13 Mayıs 2015

Hayallerimiz Sen ve Ben



Yıldızların ışığı kalbe giden yolu aydınlatır...

Bambaşka hayatları olan Lucy ve Owen, bir gün tüm şehirde elektriklerin kesilmesiyle yaşadıkları apartmanın asansöründe mahsur kalırlar. Bu süre zarfında yakınlaşan iki genç kurtarıldıktan sonra tüm geceyi karanlık Manhattan sokaklarında geçirirler. Gecenin sonunda, yıldızların altında hayallerinden bahsederken derin bir uykuya dalarlar.

Paylaştıkları bu özel gecenin ardından Lucy Avrupa'ya, Owen da Amerika'nın batısına doğru uzun bir yolculuğa çıkar. Edinburgh'tan San Francisco'ya, Prag'dan Portland'a uzanan serüvenleri boyunca uzaktan da olsa haberleşmeye devam ederler. Dünyanın iki farklı ucuna savrulan Lucy ve Owen'ın yolları tekrar kesişebilecek midir?

"Hayallerimiz Sen ve Ben, sizi herkesin hayallerindeki o yere, aşkın mesafeleri aşabildiği o büyülü yere götürecek."
-Huntley Fitzpatrick-

"Kırılgan bir uzun mesafe ilişkisi… Özellikle uzaktan birbirini seven insanların çok iyi anlayacağı modern ve büyüleyici bir hikâye."
-Vanity Fair-

"Jennifer E. Smith, içten ama hüzünlü ve derin hayal kırıklıklarıyla bezenmiş romanların yazarı. Owen ve Lucy'nin hikâyesi, yolları ayrılan iki gencin romantik ve şiirsel bir anlatısı."
-Publishers Weekly-
(Tanıtım Bülteninden)

Ön Sipariş Tarihi: 15/05/2015

8 Mayıs 2015

Akçay'a Yolculuk Yakındır


Merhaba sevgili dostlarım, nasılsınız? Dilerim çok iyisinizdir. Hafta sonu başladı dolayısıyla benden mutlusu yok. Okul çıkışı banka işimi hallettim. Sonra da önümüzdeki Cumartesi sabahı için Akçay'a gidiş bileti aldım. Geri sayım başladı benim için. Anneme gideceğim için çok mutluyum. Tabii Misi
'yi iki günden fazla yalnız bırakamam. Bu nedenle Pazartesi akşamı evde olacağım. 19 Mayıs büyük ihtimal tatil. Salı günü de yol yorgunluğunu atarım artık. Aslında Misi'yi de götürmek isterdim ama az kalacağım bu yüzden götürüp sıkıntı yaşatmaya değmez. Benden şimdilik bu kadar dostlarım. Yeniden görüşünceye dek dostça kalın!







Bir Günah Gibi



Aşk ile özgürlük arasında sıkışmış bir kadın… Güçlü ve istediğini almaya kararlı bir adam… Ve tek bir bakışla başlayıp yüreklere sızan tutku dolu bir aşk…

Onlar farklı hayatların, farklı dertlerin, farklı mekânların insanlarıyken tek bir prangayla birbirlerine bağlanmışlardı. Sonsuz, yemyeşil bir rüyanın içine adım attıklarında, hayatlarında varlığını hissettikleri eksiğin de ne olduğunu anlamışlardı.

Sarp, isteyebileceği her şeye sahip, başarılı ve kendini tek gecelik ilişkilerde bulan bir adam olsa da tüm inkârına rağmen ruhuna tek bir kadın dokunmuştu. Kâbus gibi bir hayatın içinde özgür olabilmek adına inancını korumaya çalışan Ela ise mutluluğu tutku dolu bir tutsaklığın içinde bulmuştu.

Kalplerindeki sızı onlara sert bir kışın ardından baharı getirirken, güçlü bir adam elleriyle umut dolu bir aşk yaratacaktı. Yeşil gözlerinin ardına hüznünü saklayan kadın ise o andan itibaren kendini doğru ve yanlışın tam ortasında bulacaktı.

Tüm yaşananlara, yapılan fedakârlıklara ve çılgınlıklara rağmen Ela, tutku dolu bir aşkın alevlerinde yanmayı kabul edecek, Sarp'a bir şans vermeyi göze alabilecek miydi? Sonunda birbirlerine esir olduklarında, önlerine çıkan engelleri aşacak gücü kalplerinde bulabilecekler miydi?
(Tanıtım Bülteninden)

Senli


Bu defter, beraber yaşadığımız her şeyin anısına övgüyle yazılmış, hatırlanmaya değer her şeyi içeriyor. Hayır, bu bir günlük değil, bu senli bir anılar geçidi olacak. Senin ve Benim... Karan ve Bahar'ın... Sevgin içimde büyüyen bir çığı anımsatsa da, o çığın üstüme devrilip sonumu getireceğini adım gibi bilsem de yine de yanında olduğum için, varlığını hissedebildiğim için hep binlerce kez şükrettim. Seni sevmek daha değerliydi, kendimden daha çok…
(Tanıtım Bülteninden)

İçimdeki Sen


"Hayır, Aly, hayır."

