19 Ekim 2017

Sağlık Olsun


Öyle sabah uyanır uyanmaz yataktan fırlama
Yarım saat erkene kurulsun saatin
Kedi gibi gerin, ohh ne güzel yine uyandım diye sevin..
Pencerini aç, yağmur da olsa, fırtına da olsa nefes al derin derin
Yüzüne su çarpma, adamakıllı yıka yüzünü serin serin
Geceden hazır olsun, yarın ne giyeceğin
Ona harcayacağın vakitte bir dilim ekmek kızart
Çek kızarmış ekmek kokusunu içine
Bak güzelim kahvaltının keyfine..
Ayakkabıların boyalı olsun, kokun mis,
Önce sana güzel gelsin aynadaki siluetin
Çık evinden neşeyle, karşına ilk çıkana gülümse, aydınlık bir gün dile
Sonra koş git işine, dünden, önceki günden,
Hatta daha da eskiden yarım ne kadar işin varsa hepsini tamamla,
Ohhh şöyle bir hafifle
Bir güzel kahve ısmarla kendine, seni mutlu eden sesi duymak için alo de
Hiç işin olmasada öğle üzeri dışarı çık
Yağmur varsa ıslan, güneş varsa ısın, hatta üşü hava soğuksa
Yürü, yürürken sağa sola bak, öylesine değil, görerek bak
Çiçek görürsen kokla, köpek görürsen okşa, çocuk görürsen yanağından makas al..
Sonra,şöyle bir düşün, kimler sana yol açtı, sen çok dar da iken kimler seni ferahlattı, hani kapını kimsenin çalmadığı günlerde kimler kapını tıklattı? Ne kadar uzun zamandır aramadın onları değil mi?
Hadi hemen uğrayabilirsen uğra, arayabilirsen ara
Hatırlarını sor, öyle laf olsun diye değil, kucaklar gibi sor..
Bu sadece onların değil, senin de yüreğini ısıtacak, yüzünde güller açtıracak..
Günün güzeldi değil mi? Akşamın da güzel olsun.. Yemeğin ne olursa olsun,masanda illaki kumaş örtü olsun..
Saklama tabakları, bardakları misafire
Sizden ala misafir mi var bu dünyada
Ailecek kurulun sofraya, öyle acele acele değil, vazife yapar gibi hiç değil,
Şöyle keyife keyif katar gibi, lezzete lezzet katar gibi, eksik bıraktıklarını tamamlar gibi tadına var akşamının..
Gece evinde, dostların olsun
Sohbet mezen, kahkahan içkin olsun..
Arkadaşım, hayat bu daha ne olsun?
Ama en önce ve illa ki sağlık olsun!

Can Yücel

17 Ekim 2017

Hayvan Hakları Evrensel Bildirgesi


 
Hayvan hakları evrensel bildirgesi 14 maddeden oluşmaktadır:

1. Bütün hayvanlar yaşam önünde eşit doğarlar ve aynı var olma hakkına sahiptirler.

2. Bütün hayvanlar saygı görme hakkına sahiptir. Bu hakkı çiğneyerek onları sömüremez. Bilgilerini hayvanların hizmetine sunmakla görevlidir. Bütün hayvanların insanca gözetilme, bakılma, ve korunma hakları vardır.

3. Hiçbir hayvana kötü davranılamaz, acımasız ve zalimce eylem yapılamaz. Bir hayvanın öldürülmesi zorunlu olursa, bu bir anda, acı çektirmeden ve korkutmadan yapılmalıdır.

4. Yabani türden olan bütün hayvanlar, kendi özel doğal çevrelerinde karada, havada ve suda yaşama ve üretme hakkına sahiptir. Eğitim amaçlı olsa bile özgürlükten yoksun kılmanın her çeşidi bu hakka aykırıdır.

5. Geleneksel olarak insanların çevresinde yaşayan bir türden olan bütün hayvanlar uyumlu bir biçimde türüne özgü yaşam koşulları ve özgürlük içinde yaşama ve üreme hakkına sahiptir.

6. İnsanların yanlarına aldıkları bütün hayvanlar doğal ömür uzunluklarına uygun sürece yaşama hakkına sahiptir. Bir hayvanı terk etmek acımasız bir davranıştır.

7. Bütün çalışan hayvanlar iş süresi ve yoğunluğunun sınırlandırılması ve güçlerini artırıcı bir beslenme ve dinlenme hakkına sahiptir.

