10 Kasım 2014
Aşkı Seçtim
Ona, gururuna köle olmayacak kadar çok âşıktı. İstisnasız her gece, omuzlarında dans eden saçlarına dokunduğunu hayal etmişti. Ve her hayalinin sonunda o ipek sarısı, rüzgâra meydan okuyan saçların yokluğu ilmik olup boğazında düğümlenirken, geceler boyunca nefes almadan yaşamaya çalışmıştı. Şimdi ona bu kadar yakınken, uzak durmak hiç kolay olmuyordu.
Zengin ve ünlü Sancaktarların beş çocuğundan biri olan Asya, önceleri ailenin sosyetik kızıyken hayatı çok kısa sürede değişmişti. Deli gibi âşık olduğu ve çocuklarının babası olan Doruk, onu bırakıp eski sevgilisinin peşinden Amerika'ya gidince yıkılmamış, kendini çocuklarına adamıştı.
Bir gün Doruk, yanında eski sevgilisi Sabrina ile birlikte Türkiye'ye döndüğünde Asya'nın dengesi alt üst olur.
Asya, hayatına yeniden giren Doruk'un varlığına alışamamışken kendisinin ve etrafındaki herkesin hayatını tehlikeye sokan olaylarla mücadele etmesi gerekir. Kendini garip bir oyunun içinde bulan Asya, çocuklarını tehlikelerden korumaya çalışırken; Doruk da ailesine zarar vermek isteyenlerin kim olduğu ortaya çıkarmak için amansız bir savaş vermek zorunda kalır.
Doruk ve Asya, bütün bu olan biten arasında aşkı yeniden bulabilecek mi? Daha da önemlisi aşk her şeyi affedecek mi?
(Tanıtım Bülteninden)
Kitaplar Aşkına!
Eğer izin verirseniz size küçük kasabamızdan ve sevgi dolu insanlarından bahsetmek isterim. Ama başımda ufak bir bela var ve yardımınız gerekli. Eğer ki ben bir şeyler yapmaya başlamazsam 5 ay sonra, yıllardır emek verdiğim ve benim için anlamı büyük olan kütüphanem kapanabilir, hatta dozerler ile yıkılıp yerine bir endüstriyel park yapılabilir. Bu yüzden gelin, kütüphanede birlikte oturup, ailenizin tarifleriyle yaptığınız yemekler tadarken, edebiyat klasiklerini konuşalım. Tüm kasabanın ilgisini yeniden kitaplara vermesini sağlayalım ve kitaplarımız için beraber mücadele edelim. Anılarınızı canlandıracak klasiklerle ve birbirinden güzel yemeklerle şenlenecek buluşmalarımızdan sonra, bizden ve kasabamızdan vazgeçemeyeceğinize eminim. Peki bütün bu çabalarımız kütüphanemizin bir geleceği olmasına yetecek mi?
(Tanıtım Bülteninden)
Sakız Sardunya
İstanbul'da sakin bir mahallede bir kız çocuğu yaşardı.İsmini hiç mi hiç sevmeyen... Hem akıllı, hem meraklıydı.Çok da konuşkandı. Anne babasına ve öğretmenlerinedurmadan sorular sorardı. Zavallı büyükler, onun zekâsınayetişmekte zorlanırdı!Bir atlası vardı sürekli karıştırdığıve pek çok kitabı.... Hayaller kurmaya bayılırdı.Bir gün okulun kütüphanesinde hiç beklemediği birsürprizle karşılaştı. Rafların arasında tuhaf bir küreparlıyordu. Bulan herkesi unutulmayacakbir yolculuğa çıkaran sihirli bir küre!
EFHİMA, yani Efsaneler, Hikâyeler ve Masallar Ülkesi'neuzanan rengârenk bir maceraya atılmaya hazır mısınız?
Usta yazar Elif Şafak çocuklar için sıcacık vesıradışı bir öykü yazdı!Dostluk, paylaşım, hayal gücü,kitap ve doğa sevgisinin özenle işlendiği Sakız Sardunya,soluksuz ve keyifli bir okuma süreci vadediyor.
