2018

Çocuklar İçin İyileştirici Öyküler


Hepimizin yaşamı bir öykü… 
Doğumumuzdan önce başlayan ve adımız unutulana dek anlatılan bir öykünün kahramanlarıyız hepimiz. Her kahramanın zor zamanları olur. Bazen o zor zamanlardan birinin veya bir şeyin desteğiyle çıkarız. Dinlediğimiz öyküler de, o öykülerdeki kahramanlar da bizim yolumuzu açan, görmediğimiz çıkışı gösteren zor zamanlarımızı kolay eden desteklerdir.
Ruh sağlığı alanında çalışıyorsanız bu kitabı terapi materyallerinizden biri olarak düşünmenizi ve danışanlarınızdan esirgememenizi diliyoruz. Her öykü ihtiyacı olan kalbe, her kalpte ihtiyacı olan mutlu sona ulaşması dileğiyle…
(Tanıtım Bülteninden)


Son


“Ben seni hiç unutmayacağım, sen beni hiç hatırlamayacaksın…”
Ayşe Kulin’in heyecan verici kaleminin, sürükleyici anlatımının doruk noktalarından biri SON!
Kulin’in daha önceki romanlarından tanıdığımız kahramanların sona eren hikâyeleri...
SON, içinde tuhaf bir sıkıntısı olanların, memleketin hallerine dertlenenlerin, birini hep son gördüğü haliyle hatırlayacağını bilenlerin, ülkeden ülkeye savrulanların, üstüne gidildiğinde gözü hiçbir şeyi görmeyenlerin, aşk yerine umutla yetinmek zorunda kalanların hikâyesi.
Denize doğru akarken birbirine karışan nehirlerin, tesadüflerin,
denk gelişlerin, kesişmelerin, hiç unutmayanların, kördüğümleri çözmeyi dileyenlerin romanı
SON!

(Tanıtım Bülteninden)

29 Ekim 2018

Mustafa Kemal


“Ey Türk gençliği! Birinci vazifen...”
Yılmaz Özdil’in “Türkiye'nin kurtuluş reçetesi Mustafa Kemal'in hayat hikâyesidir,” diyerek kaleme aldığı Mustafa Kemal, Kırmızı Kedi etiketiyle buluşuyor. Özdil’in kaleminden, Modern Türkiye’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatı aynı zamanda Kırmızı Kedi Yayınları’nın 1000’inci kitabı.
Yılmaz Özdil yeni kitabında, Mustafa Kemal’in Osmanlı ordusunda görevli bir askerken -bilhassa 1.Dünya Savaşı’nda görev aldığı Çanakkale cephesinde- çeşitli cephelerde ve daha sonra Türk Kurtuluş Savaşı’nda emperyalist güçlere karşı kazandığı başarıları, kurduğu yeni cumhuriyetle gerçekleştirdiği “çağdaş” demokratik cumhuriyet idealini, kadın hakları başta olmak üzere sosyal hayatta gerçekleştirdiği reformları, eğitim-kültür-sanat-ekonomi-tarım-sanayi-gündelik yaşam ve diğer başka alanda hayata geçirdiği, dönemi için emsalsiz denebilecek başarıları kaleme alırken, gündelik hayatından da kesitler sunuyor. 
Ayrıca Mustafa Kemal’in, sanatsever ve entelektüel kimliğini, hayvanseverliğini, doğa bilincini, çocuk sevgisini, kadın hakları konusunda sergilediği vizyonerliğini ve diğer sıra dışı özelliklerini sebep sonuç ilişkisi içinde ele alıyor.      
Onun, ailesiyle, arkadaşlarıyla, çocuklarıyla ve çocuklarla, hayatına giren kadınlarla olan ilişkisini; cephede askeri veya diplomatik temasta bulunduğu kişilere karşı “insan sevgisi” etrafında şekillenen barışçı tutumunu; ülkede gerçekleştirdiği kültür reformunun önemini; tüm dünyada “ezilen toplumlar” tarafından örnek alınan askeri ve siyasi başarılarını; bunların yanında en sevdiği yemekten en çok dinlediği şarkılara, giyim tarzından sevdiği hayvanlara, hatta Türkiye’nin “çağdaş” ülkeler seviyesine geçebilmesi için gündelik yaşamda yaptığı ve yapılmasını arzuladığı davranışlara kadar eksiksiz ve insani yönleriyle bütüncül bir Mustafa Kemal portresi ortaya koyuyor. 

