5 Mart 2014
Kurt Seyit ve Şura
Sevgili dostlarım merhaba! Dün "Kurt Seyit ve Şura" dizisi dün akşam Star Tv'de başladı. Sonuna dek seyretmedim ama bundan sonraki bölümleri kesinlikle izleyeceğim. 2011 yazında" Kurt Seyit ve Şura" kitabını Ayvalık'ta Hande abladan alıp okumuştum, çok beğenmiştim, çok sürükleyici ve etkileyiciydi. Şimdi de "Dedem Kurt Seyit ve Ben" çıkmış, sabah iletilerime göz attığımda D&R'ın mesajında gördüm. Nermin Bezmen yine döktürmüş, özetine baktım oradan anladım. Geçen hafta Cuma günü İnkılap Kitabevi'nde dikkatimi çekseydi alırdım. Neyse en kısa zamanda alırım ve okurum. Ama siz dostlarıma şimdiden alıp okumanızı öneririm.
Yeniden görüşünceye dek sevgiyle kalın!
Dedem Kurt Seyit ve Ben
Canım dedem Kurt Seyit,
Seninle hiç rastlaşmadık!
Ben doğmadan çok önce, sen buralardan göçüp gitmiştin, hayatımın kahramanı olacağını bilmeden, kendi ölümünü kendin seçip isteyerek, geride derin yaralar açıp terk etmiştin her şeyi ve herkesi... Çocukluğumdan beri annemden ve anneannemden dinlediğim bütün masalların kahramanları arasında benim en hayran olduğum sadece sendin. Senin harika bir öykü kahramanı olacağını düşünürdüm, hakkında anlatılan onca şeyi dinlerken... Küçük, camekânlı büfenin üzerinde, çerçeve içinde duran sepya fotoğrafın, başkalarından dinlediklerimin çok ötesinde uzun öyküler anlatırdı bana sessizce.
İskemleyi büfenin önüne çeker, dirseklerimi dayayıp uzun uzun seyrederdim; çarlık üniforman, çizmelerin, kılıcınla çektirdiğin o fotoğrafı. Seni, daha üç yaşındayken ve inan bana o yaşında hiçbir çocuğun dedesini sevemeyeceği kadar çok seviyordum, sadece bana fısıldadıklarından dolayı. Sen benim için, artık ulaşamayacağım, kaybolmuş bir zamanın, sınırları değişmiş, o gün için hiç gidemeyeceğim bir ülkenin, kitabı hiçbir zaman yazılmamış isimsiz bir kahramanıydın. Hem uzak bir masal zamanda kalmış, hem de kendime çok yakın hissettiğim, hüzün veren bir kayıptın...
Erkeklerin kadınlarını baş tâcı ettikleri, kadınların erkeklerinin sevgi dolu yoldaşları oldukları bir aile geçmişimin masalsı kahramanı dedem Kurt Seyitle beraber yaşadığım ruhsal yolculuğun hikâyesi… Benim Matruşka zamanlarım…
(Tanıtım Bülteninden)
2 Mart 2014
Evin Hanımı
Ansızın gerçekleşen bir kaza ve ölen bir baba… Koca çiftlikle nasıl baş
edeceklerini bilemeyen çocuklar… Satılık bir çiftlik… Küçük bir
kasabada birbirine düşman iki ailenin nesiller süren mücadelesi… Kilise
pederine rağmen yapılabilen bir okul… Evin Hanımı, Alice Taylorın sizi
çepeçevre saracak, elinizden düşüremeyeceğiniz ilk romanı.
"O lanet olası yataktan çıkmak zorunda. Nora her sabah okula yorgun bir şekilde gidiyor; bugün uyuyakaldı ve o adi Bayan Buckley onu müdürün odasına gönderdi. Sen de bütün işlere tek başına yetişmeye çalışmaktan bitap düştün. Ben bu lanet olası yastan bıktım artık."
-Evin Hanımı-
-Evin Hanımı, haftalarca İrlandanın en çok satanlar listesinde en başta kaldı.
-The OBrien Pres-
-Güzel bir hafta sonu geçirmek için mükemmel bir kitap.
-The OBrien Press-
-Alice Taylor, son romanıyla yine kendini aşmış. Evin Hanımı merakınızı her zaman üst düzeyde tutacak ve bu merakı dizginlemekte zorlanacaksınız. Başladığınızda kendinizi okumaktan alamayacaksınız.