8. Hayvanlara fiziki ya da psikolojik bir acı çektiren deneyler yapmak hayvan haklarına aykırıdır. Tıbbi, bilimsel, ticari ve başkaca biçimlerdeki her türlü deneyler için de durum böyledir.

9. Hayvan beslenmek için yetiştirilmişse de bakılmalı, barındırılmalı, taşınmalı, ölümü de acı çektirmeden ve korkutmadan olmalıdır.

10. Hayvanlardan insanların eğlencesi olsun diye yararlanılamaz, hayvanların seyrettirilmesi ve hayvanlardan yararlanılan gösteriler hayvan onuruna aykırıdır.

11. Zorunluluk olmaksızın bir hayvanın öldürülmesi yaşama karşı suçtur.

12. Çok sayıda yabani hayvanın öldürülmesi demek olan her davranış bir soykırım, yani bir suçtur.

13. Hayvan ölümüne de saygı göstermek gerekir. Hayvanın öldürüldüğü şiddet sahneleri sinema ve televizyonda yasaklanmalıdır.

14. Hayvanları koruma ve savunma kuralları, hükümet düzeyinde temsil olunmalıdır. Hayvan hakları da insan hakları gibi yasayla korunmalıdır.

14 Ekim 2017

Umut Işıkları

Her karanlığın sonunda bir ışık vardır. Bazen ulaşmak zor olsa da...

Gül Limanı Oteli konuklarına ağırlamaya devam ediyor.

Liseden beri arkadaş olan Coco ve Katie on yıl sonra kasabaya eski yaralarını iyileştirmek için dönmüşlerdi. Coco kalbini kıran ilk erkeği, Katie ise çok sevmesine karşın terk etmek zorunda kaldığı ilk aşkını hiç unutamamıştı. Şimdianıları umutlara dönüştürme zamanıydı belki de.

Gül Limanı Oteli’ni sahibi Jo Marie ise, kocasının ölümünden beri en yakın arkadaşı olan Mark’ın önce ona aşkını ilan etmesi, ardından da bir anda gitmeye karar vermesiyle neye  uğradığını şaşırmıştı. Bir yandan Mark’ın bir türlü açıklamadığı sırrını öğrenmeye çalışırken bir yandan da ona karşı hissettiklerinin aşk olup olmadığını anlamak zorundaydı.

Umut Işıkları, geçmişin karanlığından kurtulmak isteyen herkes için…

(Tanıtım Bülteninden)
*Biraz önce D&R'ın web sitesinde gördüm, en kısa zamanda bu kitabı edinmeliyim.

Küçük Mutluluklar


Merhaba sevgili dostlarım nasılsınız? Dilerim çok iyisinizdir. Biz de çok iyiyiz. Misi'nin, benim ve ailemin sağlığı çok iyi. Okul da çok iyi gidiyor. Okula taksiyle gidip geliyorum, sağolsunlar indirim de yaptılar. Köye giden bir minibüs falan  yok. Neyse daha önce de dediğim gibi hepimizin sağlığı, huzuru yerinde. Annem yarın bana gelecek, iki gün bende kalacak, benden mutlusu  yok. Hava güzel hayat güzel, yaşasın hayat! Yeniden görüşünceye dek sevgiyle kalın dostlarım!

11 Ekim 2017

Masallarla Yola Çık


Çok ses getiren ve on binlerce okura ulaşan Masal Terapi’nin yazarı Judith Malika Liberman’dan hayalbazlar, oyunbazlar ve yolcular için 40 haftalık bir serüven: Masallarla Yola Çık. Bu 40 haftalık yolculuğun belli bir güzergâhı var. Önce orman. Korkuların karanlık dünyası. Korkularla yüzleşmek ve onları gözden geçirmek gerek.
Karanlığın içine dalmadan ışık bulunamaz çünkü. Ormandan sonra dağ var sırada. Burada zirvelere doğru uçulur ve ruhlar ilhamla dolar. Ardından çöle uzanır yol. Çöl, eyleme geçebilmesi için insanı tutkuların ateşiyle bağ kurmaya ve hayatta cesurca ilerlemeye hazırlar. Ve en nihayet, deniz. Duygu dünyası. Orada ilişkilere, çevreyle nasıl bir bağ kurulduğuna bakılır.
Okurlar ormanı, dağı, çölü ve denizi 40 masalla aşacak, masalların büyülü dünyasında bilinenin içindeki bilinmeyeni görecek, hayal ettikleri hayata doğru dönüştürücü adımlar atacaklar. Bu tılsımlı yolculukta masallar onlara rehberlik edecek. Kapak görselini ve kitap illüstrasyonlarını Gamze Yalçın’ın hazırladığı Masallarla Yola Çık, Liberman’ın ikinci kitabı.

