15 Ocak 2017

Kumandanın Aşığı


Aşk için neleri göze alabilirsiniz?

1939 yazı. On dokuz yaşındaki Yahudi Emma Bau'nun hayatı Nazilerin Polonya'yı işgal etmesiyle bir gecede altüst olur. Üniversite kütüphanesindeki işinden ayrılmak zorunda kalır ve altı haftadır evli olduğu kocası Jacob direniş örgütüne katılmak için kaçar. Gettodaki ailesinin yanına giden Emma direniş örgütü tarafından gettodan çıkarılır ve sahte bir kimlikle kocasının teyzesinin yanında yaşamaya başlar. Anna Lipowski adında bir Hıristiyan olarak hayatını devam ettirmeye çalışan Emma'nın yaşamı, Nazi komutanı Richwalder'le tanıştığında daha da tehlikeli bir hal alır. Emma'dan etkilenen kumandan ondan sekreteri olmasını ister. Nazi üssünde çalışmaya başlayan Emma'dan direniş için bilgi toplaması istenir, genç kadın da bunun için her şeyi yapmaya hazırdır. Ama bu görevin evliliğini ve hayatını riske atacağının henüz farkında değildir. Emma, ailesinin, kocasının ve halkının hayatını tehdit eden bu adama âşık olmaya başladığını fark ettiğinde ise iş işten geçmiş olacaktır.

"Göz kamaştıran bir sadelikle yazılmış, insanın nefesini kesen bir roman. Romantik tarihsel kitapların en iyilerinden."
-Publisher's Weekly-

"Pam Jenoff hayal dahi edilemeyecek bir durumda yaşayan insanların portresini etkileyici bir şekilde çiziyor."
-Booklist-
(Tanıtım Bülteninden)

5 Ocak 2017

Küçük Fransız Pansiyonu


Emmy ve erkek arkadaşı Nathan huzurlu bir tatil geçirmek üzere yeşillikler içindeki La Cour des Roses'a gelmişlerdir. Bu tatil, monotonlaşan ilişkilerine yeni bir heyecan kazandıracaktır. Ama olaylar hiç de Emmy'nin beklediği gibi gelişmez. Nathan ev sahipleri Rupert'ın seksi karısıyla kaçmış, geçirdiği ağır hastalığın üzerine karısı da kendisini terk eden Rupert ise pansiyonun işlerini yürütemez hale gelmiştir. Ona yardım eli uzatan Emmy olur. Emmy bu davranışıyla insanların kalbini kazanır ve kendini yeni bir arkadaşlık ortamında bulur. Bu arada ateşli bahçıvan Ryan ve sinir bozucu (ya da muhteşem) muhasebeci Alain arasında kalan Emmy'yi çok daha zor bir ikilem beklemektedir: Tatil için geldiği bir yerde arkadaşlarını, ailesini ve bütün kariyerini terk ederek yeni bir hayata başlamak ya da İngiltere'ye geri dönmek. Emmy bu zor ikilemi çözmeye çalışırken La Cour des Roses'un muhteşem verandasında ona katılmayı çok isteyeceksiniz. Yurtdışında büyük ilgi gören La Cour des Roses serisinin bu ilk kitabından sonra geçtiğimiz günlerde serinin ikinci kitabı "Küçük Fransız Pansiyonuna Dönüş" İngilizce baskısıyla okuyucuların beğenisine sunuldu. Türk okurları önümüzdeki aylarda ikinci kitabı da okuma fırsatı bulacaklar.
(Tanıtım Bülteninden)

24 Aralık 2016

Bonibonlu Kurabiye


Merhaba dostlarım, nasılsınız? Ben ve Misi için dingin bir hafta sonu. Sabah kalktım, kahvaltı ettim. Kahvaltıdan sonra temizlik yaptım. Kahve, çay derken bu saat oldu. Yemek te yaptım. Haşlama yaptım. Bir de Perşembe günü pazardan aldığım pancarları annemin tarif ettiği gibi hazırladım. Haşladım. Kabuklarını soydum. Dilimledim. Veee sarımsaklı yoğurt koydum. Tuz ekledim. Tadı çok güzel oldu. Bir de bonibonlu kurabiye yaptım. Tarif yemekbiz grubundan. Ne zamandır aklımdaydı. Tadı çok güzel oldu, özellikle kahvenin yanına çok güzel gidiyor. Tarifi veriyorum.