(Tanıtım Bülteninden)
Annemden Kalan
En sevdiklerinizi ne kadar yakından tanıyorsunuz? Dışarıdan görünen mi yoksa sizin anlattığınız kadarı mı gerçek 'siz'siniz? Kız kardeşleri kendi sorunları ile boğuşurken Beryl, annelerinin Alzheimer olduğunu ve bu süreçte neler yaşadıklarını onlara nasıl anlatabilirdi?
Bir cenaze için buluşan kız kardeşler, sadece bir törenden fazlasıyla yüzleşmek zorunda kaldılar: Annelerinin yıllar önce onlar için yazmış olduğu mektuplar... Geçmişin izleriyle fena halde sarsılmış olan Beryl, Isak ve Rumer bir yandan da kendi problemlerini çözmekle uğraşıyordu. Çocukluklarının geçtiği evde buldukları bu mektuplar, annelerinin geçmişiyle ilgili önemli bir ayrıntıyı gözler önüne seriyordu. Peki bu durum anneleriyle ilgili düşüncelerini değiştirecek miydi? Sevgi, hayal kırıklığının gölgesinde kaldığında umutsuzluğa kapılıp her şeyden vazgeçmek kolaydır. Beryl ve ablaları için durum böyle olmadı ve onlar, her şeyi öğrenmek için heyecanlı ve neşe dolu bir yolculuğa çıktılar. Gelin, bu yolculuğa siz de eşlik edin.
(Tanıtım Bülteninden)
Okyanuslar Arasındaki Işık

Indie Avustralya En İyi İlk Roman Ödülü ve En İyi Roman Ödülü Yılın En İyi Yeni Çıkan Kitabı, En İyi Edebiyat Kitabı ve En İyi Kitabı dallarında ABIA Ödülü GoodReads 2012'nin En İyi Tarihî Romanı 2013 En İyi Kadın Roman Ödülü
Tom Sherbourne, Çanakkale Savaşı'nda acı dolu dört yıl geçirdikten sonra Avustralya'ya döner ve kıyıdan yarım gün uzaklıktaki Janus Kayası'ndaki deniz fenerinde bakıcı olarak çalışmaya başlar. Genç, cesur ve sevgi dolu karısı Isabel'le evlilikleri ikisinin de kafasındaki gürültüyü susturup yıldızlar, dalgalar ve rüzgârın sesinden başka hiçbir şeyin olmadığı iki kişilik dünyalarında huzur bulmalarını sağlar.
Bir gün, üç yılın ve üç düşüğün ardından, karısı bir bebeğin ağlamalarını duyar. Dalgalar, içinde genç bir adamın cesedi ile birkaç aylık bir bebeğin olduğu bir tekne getirmiştir. Çocuk özlemiyle dolu Isabel dualarının Tanrı tarafından kabul edildiğini düşünür. Yüreklerinin sesini dinleyip bebeği sahiplenmeye ve bundan kimseye bahsetmemeye karar verirler. Yıllar sonra gerçekler ortaya çıkmaya başlayınca aldıkları kararın hiç beklemedikleri sonuçları olduğunu anlarlar.
"Okyanuslar Arasındaki Işık inanılmaz büyük bir kayıp karşısındaki yalnızlık ve cesarete dair çok güzel bir roman. Okurken başımı kitaptan kaldıramadım ancak satırları da gözyaşlarımın arasından göremiyordum."
-Maile Meloy-
"Karşı konulamaz ve çekici bir roman. İlk sayfasından bağlanacağınız özgün bir hikâye."
-Sara Nelson, O, the Oprah magazine-
"M. L. Stedman beni neredeyse yüz yıl öncesinin ıssız bir adasına götürecek kadar iyi bir yazar. Bu romanda karakterlerden birinin acısının dinmesi diğerinin acısına sebep oluyor."
-Monica Ali-
"Herkes tarafından okunmayı hak eden muhteşem bir roman."
-Karen Brooks-
"İyi insanlar, trajik kararlar ve her ikisinde de bulunan güzellikler üzerine muhteşem ve yürek parçalayıcı bir hikâye." Markus Zusak, The Book Thief yazarı
"Dokunaklı bir öykü… Ağlamaya hazır olun."