Bir panik dalgası yavaş yavaş bedenime yayıldı. Domino taşları nasıl birbiri ardınca düşerse içimdeki panik de öyle yayılıyordu. Vücudumdaki her bir hücre alev almış gibiydi. 

"Nasıl? Bunu nasıl yapabildim ben?" Başını başka bir yana çevirdi. Sonra yeniden bana baktı. "Bilmiyorum. Ben... ben her şeyi mahvettim." Her şeyi nasıl mahvetmişti ki? İçimden sessiz ve alaycı bir gülüş yükseldi. Her şeyi mahveden her zaman için bendim. Ben.

A. L. Jackson hakkında yazılanlardan;
'Her zaman olduğu gibi, A. L. Jackson insanların duygularına nasıl dokunacağını biliyor. Yazdığı her kelime anlam yüklü. "İçimdeki Sen" sürükleyici bir kaybetme öyküsü. Birlikte olmak kaderlerinde olan iki ruhun, gerçek mutluluğa giden yolun kendilerini affetmekten geçtiğini keşfetmelerinin hikayesi. Tek kelimeyle nefes kesici.'
- Gail McHugh, New York Times, çok satan romanlarından "Collide" ve "Pulse" ın yazarı. -
(Tanıtım Bülteninden)

Rüzgar Çanı


Geçirdiği hastalığının yanı sıra terk edilmenin üzüntüsünü İstanbul'da bırakarak, hayalini kurduğu pastaneyi açmak için Urla'ya gelen Berna'yı, sevdiği ve başarılı olduğu mimarlık mesleğini bırakmayı göze alan kardeşi Nil yalnız bırakmamıştı. Nil'in aşkı bulduğu bu şirin belde, Berna'ya da cömert davranıp geçmişin izlerini silecek miydi? Rürgar çanının sakin ve huzur veren sesiyle birlikte pastaneye girdiği gibi, Berna'nın kalbine de yerleşen Demir, genç kızı 'Her işte bir hayır vardır. Sakın isyan etme. Her kapanan kapı, yeni bir ışığa yol almak üzere tekrar açılır,' sözüne inandırabilecek miydi? İki gencin yoğun duygularla yaşadığı aşk günden güne alevlenirken, Berna'nın içini kemiren, sevdiği erkeğe açıklayamadığı sırrı neydi? Peki, genç kız sevdiği erkeğin geçmişi hakkında ne biliyordu?

Bu kitap geçmişte yaşadıkları acıları unutmak isteyen iki gencin yaşadığı tutkulu aşkın yanı sıra, size umudu ve hayalleri tüketmeden yaşama dört elle sarılmanın ne kadar önemli olduğunu ve hayatın umutsuzluklarla, pişmanlıklarla harcanamayacak kadar kısa olduğunu anlatmaktadır. "Hayat başlar ve biter. Önemli olan ne kadar yaşadığınız değildir. Başlama ve bitiş tarihi arasındaki o kısa çizgide neler yaşadığınız önemlidir." Unutmayın! Her yeni gün yeni umutları da beraberinde getirir. Hem de hiç beklemediğiniz bir anda… 
(Tanıtım Bülteninden)

Bir Yalnız Günebakan


Üniversiteyi yarıda bırakan Nazlı, Zeliha Özalp adında, melek gibi bir ihtiyarın bakıcısı olarak çalışmaktadır. Zeliha Hanım'ın savcı oğlu Eymen Özalp ise evlenip ayrıldıktan sonra kendine duvarlar örmüştür ve Nazlı'ya göre 'evin hayaleti' gibidir. Yağmurlu bir sonbahar günü son nefesini vermek üzere olan Zeliha Hanım, Nazlı'ya bir vasiyetle veda eder: "Eymen sana emanet."

Her aşk bir masala benzer, ama bazı masallarda mücadele etmek zorunda kalan prens değil, prensestir… Bu aşk için de Nazlı savaşacaktır ve masalı mutlu sonla bitirmek onun elindedir… Günebakana güneş değil, yaprak olmak zorundadır artık…
(Tanıtım Bülteninden)

Benim Uzak Yıldızım


O gecenin, devasa uzay gemisi ikarustaki diğer gecelerden hiçbir farkı yoktur. Ta ki o büyük felaket gerçekleşene ve İkarus yakınlardaki bir gezegene düşene dek. Elli bin yolcu kapasiteli gemiden yalnızca iki kişi kurtulmuştur: Evrenin en zengin adamının kızı Lilac LaRoux ve genç bir savaş kahramanı olan Binbaşı Tarver Merendsen.

