Bu özdeyişi okuduğum zaman annemin ve bizim mutfak anlayışımız, yemek yapmayı seven değerli komşularım, arkadaşlarım sizler aklıma geldiniz. Bu güzel özdeyişi mutfağını, tariflerini cömertçe paylaşan, sevgisini katarak yemek yapan herkese ithaf ediyorum!

Doğum günü pastamı Güldalım Cansu ile İlayda (Çılgın Bediş kıvamındaki yeğenlerim) getirdiler. Biz de afiyetle kesip yedik!Cansucum, o akşam kapıyı çaldı, açtım bir de ne göreyim,üşenmemiş, pastayı kutusundan çıkarmış, mumları yakmış, gece 21.30 gibi zili çaldı, kapıyı açtığımda bir de ne göreyim, otomatik ışığın da sönmesinibeklemiş. "İyi ki doğdun Burçak" şarkısıyla içeri girdiler, çok güzel bir sürprizdi, çok çok güzel bir jestti!Bunu akıl eden Cansudur çünkü kızımın çok ince zevkleri vardır, bu konularda çok hassas ve zariftir!



Lor Peynirli Tartım da aynı pide gibi görünüyor değil mi, tart mı pide mi belli değil, ekmek hamuru ile yapılıyor, hamuru da ben mayaladım, yıllardır bu tarifi uygulamıyorum, ilk zamanlar hazır ekmek hamuru ile yapıyordum dolayısıyla bu kadar kabarmıyor, tart görünümünde oluyordu, ben sonuçtan memnun kaldım, sizlerle paylaşmak istedim, Aytülüm bu tarifimi de çok beğendi! Ben bu tarifi yıllar önce Elele Dergisi'nin "Doğum Günü'nden İş Yemeğine, Sevgililer Günü'nden Brunch'a... Hangi Güne Hangi Menü Hazırlanmalı?" adlı kitapçığından bulmuştum. Gelelim yapılışına;
Lor Peynirli Tart
Malzemeler:
1 ekmek hamuru,
30 gr margarin,
200 gr lor peyniri,
yarım demet maydanoz,
1 yumurta,
1 kahve fincanı süt.
Yapılışı:
1- Ekmek hamurunu margarinle yoğurun. Üzerine nemli bez örtüp kabarması için 10 dk. bekletin.
2- Hamuru unlanmış zemine alıp merdane ile kullanacağınız kalıbın büyüklüğünde yuvarlak açın, yağlanmış tart kalıbına yayın (Ben hamuru aynı pide yapımında olduğu gibi bolca unlanmış fırın tepsisine yayarak yerleştirdim,şekillendirmesi de kolay oldu, tepsiden de kolay çıkmış oldu).
3- Maydanozları temizleyip kıyın.
4- Maydanozu, lor peyinirini, yumurta ve sütü bir kapta karıştırın. Hamurun üzerine yayın.
5- Önceden ısıtılmış 180 C'ye ayarlı fırında 20 dk. pişirin siz yine de kendi fırınınızın ayarına göre pişirin, arada sırada tartınızı kontrol edin).Üçgen şeklinde dilimleyip servis edin (ben yaptıklarımı servis edilmiş haliyle sergilemeye fırsat bulamadan bitriverdik).
Afiyetle Yiyin!
Bu hafta ne yaptım, annişimle Salı günü Avcılar'a gittik, bir Avcılar kaçamağı yaptık, çok iyi oldu! Öğrencilerime kendi ellerimle kavram oyuncakalrı hazırlamak istediğim için yapışkanlı asatat (dicifix) aldım, takı tasarımı için temel malzemelerden aldım, iki tane çok güzel renkte tüy aldım, tasarımlarımı yapınca sizlerle paylaşırım. Sevgili arkadaşım Sibelin (http://sibelinkahvesi.blogspot.com/)yazı yazdığı Git Dergisi'nin yeni sayısını aldım, arkadaşım döktürmüş yine, çok çok güzel yazmış her zamanki gibi! Zeytin üzerine detaylı bir yazı yazmış, insanın Ege'ye gidip alıp yiyesi geliyor!