Bu kitapta, Mustafa Kemal’in çocukluğundan Kuvayı Milliye ruhuna, idam fermanından Kurtuluş Savaşı’na, Cumhuriyet’in kuruluşundan Mustafa Kemal’in kişisel özelliklerine, hizmetlileri ile olan diyaloglarından gece hayatına ve hayatında iz bırakan yakınlarına kadar pek çok detayı bulacaksınız. 
Bugüne kadar hep Atatürk’ü okudunuz Yılmaz Özdil’in kaleminden Mustafa Kemal’i okuyacaksınız!
(Tanıtım Bülteninden)

29 Ekim


11 Ekim 2018

Karabuğday Salatası


Sevgili dostlarım merhaba nasılsınız? Dilerim iyisinizdir, biz de iyiyiz. Dostlarım, bugün çok kolay bir tarifle karşınızdayım.. Karabuğday (greçka) salatası. 1 küçük kupa kara buğdayı 15 dk kadar az suda pişiriyoruz. Sonra da istediğiniz yeşillikleri ekleyip sızma yağ, nar ekşisi, tuz koyuyoruz. Annem bir de yeşil zeytin koydu. Domatesle süsleyince  daha güzel  oluyor. Afiyetle yiyoruz.
Yeniden görüşünceye dek dostça kalın!

2 Ekim 2018

Çocuklarda Aşırı Kaygı


Sevecen bir dille ve bilgelikle yazılmış kılavuz niteliğindeki bu kitap kaygının çocukları nasıl etkilediğine yönelik açıklamalar sunuyor; yetişkinlerin, kaygı ve korkularının üstesinden gelmelerinde çocuklara nasıl yardım edebileceklerine dair ayrıntılı öneriler getiriyor. Farklı yaşlara ve öğrenme tarzına sahip çocuklar için uyarlanabilecek çarpıcı vaka örnekleri ve zengin çeşitlilikte stratejiler içeren bu kitabın anne babalar ve öğretmenleri için benzersiz bir kaynak olacağına inanıyoruz.

İpsala'daki ilk yılımda birlikte çalıştığım arkadaşım instagramda paylaşmış, önermiş. D&R'a baktım, orada da öneriliyor. İlk fırsatta alacağım.  Bu arada bu kitabı öneren arkadaşım çok başarılı, müdür olarak görev yapıyor, seminerlerde eğitim veriyor. Sevgili arkadaşım başarılarının devamını dilerim. 

Sonbahar Geldi


Merhaba sevgili dostlarım, nasılsınız? Dilerim çok iyisinizdir. Biz de iyiyiz. Birkaç gündür sonbahar gelmişti, havalar soğuktu. Bugün yine hava ısındı. Kırbaç kasırgası yön değiştirdi, kurtulduk bu seferlik. Allah kasırgaya yakalananlara kolaylık versin.
Bu arada yavaş yavaş okula alışmaya başladım. Sabahları 06.00'da kalkıp 07.00'da evden çıkıyorum ki 08.00 dolayısıyla okulda olabileyim diye. Sağolsun annem beni yalnız bırakmıyor, o da kalkıyor.
Yeniden görüşünceye dek dostça  kalın.

19 Eylül 2018

Paris'ten Çiçeklerle


Bu kitabı yazarken, karakterlerimin peşinden en etkileyici kafelere, güzel balkonlara ve canım Paris manzaralarına gittim. Bu seyahatte Montmartre’nin basamaklarına tırmandım, Rue de Cler pazarındaki renkli görüntülere hayranlıkla baktım, küçük ara sokaklardaki gizli kafelerde espresso yudumladım. Hepsi unutulmazdı.

