Ramazan Bayramı’nın 1. günü’nden beri görüşmüyoruz değil mi? En son o gün yazı yazmıştım.
Bugün, sizleri görev yaptığım anaokuluma doğru gezintiye çıkaracağım, öğrencilerimi sizlerle tanıtacağım, mutfaktaki kahvaltıyı sizlerle paylaşacağım!
Evet, Türkan Ablayı sizlere tanıtayım öncelikle, mutfaktan o sorumludur, öğrenciler kendisine öğretmenim diye hitap ederler, gerçekten de öğretmen gibi bir duruşu vardır, Yugoslavyalıdır kendisi. Eli de çok lezizdir. Nefis kahvaltılık yiyecekler hazırlar öğrencilerimize.
Elinde gördüğünüz elmalı kurabiyeler de çok çok lezzetliydi ama ne yazık ki bizim öğrencilerimiz bu tarifi nefis olmasına rağmen pek beğenmediler ama biz çok çok beğendik. Denemenizi şiddetle öneririm.

(Türkan Abla, kurabiyeleri ve tertemiz mutfağı)

(Türkan Ablanın nefis kurabiyelerine yakından bir bakış)


Çocuklar, öğretmenlerine nasıl bağlanıyorlarsa öğretmen de öğrencilerini bağlanıyor feci halde, çocukları gibi korumaya alıyor. Hastalıklarına üzülüyor, hepsini bir arada görmeyi istiyor.

Çok tuhaf, öğrencilerimin resimlerini çekerken resimleri çekildiği için çok mutlu olduklarını gözlemledim oysa ki biz yetişkinler genellikle resmimizin çekilmesinden hoşlanmayız çünkü her halimizi, her duruşumuzu beğenmeyiz.
Çocuklar her durumda kendileriyle barışıklar.
Evet, resmi çekilen memnun, resim çeken memnun.
Şimdi artık Türkan Ablanın yiyene adeta parmak ısırtan lezzetteki Elmalı Kurabiyesi’nin tarifine geçebiliriz!
Elmalı Kurabiye
Malzemeler:
1 çay bardağı yoğurt,
1 çay bardağı sıvıyağ,
1 paket eritilmiş margarin,
1 paket kabartma tozu,
4 adet elma,
4 kaşık şeker,
Tarçın,
Arzu edilirse fındık,
Alabildiği kadar un,
Harcın Hazırlanışı:
Elmalar soyulur, rendelenir. Küçük bir tencereye konur. 4 Yemek kaşığı şeker, (arzu edilirse fındık ilavesiyle) kısık ateşte pişirilir. Soğumaya bırakılır.
Hamurun Hazırlanışı:
:) Kabartma tozu ve un dışındaki malzemeler karıştırılır.
:) Kabartma tozu ve alabildiği kadar un ilave edilir.
:) Kulak memesi yumuşaklığında bir hamur elde edilinceye dek yoğrulur.
:) 180 C’de ısıtılmış fırında 40-45 dk. pişirilir. (Siz kendi fırınınızın pişirme ayarına göre ayarlama yapın, ara sıra kontrol edin).
:) Fırından çıkarılır, soğumaya bırakılır, ılınınca üzerine pudra şekeri serpilir.
Afiyetle yenir!
Not: Benim de bu tarife benzeyen bir tarifim var, yıllardır yapmıyorum, ilk fırsatta yapacağım. Tarifine de yer vereceğim, aynı tarifse bunu belirtirim.
Söz veriyorum!
Bu arada geçtiğimiz hafta sonu biraz rahatsızdım, biraz kendime gelince Pazar günü un kurabiyesi ve Sibelciğimin çok sevdiğim Semmel ekmeklerinden yaptım, Güldalım, büyük yeğenim Cansu ve İloşum bizde oldukları için ekmek bitti tabii ki de. İnsan sevdikleriyle paylaştıkça çoğalır ya, ne büyük bir mutluluktur bu!
Bugün de bilgisayarın başına geçmeden hamurumu mayaladım, Semmel ekmeklerinden yaptım. Ara verip tepsi dinlenmesi için hamuru şekillendirdim, 1 saat sonra fırında pişirmeye başladım, kırk beş dk. önce de nefis ekmeklerimin eşliğinde annişimle akşam yemeğimizi afiyetle yedik. Annem, ekmeklerimi giderek daha çok beğeniyor. (İnsan bazen ekmek makinesinde ekmek yapma rutininden bıkıyor, bir değişiklik yapmak isityor arada sırada. Artık ekmeği hep makinede yaptığım için zorunluluk gibi geliyor, arada hamur yoğurmak, istediğim gibi biçimlendirmek hoşuma gidiyor galiba)


Güldalım, bana Pazar günü yeni bir ölçü bardağı önerdi, tariflerimde kullanmam için, bugün o bardağı ölçme için kullandım, hamur daha yumuşak oldu, un biraz gazla geliyormuş tariflerde, yumuşak olmasına rağmen, şimdi tam oturdu! Canım benim, hiç te kırmadan ustaca yönlendirir beni! Hassas Yengeçim benim!
Diyorum ya, bizim aile toptan gurmedir, küçük yeğenim dahil!
Bir daha ki yazımda annemin bugün denediği, tarifini benim yemek dergilerimden birinden aldığı (onu da saptayacağım) nefis zeytinyağlı yemeğinin ve Bayram öncesi yazımda resmine yer verdiğim aşuresinin tarifine yer vereceğim! Şiirsiz yazı olmayacak! Sizler beğeniyorsunuz, beğenilerinizi dile getiriyorsunuz, ben de gönül rahatlığıyla beğendiğim şiirleri sizlerle paylaşmayı sürdürüyorum!
Şimdi, izninizle bugünkü yazımı noktalıyorum, bir dahaki buluşmamıza dek hoşçakalın, sağlıkla, keyifle, sevgiyle, mutlulukla kalın diyorum ve sizi Behçet Necatigil’in çok sevdiğim “Sevgilerde” adlı şiiriyle baş başa bırakıyorum!
Sevgilerde
Sevgileri yarınlara bıraktınız
çekingen, tutuk, saygılı.
bütün yakınlarınız
sizi yanlış tanıdı.
bitmeyen işler yüzünden
(Siz böyle olsun istemezdiniz)
bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi
kalbinizi dolduran duygular
kalbinizde kaldı
siz geniş zamanlar umuyordunuz
çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek.
yılların telaşlarda bu kadar çabuk
geçeceği aklınıza gelmezdi.
gizli bahçenizde
açan çiçekler vardı,
gecelerde ve yalnız.
vermeye az buldunuz
yahut vakit olmadı
Behçet Necatigil