Malzemeler

125 gr tereyağ

2 yumurta

1 su bardağı toz şeker (ben 2 parmak daha az koyuyorum çikolatada şekerli diye)

160 gr sütlü çıkolata yani 2 paket

1 tutam tuz

1 tatlı kaşığı karbonat

4 yemek kaşığı kakao 3 de olabilir isteğe bağlı

1 paket vanilya 

aldığı kadar un

5 paket bonibon 

Yapılışı:  Yumurta ve tozşeker iyice mikserle çırpılır. İçine benmari usulü eritilmiş tereyağ ve çikolata karışımı eklenir ve çırpılır. Tuz karbonat kakao aldığı kadar un ilave edilerek tahta kaşıkla karıştırarak kek kıvamından sert bir hamur yapılır. Dondurma kaşığı ile tepsiye mümkün olduğunca 5 cm aralarla konur üzerlerine bonibonlar konur önceden ısıtılmış 165 derece fırında 15 dk pişirilir 15 dk fazla tutmayın, bonibonlar erir. Bana 3 kutu bonibon yeterli geldi.  Yeniden görüşünceye dek dostça kalın!                                                                                                                                                                    




20 Aralık 2016

Kar Beklerken



Merhaba sevgili dostlarım, nasılsınız? Ben, annem ve Misi iyiyiz. Hafta sonu annemdeydim. Pazar akşamı eve döndüm. Sokak kapısından içeri girdiğim gibi Misi ortalığı yıktı. Daha merdivenleri çıkmaya başlamadan nereden duyuyor sesimi, hiç bilemiyorum doğrusu. Yaş mama yiyeceğini de çok iyi biliyor. Hem kavuştuğumuz için hem de yaş mama nedeniyle mutlu oldu. Mırıl mırıldı.
Bu hafta kar bekleniyor. İnşallah lapa lapa yağar, okullar tatil olur. Ne de güzel olur. Mutfağa girip kurabiye yapmak istiyorum. Gerçi hafta sonu da yapabilirim de yine de kar tatili şahane olur. Bugün annemle, Aytül ablamın yeni yıl hediyeleri geldi bana. Beyazlı, mavili sallanan sandalye. Kar yağsın da ben de oturup kar manzarası seyredeyim.  Ama önümüzdeki hafta kar fazla yağmasın da yılbaşında anneme gidebileyim. Bugüne dek yılbaşında hiç yalnız kalmadım. Allah ta annemden, ailemden beni ayırmaz inşallah!



Misi şu anda annemin kaloriferin önüne getirdiği yatağında keyif yapıyor. Anne aşkı, kedi aşkı, kitap aşkı. Hepsi birbirinden güzel! Bende durum bu. Sevgili dostlarım yeniden ve dilerim yeni bir tarifle görüşmeyi diliyorum. Sevgiyle kalın!


14 Aralık 2016

Sen, Ben Ve Onca Yıl


Bazı aşklar ne kadar acıtırsa acıtsın yaşanmaya değer...
Nicole Blake çocukken deliler gibi âşık olduğu Julian Symonds'la bir yılbaşı gecesi yakınlaşsa da kısa süre sonra genç adamla ilgili hayalleri sonsuza dek suya düşer. Ama Julian sayesinde hayatına değişmeyen üç şey girmiştir: dünyanın en iyi arkadaşı, seyahat tutkusu ve kalbini durmadan kırsa da sevmekten vazgeçemediği çok yakışıklı bir serseri; Aidan Symonds...

Güzeller güzeli Alex de üniversite yıllarında aralarına katılınca grup tamamlanır ve zaman geçtikçe yılbaşı gecelerini birlikte geçirmek gelenek haline gelir. Onlar birbirlerinin her şeyidirler; dost, kardeş, tutunacak birer dal… Fakat Nicole ile Aidan'ın arasındaki bağ hep çok kırılgandır. Aşkları pervane böceği ile mumun aşkından farksızdır.

Hayatında yeni bir sayfa açması gerektiğini anlayan Nicole, Aidan'ın tam tersi özelliklere sahip olan Dom'la hayatına devam etme kararı alır. Fakat zamansız bir acı ve affı olmayan çift taraflı bir ihanet, Nicole'ün kararlarını sorgulamasına ve geride bırakamadığı şeylere duyduğu özlemin gün yüzüne çıkmasına neden olur.