-Monica K. Van Ness-
-Her yaşa uygun gerçekten güzel bir kitap. Yazarın bütün kitaplarını okudum, hepsi de derinden etkiliyor okuyucuyu. Yazarın tüm anlatımları İrlandanın günlük köy yaşantısının derin izlerini taşıyor.
-Harika bir hikâye ve yazar. Kitabı okurken çok keyif aldım. Yazarın tasvir kabiliyeti her şeyi gözünüzün önünde canlandırıyor.
Sue Clancy
-Alice Taylorun anlatımı yaşadığı kasabayı evrenselleştiriyor ve onu İrlandanın son derece güçlü olan hikâyecilik geleneğinde önemli bir yere oturtuyor."
-Los Angeles Times-
-Alice Taylorın 20. yüzyılın ortalarındaki İrlandaya ait anıları onu ülkesinin en çok satan ve en sevilen yazarlarından biri haline getirdi. Son derece yetenekli bir yazar olan Alice Taylor ilk romanıyla gelenekleri ile güncel değerler arasında kalan İrlandalı bir ailenin hikâyesini anlatıyor okuyucularına. Kuşaklar boyunca İrlandanın küçük bir kasabasında aynı çiftlik evinde yaşayan Phelan ailesi, maddi sıkıntılar nedeniyle daha önce de topraklarını ve evlerini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. 1950li yıllara gelindiğinde aile bir kez daha aynı sorunla yüzleşir ama bu kez tehdit ailenin içinden, Ned Phelanın eşi, ailenin gelini Marthadan gelmektedir. Nedin kardeşi Kate için bu sorun başa çıkabileceğinden çok daha büyük olabilir.
Samimi ve mizahi üslubuyla Evin Hanımı, dünyanın her yerindeki insanların aslında benzer hikâyeler yaşadıklarını hatırlatıyor okuyucularına.
(Tanıtım Bülteninden)
"O lanet olası yataktan çıkmak zorunda. Nora her sabah okula yorgun bir şekilde gidiyor; bugün uyuyakaldı ve o adi Bayan Buckley onu müdürün odasına gönderdi. Sen de bütün işlere tek başına yetişmeye çalışmaktan bitap düştün. Ben bu lanet olası yastan bıktım artık."
-Evin Hanımı-
-Evin Hanımı, haftalarca İrlandanın en çok satanlar listesinde en başta kaldı.
-The OBrien Pres-
-Güzel bir hafta sonu geçirmek için mükemmel bir kitap.
-The OBrien Press-
-Alice Taylor, son romanıyla yine kendini aşmış. Evin Hanımı merakınızı her zaman üst düzeyde tutacak ve bu merakı dizginlemekte zorlanacaksınız. Başladığınızda kendinizi okumaktan alamayacaksınız.
-Monica K. Van Ness-
-Her yaşa uygun gerçekten güzel bir kitap. Yazarın bütün kitaplarını okudum, hepsi de derinden etkiliyor okuyucuyu. Yazarın tüm anlatımları İrlandanın günlük köy yaşantısının derin izlerini taşıyor.
-Harika bir hikâye ve yazar. Kitabı okurken çok keyif aldım. Yazarın tasvir kabiliyeti her şeyi gözünüzün önünde canlandırıyor.
Sue Clancy
-Alice Taylorun anlatımı yaşadığı kasabayı evrenselleştiriyor ve onu İrlandanın son derece güçlü olan hikâyecilik geleneğinde önemli bir yere oturtuyor."
-Los Angeles Times-
-Alice Taylorın 20. yüzyılın ortalarındaki İrlandaya ait anıları onu ülkesinin en çok satan ve en sevilen yazarlarından biri haline getirdi. Son derece yetenekli bir yazar olan Alice Taylor ilk romanıyla gelenekleri ile güncel değerler arasında kalan İrlandalı bir ailenin hikâyesini anlatıyor okuyucularına. Kuşaklar boyunca İrlandanın küçük bir kasabasında aynı çiftlik evinde yaşayan Phelan ailesi, maddi sıkıntılar nedeniyle daha önce de topraklarını ve evlerini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. 1950li yıllara gelindiğinde aile bir kez daha aynı sorunla yüzleşir ama bu kez tehdit ailenin içinden, Ned Phelanın eşi, ailenin gelini Marthadan gelmektedir. Nedin kardeşi Kate için bu sorun başa çıkabileceğinden çok daha büyük olabilir.
Samimi ve mizahi üslubuyla Evin Hanımı, dünyanın her yerindeki insanların aslında benzer hikâyeler yaşadıklarını hatırlatıyor okuyucularına.