Binbaşı Merendsen, Lilac gibi kızların insanın başına beladan başka bir şey getirmediklerini uzun zaman önce öğrenmiştir. Lilac da, Tarverın kendi iyiliği için, onu kendisinden uzak tutması gerektiğinin farkındadır. Ama ıssızlığın ortasında hayatta kalabilmek için birbirlerine ihtiyaçları vardır. Açlık, soğuk ve vahşi hayvanlara bir de Lilacın duyduğu fısıltılar eklenince birbirlerine güvenmekten başka çareleri kalmaz. Ne var ki çok geçmeden, onları birbirlerinin kollarına iten bu trajediden büyük bir aşk doğar. Artık kurtulup kendi gezegenlerinde bir ömür ayrı kalmaktansa düştükleri bu ıssız gezegende birlikte olmayı tercih ederler.

Ama her adımda onları takip eden gizemli fısıltıların ardındaki gerçeği öğrenmeleriyle her şey bir anda değişir. Lilac ile Tarver o gezegenden ayrılsalar bile artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Nefes kesen bilim kurgu üçlemesinin ilk kitabı, Benim Uzak Yıldızım, zaman ve mekân tanımayan sonsuz bir aşkın hikâyesi…
(Tanıtım Bülteninden)

Konstantiniyye Oteli


Zülfü Livaneli, zengin bir insan panoramasıyla İstanbul'un derinliklerine inerken şehrin büyülü, ama bir o kadar da acımasız atmosferiyle buluşturduğu okuru sıra dışı yolculuğa çıkarıyor.

2014 yılı Aralık ayının son günleri… Yedi yıldızlı Konstantiniyye Oteli'nin açılış günü ve erken bir yılbaşı kutlaması… İstanbul'un seçkin, kalburüstü simaları, Sultanahmet'teki eski Bizans sarayının kalıntıları üzerine yapılan otelde bir araya geliyor. Aralarında kimler yok ki? Politikacılar, belediye başkanları, Amerikan büyükelçisi, Fener Rum patriği, ünlü gazeteciler, gazete patronları, televizyon "yıldızlar"ı, eski ve yeni zenginler, büyük işadamları…

İstanbul'un yüzlerce yıldır yeraltında yatan ölüleri de davete çağrılmadıkları halde arzı endam etmekte sakınca görmeyip bu cümbüşe dahil oluyorlar. Ve elbette, bir otelin olmazsa olmaz çalışanları, garsonları, komileri, güvenlik görevlileri…

Velhasıl Konstantiniyye Oteli, aslında binlerce yıllık koskoca bir şehir olarak çıkıyor karşımıza. Değişen, dönüşen, ama barındırdığı şiddet nedense aynı kalan bir şehir…
(Tanıtım Bülteninden)

28 Nisan 2015

Küçük Mutluluklar Kitabı



Mutluluk aslında bugün. Mutluluk hâlâ çocuklar gibi hayallerimin olması. Mutluluk gözlerimi kapattığımda çocukluğuma dönebilmem. Mutluluk içimdeki ben..
Esin Övet -Gazeteci/Yazar-Habertürk


Mutluluk benim için bir zaman dilimidir. Ve o zaman kızımın içten kahkahasıdır.
Sibel Kahraman -Milliyet Gazetesi Eğitim Editörü


Her yeni güne eşimin ve kızımın yanında uyanmak, onların güzel gözlerindeki sevgiyi görmek ve her şeyden önemlisi sağlıkla alınan her nefes benim için mutluluktur...
Aydın Yılmaz -GS'lı Futbolcu


Mutluluk; tarifini yazmaya çalıştığında, tüm güzel hatıralarla sarıp sarmalanmaktır... Sonra an'a dönüp derin bir nefes aldığında iyi ki demektir.
Betül Demir -Sanatçı


Bana göre mutluluk oğlumun beklemediğim bir anda sebepsiz boynuma sarılması, kalabalık aile kahvaltılarımız ve çikolatalarımmm...
Özlem Yıldız -Sunucu


Eğer tecrübem ve kişisel çabam ile insanlara yardım edebiliyorsam, gelişimlerine katkıda bulunabiliyorsam, insanlar böylelikle daha iyi, mutlu ve başarılı oluyorlarsa, bu benim için Mutluluktur...

Masal Terapi



Bu kitap hayat yolculuğunda tılsımlı pusulan olacak…

Sevgili yolcu Bu kitap senin için bir pusula olsun diye hayal edildi. Onu çantanda taşı.Kendini bir yol ayrımında bulduğunda, kararsızlık yaşadığında, ruhun yolunu kaybettiğinde kitabı çantandan çıkar. Rasgele bir sayfasını aç. Ve okumaya başla…Karşına çıkan masal sana yolunu bulmanda yardım edecek. Seni masallarla bir oyun oynamaya davet ediyorum. İçindeki yıldız gözlü oyunbaz çocukla yeniden bağ kurmanın vakti geldi.Bu bir iyileşme oyunudur. Bırak masallar sana rehberlik etsin, seni iyileştirsin ve dönüştürsün…
(Tanıtım Bülteninden)

Bir Artı Bir



Sen ve beni toplasak sonuç ne olur?