-New York Times-
"Aklınızdan çıkmayacak… Stedman daha en başından okuru duygu dolu kurgunun içine sürüklüyor. Olağanüstü ve unutulmayacak bir çıkış romanı."
-Booklist-
"Sevgi ile kayba, doğru ile yanlışa ve en sevdiklerimizin mutluluğu için neler yapabileceğimize dair harika anlatılmış bir hikâye."
-The Boston Globe-
"Birkaç ailenin kaderini ve büyük bir aşk hikâyesini konu edinen harika bir kitap. Stedman kırık kalplerle ilgili hikâyeyi gözyaşlarıyla yoğurmuş."
-Ruhr Nachrichten-
"M. L. Stedman'ın sevgi ve suçluluk duygularını bir araya getiren yürek parçalayıcı kitabı çok başarılı." -Für Sie-
"Duygu yüklü bir roman. Stedman'ın çıkış romanı ileride pek çok başarılı romana imza atacağının bir işareti."
-People-
(Tanıtım Bülteninden)
*Ön Sipariş Tarihi: 12 Kasım 2014
1 Kasım 2014
Aslında Hiç Unutmadım
William için hayat mükemmel gidiyordu. Kalp krizi geçirmese öyle olmaya da devam edecekti. Hastane yatağında uyanınca, kızlarının eskisi kadar muhteşem, hayatının da mükemmel olmadığını fark etti. Üstelik nesiller boyu gözbebeği gibi baktıkları 'antika ev' yıkılmak üzereydi.
Babalarını memnun etmek için kendi hayallerinden vazgeçip, büyük birer tenis yıldızı olmak için çabalayan üç kız kardeş, William'ın geçirdiği kalp krizinin ardından hayatlarını ve hayallerini sorgulamaya başladılar. Babalarının yarattığı sırça köşk yıkılmış, annelerinin hatıralarında soluk bir iz bile bırakamayan kız kardeşler, evlerinde yaşayan yabancı kadını anneleri yerine koymak zorunda kalmışlardı.
William, Elizabeth, Diana, Isabelle ve tüm ev halkı için antika evi kurtarmak hayata tutunma mücadelesi anlamına geliyordu. Bu sayede her biri geçmişiyle barışacak ve hayatında beyaz bir sayfa açabilecekti…
(Tanıtım Bülteninden)
Hafta Sonu Keyfi
Merhaba sevgili dostlarım, nasılsınız? Dilerim iyisinizdir. Ben mi? Ben de iyiyim. Bugün hafta sonu keyfi yaptım, gazetelerimi aldım, okudum. Çayımı içtim. Şu anda da Trt 1'de yayınlanan "Hayat Ağacı" adlı diziyi izliyorum. Çok güzel bir aile dizisi. Sizler de seyretseniz inanın hiç pişman olmazsınız!
Beni yarın da gazete ve dergi keyfi bekliyor. Benden şimdilik bu kadar, yeniden görüşünceye dek dostça kalın!
30 Ekim 2014
Yoksa Hala Bekar mısın?
Sadece 10.000 kişinin yaşadığı Lovett kasabasında, düğün büyük bir olaydır. Büyük şehirlerden düğüne gelen uzaktaki akrabalar ise dedikodu malzemesi olmaktan kaçamazlar.
Sadie Hallowell, kendisinden küçük kuzeninin düğünü için yıllar sonra doğduğu kasabayı ziyaret eder. Kasabadakiler için klasik bir fiskos malzemesi olacakken işler değişir; çünkü Sadie otuz üç yaşındadır ve hâlâ BEKÂRDIR. Bu, kasabalılar için dedikodu değil, çok fazla dedikodu demektir.
Ancak bilmedikleri bir şey vardır. Sadie, işleri Lovett sakinlerinin bile yetişemeyeceği bir hızda karıştırmaya yetecek potansiyele sahiptir.