(Tanıtım Bülteninden)
Perşembe günü okul çıkışı İstanbul'a gittim. Cuma günü öğleden sonra Bahçelievler'e doktor kontrolüne gittim, çıkınca Metroport Alışveriş Merkezi'ndeki İnkılap Kitabevi'ne girdim. Kendimi şımarttım, 3 tane kitap aldım.
Aldığım kitaplar mı, daha önce burada sizlerle paylaşmış olduğum Geceye Fısıldanan Dilekler, Mucizeler Atölyesi ve Mutluluk Böyle Bir Şey. Büyük bir zevkle okuyacağım. Şu anda Aytül ablamdan almış olduğum Kır Çiçeği Tepesi'ni okuyorum, hüzünlü ve keyifli. Daha sonra yine bana önermiş olduğu Boş Yere Süslenme adlı kitabı okuyacağım.
Sonra mı neler yaptım? Ablamlar bizdeydi, doktor dönüşü akşam yemeği yedik, keyif yaptık. Sonra dün ablamla Birgül abla kahveye geldiler, sohbet ettik. Sonra birlikte çay içtik. Ve daha sonra annemle yola çıkıp Uzunköprü'ye döndük.
Bugün de dinlendik. Birazdan okul için plan hazırlayacağım. Ama önce siz dostlarımla buluşmak istedim.
Yeniden görüşmek üzere dostça kalın.
Mutluluk Böyle Bir Şey
Var olduğuna inanırsan, aradığın şeyi bulabilirsin.
G: Mutluluk nasıl bir şey?
E: Limanın üzerinden doğan güneş gibi. Sıcak bir günde yenen bir dondurma, sokağın aşağısından gelen dalga sesleri, köpeğimin kanepede yanıma kıvrılıvermesi gibi. Ya da akşam yürüyüşleri, muhteşem filmler, gök gürültülü fırtınalar, güzel bir peynirli hamburger gibi. Cuma günleri, cumartesi günleri, hatta çarşambalar gibi. Parmaklarını suya değdirmek, pijama altları, parmak arası terlikler, yüzmek, bir şiir ya da e-postalarda gülen suratlar olmaması gibi... Peki ya senin için mutluluk nasıl bir şey?
Bambaşka dünyalara ait, isimlerini dahi bilmeyen iki insan birbirlerine mutluluğun ne anlama geldiğini öğretebilir mi? Onların hikâyesini okurken, yaşadığımız her şeyin bir sebebi olduğunu ve bu sebeplerin ortaya çıkışında yalnızca kaderin değil bizim de payımız olduğunu göreceksiniz.
"İlk sayfasından itibaren sizi içine çeken, keyifle okuyacağınız bir roman."
Publishers Weekly-
"Eğlenceli bir dille kaleme alınmış, hayat dolu bu romanı okurken harika vakit geçireceksiniz."
-The New York Times-
-Booklist-
"Ellie ve Grahamın kalpleri ısıtan hikâyesini okuduktan sonra, mutlu tesadüflerin var olduğuna inanmaya başlayacaksınız."
-Romantic Times-
"Samimi ve sıcacık bir aşkın hikâyesi."
-Washington Post-
(Tanıtım Bülteninden)
Boş Yere Süslenme
Aşk politika gibidir...
Nerede, nasıl davranman gerektiğini bilmelisin...
Hollywoodun en ünlü aktörlerinden birinin asistanı olan Charlie aşkla ilgili tüm soruları çözdüğüne inanmakta ve doğacak akrabalarını uyaracak bir aşk günlüğü hazırlamaktadır!
Oysa aşk, politikaysa her an bir devrim de olabilirdi! Hatta bu devrimin adı bile olabilirdi: Jordan gibi...
-Kirkus Reviews-
(Tanıtım Bülteninden)
25 Şubat 2014
Yamalı Hayaller Sahnesi

Bazı hayallerin rengi pembedir, bazılarının ise puslu bir gri...
Annesi tarafından küçük yaşta terk edilen Trixie, kaderini baştan yazma hayaliyle yaşadığı yeri, ilk aşkını, hatta ismini bile geride bırakarak yeni bir hayata adım atar. Ünlü bir oyuncu olmak uğruna pek çok şeyden vazgeçen Trixienin yıllar sonra yolu tekrar doğduğu yere düştüğünde ise, o artık bambaşka biridir. Ancak geçen zamana rağmen ilk aşkın tadı hep canlı, hep akılda kalandır.