Şimdi gelelim anasınıfındaki çocuklarımın beğendikleri kitaplara ve filmlere.
Öğrencilerime, kendileri için okula bir sürü öykü kitabı alındığını söyleyip gösterdiğimde çok mutlu oldular, havalara uçtular. Okuduğum öyküleri de ilgiyle, beğenerek dinliyorlar. Morpa Yayınları çok güzel bir öykü seti çıkarmış, adı "Öykü Yağmuru", her konuya göre en azından bir öykü bulmak mümkün, içinde 50 tane öykü, 6 tane cd, konulara göre etkinlik dosyası, pastel boya ve kalem kutusu var (anasınıfları ve anaokulları için ideal bir set, 250 YTL ama inanın değer)

Biz, şimdiye kadar şu öyküleri okuduk;


Yine çok güzel olan kitaplardan biri, Atatürk sevgisi, Atatürk'ün çocuk sevgisi, okumaya verdiği önemi vurguluyor.

Elimizdekileri sevdklerimizle paylaşamanın önemi ve yolları çok güzel bir biçimde vurgulanmış.




Boyut Yayınları'nın çocuklar için hazırladığı Kukla Animasyonlar ile Dünya Çocuk Klasikleri adlı vcd seti 13 tane eserden oluşuyor, çok çok güzel bir set. Öğrencilerime ilk olarak Kırmızı Başlıklı Kız vcd'sini açtım, seyrettiler, çok beğendiler, minderlere uzanıp büyük bir keyifle izlediler. Ertesi gün de Kırmızı Başlıklı Kız Öyküsü'nün resmini boyadılar, kitap haline getirdiler, çok güzel bir çalışma çıktı ortaya.

Çocuklar, bu vcd'yi izlediler, güzel bir film aslında ama çocukların ilgisi çok çekemedi ,bir tek yeni gelen öğrencim Oben, sonuna kadar ilgiyle izledi.

Arkadaşlar, bir daha ki buluşmamızda annişimin nefis hamsi buğulamasını, enfes etli, lahana sarmasını sizlerle paylaşacağım. Bir de Cimoşumun bayılarak yediği tuzlamasını. Bugün, Aytülüm, işerinin yoğunluğundan fırsat bulup hazır Beylikdüzü'ne gelmişken bize kaçtı. Meralcim'i de aldı gelirken, çok keyifli bir kaç ssat geçirdik, dertleştik, konuştuk, dedikodu yaptık, güldük. Onlar gelir de ben gönüllü olarak mutfağa girmez miyim, hemen çok pratik olan bir tarifimi uyguladım, yeni aldığım muffin kalıbımda browni yaptım,sos yapacaktım, oy birliğiyle hafif olsun diye sos yapmamama karar verildi, beğenilerek yenildi. Onlar yemek yerken ben hazırladım, yarım ssat olmadan pişti. İnsanın elinin altında pratik tarifler olması ne kadar güzel bir duygu değil mi, insan kendini güvende hissediyor. İşte bir daha ki yazımda o çok beğenilerek yenilen Browni tarifimi de sizlerle paylaşacağım. Şimdii, her zamanki gibi sizlerle çok beğendiğim şiiri paylaşma zamanı geldi, elinize keyif yapmak için kahvenizi ya da çayınızı aldıysanız hadi o zaman şirimizi okuyalım. Yeniden buluşuncaya dek sevgiyle, keyifle, sağlıkla, mutlulukla kalalım! Şirimiz Melih Cevdet Anday'dan, Sevincin Yarısı
Kuşlar yağmur yağdırır da, Yağmur güneşe vururdu ya, Ben sana gelirdim.
Sevincin yarısı ağzımda, Zambağa birikir sabahlar, Ovalar atlara binerdi.
Kulesine koşuşunca deniz, Cebimde geceden yıldızlar, Arılarla ballarla kanımda.
Yüreğim avuç olurdu da, Sonra çeşme de olurdu ya, Mutsuz dönüşler ayında,
Ben sana gelirdim.
Melih Cevdet Anday