(Tanıtım Bülteninden)
*Ön Sipariş Tarihi: 03 Kasım 2014
Kendi Gecesinde
"Dinle Kara; sana sahilimi, sahillerimi, hayaletlerimi anlatacağım. Bir Doğu şehrinin soğuk hastanesindeki gece nöbetlerini, dağ eteklerindeki pusulardan getirilen parçalanmış genç bedenleri, narin sevgilim Dilda'yı. Aşklarımı, aşksız kalmalarımı, bütün mahrem, muhteşem ya da sefil, yıkım ve umut dolu anlarımı ve zamanla nasıl kirlenip çürüyerek kötü birine dönüşmüş olduğumu."
Aşkı ve düşüşü seçmiş ve uzak kalınmış bir anne, sevgi-nefret ekseninde dokunaklı bir baba oğul ilişkisi. Çocukluğun, ilk gençliğin ve cinselliğin arka bahçeleri. Zoraki kaçakçı Hayali, Londra'daki sürgününde geçmişini sorgularken genç moda tasarımcısı Reyan'la tanışır. Bu iki yaralı ve zor insan rüzgârlı, gölgeli, ama incelikli bir aşka yelken açarlar. İnci Aral bu kez, tanımak istemediğimiz, yakınında, hatta belki içindeyken bile kolay kabul edemediğimiz dünyalara eğiliyor. Reddedilmiş ilişkilerin ve aşkın ayrımsız halinin kendi içinde ne kadar doğal ve derin olabileceğini gösteriyor. Önyargı, tutuculuk ve genel geçer ahlakın köşeye kıstırdığı insanların özel yaşam alanları ve gecelere sığınarak hayaletlere dönüşmelerini anlatıyor.
Kendi Gecesinde, Doğudan Batıya tüm çelişkileriyle bir Türkiye resmi çizerken kirlenme ve ayrışmalar sürecinde, yaşamın anlamı, mutluluk arayışı ve aşk üzerine okuru derin düşüncelere götüren bir roman. Siyasi ve toplumsal olguları mizahla harmanlayan geleneksel gölge oyunumuz Karagöz-Hacivat ise hikâyenin mozaiği.
(Tanıtım Bülteninden)
* Ön Sipariş Tarihi: 03 Kasım 2014
Uçurumun Kenarındaki Kız
Küçük gibi görünen bir sır yüz yıllık bir kalp ağrısına neden olabilir mi?
Bebeğini kaybeden Grania yaşadığı şokla birlikte İrlanda'ya ailesinin yanına döner. Orada, uçurumun kenarında Aurora isimli küçük bir kızla karşılaşınca yıllardır kapalı olan bir sandığın kilidi kırılmış gibi geçmiş, su yüzüne çıkmaya başlar.
Çok geçmeden Grania, savaş zamanı İngiltere'sinde yaşanan acı dolu bir aşktan günümüze kadar uzanan ve Aurora'nın ailesi ile kendi ailesini adeta bir lanet sarmalına dolayan olayları büyük büyükannesinin yazdığı mektuplardan öğrenir. Ancak küçük Aurora, içgüdüleri ve kabuğuna sığmayan yapısı sayesinde iki aileyi birbirine bağlayan makus talihi ters çevirip onları geçmişin zincirlerinden kurtaracak ve tarihin tekerrür etmesini engelleyecektir.
Elinizde tuttuğunuz kitap, her şeye rağmen hep yeni baştan başlamaya gücü olanların ve o gücü bulmak zorunda kalanların hikâyesidir. Umudun, yalnızca ona sahip olmayı arzulayanların kalplerinde yeşerdiği bir dünyada Aurora sizi izliyor olacak…
"Uçurumun Kenarındaki Kız, kaybedilen aşkların, yeniden başlayabilmenin ve yeni fırsatların hikâyesi."
-Booklist-
"Uçurumun Kenarındaki Kız, Lucinda Riley'yi günümüzün en yetenekli yazarları arasına yerleştiriyor."
-The Paramus Post-
"Yürek burkan ve iç içe geçmiş hayatların hikâyesi."
-Grazia-
"Ünlü dizilere taş çıkaracak cinsten trajedi ve aile sırlarıyla dolu harika bir roman."
-Shelf Awareness-
(Tanıtım Bülteninden)
* Ön Sipariş Tarihi: 31 Ekim 2014
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