Genç kadın, çok istediği fakat birini seçmek zorunda olduğu iki tercih arasında sıkışıp kalır: Bir yanda şöhret olma hayalini gerçekleştirebileceği, göz kamaştıran, lüks bir hayat; diğer yanda yorgun kalbine iyi gelecek, huzur dolu gerçek bir aşk vardır. Şimdi bu zor kararı verme vaktidir.
"Sevimli karakterleri, iç açıcı hikâyesi ve büyüleyici romantizmiyle Yamalı Hayaller Sahnesi, keyif dolu bir okuma sunuyor."
-Las Vegas Journal-
"İkinci şanslar, yenilenmiş bir aşk ve hassas diyaloglarla bezenmiş duygusal sahneler kalbinize dokunacak. Yazarın içten hissedilen romans yaratma yeteneğine hayran kalacaksınız."
-My Overstuffed Bookshelf-
" Lori Wildeın duygusal hikâyesi, yıllar sonra yeniden bir araya gelen âşıklara ışık tutuyor. Tatmin edici şekilde ana karakterlere odaklanılmış olsa da, diğer karakterler de rollerini layıkıyla yerine getiriyor."
-Romantic Times-
"Zengin mizah gücü ile tatmin eden diyalogların dengeli birleşimi, kitaba diğer romanslarda bulamadığımız bir derinlik katıyor. Kesinlikle okunmalı."
-Romance Novel News-
(Tanıtım Bülteninden)
Hatırla Beni
Başka birinin hayatını yaşar gibi geçirdi ömrünü. Önce Patsy,
sonra Lillian veya prenses, güzellik, kızılcık ve en son da Winnie... İsim değiştirir gibi
mekan değiştirmesi de onun kaderiydi. Her yerde farklı bir isimde ve farklı bir kişilikte yaşaması ondan beklenmişti.
Sahi kimdi o? Bir hayalet miydi, yoksa hayata bir yerinden tutunmaya
çalışan sahipsiz miydi? Evet öyle demişti marketteki bir kadın ona: "Sahipsiz...
İlk Son Öpücük
Avuçlarınızdan kayıp giden bir aşka nasıl tutunabilirsiniz?
Bana bir iyilik yapın ve bugün bir kuralı yıkın.
Kendinizden geçin ve anı yaşayın!
Yüreğinizi açın. Şimdi lütfen biraz daha açın. Çok sevin, hiç sevmediğiniz kadar çok hem de. Dimdik ayakta durup aşkınızı haykırmaktan ve sesinizin duyulmasından korkmayın. SENİ SEVİYORUM diye bağırın.
Aşkın hakkını verin. Ve sokakta, herkesin önünde nefesiniz tükenene kadar sevdiğinizle öpüşün, sanki her biri son defaymış gibi...
Molly ile Ryan ilk öpüştüklerinde sonsuza kadar birlikte olacaklarını biliyorlardı, ta ki gelecek onlara hiç ummadıkları bir sürpriz hazırlayana kadar...
"İlk Son Öpücükü okuduktan sonra ne geçmişin ne de geleceğin, sadece şimdinin önemli olduğunu hatırlayacaksınız. Kahvenizi hazırlayın ve kendinizi aşkın, mutluluğun, hüznün ve şu anın kollarına bırakın."
-Independent-
"Elinizde, aşksız bir hayatın ölümden farksız olduğunu sıcacık bir anlatımla sunan, yüreğinize dokunacak bir roman tutuyorsunuz. Modern çağın aşksızlığında yaşarken nefes almanızı sağlayacak bir kitap okumak hakkınız."
-Marie Claire-
"Sevdiğinizle yapmak isteyip de ertelediğiniz planlarınız var mı? O zaman bu kitabı mutlaka okuyun."
-Daily Mirror-
"Hayat dolu, sıcacık, ilham veren bir roman."
-Cosmopolitan-
Kayan bir yıldız yerine, bir öpücükle dilek tuttunuz mu hiç...?
(Tanıtım Bülteninden)
24 Şubat 2014
Yeniden Yağmur Sonrası
II. Dünya Savaşının tam ortasında yaşanan yasak aşk ve işlenen korkunç bir cinayet...
Umut tükenmiş gibi görünse de ikinci şans her zaman vardır... Ya yoksa?
Anne Calloway ne kadar çabalasa da yetmiş yıldır peşinden gelen anıları bir türlü aklından silemiyordur. Bora Bora Adasından adına gelen gizemli bir mektup ise adeta kapanan yarasını yeniden açar.