(Tanıtım Bülteninden)

* Masal Terapiyi çok severek okumuştum. İkinci kitabı da okumayı sabırsızlıkla bekliyorum. Sizlere de şiddetle öneriyorum.

Dünya Kız Çocuğu Günü


Canım kızım Misi nezdinde her kız çocuğunun gününü kutluyor, sevgiyle kucaklıyorum!

23 Eylül 2017

Kaygına Aldanma


Kaygı üzerine yazılmış en iyi kitapla karşınızdayız. Süregelen, acı veren ve sizi zehirleyen kaygıya bir son vermek için ihtiyacınız olan her şey bu kitapta. Carbonell olabildiğince açık, basit ve mantıklı bir şekilde bugüne kadar neden kaygılarınızı kontrol altına alamadığınızı anlatıyor. Siz ondan kurtulmaya çalışırken, onun sizi nasıl kandırdığını etraflıca açıklıyor. Kaygıdan mustaripseniz ya da bu sorunu yaşayan bir sevdiğinize yardımcı olmak istiyorsanız veya danışanlarınıza yeni bir bakış açısı sunmak isteyen bir profesyonelseniz bu kitabı okuyun.
Dr. Carbonell insan zihninin akıllı ve önyargısız bir gözlemcisidir ve hepimiz onun öğretilerinden faydalanabiliriz. Bu kitabı elinize alma cesaretini göstererek ilk adımı attınız. Çıktığınız bu yolculuğun temposunu kendinize göre ayarlayın; kendinizi daha kitabı bitirmeden başkalarına tavsiye ederken bulacaksınız.

(Tanıtım Bülteninden)

20 Eylül 2017

Günler Geçip Giderken


Merhabalar dostlarım nasılsınız?  Dilerim çok iyisinizdir. Misi ve ben iyiyiz. Annem beş gün içerisinde iki kez migren ağrılarıyla boğuştu. Şimdi daha iyi. Pazartesi gününün gelmesini hiç mi hiç istemiyordum. Cumartesi gününden itibaren tevekkül duygusu ile tanıştım. Gelmesini hiç istemesem de zaman yaklaşınca durumu kabullenir oldum. Yine de Pazartesi günü olmasın istedim ama ne yazık ki böyle bir olanak yok. Benim için okulların açıldığı Pazartesi kabusun başladığı gündü. Aslında günler önceden o kabusu görmeye başladım. Korktuğum kadar değildi.  Çocuklar da yavaş yavaş alışıyorlar. Şimdilik durum bu. Yeniden görüşünceye dek sevgiyle, dostça kalın!

*Aşkım  kızımın en sevdiğim fotoğraflarından birisi.

Eğer İnanırsan

Gerçek özgürlük, yüreğinin sesini dinleyebilmektir…


Yaşadığı elma çiftliğinden bir adım bile uzaklaşamayan güzel ve hüzünlü Mariah ile gittiği hiçbir yerde birkaç günden fazla kalamayan yakışıklı, umursamaz serseri Deli Fişek; birbirlerinden çok farklı iki insanın yollarının kesiştiği yerde doğan bir aşkın hikâyesi…
Mariah küçük yaşta evden ayrılmış, aşkın en acı verici haliyle tanışmış ve ailesinin yanına geri dönmek zorunda kalmıştır. Yüzleşemediği gizli geçmişi onu çiftliğin çitleri arasına hapsetmiş, hayatın renklerinden, duygulardan uzak tutmuştur. Kendine geçici bir iş arayan Deli Fişek çiftliğe geldiğinde ikisinin de aklının ucundan bile geçmeyecek bir şey olur ve aşk mucizevi bir şekilde kalplerini ele geçirir. Mor yıldız çiçeklerinin, kızarıp olgunlaşmış elmaların, sonbahar rüzgârlarının arasında gizli buluşmalarla, kaçamak dokunuşlarla yaşanan tutkulu bir aşktır onlarınki. Ama Deli Fişek gibi gezgin ruhlu bir adam için özgürlüğünden vazgeçmek çok zordur. Bir tarafı kalmak istese de bunu aşk uğruna bile yapabileceğinden emin değildir. Böylece iki sevgili, hüzünlü bir yol ayrımına gelir.
Aşkın insanın hayatına anlam katan güzelliğine, verdiği cesarete ve güce dair yürek burkan, şaşırtıcı bir roman…