Tatlı bela bir kadın…
İki çocuğuna bakmak için deliler gibi çalışan ve baharın gelmesini dört gözle bekleyen Jess Thomas bugüne kadar hayatındaki tüm zorlukların üstesinden tek başına gelmiş. Ama artık birinin ona yardım istemenin kötü bir şey olmadığını anlatması gerekiyor…

Ve hayatı alt üst olmuş bir yabancı…
Yıllar boyunca çalışıp kazandığı her şeyi kaybetmesine neden olabilecek inanılmaz bir hata yapan Ed Nicholls bir uçurumun eşiğinde. Hatasını telafi edebilmesi için tek bir kurtuluş yolu var ve o yol da büyük bir maceranın içinden geçiyor…

Sonuç…
Jess birine borçlu kalmak istemeyecek kadar gururlu, Ed ise kendi sorunlarından başka hiçbir şeyi görmüyor… Peki, apayrı dünyalara ait bir kadın ve bir adam yan yana geldiğinde beklenmedik bir sürpriz gerçekleşebilir mi?

"Bir su damlası kadar saf ve yeni yeni konuşmaya başlayan bir bebek kadar komik… İşte Jojo Moyes'in başyapıtı!"
-Marie Claire-

"Jojo Moyes aşk, romantizm ve komediyi coşkuyla yan yana getiren bir kraliçe gibi… Senden Önce Ben'e doyamayan herkes bu sevimli romana bayılacak!"
-New York Times-

"Rengârenk bir lunaparka girip duygudan duyguya koşmaya hazırlanın!" 
-Sunday Express-

"Kitabın son sayfasını çevirdiğimde içimden bir parça koptuğunu sandım. Bu kitap ve karakterler içinize işleyecek." 
-Random Things Through My Letterbox-
(Tanıtım Bülteninden)

Zor Kadın



Şaşırtıcı bir kadınla karşı karşıyaydı. Oysa her şey ne kadar kolay gözüküyordu! Onu elde etmek ne kadar zor olabilirdi ki? İçinde bulunduğu maddi sıkıntılardan kurtulması için kendisini genç adamın kollarına bırakması yeterliydi. Kolay olması gerekirdi! Ama!.. Ama yanılmıştı! Hem de çok! 


Acımasız bir adam olması genç kızı hiç korkutmuyordu. Kötü bir şöhreti olması bile onu hiç rahatsız etmiyordu. Herkesi sindirip yakan ateşli gözlerine bakarak gülebiliyordu! Bunlardan daha da kötü bir özelliği vardı. Hiç alışık olmadığı kadar... zor bir kadındı! 


Aşka ve aileye inanmayan, her istediği kadını kolayca elde edebilen bir adam için onunla karşılaşmak büyük bir talihsizlikti! Ve onu ancak evlilikle elde edebileceğini anlayınca, çaresizce teslim oldu... Hem de iki kere...


Kötü kalpli olmakla ün salmış, huysuz bir adamın yanında yer almaya hazır mısınız?
Böyle bir adamı bile kolayca sevebilirsiniz dedirten, 
sürprizlerle dolu bir FMArsal romanı daha...

(Tanıtım Bülteninden)

23 Nisan 2015

Hayallerimin Kitapçısı



Bir kadın, bir aile, bir kitabevi ve gerçeğe dönüşen hayaller... Edebiyat eleştirmeni Petra Hartlieb, harabeye dönmüş bir "kitapçı" satın alınca, bütün ailesinin hayatı bir anda değişir... Kitapçıyı tamir ederken dostluğu, aşkı ve aileyi yeniden keşfeden Petra, küçük şeylerle yetinmenin önemini bir kez daha anlayacak ve hayallerini gerçekleştirmek için çok çalışacaktır. 

Zamanla mahallenin buluşma mekânına dönüşen kitabevinin sahibi Petra Hartlieb, sessiz sedasız kaybolan mahalle yaşamının kitapçılarını ve küçük dükkânlarını anlatıyor bu gerçek öyküde... Hayallerimin Kitapçısı, hayallerin bir gün gerçekleşebileceği ümidini aşılayan sıcacık bir roman. 