"Sıcacık karakterlerin bir solukta okunan hüzünlü hikâyesi… Değişime ve kişinin kendi mutluluğunun sorumluluğunu üstlenmesinin önemine dair muhteşem bir roman."
-Daily Mail-

"Bu hüzünlü hikâye dostluk, aşk ve hayat üzerine kurulmuş."
-Laura-

"Elinizden bırakamayacağınız kadar etkileyici!"
-Lea-

"Aşka ve hayati kararlara dair muhteşem bir roman…"
-Elle-

"Hayatın dönüm noktalarına dair dokunaklı bir hikâye…"
-Daily Mail-

"Amy Silver'ın zor konuları eğlenceli ve hafif bir dille kaleme alabilme becerisi, kitaplarını tam bir şölene çeviriyor."
-Sun-

"Tavsiye: Okurken nefes almayı unutmayın!"
-Westfälische Nachrichten-
(Tanıtım Bülteninden)

Mandalina Ve Umut


Sadakat ve mutluluk arasında seçim yapmak zorunda kalan bir kadının ikilemi. Hannah, boşanmak istediğini söyleyeceği gece, eşi aniden felç geçirir. Tom henüz 32 yaşındadır. Artık telefon kullanmak ve Hannah'ya sarılmak bir yana; ne yürüyebilir ne de kendi yemeğini yiyebilir hâldedir. Hannah, kendini kapana kısılmış hisseder. Eşiyle ilgilenmek zorunda olduğunun farkındadır, her ne kadar onu terk etmeye hazır olsa da. Ancak Tom, hayatın ona kazandırdığı yeni bakış açısı ve artık sahip olduğu bolca zaman sayesinde hayatını yeniden gözden geçirir ve evliliğini kurtarmaya kararlıdır. Tekrar eşinin âşık olduğu adam olabilecek midir, yoksa bunun için çok mu geç kalmıştır?

"Mandalina ve Umut", elinizden bırakamayacağınız bir çıkış romanı. Sizi bazen gözyaşlarına, bazen kahkahalara boğacak, bazen de durup hayatta asıl önemli olan şeyin ne olduğunu düşünmenize sebep olacak.

Hayatı altüst eden bir hastalığın, duygusal ve gerçekçi portresi. Ustaca kaleme alınmış bu kitap; sizi aşk, kayıp ve ikinci şanslardan geçen ilham verici bir yolculuğa çıkaracak.
-Sunday Express-
(Tanıtım Bülteninden)

7 Aralık 2016

Aeden



Geri dönmüyorlardı!
Artık niye Dünya'da olduklarını biliyorlardı.
Yaşam enerjisinin bu şekilde yağmalanmasına izin vermeyeceklerdi, ne pahasına olursa olsun ona sahip çıkacaklardı.
Evrende hata yoktu, tesadüf yoktu!
Nihayet anlamışlardı.
İnsan doğulmaz, insan olunurdu.
Masalla gerçeği ayırt edebilecek okurlara...
(Tanıtım Bülteninden)

Azra Kohen'in yeni kitabını elime almayı sabırsızlıkla bekliyorum. Sevgiyle kalın dostlarım!

1 Aralık 2016

Umut Geçidi


Sana bir sır vereceğim. Sanırım kocam Dave'in hayatında başka biri var. Ceketinin cebinde bir çift pırlanta küpe buldum. Ne acıdır ki onları yıldönümümüzde bana hediye etmedi. Ayrıca Dave'in sık sık ziyarete gittiği Martha'nın, kaybolan diğer mücevherleriyle ilgili de endişeleniyorum. Biliyorsun Dave bir papaz ve çok iyi bir adam. Onun herhangi bir konuda suçlu olduğuna inanmak istemiyorum. Peki, eve geç gelmelerinin sebebini bana neden açıklamıyor dersin?

Evet sevgili okur, gerçekten ne düşündüğünü merak ediyorum. Bu arada, Cedar Cove'un diğer sakinlerinin hayatlarında neler olup bittiğine dair yeni haberler var. Mesela Şerif Troy Davis'in yıllar önceki büyük aşkı Faith Beckwith buraya taşındı! Taşınır taşınmaz da Troy'un kızıyla arkadaş oldu, bu cephede işler gitgide kızışıyor.