Ama bu hikâye, çikolatalı kruvasanlardan ve bir bahar günündeki Eyfel Kulesi’nden daha derinlere iniyor. Bu hikâyenin sayfaları, 1940’lı yılların savaşla yıpranmış Paris’inde, gönül yaralarını ve travmaları ele alıyor. Günümüzde ise direnmeyi, affetmeyi ve sevmeyi becerebilen veya beceremeyen karakterleri.

Bu kitap, benim Paris’e yazdığım aşk mektubum. Ve belki bir gün, bir mektup daha yazarım. Şimdilik, hayal ettiğim bu hikâyenin, karakterlerin, Paris’in her şeyinin en ince detayına kadar keyfini çıkarmanızı umuyorum.

Nilüfer çiçekleri yürek parçalayıcı yolculuklardan geçer. Tohumları toprakla, artıklarla ve birbirine giren köklerle kaplı bulanık bataklık suyunda filizlenir. Çiçek açmaları için bu korkunç karanlıkta yolunu bulması gerekir, suyun üstünde bir yerde güneş ışığının olduğunu içten içe bilmeli ya da en azından bunu umut etmeli. Böylelikle bu yolculuktan zarar görmeden çıkar ve zafer kazanmış bir şekilde
 çiçek açar.

1940’ların işgal altındaki Paris’inde Paris’in tüm çiçeklerini beklerken Paris’in tüm acılarını kendinde bulan bir kadın… 2000’lerde Işığın Şehri Paris’in nostaljik havasında ve aydınlığında kendi acılarıyla ve geçmişiyle yüzleşebilmek için başka bir kadının geçmişinin peşinde iz süren başka bir kadın… 

Kendine özgü sürükleyici tarzıyla Sarah Jio bu romanında bulanık sularda derinlere batmış iki nilüfer olan güçlü kadın karakterlerle geçmiş ve bugün arasında köprü kurarak hayatta önemli olan şeyleri hatırlatıyor.
(Tanıtım Bülteninden)
* Bu kitap en kısa zamanda alınıp okunacak. 

11 Eylül 2018

Ho'oponopono



Ho'oponopono, Hawaiililerin atalarından kalma bir "sanat" ve onun sayesinde yaşamımızda olup biten, bizi etkileyen ve rahatsız eden her şeyin zihinlerimizi tutsak eden bilinçaltındaki programlardan ve anılardan kaynaklandığını anlıyoruz. 

Hepimiz kendi hayatımızın yaratıcısıyız. Dolayısıyla Ho'oponopono, hatalı kalıplarımızı temizleyerek bizi, sorunlarımızı ve karşılaştığımız güçlükleri tekâmülümüz yararına, gerçek kimliğimizin ortaya çıkması için çalışan birer araca dönüştürmeye davet ediyor. Dertsiz, özgür ve dingin bir bütün olabiliriz. 

Öte yandan Ho'oponopono, bizlere insanlığın evrensel sevgi bağıyla birbirine bağlı olduğu bilincini kazandırıyor. İç huzura dayanan yeni bir var olma biçimine ulaşmak için bu bilince erişmek gerektiğini söylüyor. Dünyada olmasını dilediğimiz değişiklikleri sağlayabilecek olan tek şeyin içimizdeki bu huzur, bu dinginlik ve bu özgürlük olduğunu sürekli hatırlatıyor. 

Bu kitap sayesinde, Ho'oponopono'yu günlük yaşamınızda kullanmayı deneyin ve yaşamınızın efendisi haline gelin!

Maria-Elisa Hurtado-Graciet: NLP, EFT ve diğer psiko-enerji tekniklerinin uygulayıcısıdır. Bu etkili teknikleri tanıtmak ve herkesin ulaşabileceği bir hale getirmek için Fransa ve İspanya'da konferans ve seminerler düzenlemektedir. 

Dr. Luc Bodin: Tıp doktorudur, kanser hastalıklarında ihtisas yapmış ve doğal tıp alanında uzmanlaşmıştır.
(Tanıtım Bülteninden)


* Annem şu anda bu kitabı okuyor ve bana öneriyor.