"Biraz gözü karalık, biraz Polyannacılık ile bir harabeyi bir kitapçıya dönüştüren kadının hikâyesi! Muhteşem!" 
-Der Spiegel-

"Harika bir hikâye... Bu roman, kitap severler için bir aşk mektubu!" 
-Glamour-

"Kitap okumayı seven sevmeyen herkes bu kitaba ve bu kitapçıya bayılacak!" 
-S. F. Journal-
(Tanıtım Bülteninden)

Adanmış Güzellik



Üç ay birbirlerini hiç görmediler.. Laurelyn, Jack'i terk etmişti ama Jack pes etmeyecekti. Bedenleri öylesine susamıştı ki...

Laurelyn, Amerika'ya döndüğünde, müzik kariyerine kaldığı yerden devam etmeye karar verdi. Ama işler hiç de istediği gibi gitmedi. Ahlaksız tekli? er ve Jack'in özlemi, onu yerlebir etti ama çok geçmeden küçük de olsa bir ümit ışığı beliriverdi.

Avusturalya'nın en zengin ve yakışıklı bekârı Jack ise önce başka kadınlarda aradı mutluluğu ama Laurelyn'siz nefes bile alamadığını fark ettiğinde soluğu Amerika'da aldı. Fakat soyadını bile bilmediği bir kadını nasıl bulacaktı?

Bir kadın ne ister? Şöhret? PARA? Kariyer? Aşk? Şehvet?..
(Tanıtım Bülteninden)

20 Nisan 2015

Elmalı Tart


Sevgili dostlarım merhaba, nasılsınız? Ben üzgünüm çünkü annem bu sabah yola çıktı, yuvaya döndü bile. Ama olsun annişimle çok güzel bir hafta geçirdim. Mayıs ayında da anneme ben gideceğim!
Elma almıştım, bir tane yiyebildim ben de Cumartesi günü elmalı tart yaptım, kendim yaptım diye değil gerçekten de güzel oldu. Annem tadına baktı ve beğendi. Hemen tarife geçiyorum.

Malzemeler
3 tane elma
2 yemek kaşığı toz şeker
2 çay kaşığı tarçın

Hamuru için
125 gr oda ısısında margarin
1 tane yumurta
1/2 su bard. toz şeker
1/2 paket kabartma tozu
Aldığı kadar un (3 su bard. un ideal, kulak memesi kıvamında olacak)

Üstü için
pudra şekeri

Yapılışı:
Elmalar rendelenir, toz şekerle suyunu çekene dek pişirilir. Tarçın eklenir, biraz çevrilip ocaktan alınıp soğumaya bırakılır. Hamur için olan malzemeler genişçe bir  kaba alınıp yoğrulur. Kulak memesi kıvamında olacağı için unu azar azar ilave ediyoruz. Yoğrulan hamur 15 dk. buzdolabında dinlendirilir. Dinlenen hamurdan portakal büyüklüğünde bir hamur ayrılır. Kalan hamur yağlı kalıba açıp yayılır. Üzerine elmalı harç yayılır. Ayırdığımız hamurdan şeritler kesiyoruz, kafes şekli vererek fırına  yerleştiririyoruz. 200 C'de üstleri kızarana dek pişiriyoruz. Soğuduktan sonra üstüne pudra şekeri serpiyoruz. Afiyetle yiyoruz. Ilıkken tadına doyum olmuyor.
Sevgili dostlarım yeniden görüşünceye dek sevgiyle kalın!


Hiç Hesapta Yoktun Sen



Kendime yediremiyordum. Benimle evlenmek istediğini annesinin aracılığıyla ileten bu adam; kendini şimdi bana farklı bir kişi olarak tanıtıyordu.İntikam almam artık kaçınılmazdı.

"Evli misin?" diye sorduğumda şaşırdı. "Hayır," dedi. 

Soğukkanlılığımı korumaya çalışarak devam ettim.
"Peki, nişanlı olabilir misin ya da bir kız arkadaşın var mı?" 

derken göz ucuyla ellerine baktım. Bunu bilinçli yapıyordum.Sorduğum sorular onu şüphelendirmiş olmalıydı ki, bana tereddütle bakarken yine, "Hayır," dedi.
"Güzel!" dedim neşeyle. "Beni kaçırsana!" 

Karadenizin hırçın dalgaları arasında hayat bulan, büyüleyici bir aşk hikayesi
(Tanıtım Bülteninden)

Küçük Bir Aşk Hikayesi



Keri Daniels, ülkenin en popüler magazin dergilerinden birinde çalışan bir muhabirdir. Yıllardır hayalini kurduğu editörlük koltuğuna ulaşmak için, patronunın ondan istediği çok zor bir işi yapmak zorundadır: ünlü ve münzevi bir yazar olan Joseph Kowalski'yle bir röportaj.Keri için sorunlar tam olarak bu ismi duyduktan sonra başlar. Çünkü Joseph, lise yıllarında, kalbini paramparça ettiği gençlik aşkının ta kendisidir.Keri yıllar önce Joseph'i acımasızca terk ettiğini unutup,bu tanışıklığın röportajı yapmasını kolaylaştıracağını düşünürken, Joseph onunla aynı fikirde değildir.Onca zaman sonra ayağına gelen bu intikam fırsatını en iyi şekilde değerlendirecektir.
(Tanıtım Bülteninden)

Senin İçin



Tek gecelik bir kaçamak, mutlu son getirir mi?