 “Hannah bu hikâyeyi samimiyetle, şefkatle ve canlı detaylarla yaratmış. Karakterlerini, özellikle de karanlık geçmişine rağmen dimdik ayakta duran, inançlarına tutunan Mariah karakterini sevmemek imkânsız.”
-Publishers Weekly-

“Karakterlerinin ruh hallerini ve duyguları resmetmekte Hannah’nın üstüne yok.”
-The Washington Post Book World-

(Tanıtım Bülteninden)

* Ben Temmuz ayı Milliyet kitap ekinde bu kitabı görmüştüm ama bulamamıştım. İki aydır bu kitabı iple çekiyordum ki nihayet çıkmış.



5 Eylül 2017

Diplomatın Karısı


Böyle bir hayat değildi beklediğim. Ama hayat dediğin böyleydi.” 

1945. Nazi hapishanesinde işkencelere maruz kalan Marta Nedermann, hayatta kaldığı için şanslıdır. Yaşadığı korkunç şeylerin ardından iyileşmeye çalışırken ona mutlu bir gelecek vadeden Paul adlı Amerikalı bir askerle tanışır. Ama askerin bindiği uçak kaza yapınca Londra’da bir araya gelip evlenme planları suya düşer.
Paul’ün ölümüyle perişan olan ve üstüne üstlük Paul’den hamile olduğunu öğrenen Marta, kendisine Dışişleri Bakanlığı’nda sekreterlik işi ve evlilik teklif eden İngiliz bir diplomatla evlenip bir yuva ve aile sıcaklığını az da olsa tadar. Ama İngiliz istihbaratına bir casusun sızdığını ve geçmişiyle bağlantısı bulunan bu haini bulabilecek tek kişinin kendisi olduğunu öğrendiğinde hayatı tamamen değişecektir…

Çok satanlar arasına giren Kumandanın Âşığı’nın devamı olan bu dramatik kitapta Pam Jenoff, huzurun her an bozulabildiği ve paranoyanın artmaya başladığı bir dönemi anlatıyor.

“Sırlar, yalanlar, ihanet ve tutku… Bu kitabı öyle hızlı okudum ki…”                                                                                        
-Christina Barker Kline-

“Aşırı derecede merak uyandırıcı… Hikâye daha ilk sayfadan okuru ele geçiriyor ve atmosferiyle büyülüyor.”
-Margaret Leroy-

“Jenoff olay örgüsündeki sayısız dönüm noktasıyla ve birden fazla kez ağlatabilecek kadar inişli çıkışlı duygusal tarafıyla kitabının bir solukta okunmasını sağlıyor.”
-Romance Dish-

(Tanıtım Bülteninden)

*Yazarın "Kumandanın Aşığı" adlı kitabı çok güzel ve çok sürükleyiciydi. Yeni kitabının konusu da çok güzele benziyor. En kısa zamanda edineceğim.

4 Eylül 2017

Herkes Beğendi


Merhaba sevgili dostlarım nasılsınız? Misi ile ben Cumartesi gecesi Bigadiç'e hiç  istemeden döndük.
Misi ve ben strese girdik. Dün ve bugün Misi saatlerdir annemin yatağında. Acaba benim dönmek istemediğimi anladığı için mi o da gitmek istemedi? Olabilir.
Bu tarifi çok uzun zaman önce Can Etili'den almıştık. Aslında ıspanak ile pişiriliyor. Annem börek yapmak için ot kavurunca bu yemeği de yapmasını istedim. Kırmadı, yaptı. Tarif çok basit.
1 demet sirken otu ile 1 demet kızılbacak soğan ile kavrulur. Pul biber, tuz, karabiber konur.  Borcama konur. Kötte içi hazırlanır. Simit şekli verilerek kavrulmuş otun üzerine yerleştirilir. Fırında pişirilir. Köfte pişmek üzere iken
ortasına 1'er yumurta kırılır.  Kaç tane simit köfte varsa o kadar yumurta kırılır. Yumurta pişince yermek fırından çıkarılır, afiyetle yenir.
Yeniden görüşünceye dek sevgiyle kalın dostlarım!

* Fotoğrafları iphone ile çekiyorum, paylaşıyorum. Bilgisayara aktarırken düz duruyor. Ama bloğumda paylaştığımda yan çıkıyor. Düzeltemiyorum.