Cedar Cove'un samimi hikâyeleri kaldığı yerden devam ediyor. Gelişmeleri öğrenmek için bizimle bir bardak çay içmeye ne dersin?
-Emily Flemming-
(Tanıtım Bülteninden)

*Debbie Macomber Cedar Cove serisinin devamı ile yine döktürmüş.

17 Kasım 2016

Adam


Kadın'ı okudunuz.
Bu da Adam.

Diyebilirsiniz ki...
Kadının karşılığı erkek değil mi?
Bence değil.

Çünkü, her kadın kadın ama...
Her erkek adam değil.

Herifleri yazmamayı tercih ettim!

Elbette memleketin tüm adamlarını sıralayıp, bir kitaba sığdırabilmek imkânsızdır...
Peki nedir?
Farklı zamanlarda, farklı ortamlarda yaşayan, hatta birbirleriyle hiç tanışmamalarına rağmen,
ortak zihniyetin, ortak karakterin, ortak paydasıdır Adam.

Yıkılsın diye karşıdevrim kazmalarıyla kolonlarına kolonlarına vurulan Türkiye, bugün hâlâ ayakta duruyorsa... İşte bu adamların ortak karakteri, ortak zihniyetinin sırtında duruyor.
(Tanıtım Bülteninden)

Kanadı Kırık Kuşlar


"Kendi vatanında bile yabancıdır kanadı kırık kuşlar"
1930'ların Almanyası... Nazilerin baskısından bunalan Yahudi asıllı tıp doktoru Gerhard Schlimann, çemberin yeterince daraldığını, kendisi ve ailesi için tek çarenin kaldığını hisseder: Kaçmak...

Ancak işsizliğin, savaşın habercisi toplumsal karmaşaların ve her yere yayılan ayrımcılığın cenderesindeki bir dünyada insanca yaşanacak bir yer bulmak hiç de kolay değildir. Zira Gerhard Schlimann ve diğer Yahudilere sözümona gelişmiş ülkeler bir bir sırt çevirirken, bir tek Avrupa'nın kıyısındaki genç bir Müslüman ülke kucak açar: Türkiye Cumhuriyeti...

Ayşe Kulin, Kanadı Kırık Kuşlar'da 1930'ların Almanya'sından 2000'lerin Türkiye'sine uzanan bir ailenin dört kuşaklık hikâyesini anlatıyor bizlere. Sıradışı, güçlü, coşkulu, inançlı kadınların hikâyesi bu aynı zamanda. Elsa, Suzan, Sude ve Esra kendi sancıları ve değişimlerini vatanlarının çalkantıları ile iç içe yaşıyorlar. Kanadı Kırık Kuşlar, vatanı sevgi olan herkesin kalbine değecek...
(Tanıtım Bülteninden)

5 Kasım 2016

Uzun Bir Aradan Sonra


Merhaba dostlarım, nasılsınız? Dilerim çok iyisinizdir. Ben ve Misi iyiyiz. Sizlerle buluşmaya uzun bir ara vermişim, görünce inanamadım. Bir ay üstelik artı üç gün var. Hepimizin kafası yoğun.
Güldal ablam boyun fıtığından şüphelenilince MR çektirdi. Sonuç beyin sapında lezyon olduğu  saptandı. Ameliyatla kitle alındı. Bu kez komplikasyonlar oluştu. Kusmalar, değişik bir menenjit türü derken ablam yirmi gündür hastanede. Şimdi iyi. Beyindeki iltihap 4500 dolaylarında iken 200'e inmiş. Şimdi amaçları 50'ye indirmek. Bu nedenle ablamı hastanede tutuyorlar. Aytül ablam sürekli gidiyor. Annem 15 gün ablamın yanında kaldı. Şimdi Aytül ablamda. Sürekli ziyaret ediyorlar.
Allah şifasını versin inşallah. Ben henüz gidemedim. Eve çıksın, ilk fırsatta bir haftasonu gideceğim.
Ben de sürekli arıyorum, durumları öğreniyorum. Bol bol dua ediyorum. İşte dostlarım bizde durumlar böyle, yeniden görüşünceye dek sevgiyle kalın!