Kendi barını işleten Kevin Kowalski, eline telefon numarasını yazacak kadar ısrarcı kadınlara alışkındır. Onlardan birkaçıyla her gece tanışmaktadır. Oysa onun bir kadınla yakınlaşması için en başta o kadına gerçekten ilgi duyması gerekmektedir. Daha önce evlenip boşanan Kevin için ilişkiler arenası, artık daha seçici ve dikkatli olacağı bir mayın tarlası gibidir.

Tüm bu karmaşanın ve hızlı yaşantısının içinde bir gece, Beth Hansen'le tanışır. İşte bu defa işler değişmiştir. Gerçekten ilgisini çeken Beth ile yakınlaşmaya hazırdır. Ancak Beth, birlikte geçirdikleri ilk geceden sonra sabah erkenden Kevin'ın yanından ayrılmıştır. Beth'le birlikte uyuyup yalnız uyanan Kevin, büyük bir hayal kırıklığı yaşar. Çünkü Beth, onun kendisi için doğru adam olduğuna inanmayıp gitmiştir. 

Yine de birlikte geçirdikleri gece, hayatlarının en büyük sürprizini hazırlamıştır onlara. Hem Kevin hem de Beth için aralarındaki ilişkinin tek gecede kalması imkânsızdır artık.
(Tanıtım Bülteninden)

13 Nisan 2015

Bahse Var mısın?


Grace Park ve iki kız arkadaşı, yaşadıkları onlarca başarısız randevudan ve hayatlarına giren gereksiz erkeklerden sonra bir karar verirler: tam altı hafta boyunca, erkeklerden uzak duracaklardır. Yani bir tür aşk detoksu.

Yakışıklı barmen Michael Andris ve iki erkek arkadaşıysa aynı günlerde farklı bir iddiaya girerler. Barlarına gelen kadınlara asılmayacak, müşterilerle asla yakınlaşmayacaklardır. Buna en fazla dayanabilen erkek iddiayı kazanacaktır. 

Grace ve arkadaşları, erkeksiz hayatlarının ilk gece gezmesi için Michael ve arkadaşlarının barına gittiklerinde, eğlence başlar. Bu tesadüf, iki grup içinde gerçek bir sınava dönüşmek üzeredir. Sorular, sadece aşktan gelecektir.
(Tanıtım Bülteninden)

Ön Sipariş Tarihi: 14.04.2015

Anneme Kavuşuyorum


Merhaba sevgili dostlarım nasılsınız? Ben çok iyiyim çünkü bugün annem geliyor, kavuşmama bir saat kaldı yalnızca. Benim eve dönüş saatimde annem de evde olacak. Bir hafta birlikte olacağız!
Bu arada okulumuzda kablosuz internet varmış. Ben bu paylaşımları okulda yapıyorum. Zaten çocukları 23 Nisan'a hazırlamak için bilgisayarımı yanımda getiriyorum. Bir de keyifle paylaşımda bulunayım ama değil mi? İzninizle ben şimdilik ayrılıyorum ve yeniden görüşünceye dek dostça kalmanızı diliyorum! Sevgiyle kalın!


Aşık Olmak...


Ben William Fisher. Size her şeyi bütün ayrıntılarıyla anlatacağım, hem de en başından…

Onu görür görmez düşündüğüm ilk şey hayatımın kadını olduğuydu. İlk başta, tıpkı âşık olan her insan gibi ayaklarım yerden kesilmişti. Her şey mükemmeldi, adeta birbirimiz için yaratılmıştık. Sonrası mı? Sonrasında işlerin pek de düşündüğüm gibi gittiği söylenemez... Anlatacaklarım belki size de tanıdık gelecek… ve belki de bizim hikâyemiz, aslında sizin hikâyeniz ve hatta hepimizin hikâyesi… KİM BİLİR!