1942 yazında, II. Dünya Savaşının en hararetli zamanında Bora Bora Adasında görev almak için orduya hemşire olarak katılan Anne, genç, güzel ve nişanlı bir kadındır. Ancak orada hiç hesap etmediği bir durumla karşılaşır. Aşk… Kalbini tutkuyla dolduran, yakışıklı asker Westry Greene karşı koyamaz. Kısa sürede aşkları, adadaki amber çiçekleri gibi filizlenirken, sazdan çatısı olan bir bungalovun altında gizli bir dünyayı paylaşırlar. Ta ki bir gece tüyler ürperten bir cinayete şahit olana kadar... Savaş rüzgârıyla ayrı yerlere savrulan çift, bir daha asla bir araya gelemez. Peki Anne, onca sene sonra çıkagelen bu mektubun izinden gidip taşıdığı vicdan azabını sonlandırabilecek midir?
Ya siz, araya zaman, mekân, kişiler girse de gerçek aşkın peşinden gitmeye cesaret edebilir misiniz?
Mart Menekşeleri ile gönüllere taht kuran Sarah Jiodan muhteşem bir başyapıt... Yağmur Sonrası ile tutkunun zaman tanımayan öyküsünü okurken, gözyaşlarınıza hâkim olamayacaksınız.
"II. Dünya Savaşında Pasifikin tam ortasında kalan, yürek burkan muhteşem bir aşk hikâyesi."
Kristin Hannah
Sevgili dostlarım, ben blogumda sıklıkla kitap tanıtımları yapıyorum. Bu kitabı şimdiye dek okumadıysanız mutlaka alıp okuyun, pişman olmayacaksınız, uzunca bir süredir insanı böylesine sürükleyen bir kitap okumadım. Çok etkileyici bir kitap, hayatın içinden. İkinci dünya savaşı, yaşanan zorluklar ve harika bir aşk öyküsü. Beni çok sardı, derinden etkiledi. Ayşe Kulin'in "Adı Aylin" kitabından beri böyle bir kitap okumadım.
Sevgiyle kalın!
Düğüne Beş Kala
Hangisi daha değerlidir? İlk aşkın tutku ve eğlence dolu günleri mi yoksa uzun ve istikrarlı bir ilişkinin sunduğu güvenli gelecek mi? Eğlencenin doruklarda olduğu bu serüveni okurken, seçim yapmakta siz bile zorlanacaksınız!
Emily McKellipsin, sevgilisi Doktor Grant ile evlenmesine bir hafta kala başına geleceklerden henüz haberi yoktur. Grantın ailesi geleneklere uygun bir düğün yapmakta ısrarcıdır. Emily sadece bir an için, hazırlıkların telaşlı ve yoğun dünyasından dışarı adım atar ve işte o an, her şeyin değişeceği andır. Şimdilerde Hollywoodun aranılan isimlerinden biri haline gelmiş olan ilk aşkı Ryan, tam da karşısında durmaktadır.
(Tanıtım Bülteninden)
22 Şubat 2014
Yabancı Evin Tanıdık Odaları
İnsan ister. Tanımak, güvenmek, sevmek ister. Büyümek, yaşamak, güçlenmek ister. Bazen sadece ısınmak ister. Bir evin bir odasında, özgür olmak ister. Kapının dışında başka nefesler de olsun ister. Gerçekler arzularıyla örtüşmediğinde gözlerini kapatır belki. Kulaklarına büyük gelen fısıltıları duymamak için başka sesler hayal eder. Omuzlarına ağır gelen yükün altından kurtulmak için başka diyarlar düşler. Belki bir an yorulur ve yapmak için güç bulabileceği tek şey gitmek olur. Gitmek, sonsuzluğa… İnsan, var oluşuna son vermeyi tercih edebilir. Bunu anlaşılması en güç kılan şeyse, bir çocuk tarafından tercih edilmesidir.
Mutlaka okunmalı. Chicago Tribune Bir insanı iyileştirmenin nasıl da mümkün olduğunu anlamanızı sağlayacak müthiş bir hikâye. People Magazine Roman içindeki kahramanların kendilerine özgü hikâyeleri ve zengin kurgusuyla, elinizden bırakamayacağınız bir kitap.
- Publishers Weekly-
Sıradan insanların karşılaşmayı hiç ummadıkları derecede hüzünlü bir hikâyeyle, affetmenin ve yola devam etmenin iyileştirici gücünü görmemizi sağlayacak inanılmaz bir roman Booklist
(Tanıtım Bülteninden)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