"İçten, sürükleyici, acısıyla tatlısıyla çok eğlenceli."
-Jenny Colgan-

"Yanlış görünen, ama tamamen iyi hissettiren bir aşkın hikâyesi. Bu kitap doğru yerde, doğru zamanda sizi sıkıca saracak."
- Louise Candlish -


"Dokunaklı, eğlenceli ve gerçek! Andy Jones'un bir aşkın sonrasında neler olduğunu anlattığı bu romanı biran kahkahalar attırıyorsa, bir sonraki anda ağlatıyor." 
-Jane Costello -

"Âşık olmak, âşık kalabilmek, sürprizler, beklentiler, uyum, tavizler ve aklını kaçırmadan ya da yanındakine zarar vermeden bunların tümüyle baş etmek hakkında yazılmış, inanılmaz olaylar örgüsü olan mükemmel bir kitap."
-Daily Mail-

Yazar iki kızı ve eşiyle birlikte Londra'da yaşamaktadır. Daha öncesinde çocuk kitapları yazan yazarın kitapları arasında George was Bored ve As Something as an Aardvark vardır. Yazarın Âşık Olmak İşin Kolay Yanı'nın dışında Girl 99 adlı bir romanı ve kısa hikâyelerin yer aldığı Untogether Lives adlı bir kitabı da bulunmaktadır.
(Tanıtım Bülteninden)

Ön Sipariş Tarihi: 17.04.2015

Aşkın Ritmi



Kylie Scott, çok satan romanı Aşkın Müziği ile başladığı Stage Dive serisine Aşkın Ritmi'yle devam ediyor. Stage Dive'ın bateristi Mal Ericson, imajını acilen toparlamalıydı, en azından bir süreliğine. Koluna takacağı iyi bir kız bu sorunu çözerdi. Mal, bu planın kalıcı olması niyetinde değildi, ama hayatındaki tek doğru kızı bulmayı hesaba katmamıştı…

Anne Rollins, gençlik hayallerini ve odasının duvarlarını süsleyen rock tanrısıyla tanışmayı hayal bile etmemişti, özellikle de bu koşullar altında: Anne'in altından kalkamadığı maddi problemleri vardı. Fakat yine de partinin vahşi bateristinin sahte kız arkadaşını oynaması için sunulan teklifi kabul etmek pek de iyi sonlanamazdı. Adam ne kadar seksi olursa olsun!.. Değil mi?

"Ateşli ve eğlenceli, baş döndüren aşk romanlarından hoşlanan okurlar bu serinin her kitabına bayılacaklar." 
-Booklist (Starred Review)-

"Aşkın Ritmi hayal kırıklığına uğratmıyor. Ateşli, yaramaz ve komik! Bu adamların kesinlikle hayranları oldum ve Stage Dive nereye turneye giderse gitsin, peşlerindeyim!" 
-Up All Night Book Blog-
(Tanıtım Bülteninden)

Ön Sipariş Tarihi: 17.04.2015

Aşk Şans İşidir



Mallory Quinn Şanslı Liman'ın iyi kızı olarak bilinir. O şefkatli bir hemşire, yardımsever bir komşu, hoş sohbet bir tanıdıktır her zaman. Herkesi düşünür, herkes için bir şeyler yapar; kendisi hariç. Ondan beklenen, kendisi gibi iyi birini seçip Bay Doğru'yla birlikte olmasıdır. Ancak Mallory, Bay Yanlış'a abayı yakalı çok olmuştur.

Ty Garrison, Şanslı Liman'da yenidir. Kasabanın kötü çocuğu olmaya aday bu gizemli adam, yaralandığı kazadan sonra Mallory'nin çalıştığı hastaneye kaldırılır. Gördüğü fizik tedavi boyunca Mallory hep yanı başında olmuştur. Bu engel olunamayan yakınlık, ilişkilerini hemşire-hasta ilişkisinin ötesine taşıyacaktır ancak Bay Yanlış'la Bayan Doğru hangi hikâyede mutlu sona ulaşabilir ki? Yine de Şanslı Liman, mucizelerin gerçekleştiği kasabadır. Her an her şey olabilir.

"Jill Shalvis aşk hikâyesi yazdığında, sayfalar su gibi akıp gider."
-Robyn Carr New York Times Bestseller Yazarı-
(Tanıtım Bülteninden)

Ön Sipariş Tarihi: 14.04.2015

Gümüş Gözyaşları


Ailenin ve aşkın gücüne dair muhteşem bir roman…

Çok sevdiği karısı Mikaela geçirdiği bir kaza sonucu komaya girince Liam'ın dünyası başına yıkılır. Liam karısının bir daha asla uyanamama ihtimaline rağmen hem umudunu yitirmemeye hem de çocukları için güçlü olmaya çalışmaktadır. Günlerini Mikaela'nın baş ucunda oturup ona hatıralarını ve sevgisini anlatarak geçirmekte, bir mucize, bir umut ışığı görmek için dua etmektedir. Fakat daha sonra karısının geçmişine dair beklenmedik bir şey keşfeder: Mikaela ilk evliliğini dünyaca ünlü bir film yıldızı olan Julian True'yla yapmış ve görünüşe bakılırsa onu hiç unutamamıştır. 

Liam yalnızca eski kocasının ismine tepki veren karısını hayata döndürmek için her şeyi göze alarak Julian'ı kasabaya çağırır. Birlikte kurdukları o sıcacık aile ortamının acı verici sırlarla dolu olduğunu öğrenmek Liam'ı paramparça eder. Hayatlarına giren bu yeni gerçekle birlikte umutlar, acılar ve hayal kırıklıkları birbirine karışacak, bazı şeyler sonsuza dek değişecektir. Gümüş Gözyaşları, aşk uğruna her şeyini riske atmaktan çekinmeyen sıradan bir adamın hikâyesini anlatırken evliliğe ve bağlılığa dair dokunaklı ve akıllardan çıkmayacak bir portre çiziyor.

"Bu kitap bir mücevher! Hannah hikâyenin ana fikrini kusursuz bir temele oturtmuş ve satır aralarında anlatmak istediği her bir duygu damlası için derinlemesine düşünmüş." 
-San Jose Mercury News-

"Bir çırpıda okunacak türden bir kitap… Elinizden bırakamayacaksınız. Bu hikâye sizi hem ağlatacak hem gülümsetecek."
-New York Post-
(Tanıtım Bülteninden)







9 Nisan 2015

Akçay'dan Dönme Zamanı


Merhaba sevgili dostlarım nasılsınız? Dilerim çok iyisinizdir. Ben de iyiyim. Geçen hafta sonunu
Akçay'da geçirdim. Hava çok güzeldi, Cuma, Cumartesi, Pazar üç gün deniz kıyısına gittik, yürüyüş yaptık, oturduk sıcak bir şeyler içtik. Çok hoş bir değişiklik oldu, terapi gibi geldi. Balkonda çayımızı içtik, yemeğimizi yedik.
Sonra Pazar günü öğleden sonra otobüsüme bindim ve evime döndüm. Annem de bir sonraki gece yola çıkıp İstanbul'a gitti. Şu anda Aytül ablamda sonra Güldal ablama geçecek ve hayırlısıyla Pazartesi günü de bana gelecek. Anneme yeniden kavuşacağım. Bizde durum şimdilik bu. Yeniden
görüşünceye dek sevgiyle, dostça kalın!

Bırakma Ellerimi



Birlikte büyüdüğü, ilk aşkı ile evlenerek mutlu sonu yakaladığına inanan genç bir kızdı Elif... Peşinden hiç ayrılmadığı, 'bir gün mutlaka seninle evleneceğim' dediği, biricik aşkı ile evlenerek mutlu olacağına inanan genç bir erkekti Toprak...

Sadece romanlardaki evliliklerin mutlu sonu oluyordu. Oysa daha evliliklerinin üzerinden iki yıl geçmeden Toprak gitmek istiyordu. Elif'i arkasında bıraktığında gerçekten mutlu olabilecek miydi? Bunu bilmiyordu, ama bildiği tek şey artık Elif ile de mutlu değildi. Elif, Toprak'ın gitmesiyle birlikte ailesini, işini, arkadaşlarını bırakarak hiç bilmediği başka bir şehirde ilk aşkını unutmaya çalışacaktı. Bu sefer bırakılan elleri bir başkası tarafından tutulduğunda gerçek aşkı bulacak mıydı? Yoksa ilki gibi o da bir yanılsama mıydı? Hayatına giren ikinci Toprak, birincinin acılarını silebilecek miydi?
(Tanıtım Bülteninden)

Hayallere Dokunmak




Ryan kulağıma eğiliyor. "Dans et benimle, Beth."
"Ben dans etmem." Doğru, etmem. Daha doğrusu, bir erkekle hiç dans etmedim. Kuşkuyla kaşını kaldırıyor. "Dans etmezsin?"
"Hayır."

Ateşin ışığı Ryan'ın yanık tenine vuruyor ve yüzüne harika, bronz bir parlaklık veriyor. Altın saçları ışıldıyor. Göz kamaştırıcı. Ryan bir adım yaklaşıyor ve kendini çekici yapan ve beni zayıflatan "ben her şeyi bilirim" gülüşünü takınıyor. Ondan nefret ediyorum ve bana dokunmasına izin verdiğim için kendimden de nefret ediyorum. 

Çok hızlı bir tempoda çalan müzik biraz yavaşlıyor. Müzikteki güçlü vuruşlar kalbimin çılgın atışlarını taklit ediyor. Dudaklarını kulağıma doğru yaklaştırıyor ve nefesi boynumu gıdıklıyor. "Benimle dans et, Beth."

Katie McGarry için Övgüler ve Yorumlar
"Bu romandaki her şey - sahne, karakterler, romans- işliyor ve çok iyi işliyor." 
-Kirkus Book Reviews, Hayallere Dokunmak üzerine

"Bu çocukluktan gençliğe geçiş aşk hikayesi… bir iddiayla başlıyor ve cesur, erotik bir güven egzersizine dönüşüyor... Tempolu, tatmin edici bir romans."
-Publishers Weekly'de, Hayallere Dokunmak üzerine
(Tanıtım Bülteninden)